Taht ve Kül kitap kapağı

4. bölüm / 11

Taht ve Kül

3.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Zümra

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 3.Bölüm

Merhaba canlarımm
Bölüm şarkımız yekte babam yekte💕
İyi okumalar ve dinlemeler dilerim

👑

Sabah Zeliha'nın sesiyle uyandım. "Kız kalk, kalk senin ki geldi ya" dediğinde anlamakta zorluk çektim.

Esneyerek uynadım ve yatakta oturarak aval aval baktım Zeliha ya "benimki derken?" Diye sordum "kocan kocan" kocam mı benim kocam mı var

Tülin Arel'i diyor Arel'i

İç sesimle kimle evlendiğimi hatırladım. Hemen yataktan kalkıp yüzümü ve dişlerimi fırçladım.
Yatak odama geri döndüğümde "Zeliha ne giticem ben şimdi" diye telaş yaptım.

"Merak etme ben ayarladım" dedi ve yatağın üstündeki ütülediği kıyafetleri gördüm hemen zelihaya koştum ve yanağını
Üstüme bunları giydim ve zelihaya döndüm
"Nasıl olmuşum" dedim çoşkuyla beni süzdü ve eliyle çok güzel işareti yaptı.

"Otur sen makyajını yap bende saçlarının ucuna maşa yapayım" dediğinde hemen onaylayıp oturdum.

Çok sade bir makyaj yaptım. Zeliha isede saçlarımı çoktan bitirmişti. "Hadi inelim" dediğinde ayağa kalktım ve zelihanın koluna girerek aşağıya inmeye başladık.

Merdivenden indiğim gibi baranı görmemle "BARAN!" dedim, baran benim abimdi çok sevmiştim onu tam benim kafamdandı her konuda beni destekliyordu.

"Yengem" dedi o da karşılık olarak kollarını açtı hemen. Koşarak dostça sarıldım ona elleri sırtıma gitti. "Yengelerin gülü" dedi oda keyifle sarp ve Koray mız mızlanarak "Bize yok mu yenge" dediklerinde kıkırdadım.

"Gelin lan buraya" dediğim de kocaman gülümseyerek yanıma geldiler ve dördümüz sarıldık. Bu güzel savunmamaızı bozan şey Arel'in yalandan öksürmesi oldu.

"Kızım günaydın" dedi babam konuyu değiştirerek. "Günaydın babam" dedim ve havadan öpücük attım kıkırdayarak o'da karşılık verdi.

Arel yanımdan geçerken "herkeze bir günaydın var öpücük var bı bana yok" dedi homurdanarak.

Duymadığımı zannetsede duymuştum. "Arel" dedim yine çoşkuyla Arel bana döndü "efendim" dedi ciddiyetle "Günaydın sahada" dediğimde morsli bir anda yerine geldi.

"Günaydın" dedi oda hafif tebessüm'le. Masa'nın
Başında Turgut bey diğer başında babam vardı. Herkez yerine geçtiğinde göz gezdirdim gözüm idil'de takılı kaldı.

Turgut bey "kızım sende otursana" alınmış gibi dudak büzdüm. "Alındım ama ben şimdi" dediğimde beni ciddiye alıp "neden?" Diye sorduğunda "bu gün bana küçük hanım demedin bir sıkıntı var sende" dediğimde kahkaha attılar.

"Kusura bakma küçük hanım ım buyururmusun?" Dediğinde bende gülümsedim
"Çok isterdim ama bu gün yetişmem gerek bir toplantı var bir daha ki e diyelim" dediğimde hiç bozulmadı.

Masadan bir poğaça aldım ayaktayken onu yerken Ali'ye seslendim "Ali!" Bağırdığım gibi geldi "tülin hanım?"

Ona döndüm "Toplantıyı biraz öne alırm-"
Ayşe ablanın sesiyle sözüm kesildi "Tülinim kahven hazır hadi gel!" Kıkırdadım

"Geliyorum ablam" diye ona sesimi yetiştirdim sonra tekrar elite döndüm "toplantıyı öne çeker misin?" Ali gülümseyerek "tabiki ama neden?" Poğaça mdan bir ısırık daha aldım "çünkü on ikide karahnlılarla toplantım var" dediğimde başını eğdi.

Ali dışarıya çıktığında "Murat belgeleri getirir misin!" Diye bağırdığımda sanki bunu bekliyormuş gibi hemen gelip belgeleri uzattı."buyrun tülin hanımım" dediğinde belgeyi alıp cebimdeki tükenmez kalemle belgeleri imzlamaya başladım.

Ayşe abla elinde kahvemle geldi. "Yani illaki ağzına dayacağız " kahvemi elime tutuşturdu.
Bir abda yüzünün her yerini öptüğümde gıdıklandığı için kahkaha attı. "DUR KIZ TAMAM YA TAMAM" kahkalarınarasından zor konuşuyordu.

Öpmeyi bıraktığımda işine geri döndü. Son belgeyide imzalayıp Murat'a uzattım. "Teşekkürler" gülümseyerek belgeleri aldı.

Sesli bir nefes verdim ve yerime oturdum. Kahvem'den bir yudum aldığımda "Sen hep böylemisindir" dediğinde İdil gözlerimi ona çevirdim.

"Nasıl mışım?"
Kollarını önünde birleştirdi "Hep böyle mutlu gülen neşeli her şeyi şakaya vuran" dediğinde daha çok gülümsedim.

"Hayır, sadece sevdiğim insanlara karşı nefret ettiğim insanların yanında gülmekten nefret ederim" dediğimde bu sefer Koray "Neden peki yenge"

"Çünkü gülümsemek benim ićin çok değerli bir duygudur eğer düşmanlarıma gülüşümü gösterirsem onuda benden çalmak için uğraşırlar bu yüzden gülüşümü korumak için güvendiğim ve sevdiğim insanlara gösteririm"

Baran "off bu çok derin bir sözdü helel be yengem" dediğinde kıkırdadım. "Aha seviyorsun beni demek bana güveniyorsun çünkü gülümsedin" dediğinde daha çok güldüm.

"Seviyorum tabiki seni niye sevmeyeyim lan" dediğimde oda gülmeye başladı.
Turgut bey hayran gözlerle "Maşallah küçük hanım tek bir cümlenle cansız evi canlandırdın hep böyle ol güzel kız" dediğinde gülümseyerek başımla teşekkür ettim.

Elim cebime gitti. Yüzüm anında düştü. Sonra ağlıyormuş gibi hıçkırmaya başladım. Ayşe abla sesimi duyunca hemen geldi. Herkes bana şokla bakıyordu az önceki kahkaha atan kızla şimdiki kadın aynımı diye.

Ayşe abla "Çekmecede canım" dediğinde hemen çekmeceye koştum ve silahımı görmemle gülümsedim. Özel tasarım silahımı alıp öptüm.

"Canım benim" dedim ve cebime koydum.
Sonra masaya tekrar ilerliyordum ki "Tülin" Ali'nin sesiyle durdum. "Noldu?" Dediğimde Ali "Arabayı hazırlattım toplantıya geç kalıcaksın"

Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Hemen masaya koştum eşyalarımı ve telefonumu aldım. Arkamı dönüp gidecektim ki arkamı tekrar dönüp "hepinize görüşürüz hepinizi öpüyorum" dedim ve el salladım.

Tekrar arkama dönecektim ki Arel'e döndüm aceleyle konuştum. "Arel şirkete geldiğinde kimim olduğunu söyle yoksa içeri almazlar almazlarsa adamlarıma saldırırsın adamlarıma saldırırsan bende sana saldırırım sonra kavga ederiz o yüzden düzgün gel" dediğimde bunları tek nefeste söylemem onları şaşırtmıştı.

"Kimin olarak şirkete giticem?" Diye sorduğunda hızlı cevapverek "Kocam olduğunu söyle direk alırlar" söylediğim kelimeyle herkes gülmeye başladığında bende çekimiştim Arel ise alttan alttan gülümseyerek bana bakıyordu.

"Yani adınve soy adını söylesen korkudan alırlar seni" dediğimde hiç beklemeden arkama dönüp dışarı çıktım.

👑

Toplantı çok yorucu geçmişti toplantı odasından çıkıp koridorda yürüyordum ki yanıma mine geldi. Mine benim asistanımdı aynı zamanda dedikodu ortağım.

Odamın kapısını açtı "buyrun tülin hanım" gülümseyerek girdim gördüğüm manzarayla kaşlarımı çattım. Karahanlılar ve benim ailem gelmiş odamda oturuyorlardı bile.

"Kapıda bekle lütfen mine" dediğimde mina dışarı çıktı ve kapıyı kapattı. "Ali benim odama ne zamandan beri benden habersiz birileri alını yor."

Ali endişeyle "özür dilerim ben onlar sizin aileniz diye şey ettim" dediğinde ikna olmadım.
"Bir daha olmasın" dediğimde sesli bir nefes verdi. "Sen nasıl istersen" bu sefer ben gülümseyerek "ama bir cezası olucak"

Ali "nedir?" Diyince ellerimi göğüsümde birleştirdim. "1 hafta boyunca şoförlüğümü ve işlerimi murat yapıcak"

Ali bu sözle dönüp kaldı sonra toparlanıp hemen karşıma gelip diz çöktü "çok özür dilerim kardeşim, çok özür dilerim canım coğerim, herşeyim benim, hem eğer küsmessen sana çikolata alırım"

"Vallaha mı" dediğimde heycanla ayağa kaktı "vallaha" düşünüyor muş gibi yaptım
"Hangi çikolata?" Diye sorduğumda gülümseyerek "eti browni hemde koli koli" dediğinde kocaman gülümsedim "Anlaştık" Ali rahatlamış bir şekilde nefesini bıraktı.

Ali dışarıya çıktı, bende koltuğuma oturup "Hoş geldiniz bu arada" dediğimde nihayet dermiş gibi baktılar.

"Mine!" Mine içeri girdi "buyurun" yorgunluk kahvesi alıcam, misafirlerimden de alın" dediğimde "tabi, siz ne alırsınız?" Arel "karımın kinden olsun" dönüp kaldım. Mine ne diyeceğini bilemeyip "peki sizler" diğerleride sipariş lerini söylediler.

Kahvelerimizde geldiğinde iş hakkında baya bir konuşmuştuk. Telefonum çalmasıyla ortam sesizleşti, telefonumu açıp kulağıma götürdüm. "Arel beyin tanıdığı biri içeri girmek istiyor" dediğinde gözlerim arel'e gitti. "Alın" dedim ciddiyetle.

Telefonumu kapatıp Arel'e döndüm "senin tanıdığın biri gelmiş" dediğimde Arel kim dercesine baktığında bilmiyorum servisine dudak büzdüm.

İçeriye giren kişiyle Arel dondu kaldı. "Yaman" dediğinde yaman denilen adam gülümsedi.

"Güzel hatırlıyorsun beni" şimdi tanımıştım araştırmama göre Arel'in annesi küçükken başka bir adama kaçıyor ve o adamdan hamile kalıyor Turgut beyde intikam olarak eşinin kaçtığı adamı batırıyor ama sonradan yaman denilen bu çocuk doğmuş ve Arel in tahtı için çalışıyor.

"Ne istiyorsun?" Diye sordu keskin sesle onu ilk defa bu kadar ciddi ve duygusuz görüyordum. "Benim olanı Arel" Arel anlamadığı için "Açık konuş!"

"Tahtını istiyorum hatta senin olan herşeyi istiyorum" gözleri anlık bana kaydı. Arel bunu fark ettiği gibi

"O gözlerine dikkat et yoksa sikerim lan" diye gürlediğinde yaman gülümsedi. "Arel bu adam niye bana öyle bakıyor korkuyorum" dedim ve arkasına çekildim.

Bu itten korktuğum yoktu planım vardı bu yüzden korkuyormuş gibi davranıyordum. Gözlerimi doldurdum gerçekmiş gibi "korkma masum şey seni ve bence yanındaki kişilere dikkat et belkide senin gibi masum biri katille evlenmiş olabilir?"

Sanki bunu yeni duyuyormuşum gibi "Arel yapmaz" dedim yaman gülümseyerek "görücez onu" dedi ve arkasını dönüp gitti.

Hemen toparlandım, "Sen gerçekten de korktun mu?" Dedi Turgut bey kahkaha attım ve yerime geri oturdum.

"Hayır" İdil bu sefer meydan okurcasına "neden o zaman öyle dedin" hafif gülümseyerek

"Çünkü bir planım var plan şu, yaman'a kendimi korkak ve çok masum biri göstericem çünkü yaman arelle evlendiğim ićin arel'in hassas noktasının ben olduğumu düşünecek ve bu yüzden bana zarar vermeye çalışıcak ve bana demedi demeyin kaçırıcakta ve evet bende beni kaçırmadına izin vericem yani madum rolü oynamaya devam edicem fakat o yaptığı plan çok kolay olucak çünkü beni korkak, masum ve kolay lokma olduğumu düşüneceği için ciddiye almayacak ve bende tam o an bütün ipleri kendi elime alıcam ve onu ben esir etmiş olucam devam bende kalsın"

Bu planla herkez bana büyülenmiş gibi bakıyordu özellikle Turgut bey "Bende seni fazla hafife almışım küçük hanım" dediğinde kıkırdadım.

Sarp "Yengem büyüleyicisin" dediğinde baran "Kimin yengesi buu bu benim yengemevimin neşesi kalbimin sahibi" diye şarkı söylemeye başlayınca sarp ve Koray da ona eşlik ettiler.

Kahkaha atarak onları izliyorduk. İdil dayanamıyormuş gibi "kesin artık sesinizi" dediğinde sert bakışlarım ona döndü odadaki kankalar susmuştu sarp, Koray ve baran bir anda ciddileşti. Onları da ilk defa ciddi görmüştüm, madem kimse bu kızı sevmiyor neden onlarla yaşıyordu yoksa Arel ona aşıktı.

Saçmalama kızım ya arel'in ona olan bakışlarını fark etmedin mi...

Bu konuyu köşeye ayırdım ve idile döndüm. "Yine neyi kıskandın" söze girecekken kapı tıklatılmadıyla "gir!"

"Gir" İdil ile aynı anda gir demiştik. Kapı açıldığında fransızların olduğunu fark ettim.
Başlarıyla selam verdiklerinde bende selam verdim Ali'ye dönüp "otele kadar eşlik edin" Ali fransızca bir şekilde onları alarak yaslandı. "Pardon ben napmışım!"

Tam söze girecektim "yeter bu kadar biz bir şey açıklayacağız turgutla" dedi babam. "Nedir?" Dedi Arel "siz evlendiğiniz ve bizde ortak olduğumuz için hepimiz aynı evde kalıcaz" dediklerinde beklediğim bir şey olduğu için şaşırmamıştım ama sevinmiştim.

"Kavuştuk" dedim çoşkuyla baran, Koray ve sarp ta "kavuştuk kız gel buraya" dediklerinde yerimden kalkıp onlara koştum. Yine dördümüz sarılmıştık.

"E o zaman kimin evinde kalıcaz" diye sordu annem ilk defa sesi çıkmıştı iki gün önce olan şeylerden sonra onunla hiç konuşmamıştık.

Turgut bey "Bizim evimizde çünkü çok büyük bize fazla geliyordu şimdi kocaman bir aile olduk çok daha iyi" dediğinde hepimiz gülümsedik.

👑

Üç gün geçmişti üstünden biz aynı evlerede yaşıyorduk hatta Arel le mecburi aynı odada kalıyorduk.

Akşam yemeği için üstümü giyindim ve aşağıya inmiştik arel'le. Yine her zaman ki gibi masada herkez vardı bir tek biz yoktuk.

Selam verip masanın iki baş köşelerine oturmuştuk çünkü artık tahtıda almıştık.

Ama bu sefer farklı olarak baran,sarp ve Koray konuşmuyor nede yüzüme bakmıyorlardı. Pek önemsemedim ve görmezden geldim.

Yemek boyunca kahkahalar ve sohbetlerle yemeğimizi yemiştik. Yemek bittikten sonra salona geçtik ve yine sohbet etmeye başladık ama yine ne sarp ne baran nede Koray konuşuyordu.

En sonunda dayanamayıp sordum "Size noldu bir şey mi oldu?" Dediğimde salon sesizleşti baran ve diğerleri kafasını kaldırmadılar, konuşmadılar. Baranın kafasını tutup kaldırdığımda kaşı ve dudağının patladığını fark ettim.

Endişeye kapılarak "Noldu size!" Dediğimde yine cevap vermediler. "Son kez soruyorum noldu?"

Onlar cevap vermeyince İdil bir anda "Arel sırf seninle konuşuyorlar diye dövdü" dediğinde donup kaldım.

Gözlerim Arel'i buldu, "a-arel ne diyorlar bunlar?" Dediğimde Arel "doğru diyorlar"
"Sen nasıl yaparsın bunu, hangi hakla vurusun"
"Sana hesap mı vericem?"
"Evet vericeksin"
"Kim olarak?"
"SENİN KARIN OLARAK" diye bağırdım.

"Bağırma bana" dediğinde ise "yoksa naparsın yoksa banada mı vurusun" şokla gözleri açıldı
"Sana vurmaya kıyamam ben, hem ben kadınlara vurmam!" Dediğinde daha çok delirdim.

"Sen ne kadar iğrenç bir insansın onlar benim abim, kardeşim neyin kıskançlığı ben onlara kardeşim diyorum abim diyorum sen nadıl böyle bir kıskançlık yaparsın" diye sakince sordum gözlerim dolmuştu.

"Çocuklar yeter" annemin bu çıkışıyla ilk önce baranlara döndüm "çok özür dilerim çocuklar" ilk defa bana baktılar sanki onlardan özür dilemem onları hüsrana uğratmıştı odama doğru en üst kata çıkmaya başladım hemen arkamdan Arel geliyordu.

"Ben kıskanmadım bir kere ayrıcalık onlar fazla haddini aştı"

"Vurmak çözüm değildi Arel!"
Odaya ulaştığımda kapıyı açıp içeri girdim. Ardımdan Arel girdi ve kolumu tutup kapının yanındaki duvara yasladı.

"Neden yaptım biliyor musun çünkü onlara benden çok değer veriyorsun, her sabah beni gördüğün için değil onları gördüğün için mutlu oluyorsun sanki benimle değil onlarla evlenmiş gibi davranıyorsun"

Onu sevmemi mi istiyordu ki anlamadım?
Sonra dayanamayıp yutkundum
"Neden biliyor musun? Çünkü onların bana verdiği değeri sen bana vermiyorsun!"

Arel "Sende o zaman değerli biri olsaydında sana değer verseydin!" Bu sözler uzun zaman sonra kalbimi kırmaya yetmişti.

"Biliyorum değersiz olduğumu yüzüme vurmana gerek yoktu Arel" o an gözlerinde bir kırılma gördüm. Ama o an onu düşünmek istemedim.

Yanından geçip lavaboya ilerliyordum ki "Bana sen de değersiz diyip kusurunu yüzüme vurmayacak mısın?" Dediğinde arkamı hışımla döndüm.

"Senin kusurun yok Arel en azından benim için kusurun yok" dediğimde lavaboya gittim. Makyajımı temizledim üstümü değiştirdim.
Şuan onunla aynı odada uyumak istemiyordum çünkü uyurken konuşan bir insandım yani banna sorulan her soruya doğru cevap veriyordum.

Yapacak bir şey olmadığını ve bunu onun fark etmediğini düşüerek lavabodan çıktım. O çoktan yatmıştı bile bende hemen yanındaki boş yere yatarak lambayı kapattım ve düşünceler içerisinde uykuya daldım...

👑

Arel Karahan'ın Ağzından...

Bir kaç dakika sonra Tülin in düzenli nefeslerinden uyuduğunu anladım. Ona doğru döndüm ve yaklaştım yüzündeki saçlarını orta parmağımla ittim.

"Karım sana söylediğim şeyden dolayı çok üzüldün mü?" Diye sordum. Evet, onun böyle bir özelliği vardı uyurken doğruları dümdüz söylüyordu.

Mırırdanarak "hm hm" dediğinde içim daha da acıdı. "Peki özür dilese affeder misin?" Diye sordum bir ümitle

"Sanırım evet zaten beni herkes üzüyor. Bir o kalmıştı o'da yaptı" doğru diyorsu onu herkez üzmüştü.

"Peki, ağladınmı lavaboda" dedim duymak istemediğim cevabı söylemeyeceğini ümit ederek.

"Ağlamadım" dediğinde beklemediğim cevap olduğu için şaşırdım.
"Neden?"
Kafasını yana doğru yani bana doğru çevirince kafası bicepsime düştü "çünkü arel'in boynu yoktu ağlasaydım anlarlardı görürlerdi ağladığımı" dediğinde dayanamayıp "çok özür dilerim karım, senin için ne yapsam affedersin?"

"Çocuklardan özür dilersen ve bana söylediğin cümle için çikolata alırsan ve birde bir daha çocukları benden uzak tutmaya çalışmamalısın"

Yutkundum özür dilemek benim için zordu.
"Çok mu üzdüm ben seni"
Kafasını salladı "evet"

Dudağımı boynuna değdirip kulağına "özür dilerim güzelim" dediğimde "kokun çok güzel" dedi kıkırdamamak için kendimi tutum.

"Göğsümde uyumak ister misin?" Dediğimde tebessümle "evet,evet" dediğinde belinden tutum hafifçe kendime çektim kafasını göğsüme koydu.

Tamamen bilinci kapandı uykuya daldı.
"İyi rüyalar uyuyan güzelim" kafasına öpücük kondurdum ve bende ona eşlik ettim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.