1. bölüm / 6
TOPRAĞA SIĞMAYANLARGiriş
Bölümler 6Şu an: Giriş
- 1 Giriş432 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1. Bölüm2.545 kelime
- 3 2. Bölüm2.817 kelime
- 4 3. Bölüm3.204 kelime
- 5 4. Bölüm3.451 kelime
- 6 5. Bölüm3.592 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhabalar, Bu benim ilk kitabım ve yazım hataları, betimleme hataları, mantık hataları gibi bir çok hatalar olabilir. Bunlar için şimdiden özür dilerim. Fakat emin olun ki ilerleyen bölümlerde bu hataların olmadığını göreceksiniz, bu yüzden ilk bölümlerden dolayı sakın okumayı bırakmayın🍂🪽
Beğeni ve yorum yaparak bana destek olursanız çok sevinirim.🍂🪽
🍂🪽
Sisli bir sabah Ankara'nın kenar semtlerinden birinde, soğuk rüzgâr sokakları yalarken Aslıhan Demirhan ağır adımlarla Ankara Adalet Sarayı'nın uzun ve yankılı koridorlarında ilerliyordu. Mermer zeminde yankılanan topuk sesleri, binanın sessizliğine karışıyor, günün ağırlığını daha şimdiden omuzlarına yüklüyordu. Koridorlarda dolaşan keskin kahve kokusu ve evrak hışırtıları, günün sertliğini hissettiriyordu; kâğıtların hışırtısı ve uzak bir saat tıkırtısı adeta zamanı hatırlatıyordu.
Gün daha yeni başlamıştı. Güneş, gri bulutların arasından güçlükle yükseliyor, şehre solgun bir ışık bırakıyordu. Ama Aslıhan için sabahların anlamı farklıydı. O, hayatı boyunca alıştığı gibi, adaleti sırtına alıp güne başlamaya hazırdı. Savcı olarak üstlendiği davalar yalnızca suçluları cezalandırmakla sınırlı değildi; kaybolan umutların, yarım kalan hayatların ve duyulmayan çığlıkların hesabını sormaktı.
Zaten bu yüzden savcı olmayı istemişti. Konuşamayanların, korkudan susanların ve sesi bastırılan masumların sesi olmak için.
O sabah içinde tarif edemediği bir huzursuzluk vardı. Göğsünün tam ortasında beliren o tanıdık sıkışma hissi, yaklaşan bir fırtınanın habercisi gibiydi. Kalbinin ritmi bile alışılmışın dışındaydı. Masasına oturduğu anda bilgisayar ekranında yeni bir dosya belirdi. İsimler... Tarihler... Küçük yaşlarda hayatlarını kaybetmiş çocukların kayıp kayıtları... Satırlar ilerledikçe boğazı düğümlendi. Acı büyüktü ama onun içinde aynı anda sarsılmaz bir kararlılık da filizleniyordu. Çünkü adalet, ancak vazgeçmeyenlerin omuzlarında ayakta kalırdı.
Tam o sırada kapı hafifçe aralandı. İçeri giren adamın duruşu ve bakışlarındaki keskinlik, Aslıhan'a geçmişinden bir parçayı hatırlattı. Alphan Arslan... Bordo bereli, disiplinli, sert olduğu kadar güven veren bir asker. Üniformasının taşıdığı ağırlık kadar, suskunluğunun ardında gizlenen hikâyeler de ağırdı. Omuzlarında yalnızca rütbesi değil, yaşanmışlıkları ve geçmişteki savaşların izleri de vardı. Onun gelişi bir tehditti belki, ama aynı zamanda gecikmiş bir umuttu.
Belki de bu kez, o karanlığın içindeki pisliklerin hakkını birlikte sorulacaktı.
Dışarıda hayat olağan akışında devam ediyordu. İnsanlar işe yetişiyor, şehir uyanıyor, rüzgâr yeni günün taze kokusunu taşıyordu. Ama Aslıhan çok iyi biliyordu: bu gün sıradan bir gün olmayacaktı. Toprağa sığamayanların sessiz çığlıkları artık hem mahkeme salonlarını hem de savaş alanlarını titretecekti.
Ve o, ne pahasına olursa olsun, adaleti sağlamak için kendi sınırlarını zorlamaya, her nefesinde kararlılığını yeniden hissetmeye, tüm gücüyle, cesaretiyle, inancı, kararlılığı ve azmiyle her şeye hazırdı.
Aslıhan derin bir nefes aldı; kalbinde hem korku hem umut karışıyor, adalet için yolculuğu şimdi tamamen yeni başlamıştı.
Koridorun sonunda onu bekleyen bilinmezlik, kaderin hazırladığı ağır sınavların ilk adımıydı; geçmişin gölgeleriyle yüzleşeceği, geri dönüşü olmayan bir yol uzanıyordu önünde.
🍂🪽
Eveettt, giriş bölümümüz bu kadardı aşklarım,yakında ilk bölümde görüşürüüüzz.🍂🪽
Bölüm etkileşimi
