Taht ve Kül kitap kapağı

5. bölüm / 11

Taht ve Kül

4.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Zümra

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 4.Bölüm

Merhaba canlarımm
Yeni bölüm şarkımız yüce Aşk / Motiv
İyi okumalar ve dinlemeler dilerim💕

👑

Sabah uyandığımda Arel'in göğsündeydim. Hemen geri çekildim. Uyanmaması için yavaşça yataktan kalkıp arkama döndüm. Ancak kendimi bileğimin çekilmesiyle tekrardan yatakta buldum.

"Arel bırak beni!" Diye kızdım.
"Biraz daha" gözlerini açmayarak konuşmuştu benimle.

"Arel bana dokunmanı istemiyorum" dedim ona hâlâ sinirliydim.
Arel'in gözleri aralandı ve istemeyerek bileğimi bıraktığında hemen geri çekildim banyoya gidip giyindim.

(Çanta yok💕)

Üstümü giyinip odaya geri döndüğümde Arel yatakta yatmış uyuyordu.
Umursamayıp telefonumu aldım ve aşağıya indim.

"Günaydın"dedim gülümseyerek baran hemen kafasını kaldırdı. "Günaydın tülinim" dediğinde keyfim yerinegeldi
Turgut bey "günahtın küçük hanımım" dediğinde onada başımla selamladım

Sağ başa oturdum. İdil "Arel yok mu?" Dediğinde
Ağzımı açmıştım ki "geldim" diyen Arel e sözüm kesildi.

Kötü, kötü baktım idil'e. Sonunda Arel de yerine oturunca yemeğe başlayacaklardı ki.
"Durun!" Dememle bakışlar bana döndü.

"Sarp nerde?" Dedim Koray'a bakarak. Koray nefes alıp verdi "yenge o abimle kavga edince odasından hiç çıkmaz"

"Tamam ben onu alıcam siz devam edin" ayağa kalktığımda İdil "boşuna konuşma gelmez o benim çağırmamla gelmediyse senin çağırmanla hiç gelmez" çatık kaşlarımla ona baktım.

"İzle ve gör o zaman" dedim ve saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdım ve merdivenlerden çıktım.
Sonunda sarp ın odasında durdum. Gözlerim merdivenin başında bizi izleyen Koray, baranve idili buldu. Merakla bizi izliyorlardı.

Kapıyı tıklattım içerden korayın sesi yükseldi
"Rahat bırakın beni!" Boğazımı temizledim
"Bende mi?" Dediğimde sarp sesimi duymasıyla içerde bir hareketlenme oldu.
Kapı hemen açıldı "yengem" dediğinde tebessüm ettim.

"Konuşalım mı?" Dediğimde içeriye buyurdu.
İçeriye girdiğimde odası ferahtı koltuğa oturduğumda kapıyı kapatıp karşıma geçti ve yere oturarak sırtını yatağa yasladı.

"Sarp biliyorum Arel'e kırgınsın zaten bende siz konuşmuyorsunuz diye onlarla konuşmuyorum ama bak böyle olmaz o masada herkez var ama sen yoksan yemem aç kalırım sonrada düşüp bayılırım." Dediğimde tebbesüm etti.

"Tülin abim yanlış bir şey söylerse moralim bozulur biliyorsun benimde bir gururum var"

"Tabikide var ben sana bir şey demiyorum ama Arel de diyemez dediği an beni kaybetçeğini iyi biliyor" dediğimde gözleri beni buldu bir umutla.

Kısık sesle öne eğilerek konuştum
"Hem idille ittaya girdik dedi onu ben getiremediğimsem sen hiç getiremezsin bende dedimki sarp beni kırmaz" kıkırdadı bu dediğime.

"Şimdi sen inmessen aşağıya aurambozulur" derin bir nefes verdi.
"Tamam geliyorum yengem için" dediğinde kocaman gülümsedim.

"Hazırlan ve gel aşağıya'da şu İdil'in yüzünü izleyelim" dediğimde kafasını olumlu anlamda salladı.

Odadan çıkıp aşağıya indiğimde İdil zafer gülüşüyle bana bakıyordu "Noldu" dedi alayla
Yerime oturduğumda İdil masaya doğru eğildi.
"Bak baran, Koray ve sarp la büyüdüm ben benden daha iyi tanıyamassın onları" dediğinde sinirlenmiştim.

"EMİN MİSİN İDİL?" Yukarıdan gelen sarp'ın sesiyle İdil'in yüzü düştü. Sarp merdivenlerden inip yanımdaki üçüncü sandalyeye oturdu.

Arel,İdil,Koray ve baran şoklar içerisindeydi.
"Tülinim sen nasıl ikna ettin ya onu" dedi şaşkınlıka baran.

"Baran sen böyle bir şey yaşasaydın ve ben gelseydin beni ret edermiydin?"
Baran bir hışımla
"O nasıl iş öyle yengem ben senin geldiğini ayak seslerinden anlar giyindiğim gibi gelirdim yanına" dediğinde havadan öpücük attım ona.

Hemen karşılık verdi o'da bana ancak benim derdim o değildi hemen idil'e döndüm yüzü öfke ve kızkançlıktan kızarmıştı.
"Yani ne yapıyoruz idilcim ön yargılı olmuyoruz"

Dediğimde daha çok sinirlendi.
Kahvaltımızı yapmaya başlamıştık, sonlara doğru Arel "Şirket'e gitmiyoruz bu gün ailecek dağ'a gidelim bir şeyler içmeye" dediğinde yüzüne bakmamıştık.

Annem,babam İdil ve Turgut bey hariç tabiki.
"Tabi gidelim oğlum" dedi annem neşeyle, ancak ben yüzüne dahi bakmıyordum. "E bizimkilere de soralım, geliyorsunuz deme" dedi

Koray "yengeme bağlı" Sarp "tülinim ne derse"
Baran "tülin gelirse gelirim" demişti hepsi mesafeli bir sesle. İdil daha da kudurdu.

"Kızım ne diyorsun" dedi babam. Benimkilere döndüm ve sağ gözümü napalım der gibi kırptım.

"Tülinim gidebilir bence bir sorun görmüyorum he ama sen diyorsan yok ya biz bu gün dördümüz flim günü yapalım diyorsan seve seve gelirim" dedi baran.

Koray "Vallahi he onlar gitsin biz filim izleyelim hem bence tülin net romantizim seviyordur."

Kaşımı sus anlamında kaldırdım "Yani şiddet korku sever benim yengem"dedi hemen u dönüş yaparak.

Arel " sizene tülindensiz kendi kararınızı verin"dediğinde üçü'de yüzüne bakmadılar.
"Yüzüme bakın" dediğinde Arel üçünün yüzü kurtar bizi servisine bana baktılar.

Boğazımı temizleyip "Akşam yapalım filim gecesini şimdi gidelim" dediğimde hepsi gülümsedi.

"O zaman akşam limonatalar benden" dedi İdil
Dördümüz aynı ağızdan bir anda "biz limonata sevmiyoruz" dedik diğerleri şokla bize bakıyoardı.

İdil "yeter artık kendinize gelin siz tülin değilsiniz onun gibi davranmayı bırakın" öfkeyle ve kıskançlıkla konuşuyordu.

"Yeter bu kadar gidelim" dediğimde üçlü ayağa kaktı ve beni beklediler ayağa kalkıp baran ve sarpın koluna girdim tam ortalarında.

Koray ise kolunu baran'ın sırtına atmıştı. Benim arabama binmiştik ben şöför koltuğundaydım diğer üçlü ve İdil arkada hemen yan koltuğumda Arel oturuyordu

Koray "yenge müzik açalım" dediğinde onayladım "ne açalım" dediğimde sarp "reynmen ela aç yenge" dediğinde bağlanıp şarkıyı açtım.

Hepimiz güneş gözlüklerimizi taktık ve şarkıyı son sese alıp bağıra bağıra söylemeye başladık.

Yalan söyleme gözlerime bak bu kez
Yalan söyleme gözlerime bak bu kez
Yalan söyleme gözlerime bak bu kez
Bu kez, bu kez

Şarkıyı söylerken kırmızı ışıkta durdum. Baran bir anda şarkıya tek başına eşlik edince şokla ona döndüm "sesin çok iyi" dediğimde hepsi güldü "senin kadar olmasada var bizde bir şeyler" dediğinde kahkaha attım.

Camımı açtım. Yanımda bir araba durdu içinden emre çıktı "Ooo Tülin hanım nerelerdesiniz siz"
Emre benim sürekli yendiğim araba yarışlarındaki dostum du "Emre vallahi evlendim ben ondan gelemdim"

"Hayırlı olsun gel şu açığı kapatalım."
Dediğinde direk ne demek istediğini anladım
"Yeşil ışık yandığında yarış başlar" dediğimdekabul etti.

Şarkı Yüce Aşk şarkısı çalmaya başladı.

Ey, yüce aşk
Sana boş yere kurulduğum
Eros'un oklarıyla vuruldum
Yanımda hep bi silah bulunur

Gaza bastım ondan önce başlamıştım arabaları sollayarak geçiyordum. Hemen yanıma emre geldi "tülin ileride uçurum var yavaşla" gülümsedim. İzle ve gör dediğimde şarkıyı değiştirip I Got Love açtım.

Rusça bildiğim için iyi bir diksiyon'la söylüyordum şarkıyı.

"A-TA-MAN" dedim ve hızımı arttırdım. Uçuruma geldiğimde üçüncü virajımı alıp direksiyonu sola kırdım. Drift atarken frena bastım ve sonra tekrar gaza yüklendiğimde kritik noktayı geçmiştik.

"Helal be yengem" diye bağırdı baran arkasından ise Koray,sarp
Gülümsedim.

Sonunda geldiğimizde arkamda emre durdu onun arkasında Turgut beyin arabası. Hepsi yanımıza geldi emre karşımda durdu. "Kazandım paramı alayım" dediğimde
İkimizde güldük şaka yaptığımı anlamıştı o.

Baran ve diğer ikisi Emre'ye öldürecek gibi bakıyordu. Çalışan yanımıza geldi ve ayrıtılan masaya götürdü.

Koltuğa oturduğum da emre yanıma oturacaktı ki sağıma baran ve Koray soluma ise sarp oturunca şaşkınca emre bize baktı. Pek takılmayıp karşıma oturdu annemler de oturduklarında sohbet etmeye başladık.

"Tülin'cim o zaman tür kahvesi söylüyorum"
Baran Koray ve sarp "Tülin onu sevmez" dediler tek ağızdan emre kaşlarını çattı. "Sizmi biliyorsunuz ne sevdiğini"

Dediğinde hepsi çatık kaşlarla ona bakıyorlardı.
"Yeter!" Dedi Arel emre "Eğer biz istersek tülin bir daha yüzüne bile bakmaz" dedi sarp emre bana döndü.

"Beni onlar için satmazsın değil mi tülin?" Dediğinde "ben onlar için kocamı gözden çıkarmışım seni çıkarmazmıyım sanıyorsun" dediğimde emre şok la baktı.

Ayağa kalktı "sonra görüşürüz tülin" dedi ve arabasına binip gitti. Herkez siparişlarini vermişti bende sıcak çikolata içiyordum.

Herkes sohbet ederken arel'in sesiyle sustular "Şşşt" dediğinde sarp,Koray ve baran'ın yüzleri Arel'e döndü "Gelin lan!" Kollarını açtı çocuklar sanki bunu bekliyormuş gibi kalkıp hemen Arel'e sarıldılar fakat baran yanımdan kalkmamıştı

Arel "Gelsene oğlum!" Dediğinde baran çatık kaşlarla "benim yengemi üzdün sen konuşmuyorum seninle" dediğinde duygulandım "yerim lanse i" dedim ve ensesine vurdum.

"Yengelerin gülü az bile senin için" Arel öfkeyle "Seninle barışayımda ben karımı hallederim" dediğinde baran bana baktı gideyim mi der gibi.

Gözlerimle onayladım hemen kalkıp Arel e sarıldı. Sonra tekrar yanıma oturdular ben sıcak çikolatamı yudumlamaya başladım.

Arel "Eğer beni affeder sen sana iki kutu yaş pasta alırım hemde çikolatalı" dediğinde hemen ona döndüm fincanı masaya koyup yerimden kalktım ve ona koştum.

Boynuna atladım "Affettim, affettim" dediğimde elleri belimi buldu. "Anlaştık" dediğinde ondan ayrılmıştım ki buraya doğru gelen kadını gördüm.

"Arel bey" dediğinde kaşlarım çatıldı. "Hoş geldin İrem" dediğinde İrem gülümsedi

"Bu kim?" Sordum Arel'e "yeni evdeki temel işlerle ilgilenen düzenini kuran kişi" dediğinde
Ne gerek vardı diye geçirmeden edemedim içimden.

"Siz?" Diye sordu İrem "ben Tülin Karahan" dediğimde gülümsedi "Sanırım arel'in kuzeni felansınız" dediğinde kahkaha attım.

"Karısıyım" dediğimde yüzü düşecek gibi oldu ama hemen toparladı. Tam o an içeriye siyah takım elbiseli adamların girmesiyle hepimizin kfası o yana doğru döndü...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.