31. bölüm · Tengri'nin Gürzü: Zülkârneyn'in Mirası
BURDAYIM!!!
[Sofia Victoria Beckham’ın notlarından]
Biz, Selahaddin, o ateş püskürten kuş tarafından kaçırıldıktan sonra Ari Avcılar’ın eline esir düştük. Hamza ve Ertuğrul dışında hiçbirimizi avlanmaya layık görmeyip serbest bıraktılar.
Bizde Hamza ve Ertuğrul’u kurtarmak için elimizde kalan son ISU-152 ile bir kurtarma harekatı yaptık. Ancak başarısız olduk.
Bu saldırıya içerlemiş olacaklar ki karşı taarruza geçtiler. Adamlarımız tek tek ölüyordu. Selahaddin komutasında tek bir kayıp bile vermemiş ordu, Selahaddin olmadığı için eriyordu.
Her yer kan gölüne dönmüş, ağaçlar devrilmiş, çiftliğin Batı duvarı tamamen yıkılmış, çimler yanmış, her yerde irili ufaklı kraterler oluşmuş, hepimiz umutlarımızı yitirmiştik.
“Kaybettiniz,” dedi Kral alaycı bir sesle.
“Selahaddin olsaydı, bu kadar rahat konuşamazdın!” dedim hiddetle.
Beni bir tokatla yere savurduktan sonra “Hani nerede Selahaddin?!” dedi öfkeyle.
Benim üzerime doğru ağır ağır yürümeye başladı. Şimşirlerin ileri doğru kıvılcım çıkartarak kaydığını gördüm. Tam “her şey bitti” diye düşünürken gökyüzünden tiz bir çığlık, ardından alevler içinde yanarak kaçan Ari Avcıların çığlığını...
Gökyüzünde altın kanatlı bir kuş ateş püskürterek uçuyordu. Onun üzerinden etrafa ışıklar saçan mavi renkli bir zırha sahip adam yere atladı ve koşmaya başladı. “BURDAYIM!!!” diye haykırdı. Bu Selahaddin’di.
Kral, ne olduğunu anlayamadan Selahaddin mızrağı Kral’a sapladı. Kral, bu ani saldırı karşısında hiçbir şey yapamadı. Ve ağır ağır yere düştü.
Kral’ın ölümü üzerine küp şeklindeki gemiden dört metrelik dev bir robot çıkıp Selahaddin’e saldırdı. Selahaddin saldırılarını savuşturup elindeki mızrak ile onun eklem yerlerine hasar verdi. “Seni yetim iblis... Seni kendi ellerimle parçalayacağım,” diyerek robotun kafasına mızrağı sapladı.
Robot, Selahaddin’i üstünden atıp üç küçük robota ayrıldı. Selahaddin pozisyon alıp hâlâ kulaklarımda çınlayan o sözleri söyledi: “Benim kim olduğumu unuttun mu yoksa?”
Üç robot aynı anda Selahaddin’in üzerine doğru koştu. Selahaddin etrafında dönerek bir momentum oluşturdu ve bu momentumdan faydalanarak mızrağın kesici kenarları ile üç robotun kafasını uçurdu. Artık teneke yığını olan robotlara bakarak “Ben... Tengri’nin Gürzüyüm!” dedi.
Bu yaşananlar sonucunda bütün Ari Avcılar ve nihayetinde desteğe gelen Özgürlükçüler Selahaddin’in önünde diz çöküp Dünya’ya saldırmayacaklarına dair antlaşma imzaladılar. Bu antlaşma sonucu Ari Avcılar ve Özgürlükçüler Dünya’yı terk ettiler.
Antlaşmadan sonra koşup Selahaddin’in kollarına attım kendimi. Ona hediye olarak bir öpücük verdim. Çünkü o iki saatte koskoca Avcı Ordusunu geri püskürtmüş, üstüne üstlük biz insanların lehine bir antlaşma imzalamışlardı. Ve bir öpücüğü fazlasıyla hak etmişti.
