11. bölüm · Tatlı Bela
10.BÖLÜM🌾
Sabah güneşi hastane camından içeri süzülürken, Vera hazır sayılırdı. Kolundaki sargıya rağmen sırtını dik tutuyor, görevdeymiş gibi davranıyordu. İçeriye gelen hemşire tebessümle "Taburcusunuz," dediğinde gözleri bir an parladı. Dışarı çıkmaya hazırdı.
Tam kapıdan adımını attığında siyah bir Range Rover tam karşısında durdu. Araba neredeyse parlıyordu. Cam yavaşça indi.
Turan, gözlükleriyle direksiyon başında:
"Teğmen Vera, servisiniz şeref veriyor."
Vera kaşlarını kaldırarak yanaştı.
"Bu senin mi? Ciddi ciddi?"
"Yok, karargâhtan kaçırdım," dedi Turan, göz kırparak.
"Şoförüm izinde olduğu için kendim geldim."
Vera istemsizce güldü. Arabaya bindiğinde içini garip bir his kapladı. Hem rahat, hem güvende… ama yüzüne belli etmeyecek kadar inatçıydı.
---
Turan’ın Evi – Aynı Gün Akşam
Vera koltukta battaniyeye sarılı, Turan mutfakta. Üzerinde önlük yoktu ama elinde kepçeyle çok ciddiydi.
"Yüzbaşım yemek yapabiliyor muymuş?"
"Operasyon planları kadar tehlikeli olabilir."
Yemek sofraya geldiğinde Vera çatala uzandı. Turan elini tuttu.
"Kolun hâlâ hassas. Ben yediririm."
Vera bir an duraksadı, sonra gülümsedi.
"Yok artık..."
"Yaralı askerin beslenmesi, komutan sorumluluğudur."
Gece sessiz geçti. Televizyon açık kaldı, ikisi de yavaşça koltukta uyuyakaldı.
---
Ertesi Sabah – Görev Zamanı
Turan üstünü giyinirken telefonu titredi.
> ACİL GÖREV – 1 SAAT İÇİNDE BİRLİĞE İNTİKAL.
Turan dönüp Vera’ya baktı.
"Gitmem lazım."
Vera battaniyenin içinde kıpırdamadan:
"Git. Ülkeyi kurtar, ben buradayım."
Turan kapıyı açarken dönüp son bir kez baktı.
"Yemek dolapta. Bir şey olursa… önce beni ara. Sinan’ı değil."
Kapı kapandıktan sonra Vera hemen battaniyeyi attı.
"Hadi Vera. Madem iyileştin diyorsun, kendini göster bakalım."
---
Askeriye Girişi – 1 Saat Sonra
Turan içeriye sert adımlarla girerken Vera arkasından gizlice takip etti. Üzerindeki ceket, askeri üniforma değil ama duruşu hâlâ tam bir askerdi.
Kapı önünde devriye atan Sinan ve Mert, Vera’yı görünce ışık hızıyla yan yana dizildiler.
Sinan, Mert’in omzuna yaslanarak:
"Ooo kim geliyor, kim geliyor... Yeni yengemiz onurlandırmış bizi."
Mert homurdandı:
"Yenge mi? Daha sevgili bile değiller be oğlum."
Vera kaşlarını kaldırdı.
"Beni mi konuşuyorsunuz?"
Sinan hazır cevap:
"Yoo, biz... şey... eğitim planı üzerine tartışıyorduk."
Tam o sırada Turan görünür. Gözleri kısık, ifadesi ciddi.
"Ne oluyor burada?"
Sinan hemen hizaya geçti.
"Hiç komutanım! Mert’le... kas gücü üzerine teorik analiz yapıyorduk."
Turan Vera’ya döndü.
"Sen burada ne yapıyorsun?"
Vera omuz silkerek:
"Dedim ki... belki işin ucundan tutarım."
Turan başını sallar.
"Senin inadın bana bile fazla geliyor."
---
Komutan Odası – Birkaç Dakika Sonra
Turan masasının arkasında, diğerleri oturmuşken kapı tıklanır. Bir asker içeri girer.
"Asker Hüseyin! Görev bildirimi var komutanım!"
Turan ciddileşir.
"Ne kadar süremiz var?"
"Tim, 15 dakikaya kadar hazır olacak komutanım."
Asker çıkar. Turan sesini yükseltir:
"HERKES! ASKERİYENİN ÖNÜNDE TOPLANIYOR! HEMEN!"
Sinan hafifçe Vera’ya eğilir:
"Bak, bizimki yine tam Terminator modunda... ama dün akşam spagetti yediriyordu."
Turan anında döner.
"Sinan!"
Sinan gözleri kocaman:
"Efendim komutanım?"
Turan gözlerini kısmış, hafif bir gülümsemeyle:
"200 şınav istemiyorsan sus koçum."
Mert kahkahasını zor tutar:
"Sen 200’ü geçtin. Bence seni mutfağa yollasınlar, yemekle vurursun hedefi."
---
🌾Bölüm Sonu🌾
