1. bölüm · Tatlı Bela
1.TANIŞMA🌼
Vera, uçakta koltuğuna oturduğunda kalbi hızla çarpmaya devam ediyordu. Bugün, yıllardır hayalini kurduğu bir noktaya gelmişti. Artık o da askerdi. Hayatındaki en büyük sınavlardan birine başlamak üzereydi. Ama bir yandan da her şeyin çok hızlı geliştiğini hissediyordu. Bugün, hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük bir yolculuğun başlangıcıydı. Bu yolculuğun sonunun ne olacağını bilmeden, bir uçağın içinde, sadece bir askeri üniforma giymiş bir kadın olarak oturuyordu.
Yanındaki koltukta kimse yoktu, ama arka tarafta birkaç kişi daha vardı. Hızla geçen dakikalar, düşüncelerini daha da karıştırıyordu. Göreviyle ilgili endişeleri, ailesiyle ilgili düşünceleri bir arada dans ediyordu. Vera, babasının kaybını hâlâ içinden atamıyordu. Annesinin ilgisizliği, yıllardır yaşadığı yalnızlık… Hepsi hala zihninde yankı yapıyordu. Ama şimdi başka bir dünyadaydı. Burası, Vera'nın ait olduğu bir yerdi.
Uçak henüz havalanmamıştı, ve bir süre sonra bir adam hızlı adımlarla yanına geldi. Yavaşça başını kaldırıp, gözleriyle adamı inceledi. O adam, düzgün bir askeri üniforma giymişti. Yüzbaşı rütbesine sahip olan bu adam, gözleriyle bir an için ona baktı, sonra boş olan koltuğa oturdu.
“Burası boş mu?” diye sordu adam, sesi biraz sertti ama bir o kadar da duygusuzdu.
Vera, başını sallayarak, “Evet, burası boş,” dedi. Hemen ardından, gözleri hafifçe şaşkınlıkla adamın üzerindeydi. Bu adam kesinlikle biriyle tanışacak gibi görünmüyordu. Ciddi, mesafeli bir havası vardı. Hatta bir askeri liderin, her an ne yapacağına karar veren tipik bir tavır.
Adam, bir süre sessizce oturdu ve sonra birden sözlerini ekledi. “Adım Turan,” dedi. “Yüzbaşı Turan.” Sonra hiç beklemediği bir şekilde, “Senin adın ne?” diye sordu, ama sesinde hala aynı mesafe vardı.
Vera bir an tereddüt etti. Sadece gözleriyle ona odaklanmıştı. “Vera,” dedi kısa ve net bir şekilde. “Teğmenim.”
Turan hafifçe başını salladı. “Teğmen, demek… İlginç. Birlikte çalışacağımızı sanmıyorum ama yine de iyi tanıştığımıza sevindim.”
Vera, sözlerinin biraz soğuk olduğunu hissetti ama karşısındaki kişiyi fazla yargılamadan önce daha fazla konuşmaya karar verdi. Bu yolculuk, onları farklı bir yere götürecekti ve belki de Turan’la çalışmak zorunda kalacaklardı.
“Umarım işler daha iyi olur. İlk görevim…” diye başladığı sırada Turan, ona baktı.
"İlk görev mi?" diye sordu, gözleri biraz daha ciddi bir hal almıştı. "Daha ilk görevin bile başlamadan korkmaların, başarısızlık korkusunun seni dondurmaz, değil mi?"
Vera, onun gözlerine bakarak, dudaklarını sıktı. “Hayır,” dedi ama sesi, söylediği kadar güven verici değildi. “Bir şeyler öğreneceğimi biliyorum. Elimden geleni yapacağım.”
Turan, biraz daha dikkatlice ona baktı. “İyi. Burada, herkesin yetenekleriyle bir fark yaratabileceğini hatırlamalısın. Ama unutma, seni savunacak kimse yok. Kendi başına hareket etmen gerekecek. Bunu unutmamalısın."
Vera, içindeki korkuları bir kenara atarak, her şeyin kontrolünü elinde tutmaya çalıştı. Hayatı boyunca hep savunmasız hissetmişti, ama şimdi yalnızca kendi gücüne güvenmesi gerektiğini biliyordu. Askerlik, ona korkularını aşma fırsatı veriyordu. En azından, o an öyle hissediyordu.
“Bunu unutmayacağım,” dedi.
---
🌼 BÖLÜM SONU🌼
