17. bölüm · Tatlı Bela
16.BÖLÜM🖤
Sis çökmüş, hava kurşun gibi ağırdı. Turan dizlerinin üzerinde ilerliyordu, bir eli silahında, diğeri yere temas ediyordu. Kulaklığına gelen çatlak sesler arasında, Sinan’ın telsizden söylediği koordinat yankılandı. Gözleri çevreyi tararken birden bir gölge dikkatini çekti—küçük bir gövde, yere kıvrılmış, neredeyse görünmeyecek kadar donuktu.
Turan birkaç adımda yanına vardı. Kalbi sıkıştı.
“Vera...” diye fısıldadı, sesi boğazında düğümlendi.
Onu kolundan tutup çevirdi. Yüzü solgundu, dudakları morarmıştı. Gözleri kapalıydı ama hâlâ yaşıyordu. Nefes alıyordu, çok zayıf ama hâlâ buradaydı.
“Vera! Vera gözlerini aç, ne olur!”
Titreyen elleriyle yüzünü okşadı. O an, Vera’nın gözkapakları çok az aralandı.
“Turan... geldin...” dedi, sesi duyulamayacak kadar inceydi.
“Geldim Vera! Geldim sevgilim. Dayan, ne olur gözlerini kapama! Diren Vera, direneceksin!”
Ama Vera’nın gözleri yeniden kapandı, başı yana düştü.
“Yardım! Sinan!” diye bağırdı Turan.
“Hemen buraya ekip! Acil tahliye! Vera’yı buldum, yaşıyor ama durumu çok kötü!”
Sinan’ın sesi telsizden net geldi:
“Tamam komutanım! Helikopter 8 dakikaya inişte. Tahliye noktasına yönelin!”
Turan, Vera’yı dikkatlice kucağına aldı. Koşmaya başladı. Ayakları karla kaplı zemine gömülüyordu ama umursamıyordu. Sırtında silah, kollarında Vera, yüreğinde fırtına vardı.
Tahliye noktası.
Helikopterin pervane sesleri yaklaştığında ekip hazır bekliyordu. Turan bağırarak seslendi:
“Açın yolu!”
Sedye hazırlanmıştı. Vera dikkatlice yatırıldı. Bir sağlık görevlisi nabzını kontrol etti.
“Nabız zayıf ama var. Hemen müdahale etmemiz gerek.”
Turan, helikoptere Vera ile birlikte bindi. Eli onun buz gibi elini sıkı sıkı tutuyordu.
“Ben buradayım Vera... bırakmayacağım seni.”
---
Hastane – 4 saat sonra
Turan hastane koridorunda yürüyordu. Elleri kana bulanmış, gözleri yorgundu. Gökhan bir sandalyede oturuyordu, Melek’in yanında bekliyordu. Göz göze geldiler. Gökhan ayağa kalktı.
“Durumu?”
Turan başını iki yana salladı.
“Henüz yoğun bakımda. Doktor hâlâ içeride...”
Tam o anda kapı açıldı. Doktor yüzünde nötr bir ifadeyle yaklaştı.
“Hayati tehlikeyi atlattı, ama hâlâ bilinç kapalı. Vücudu ciddi şekilde donmuş. Fiziksel iyileşme zaman alacak. Ama ruhsal olarak... çok şey yaşamış.”
Turan başını eğdi.
“Yanında kalabilir miyim?”
“Sadece birkaç dakika.”
Yoğun bakım odasına girdiğinde sessizlik yine çöktü. Vera soluk bir halde yatıyordu. Yüzünde oksijen maskesi vardı ama ifadesi sakindi. Turan eğildi, alnına usulca bir öpücük kondurdu.
“Söz veriyorum... her şey geçecek. Yalnız değilsin artık...”
---
🖤 Bölüm Sonu🖤
