Taht ve Kül kitap kapağı

9. bölüm / 11

Taht ve Kül

8.bölüm

Vaveyla Yazarı: Zümra

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 8.bölüm

Merhaba canlarımm
Bölüm şarkımız O bi karamel / Ozbi
İyi okumalar ve dinlemeler dilerimm 💕

👑

Makyajımı temizlerken arkadan baran'ın sesi yükseldi "Bakar mısınız?" Hostes'e sesleniyordu.
Kadın hostes baran'ın yanına geldi "buyrun?" Dedi sıfır mimikle sanki rahatsız olmuş gibi.

"Kola ve çekirdek getir" dedi sanki o'da fark etmişti kadının mimiklerini.
Kadın anlık bir göz deviricek gibi olsada yapmadı. Kadın yanımızdan geçecekken gözleri Arel'e deydiğinde durdu.

Arel'e dönüp yüzüne bir gülümse takındı.
"Arel bey en sevdiğinizden getirmemi istermisiniz?" Dediğinde Arel ciddi bir yüz ifadesiyle "hayır" dediğinde yüzü bir an düştü kadının ama sonra toparlanıp yanımızdan uzaklaştı.

Üstünde çok durmayıp yüzümü makyaj temizleme suyuyla temizledim.
Makyaj çantasından allık ve maskara çıkardım.

Özel davet ve günler hariç sadece allık ve maskara sürerdim. Sol kirpiğimede maskara sürdüm ve kapattıp tekrar çantama koydum.

Son olarak vücut parfümü'mü alıp kolluma,boynuma ve göğüs üstüme sürdüm.
"Mis gibi korktun" dedi Arel yanımda "Teşekkürler" dedim gülümseyerek.

Önümüzde oturan ipek ve Koray tartışmaya devam ediyordu, daha doğrusu ipek onunla konuşmak için ısrar ediyordu.

İpek "Ya yeter artık özür diledim işte benden daha ne istiyorsun"
Koray dayanamıyormuş gibi "Ya sen kimsin, kimsinde ben senden bir şey istiyeceğim daha iki günlük kız'dan mı bir isteğim olacak"

Bu cümleler beni bile sarsmıştı.
"OHA!" Diye bağırmamla ipek,Koray,Arel ve baran bana döndü.

Ben koray'a bakarak,
"Bu cümleler beni bile sarstı amına koyayım" dediğimde Koray tekrardan ipek'e döndü.
İpek hâyel kırıklığıyla bakıyordu koray'a
"Ben kimim öyle mi?" Dediğinde Koray nedense pişman olmuş gibi gözlerini kapattı.

Ağzımı elimle kapattıp diğer elimle Arel'i sarstım. Arel ne oldu dercesine bana döndü.
"Sen bana böyle bir şey deseydin şimdiye kadar yüzünü dağıtmıştım. Bu nasıl sabrediyor" diye sordum.

Arel gülümsedi "herkes sen olamıyor malesefki " dediğinde iyi bir şey mi kötü bir şey mi dedi anlayamamıştım.

👑

2 saat 45 dakika sonra...

Sonunda uçak karaya iniş yapmıştı. Kemerini çözüp saçlarımı düzelttim ve ayağa kalktım. En önde Koray gidiyordu pelin ise hemen dibinde gözleri dolmuş şekilde bakıyordu.

Kolunu 'ben burdayım merak etme' dercesine dokunup okşadım. İpek gözlerini yerden ayırıp bana dikti ve hafif bir tebbesüm etti. Arel ve diğerleri arkamızdan geliyordu, uçaktan inince Kapadokya'nın bu kadar soğuk olacağını hiç düşünmemiştim.

Ellerim refleksle kollarıma gitti üşüdüğüm için.
Arkamdan Arel "Tülin" dediğinde ona döndüm, elinde uzun kaban ve beyaz hırka tutuyordu.
Bana yaklaşıp "üşüyeceğini bildiğim için evden çıkmadan önce hırka ve kabanını almıştım."

Elindeki beyaz hırkayı ikiye ayırıp giymemi bekledi. İlk önce sol sonra sağ kolumu hırkıya geçirdim. "Dön bana " dediğinde ona döndüm.
Hırkamın önünü ilikledi sonra kabanı'mı omuzlarıma attı.

Gerçekten'de ısınmıştım. "Teşekkür ederim" dediğimde gülümsedi ve belinden tutup benimle yürümeye başladı "vaziffemiz" bu cümlesine bende gülümsedim.

Yine bizi otele götürmek için bir arabaya aldılar ve otele sürmeye başladılar. Otel'in önünde durduğumuzda arabadan indik.

Saat 6.49 olmuştu ve saat yedi de otel restorantında toplantı vardı. Görevliye döndüm "Odaya bunları lütfen taşıyın akşam davetlerin var zaten haberiniz var bu yüzden insanlardan biraz uzak bir yer ayırtırsanız iyi olur" dediğimde görevli adam gülümseyerek "siz nasıl istersiniz"

Bavulları alıp asansöre bindi. Lobiye gittik, görevli kartları uzatarak "VIP odalarımız en üst yani 20.katta bulunuyor ve hepsi de Kapadokya balonların uçtuğu manzarayı gösteriyor."

"Teşekkürler" dedi Arel ve kartları alıp bize döndü. "Sarp ve mira, baran tek, İdil tek, Koray ve ipek beraber ben ve karım bir odada kalıcaz" dedi hemen arkasından

"Bana sende yalnız kalırsın, Demet hanım ve Mahir bey sizde birliktesiniz zaten" hepsi onaylamıştı.

Ama "ben ipekle kalmak istemiyorum" dediğinde Koray ipek "bende istemiyorum" durumu hemen ele aldım.

"Tamam bakın bu gün benim için çok önemli bir gün bu günü bozarsanız bende sizi bozarım
Şimdi şöyle yapıyoruz mira ve ipek birlikte kalıyor sarp ve Koray da koyun koyuna uyurlar"

Dememle herkez kahkahaya boğuldu.
Sarp bana ters bakış attı.
"Tüljn aşk olsun ben sana diyor muyum kocanla ö-" sözünü bitiremeden üstüne koşmaya başladım ama bunu görünce kaçmaya başladı.

Bir anda ayağına vurmamla yere düştü.
"TÜLİN!" Diye bağrınca gülmeye başladım. Yerde bana gıcık gıcık bakarak "kaç!" Dediğinde arkamı dönüp Arel'e koştum.

Arel kollarını açtı hemen boynuna atladım. Nefesimi düzene sokup "gelsene hadi gel" diye meydan okudum.
Sarp ellerini beline koydu "kocanın arkasından çıkta görelim" dediğinde arel'in önüne geçtim "bak arelin önündeyim şimdide" dediğimde dayanamayıp o'da güldü.

Sonra aklıma saat geldi 7. 13 olmuştu
Saati görmemle çığlığı bastım. "AAA!" Herkes şokla bana baktı.

Hemen koşarak yerdeki telefonumu aldım.
"ALİİ!" Diye bağırdığım'da yankılandı sesim.
Ali hemen sesimi duyup geldi "noldu?"
Endişeyle "geç kalıcam 17 dadika sonra toplantı var ve ben hazır değilim"

Ali sesli nefes verdi "ben her şeyi ayarladım sadece hazırlanman gerek o kadar" dediğinde bende sesli nefes verdi "ohh iyi bari" dedim.

"Bu arada bu resmi ve önemli toplantı hanımlar o yüzden lütfen elbise ve şık şeyler giyinelim" diye uyarı geçti Ali kızlar onayladı ve sonunda odalara dağıldık.

Akşam saat 7:30 olmuştu ve benim takı larımı parfüm ve makyaj tazelemem gerekiyordu.
Arel'e döndüm "Arel" dedim kadifemsi bir sesle.
"Hm?" Dedi boğazdan bir ses çıkararak "toplantı başladı beni bekliyorlar benden önce temsilci olarak eşim adına gidebilir misin?" Diye rica edince bu sözler hoşuna gitmiş gibi gülümsedi.

"Sen nasıl istersen" Dedi ve beni son kez süzüp odadan çıktı. Hemen aynanın karşısındaki işlerimide halledip son haline baktım.

(ÇANTA YOK😋)

saçlarımı düzeltitim ve odadan bende çıktım. Asansöre binip 5.kat restorant katına bastığımda asansörün kapıları kapandı.

5.katta asansör durdu ve kapılar açıldı geniş koridorda yürürken çalışanlar bana selam vermişlerdi. Sonunda koskocaman olan kapının önünde durdum.

Derin bir nefes alarak ve yüzüme sahte bir tebessüm kondurdup içeriye girdim. Garson tepsesindeki kırmızı şarap'ı bana uzattı sıcak bir tebbesüm'le hemen bardağı alıp bir yudum aldım . Masaya ulaştığım'da İspanyalı'lar hemen ayağa kalktılar ve ellerini uzattılar.

"Hola (merhaba)" dediklerinde ben'de ellerini sıkıp karşılık olarak "hola" dedim.
"Espero no haberte hecho esperar demasiado. (Umarım sizi çok bekletmedim)" Dedim yerime oturarak.

"No, no es un problema.(Hayır problem değil)" Dediler nazikçe ve iş hakkında konuşma yapmaya başladık.

1 saat'e yakın hem yemek yemiş hemde iş hakkında konuşmuştuk. Son olarak tekrar görüşürüz dedik ve İspanyalılar
Masadan kalkıp gittiler.

Gitmeleriyle rahat ve sesli bir nefes verdim.
"Ohh... Bitti sonunda" dedim isyanker bir şekilde
Masaya çalışanlardan biri geldi

"Tülin hanım, Arel bey isterseniz eğlence var isterseniz oraya geçin" dediğinde gülümseyerek ayağa kalktım. "Tabiki teşekkürler" dediğimde çalışan başını hafif öne eğdi ve masadan uzaklaştı.

"Kalkın" dediğimde hepsi ayaklandı ve eğlencenin olduğu Kata gidip bize ayrılan masaya oturduk garsonlar hemen bizimle ilgilenip içeceklerimizi verdiler.

İçeceklerimizi içerken masaya bir adam oturdu.
"Tülin'di değil mi?" dedi adam.
"Evet,benim nerden tanıyorsunuz" dediğimde adam güldü "seni tanımayan mı var seni herkez bilir ancak bazıları hakkında bir şeyi bilmiyor" dediğinde

"Neyi?" Diye sordum mesafeyle
"Gerçekte daha güzel olduğunuzu" dediğinde yanımdaki Arel'in eli belime gittiğini hisettim.
"Öyledir çok güzeldir benim kadınım" dedi Arel meydan okurcasına.

Adam'ın yüzü bir anda değişti "sizin derken?" Diye sordu. "Benim karım benim kadınım" dedi Arel meydan okur asına çenesini dikleştirdi.

"Bak dostum bence belanı bende arama sonu iyi bitmez" dediğinde adam arel'in gözleri kısıldı.
"Peki ya bala mı sende ararsam nolur?" Dedi öne eğilerek.

"Sen gelsene şuraya" dediğinde adam hemen araya girdim. "Bunu hiç istemezsin bu kadar rahat konuşmanın sebebi onu tanımadığın için olduğunu farz ediyorum" dediğimde, adam'ın tek kaşı kalktı.

"Kimmiş o?" Diye sorduğunda
"Arel Karahan" dedim. Adamın yüzündeki alaylı ifade silindi "o yoksa şu yer altı dünyasının lideri olan mı?" Diye kekeleyerek sordu.

"B-ben çok özür dilerim" dedi adam ve ayağa kalkıp kaçmaya başladı. Arkasından ise adamlarımız.

Gözlerimi İdil'e diktim "bu insanlar hep böyle uyarmamıza rağmen dinlemiyorlar sonrada onlara kim ve ne yapabileceğimizi gösterince böyle ya kaçıyorlar yada ağlıyorlar" dedim İdil ne demek istediğimi anlamıştı.

Hemen mira "ben sevgilime dikkat edeyim sonuç olarak sahipli erkeklere bazı kadınlar yavşaya biliyor" dedi o da idil'e ima yaparak.

İdil sinirle
"Siz ne ima ediyorsunuz" dediğinde mira ve ben güldük "niye kendi üstüne alındın ki" dediğimde İdil daha çok sinirlendi.
"Üstüme alınmadım ne ima ettiğinizi sordum?"

"Bence artık bazı gerçekleri senin açıklaman gerek İdil ne dersin?"....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.