6. bölüm · TİTREŞİM MODUNDA AŞK
Bölüm 6
Açelya, masadan kalkarken neşeyle gülümsedi. "Peki, Lila Kafa. Görmezden gelme operasyonu için gereken tüm stratejileri yolda konuşacağız. Ama önce, bu yakışıklı bela ile resmen tanışmalıyım. Bakalım, senin anlattığın kadar biberli mi?"
Kafeden çıkıp eve doğru yürüdük. Açelya, adımlarını hızlandırdı, sanırım Özgür'ü tanıma fikri ona heyecan vermişti. Bana göre ise bu, bir kaplana kuzu eti sunmak gibi bir şeydi.
Eve geldiğimizde, salon sesi kapıdan duyuluyordu. Ceyda Annem, Uzay ve Gülfidan Anne hala sohbetteydi. Özgür ise büyük ihtimalle ya telefonunda ya da etrafa rahatsızlık vermenin yeni yollarını arıyordu.
Kapıyı açıp içeri girdik. "Geldik!" diye seslendi Açelya, her zamanki enerjisiyle.
Annem, Açelya'yı görünce hemen ayağa kalktı. "Canım Açelya'm, hoş geldin! Gel kızım, gel! Gülfidan'ım, bu Merve'nin can yoldaşı, Açelya. Tanışın."
Açelya, Gülfidan Anne ile öpüşüp selamlaştıktan sonra, gözleri salonda rahat bir koltuğa yayılmış, elinde telefonla ilgilenen Özgür'e takıldı.
Özgür, Açelya'nın bakışlarını hissedince başını kaldırdı. Gözleri önce Açelya'yı, sonra hemen beni buldu. Yüzünde, 'Bu mu senin can yoldaşın?' der gibi alaycı bir ifade belirdi.
"Merhaba," dedi Özgür, sesi baritondu ve tembel bir rahatlık yayılıyordu.
Annem araya girdi. "Özgür, bu Merve'nin en yakın arkadaşı, Açelya. Açelya, bu da Merve’nin çocukluk kuzeni, Özgür. Yeni misafirimiz."
Özgür, oturduğu yerden kalkma zahmetine girmedi. Sadece elini uzattı ve o yakışıklı yüzünde sahte bir ciddiyet vardı.
"Memnun oldum, Açelya. Merve, benden bahsederken mutlaka 'sıkıcı' kelimesini kullanmıştır. Lütfen kulak asmayın. Ben sadece geçici olarak bu evin misafiriyim."
Açelya, şaşkınlığını gizleyerek elini uzatıp Özgür’ün elini sıktı. O kadar yakışıklıydı ki, Açelya’nın bile bir an dili tutulmuştu.
"Memnun oldum, Özgür," dedi Açelya, kısa bir duraksamadan sonra. Sonra bana döndü ve gözleriyle 'Haklıydın, hem bela hem yakışıklı' mesajını yolladı.
Hemen araya girdim, Açelya'nın Özgür'ün tuzağına düşmesini istemiyordum. "Açelya çok yorgun olmalı. Hadi gel, odama gidelim, dinleniriz."
Özgür, koltuğunda geriye yaslandı ve gülümsedi. "Git git, fısıltılarınızı duymaya meraklı değilim."
Açelya, gözlerini Özgür'den çekmekte zorlanıyordu ama çabucak toplandı ve bana döndü. "Odan mı? Harika fikir, Lila Kafa."
Salondan ayrılırken, Açelya kolumu dürttü ve sadece benim duyabileceğim bir fısıltıyla konuştu:
"Merve, bu adam 'titreşim modunda' değil. Bu adam düpedüz 'sarsıntı modunda'. O duvarı yıkmak, düşündüğünden daha kolay olacak."
Onun bu yorumu, içimdeki alarmın daha da hızlanmasına neden oldu. Özgür, sadece beni değil, etrafındaki herkesi etkiliyordu. Ve Açelya'nın onu desteklemesi, bu görmezden gelme operasyonunu çok daha zorlaştıracaktı.
