4. bölüm / 6
Uçurumun köşesinde4 Bölüm bir kahve meselesi
Bölümler 6Şu an: 4 Bölüm bir kahve meselesi
- 1 1.Bölüm seni bu hale kim getirdi?403 kelime
- 2 2.Bölüm sessizliğin ardında795 kelime
- 3 3 bölüm tesadüf mü gerçekten1.010 kelime
- 4 4 Bölüm bir kahve meselesi742 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm o lanet yer2.003 kelime
- 6 6.bölüm— Bir de bana bakarken söyle3.430 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün Yağmur, işten çıktığında aklında tek bir şey vardı Kahve.
Dün gece Yağız’a verdiği sözü hatırlamıştı.
Arabası hâlâ tamirhanedeydi ve Yağız ona iki, belki üç gün süreceğini söylemişti.
Yağmur çantasını alıp şirketten çıktı.Bir süre arabasının yokluğuna alışmaya çalışarak yürüdü.
Sonunda kararını verdi.
Yağız’ın çalıştığı tamirhaneye gidecekti.
Tamirhaneye vardığında içeriden gelen motor seslerini duydu.
Kapının önünde birkaç saniye durduktan sonra içeri girdi.
Yağız, arabanın başında çalışıyordu.
Üzerinde yine iş kıyafetleri vardı. Elleri yağ içindeydi ve dikkatini tamamen yaptığı işe vermişti.
Yağmur bir süre onu izledi.
Sonra seslendi.
— Kolay gelsin.
Yağız başını kaldırdı.
Onu görünce birkaç saniye şaşkınlıkla baktı.
— Sen burada ne yapıyorsun?Yağmur gülümsedi.
— Arabamı görmeye geldim.
Yağız arkasındaki arabayı gösterdi.
— Daha bitmedi.
— Biliyorum.
Yağmur kollarını bağladı.
— Ama başka bir şey için de geldim.
Yağız kaşlarını kaldırdı.
— Ne için?
Yağmur hafifçe gülümsedi.
— sana bir kahve borçluydum. Hatırladın mı?
Yağız birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra başını iki yana sallayıp gülümsedi.
— Gerçekten hatırlıyorsun.
— Unutacağımı mı sandın?
— Belki.
— Ben verdiğim sözleri unutmam.
Yağız elindeki bezi masanın üzerine bıraktı.
— Tamam.
— Tamam ne?
— Kahve içelim.
Yağmur’un yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— O zaman bekliyorum.
Yağız ellerini yıkadıktan sonra üzerindeki ceketi aldı.Birlikte tamirhaneden çıktılar.
Yakınlardaki küçük bir kafeye gittiler.
İçeri girdiklerinde sakin bir köşe seçip oturdular.
Yağmur menüye baktı.
— Sen ne içiyorsun?
— Kahve.
— Onu anladım. Nasıl?
Yağız omuz silkti.
— Fark etmez.
Yağmur güldü.
— Sen gerçekten zor bir insansın.
— Neden?
— Her şeye “fark etmez” diyorsun.
Yağız ilk kez biraz daha rahat bir şekilde gülümsedi.
— Belki de fark etmiyordur.
Siparişlerini verdikten sonra aralarında kısa bir sessizlik oldu.Bu sessizlik önceki kadar soğuk değildi.
Yağmur masanın üzerindeki ellerine baktı.
— Ellerindeki çizikler hâlâ duruyor.
Yağız ellerine baktı.
— Alışığım.
— Sürekli böyle mi çalışıyorsun?
— Çoğu zaman.
— Yorucu olmalı.
Yağız birkaç saniye düşündü.
— Alışınca değil.
Yağmur başını eğdi.
— Sen işini gerçekten seviyorsun.
Yağız’ın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
— Evet.
— Neden?
Yağız bir süre sessiz kaldı.
— Babam da tamirciydi.
Yağmur onun yüzündeki değişikliği fark etti.
— Onu çok özlüyorsun, değil mi?
Yağız gözlerini masaya indirdi.
— Her gün.
Yağmur bu kez başka soru sormadı bir süre sonra kahveleri geldi yağmur fincanını eline aldı.
— Peki ya sen?
Hiç başka bir şey yapmak istemedin mi?
— Ne gibi?
— Başka bir hayat mesela.
Yağız kısa bir gülümsemeyle başını salladı.
— Hayatın ne vereceğine değil, neye ihtiyacın olduğuna bakıyorsan bazı şeyleri seçemezsin.
Yağmur bu cümleyi düşündü.
— Ailen yüzünden mi?
Yağız’ın bakışları bir anlığına değişti.
— Evet.
Yağmur daha fazla sormadı ama Yağız’ın omuzlarında taşıdığı yükün sandığından çok daha büyük olduğunu anlamıştı.
Bir süre sonra Yağmur kendi hayatından bahsetmeye başladı.Şirketinden, çocukluğundan ve yıllardır kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmasından söz etti.
Yağız onu dikkatle dinliyordu.
— Şirketi tek başına mı kurdun?— Evet.
— Zor olmadı mı?
Yağmur gülümsedi.
— Oldu hemde çok
— Ama başardın.
— Evet.
Yağız ona baktı.
— Güçlüsün.
Yağmur bir an ne diyeceğini bilemedi.
— Teşekkür ederim.
Yağız gözlerini kahvesine çevirdi ikiside birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Yağmur’un telefonu çaldı Şirketten arıyorlardı.
Yağmur kısa bir telefon görüşmesi yaptıktan sonra ayağa kalktı.
— Gitmem gerekiyor.
Yağız da ayağa kalktı.
— Ben bırakırım.
— Gerek yok yakında zaten
— Emin misin?
— Evet.
Yağmur kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkacakken arkasına dönüp gülümsedi.
— Kahve için teşekkürler.
Yağız başını salladı.
— Rica ederim.
Yağmur dışarı çıktı.
Yağız ise birkaç saniye kapının önünde onu izledi.
Sonra tekrar tamirhaneye döndü.
Telefonunu cebinden çıkardığı sırada ekran aydınlandı.
Bir mesaj gelmişti.
Yağız’ın yüzündeki bütün ifade bir anda değişti bu sefer me yapacaktı hiç bir fikri yoktu ailesi için her işi yapıyordu ama bu iş artık başına bela açıyordu ve yağız bunun farkında olmasına rağmen kardeşi annesi için çabalıyordu istemese bile Mesajı açtı.
“Yarın gece. Bu sefer kaçış yok.”
Yağız telefonu sıkıca tuttu.Gözlerini kapattı.Az önceki kahve, Yağmur’un gülümsemesi ve söyledikleri aklına geldi.
Sonra telefonu cebine koydu.
Çünkü ertesi gece onu bekleyen şey, Yağmur’un bilmediği karanlık hayatının yeniden kapısını çalacaktı.
Yağız o kapıyı açmak istemeyecekti ama ısrarla çalınan bir kapı en fazla ne kadar dayana bilirdi ki.
Yağız ailesi için endişeliydi ve bu endişeyle beraber yarın akşam yine o karanlık hayatına geri dönecekti
Selammmmm nasılsınız valla ben çok mutluyum buuu bolum tam istediğim gibi oldu bir 5 bolumude atlatırsam çok iyi olacak
Sizi çok seviyorum beğenmeyi unutmayınnn sizin için bir begeni ama bana çok şey ifade ediyor bir sonraki bolumde görüşmek dileğiyle 🤍🤍
Bölümlerim fazlasıyla kısa acemiliğime verin akşam bir bölüm daha atacağım
Bölüm etkileşimi
