28. bölüm · Umut'un şarkısı

Adı konmayan

Lunette ~

Konserin ardından her şey hızlı geçmişti. Kalabalık, ışıklar, sahne sonrası gülümsemeler… hepsi bir rüya gibi savrulup geçmişti. Umut, otel odasına geldiğinde hâlâ elleri titriyordu. Sadece heyecandan değil. Sahnedeki o kısa temas… Leo’nun omzunun onun omzuna değmesi… ve o mikrofon anı. Dışarıdan bir sahne performansı gibi görünse de, içten içe bir şeylerin kırıldığını hissetmişti. Ya da tamamlandığını.

Odasına girmeden önce koridorda Leo’yla karşılaştı. Kısa bir an, sadece birkaç saniyelik bir bakışma oldu.Leo başını hafifçe eğdi.

“İyi söyledin bu gece,” dedi.

Umut gülümsedi ama doğrudan bakmadı.

“Sen de.”

Leo yürümeye devam etti ama birkaç adım sonra durdu, başını çevirip sessizce ekledi:

“Birazdan terasa çıkacağım. Hava güzelmiş.”

Umut yanıt vermedi. Ama içeri girince çantasını bırakıp montunu aldı. Terliklerini ayağına geçirirken kendi kendine fısıldadı:

“Sadece hava güzel olduğu için değil.”

Teras boştu. Sadece otelin ışıkları ve uzak şehir uğultusu vardı. Leo, bir kenarda, parmaklıkların önünde durmuş aşağıyı izliyordu. Umut sessizce yanına geldi. Beraber ama temas etmeden, yan yana durdular.
Bir süre konuşmadılar. O kadar doğaldı ki bu, susmak bile özel hissettiriyordu.

Sonunda Leo başını çevirdi.“Bugün sahnede… bir şey değişti.”

Umut elini cebine soktu. Başını eğdi.“Evet.”

“Bunu sen de fark ettin, değil mi?”

“Evet. Ama sadece ikimiz.”

Leo başını salladı. Gülümsedi ama yorgundu.

“İnsanlar şarkının sözlerine bağırdı, ışıklar gözümüzü aldı. Ama ben sadece senin sesini duydum.”

Umut derin bir nefes aldı.“Ben… hâlâ emin değilim Leo.”

“Ben de,” dedi Leo hemen. “Ama bazı şeyler emin olmadan da hissedilir.”

Sonra sessizce cebinden telefonunu çıkardı. Bir not açtı. Umut’a gösterdi. Yazdığı tek bir cümle vardı:

“Sana isim koymadım. Çünkü bir şeyleri adlandırınca kaybetmek daha kolay olur.”

Umut’un gözleri satıra takıldı. Kafasını çevirip Leo’ya baktı.Leo da ona döndü. Ama hiçbir adım atmadı. Hiçbir şey zorlamadı.
Sadece durdu.

Ve ilk kez… birbirlerine bu kadar yakın ama bu kadar mesafeliydiler.Çünkü bazı ilişkiler sadece bakışlarla kurulur.Ve sadece sessizlikte duyulur.