3 bölüm tesadüf mü gerçekten

Vaveyla Yazarı: Hira Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3 bölüm tesadüf mü gerçekten

Yağmur, şirketten çıktığında saat çoktan akşamı geçmişti.Bütün gün süren toplantılar, bitmek bilmeyen telefon görüşmeleri ve yetiştirmesi gereken işler sonunda sona ermişti.

Tek istediği eve gidip biraz dinlenmekti.Arabaya bindi, çantasını yan koltuğa bıraktı ve derin bir nefes aldı.

— Sonunda…

Motoru çalıştırdı ve yola çıktı.Fakat birkaç dakika sonra arabanın içinden garip bir ses geldi.Yağmur kaşlarını çattı.

— Hayır… Sakın.

Araba bir anda yavaşladı.Yağmur direksiyonu kontrol etmeye çalıştı fakat araç birkaç saniye sonra tamamen durdu.

— Şaka yapıyor olamazsın.

Kontak anahtarını tekrar çevirdi.Araba çalışmadı.Bir kez daha denedi.Yine olmadı.Yağmur başını direksiyona yasladı.

— Harika.

Telefonunu çıkarıp bir tamirci aramayı düşündü.Tam o sırada aklına biri geldi.Yağız.Dün gece onun ellerindeki yağ lekelerini ve küçük çizikleri görmüştü.“Tamirciyim.”Yağmur kendi kendine mırıldandı.

— Umarım gerçekten iyi bir tamircidir.

Telefonundan adresine bakmaya çalıştı. Yağız’ın bulunduğu mahalleyi tam olarak hatırlıyordu.

Bir süre düşündükten sonra arabadan indi.Başka seçeneği yoktu.Mahalleye vardığında hava iyice kararmıştı.Sokaklar gündüzden çok daha farklı görünüyordu.Yağmur etrafına bakarak yürümeye başladı.

— Tamirhane… Tamirhane…

Yağız’ın nerede çalıştığını bilmiyordu.Sadece onun bu mahallede olduğunu biliyordu.Bir sokağın köşesinden döndüğünde karşısına üç genç adam çıktı.Yağmur onları görünce yolunu değiştirmek istedi.

Fakat adamlardan biri seslendi.

— Hanımefendi, bir yere mi gidiyorsun?

Yağmur dönüp bakmadan yürümeye devam etti.

— Sana söylüyorum.

Yağmur durdu.

— Buyurun?

— Buralarda seni daha önce görmedik.

Yağmur sakinliğini korudu.

— Ben de sizi daha önce görmedim.

Adamlardan biri güldü.

— Cevaba bak.

Yağmur tekrar yürümeye başladı.

— İyi akşamlar.

Fakat adamlardan biri birkaç adım onun arkasından geldi.

— Acele etme ya.

Yağmur dönüp sertçe baktı.

— Beni takip etmeyin.

Adamların gülümsemesi kaybolmadı.

— Ne oldu? Korktun mu?

Yağmur cevap vermedi.Telefonunu eline aldı.

Tam birini arayacakken arkasından başka bir ses duyuldu.Sakin ama sert bir ses.

— Bir sorun mu var?

Yağmur’un eli telefonunda dondu.O sesi tanıyordu.Yavaşça arkasını döndü.Yağız.Sokağın diğer ucunda duruyordu.Üzerinde iş kıyafetleri vardı. Elleri yine yağ içindeydi.Bakışları doğrudan adamlardaydı.Yağız birkaç adım yaklaştı.

— Bir sorun mu var?

Adamlardan biri omuz silkti.

— Yok bir şey.

Yağız gözlerini onlardan ayırmadan konuştu.

— O zaman yolunuza devam edin.

— Sana ne oluyor?

Yağız bu kez adama baktı.

— Bir şey olmuyor.

Kısa bir sessizlik oldu.Yağız’ın sakin tavrı ortamı bir anda değiştirmişti.Adamlar birbirlerine baktılar.Sonunda içlerinden biri:

— Tamam, tamam.

diyerek arkadaşlarıyla birlikte uzaklaştı.Yağız onların arkasından birkaç saniye baktıktan sonra Yağmur’a döndü.

— Sen burada ne yapıyorsun?Yağmur hâlâ şaşkındı.

— Seni arıyordum.

Yağız’ın kaşları hafifçe çatıldı.

— Beni mi?

— Evet.

— Neden?

Yağmur derin bir nefes aldı.

— Arabam bozuldu.

Yağız’ın yüzünde çok hafif bir şaşkınlık belirdi.

— Eee?

— Tamirci olduğunu hatırladım.

Yağız istemeden gülümsedi.

— Yani arabana bir şey oldu diye beni bulmaya mı geldin?

— Evet.

— Başka tamirci bulamadın mı?Yağmur kollarını bağladı.

— Bulabilirdim.

Bir saniye durdu.

— Ama seni tanıyorum.

Yağız başını hafifçe eğdi.

— Beni tanıyorsun mu?

— Dün gece seni evimde ağırladım. Biraz tanıyorum sayılırım.

Yağız’ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

— Araban nerede?

— Birkaç sokak ileride.

Yağız başını salladı.

— Göster.

Birlikte yürümeye başladılar.Yağmur birkaç dakika sessiz kaldıktan sonra ona baktı.

— Teşekkür ederim.

— Ne için?

— Az önce.

Yağız omuz silkti.

— Bir şey yapmadım.

— Yaptın.

— Sadece konuştum.

Yağmur hafifçe gülümsedi.

— Bazen konuşmak yeterlidir.

Yağız cevap vermedi.Bir süre sonra arabaya ulaştılar.Yağız kaputu açtı.Motoru kontrol etmeye başladı.Yağmur yanında durup onu izliyordu.

— Ne oldu?

Yağız başını kaldırmadan cevap verdi.

— Bilmiyorum.Bakmam lazım.

— Tamir edebilir misin?

Yağız bu kez ona baktı.

— Ben tamirciyim, Yağmur.

Yağmur güldü.

— Tamam, tamam.

Sadece sordum.Yağız tekrar arabaya döndü.Bir süre sonra ellerini üzerindeki bezle sildi.

— Bunu burada halledemem.

Yağmur’un yüzü düştü.

— Ne demek halledemem?

— Tamirhaneye götürmem gerekiyor.

Yağmur arabasına baktı.

— Peki ne kadar sürer?

Yağız kısa bir süre düşündü.

— İki, belki üç gün.

— Üç gün mü?

— Parçaya bağlı.

Yağmur iç çekti.

— Harika…

Yağız hafifçe gülümsedi.

— O kadar kötü değil.

— Benim için kötü. Yarın işe nasıl gideceğim?

Yağız bir an düşündü.

— Seni eve bırakırım.

Yağmur şaşırdı.

— Gerek yok, taksi çağırırım.

— Bu saatte burada tek başına taksi beklemeni istemiyorum.

Yağmur ona baktı.

— Yani beni bırakacak mısın?

— Evet.

Yağmur hafifçe gülümsedi.

— Tamam.

Yağız arabayı tamirhaneye götürmek için gerekli işlemleri yaptı.Yağmur da onunla birlikte tamirhaneye gitti.Tamirhaneye vardıklarında Yağız arabayı içeri aldı.Yağmur etrafa baktı.Her yerde araç parçaları, aletler ve çalışma masaları vardı

— Burası senin çalıştığın yer mi?— Evet.

— Güzelmiş.

Yağız şaşkınlıkla ona baktı.

— Güzel mi?

— Evet. Biraz dağınık ama…

Yağız gülümsedi.

— Biraz mı?

Yağmur güldü.

— Tamam, bayağı dağınık.

Yağız başını iki yana salladı.

— Yarın bakmaya başlarım. Bir şey çıkarsa seni ararım.

— Tamam.

Yağız ellerini cebine koydu.

— Hadi seni eve bırakayım.

— Olur.

Yol boyunca ikisi de fazla konuşmadı.Fakat bu kez sessizlik garip değildi.Yağmur camdan dışarı bakarken aklına bir fikir geldi.

— Yağız?

— Efendim

— Sana bir kahve borçluyum.

Yağız şaşkınlıkla ona baktı.

— Kahve mi?

— Evet.

— Neden?

Yağmur gülümsedi.

— bu gece beni kurtardığın için.

Yağız başını iki yana salladı.

— Seni ben kurtarmadım.

— O zaman bugün arabamı kurtardığın için.

Yağız istemeden güldü.

— Bunların karşılığında kahve mi içeceğiz?

— İstersen çay da olur.

Yağız kısa bir süre düşündü.

— Kahve olsun.

Yağmur’un yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

— O zaman tamam.

Birkaç dakika sonra Yağmur’un evinin önüne geldiler.Yağmur arabadan inmeden önce Yağız’a döndü.

— Kahveyi ne zaman içiyoruz?

Yağız bir an düşündü.

— Arabanı almaya geldiğinde.

Yağmur gülümsedi.

— Anlaştık.

Kapıyı açıp arabadan indi.Birkaç adım attıktan sonra durup Yağız’a baktı.

— İyi geceler.

— İyi geceler, Yağmur.

Yağmur eve doğru yürürken arkasına dönüp bir kez daha baktı.Yağız hâlâ arabada onu izliyordu.Yağmur kapının önünde kaybolduktan sonra Yağız birkaç saniye daha olduğu yerde kaldı.Sonra gözlerini yola çevirdi.

Bu kadar kısa sürede bir yabancının hayatına bu kadar fazla girmesi normal değildi.Ama Yağız’ın bilmediği bir şey vardı.

O kahve, ikisinin arasında kurulacak bağın ilk küçük adımı olacaktı.
Ve Yağmur henüz Yağız’ın hayatında sakladığı karanlık sırrın farkında değildi.

Yağız ise o sırrın, Yağmur’u kendisinden uzaklaştırabilecek en büyük şey oldugunun farkındaydı..

Selamm arkadaşlar bu benim ilk kitabım oluyor yazım hataları olabilir ilk bölümlerim sıkıcıda gelebilir sizden ricam sadece kitabıma ve bana bir şans vermeniz
Sizlerle birlikte büyütelim uçurumun köşesini büyütelim sizleri seviyorum şimdiden çok teşekkürlerrrr🤍🤍🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

60okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.