26

Yazar: a 🩰

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 26

deniz parti sonrası yine camına dayanan sevgilisinin bu hallerine gülmeden edemiyordu. onun üzerine bu kadar titremesi, her an deniz'i öpmek için fırsat kollaması deniz'i arada korkutsa bile ilişkileri için büyük bir adım atmışlardı.
öyle ki deniz, havuzdan çıktıktan sonra teoman'ın odasında kapıyla heybetli sevgilisi arasında üzerinde sadece sütyen ile kalmıştı.
yanakları şimdi bile alev alev yanıyordu.
bu teoman'a yetmemiş deniz'i eve bırakırken arabada da kızı öpmüştü. deniz ne zaman bu son dese teoman çıtayı bir tık daha yükseltiyordu. işin kötü yanı deniz bunlara çok alışmıştı.

denden:
pişt
nerdesin
geldim ben

deniz mesajdan sonra beklemeye ve etrafına tedirgince bakmaya başladı. annesi ve babası onu odasında yatağında sanarken o, teoman'ın bazı geceler odasına geldiği camdan çıkmış şu anda da çocuğun odasının önünde içeriye alınmayı bekliyordu. yaklaşık beş dakika olmuştu ama cevap yoktu.
oflayarak bir sağa bir sola adımlıyorken mernuş'un havlamasını duydu. tedirginlikle etrafına baktı, yakalanmış mıydı? kime kendini nasıl açıklayacaktı.

kolundan tutup çeken kişiye baktığında kaşlarını çattı.
"aklım çıktı salak!" diye söylenirken teoman gülümseyerek ona sarıldı.
"korkma çitlembiğim, kusura bakma geç gördüm mesajını." kafa salladı deniz.
odanın içerisine geçtiklerinde teoman kapısını kitledi.
deniz göz devirmeden edemedi onun bu şapşal hallerine.
"aklım çıkacak şimdi, ne izleyelim istersin?" dedi teoman deniz'in yanına gelirken. deniz omuz silkti.
"şey.. aslında bir şey izlemesek sadece biraz uzansak olur mu?"
teoman deniz'in bu masum sorusuna gülümsemeden edemedi.
istese ömrünü bile verebilirdi deniz'e,
"olur, senin canın mı sıkkın gel bakayım buraya." diyerek kızı göğsüne çekti. deniz başta çekingendi fakat oğlan onu sarıp sarmaladıkça rahatlamıştı. bir eli teomanın karnının üzerindeydi, parmakları minik minik daireler çiziyordu kontrolsüzce.
"deniz kızı, bana anlatmadığın ne var?" dedi teoman sakince kızın yüzünü okşarken. deniz'in içindeki sıkıntı metin'in arkadaşlarının sürekli onun arkasını kolladığından teoman'ın haberi olmamasıydı. ağzını araladı ama konuşamadı.
teoman sıkıntıyla doğruldu, bir nefes verdi. doğal olarak deniz'de doğrulmuştu.

teoman'a bakmıyordu, lafa nasıl gireceğini de bilmiyordu. teoman çenesinden tutup deniz'in yüzünü kaldırdı ve gözlerini buluşturdu.
"anlat bana birtanem, ne oldu?"
deniz sıkıntıyla derin bir nefes aldı.
"kızacaksın." dedi sadece, teoman artık sabırsızlanıyordu.
"söyle bi', anlatmadan bilemezsin ki."
"biliyorum, çok kızacaksın ama-"
"deniz anlatır mısın artık?!" diye sesini yükseltti teoman.
bu deniz'e ilk defa yaptığı bir şeydi, kızın şaşkınlıkla dudakları aralandı. daha duymadan böyle yapıyordu duyunca nasıl tepki verecekti tahmin edemiyordu.
"deniz konuşsana, a-ayrılacak mısın benden? bu yüzden mi konuşamıyorsun? ne oldu bir şey mi yaptım seni kıracak veya üzecek?" dedi teoman sonlara doğru kısılan sesiyle. deniz direkt kafasını salladı.
"hayır, hayır ne ayrılması saçmalama."
"ne o zaman birtanem, söyle lütfen."
"sana göz kulak olması için peşinde sürekli metin'in arkadaşları var." dedi tek nefeste.
teoman başta duyduğuna inanmadı, ama içi hafiflemişti.
en azından deniz'siz kalmayacaktı, hala birliktelerdi.
"nasıl?" dedi sorgular bir ifadeyle. "neden?" diye de ekledi.
deniz konuşmaya başlamadan önce gözyaşları akmaya başlamıştı. teoman direkt bir elini kızın yanağına yerleştirdi.
baş parmağı akan yaşı usulca sildi.
"ben.. korktum. aras'a gösterdim sen yapma desen bile, o-onlarda akıllarınca böyle bir çözüm bulmuşlar ama yemin ederim haberim yoktu."
teoman'ın yüzü ifadesizdi, deniz onun ne düşündüğünü anlamıyordu.
"bir şey desene?" dedi deniz onun konuşması için.

teoman'ın hem kafası karışmıştı, hem kızmıştı hem de kıyamıyordu deniz'e. kimse görmeyecek dediği halde o kıçı kırık aras'a göstermişti dayak yediği videoyu.
inanamıyormuş gibi bir nefes verdi yüzü gülüyordu ama sinirdendi ve deniz bunu iyi biliyordu.
"özür dilerim seni dinleme-"
"evet, beni dinlemeliydin! senden rica etmiştim deniz. ama sen yine kahramanına koştun. her zaman ki gibi."
deniz'in gözleri büyümüştü, böyle mi düşünüyordu gerçekten teoman?
"ne?" diyebildi sadece, teoman deniz ile olan temasını kesip odasının içine doğru adımladı. son zamanlarda olan aras'ın tavır değişikliği de bu yüzdendi demek ki diye düşündü.
deniz için ona öyle davranmıyordu videoyu izleyip ona acıdığı için öyle davranıyordu.

kolunda hissettiği eller ile düşünceleri bölündü. sevgilisi onu kendine döndürürken ağladığından dolayı gözleri kızarmış, dudakları şişmişti.
"ne düşünüyorsun? sence aras benim kahramanım mı öyle olsa seninle neden birlikte olayım? tüm geçmişimize rağmen neden yanında durayım teoman? bana sakın buna inandığını söyleme!" dedi deniz sinirle ona bakarken. teo sessiz kaldı.
deniz bir adım geri çekildi, işaret parmağını sevgilisine doğru uzatırken hıçkırıklarla konuştu.
"sen.. nasıl senin yerine, onu tercih ettiğimi düşünürsün? n-nasıl bunu bana yakıştırabilirsin?" dedi hayretle.
teoman ona doğru bir adım attığında deniz kesin bir şekilde durmasını sağladı.
"sakın, senin arkandan dolaylı iş çevirdim, üzülmeni sağladım evet bunun için çok üzgünüm ama, ama sen şu halinle buna değmiyormuşsun bile."
teoman duydukları ile bu ana kadar olan tartışma sebebini unutmuştu. deniz onun her şeyiydi, anlık sinirine yenik düşmüştüve saçmalamıştı sadece. ellerini sinirle saçlarının içinden geçiren denize baktı, yüzünde gülümseme belirdiğinde deniz'in kaşları daha çok çatıldı.
"ne gülüyorsun teoman mal mısın sen?" dedi sinirle.

teoman onun bu hırçınlığını nasıl geçireceğini biliyordu ve tereddüt dahi etmeden kızın belinden tutarak sertçe kendisine çekti. bedenleri birbirine çarptığında deniz'in ağzından şaşkınlık dolu bir nida çıktı.
teoman bir eliyle deniz'in yüzünü tutup kızın dudaklarına yapıştı. deniz şok olduğu için hiçbir tepki vermedi. bir süre sonra onu itti. "ne yapıyorsun?" dedi hala dudakları birbirine değerken.
"sorgulama, düşünme sadece yaşayalım şu an." diyerek kızın dudaklarına kapandı tekrar.

deniz kafası karışmış bir şekilde bir süre bekledi ardından sevgilisinin dediğini yaptı. sorgulamadı, düşünmedi ve sadece anı yaşadı.

ikisi birbirlerini ilk defa görmüş gibi öpüyordu. bu belki bir veda öpüşmesiydi, belki de artık içlerinde bastıramadıkları hislerin dışa vurunuydu.
deniz teoman'ın omuzlarındaki elini göğsüne indirdi ve onu iterek geriye doğru adımlamasını sağladı. teoman kızın ne yapmak istediğini anladığında yatağa doğru geri geri yürüdü.
ayağı yatağa çarpınca sendeledi ama hızlı toparlayıp yavaşça yatağa doğru kendini bıraktı.

kız dudaklarının temasını koparmadan oğlanın üzerine eğildiğinde, oğlanın dili kızın ağzının içinde keşfe çıkmıştı.
dudaklarından dökülen boğuk inlemenin sebebi deniz'in teoman'ın kucağına oturmasıydı. deniz kendini özenle yerleştirdi kucakta tam yerini bulana kadar kıpırdanıp durmuş adeta teoman'a zevk dolu bir an bahşetmişti.

teoman'in bir eli deniz'in üzerindeki tişörtten içeri, kızın öıplak tenine değdiğinde ikisininde kalbi göğüs kafesini delecek gibiydi. deniz dudaklarını geri çektiğinde teoman'ın kaşları çatıldı. deniz dudaklarına tekrar minik bit öpücük kondurdu, ardından çenesine ve oradan da boynuna doğru öpücüklere devam etti. teoman gözleri kapalı bir şekilde inleyerek , deniz'in belindeki elini sıkarak kızı kendine bastırdı, bunu istemsizce yapmıştı ama sonuçta yapmıştı.

deniz ise şortunun üzerinden hissettiği sertliğin varlığıyla heyecanlanmış, en ufak hareketinde bile kendini kaybeden teoman'ın ilk defa gördüğü bu hali onun inanılmaz etkilemişti.
gözlerini teoman'ın gözlerine diktiğinde birbirlerine sırıttılar.
deniz ellerini teoman'ın omuzlarına yerleştirip üzerine oturduğu sertliğe ileri geri olacak şekilde sürtünmeye başladı, teoman kafasını geriye doğru atıp dolu bir inleme bıraktı odaya.
"dur, yoksa ben duramayacağım." dedi çaresizce teo.
deniz kıkırdadı ve hızlıca üzerindeki tişörtü çıkardı. teoman irileşen gözleriyle kucağında ki kıza baktı.
"n-ne yapıyorsun?" dedi pürüzlü sesiyle. deniz konuşmak yerine icrata geçmek istiyordu bu yüzden dudaklarını tekrar teoman'ın yumuşak pembe ve dolgun dudaklarına bastırdı.

teoman deniz'den beklemediği hamleler doğrultusunda heyecanla hareket ediyordu, deniz'i çevik bir şekilde yatağa yatırıp kendisini üstte, deniz'in bacakları arasında olacak şekilde bedenini yerleştirdi.
şu ana kadar yaşadıkları uzun süre hayallerini ve rüyalarını süslediği için şişkinliği neredeyse canını yakacaktı.
sabırsızca elleri deniz'in bedeninde dolaşıyordu. önce boynuna sonra köprücük kemiğine inen dudakları kızın sıcak teninde ıslak ama kavurucu bir his bırakıyordu.

sütyen kopçasını tahmin ettiği gibi kolay açamamıştı ama fazla uzun da sürmemişti. titreyen ellerini gayet net gören deniz bu haline gülmeden edemedi. kız bembeyaz teniyle oğlanın altında yatıyordu. bunu bir çok kez hayal etmişti ama şu an yaşıyor olmak paha biçilemez bir histi. bir süre bu manzarayı izledi keyifle, ardından deniz'den izin alırcasına baktı kızın yüzüne. usulca salladığı kafa sayesinde hareket eden göğüslerine kitlendi teoman.

öpmeye kaldığı yerden devam ediyordu, köprücük kemiğinin ardından sağ göğsüne öpücükler kondurdu, deniz kısık bir sesle aldığı hazdan dolayı inlerken teoman deniz'in sol göğsünü avuçları arasına almıştı.
şimdiden elinin altındaki doluluk ve yumuşaklığa alışmıştı. dudakları kızın göğsünü emip ısırırken bir en alnını çıplak tenine yaslayıp nefesini düzene soktu.
bunlar, bu his çok yeni ve sarsıcıydı ikisi içinde.
"beni mahvediyorsun çitlembik, inan bana." öpücük kondurdu önce masumca ama sonra kendini dizginleyemedi ve dişler arasına aldığı yeri emdi. deniz'in düzensiz nefesleri arasına inlemeleri de karışıyordu.
"sikeyim. çok güzelsin." diye mırıldandı kızın sol göğsüne geçerken, bu sefer sağ göğsünü avuçlamıştı.
"deniz beni durdur yoksa ben duramayacağım." dedi yalvarır gibi çıkan sesiyle.
deniz teoman'ı durdurmak istemiyordu aksine saçlarındaki elini kendisine doğru bastırmıştı.
"yanıp kül olacağız." deniz onun yüzünü tutup kendi yüz hizasına kaldırdı. dudaklarına şehvetli bir öpücük bırakırken iki yanağını tutuyordu.
"yanıp kül olacağız." diye tekrarladı sevgilisini, ardından tekrar dudaklarını kendininkilerle örttü. teoman ellerini denizin belinin yanından yatağa koymuş ağırlığını kıza vermiyordu fakat kendisini gayet net bir şekilde hissettiriyordu.
"teoman.." dedi sessizce deniz, teoman kafasını kızın göğüslerinden kaldırınca göz göze geldiler. teoman'ın saçlarının bir kısmı alnına yapışmıştı.
deniz bu görüntüyü daha önce de görmüştü, basketbol antrenmanlarında falan ama şu an her şey bambaşkaydı.
"efendim sevgilim?" dedi teoman yumuşak bir tonla.
deniz bir süre soluklandı, sarı bukleleri geriye doğru ittirdi ardından gülerek sevgilisine baktı ve masumca o soruyu sordu.

"prezervatif var mı?"

-------

şimdi aşklarım, öncelikle beni vurmuyosunuz bu bölüm text. yok diye😭
sonralıkla(kısacık) ön sevişmemizin tafını çıkarıyorsunuz😝
30.bolum final olacak diye düşünüyorum ama devam derseniz yazadabilrim oralar net değil şu için bakcezzz🥰
kontrol edemedim yazım hatası var ise affola🥹

profilimden diğer hikayelerime de bakabilirsiniz isterseniz, love you💋💋

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

197okunma 7beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…