17. bölüm · Sözsüz Bir Yargı

Bölüm 17

bi yazars

Kapı açıldığında evin içindeki hava değişti.
Sanki oksijen çekilmişti.

Kapının önünde duran adam Baran'ı tanıyordu. Bu belliydi. Gözlerinde şaşkınlık yoktu. Sadece hesap vardı. Arkasında iki kişi daha vardı. Sessiz, hazır.

"Geç kaldın," dedi adam.
"Biz seni bekliyorduk."

Baran bir adım öne çıktı.
"Yanlış kapı," dedi.
"Sorununsa benimle konuşursun."

Adam güldü.
"Zaten onun için geldik."

Bir anlık bir hareket oldu. Duru geriye çekildi. Baran refleksle önüne geçti. Bu, düşünülmüş bir hareket değildi. İçgüdüydü.

Silah sesi duyuldu.

Duru o sesi daha önce duymamıştı. Ama bedeninin verdiği tepki tanıdıktı. Kulakları uğuldadı. Zaman yavaşladı. Baran'ın yere düştüğünü gördü.

"Baran!" diye bağırdı.

Bu kez sesi çıktı.

Her şey çok hızlı oldu. Kerem ve adamlar içeri doldu. Bağırışlar, koşuşturmalar... Ama Duru bunların hiçbirini net duymuyordu. Yerde yatan Baran'a bakıyordu sadece.

Kan vardı. Çok değildi ama yeterinceydi.

Duru dizlerinin üzerine çöktü. Ellerini nereye koyacağını bilmiyordu. Kalbi göğsünden çıkacak gibiydi.

"Bak bana," dedi.
Sesi titriyordu.
"Bak... lütfen."

Baran gözlerini araladı. Zorla gülümsedi.
"Abartma," dedi fısıltıyla.
"Bu... ilk değil."

Duru'nun gözlerinden yaşlar aktı. Saklamadı.
"Son olsun," dedi.
"Ne olur."

Hastane koridorları soğuktu. Işıklar fazlaydı. Beyaz her şey. Fazla beyaz.

Duru bir sandalyede oturuyordu. Elleri kanlıydı. Yıkamak istemedi. Sanki yıkarsa, Baran'ı da kaybedecekmiş gibi geliyordu.

Kerem karşısındaydı. Yüzü sertti ama gözleri doluydu.
"Abi güçlüdür," dedi.
"Merak etme."

Ama Duru merak ediyordu.
Ve korkuyordu.

Saatler geçti. Zaman uzadı. Sonra bir doktor çıktı.

"Hayati tehlike atlatıldı," dedi.
"Şanslı."

Bu kelime Duru'nun dizlerinin çözülmesine yetti. Olduğu yere çöktü. Ağladı. Sessizce değil. Saklamadan.

Baran uyandığında ilk gördüğü şey Duru'nun yüzüydü. Gözleri şişmişti. Ama oradaydı.

"Gitmedin," dedi Baran.

"Gitmedim," dedi Duru.
"Gitmeyeceğim."

Baran gözlerini kapattı.
"Beni bu yüzden öldürecekler," dedi.
"Çünkü ilk kez... vazgeçmedim."

Duru başını salladı.
"Ben de vazgeçmedim," dedi.
"Senden. Kendimden."

Gece çöktüğünde Duru camdan dışarı baktı. Şehir yine aynıydı. Ama onun içindeki dünya değişmişti.

Kaybetme korkusu, onu zayıflatmamıştı.
Aksine, netleştirmişti.

Baran yaşarsa...
Bu hayat yarım kalmayacaktı.

Ve Duru, artık sadece hayatta kalan değil,
seçen biriydi.