3. bölüm / 6
SON GECEKayboluş
Bölümler 6Şu an: Kayboluş
SON GECE
3. Bölüm
Gece yarısını çoktan geçmişti.
Dilan yatağında sağa sola dönüyor ama bir türlü uyuyamıyordu.
Akşam duyduğu siren sesleri hâlâ kulağındaydı.
Telefonunu komodinin üzerinden alıp saate baktı.
02.17
Tam ekranı kapatacakken telefon bir anda titredi. Bilinmeyen numaradan mesaj gelmişti.
Bilinmeyen Numara:
Pencereden dışarı bakma.
Dilan kaşlarını çattı. Bir an bunun Ahmet’in yaptığı saçma bir şaka olduğunu düşündü.
Hemen yazdı.
Dilan:
Kimsin?
Mesaj görüldü bile olmadı.
Cevap gelmedi.
Odada derin bir sessizlik vardı.
Sadece mutfaktan buzdolabının hafif uğultusu duyuluyordu.
Dilan istemsizce pencereye baktı.
Perde kapalıydı. Mesajı tekrar okudu.
Pencereden dışarı bakma.
İçinde anlamsız bir huzursuzluk oluştu. Tam telefonu yatağın üzerine bırakırken dışarıdan metal bir şeyin yere sürtünme sesi geldi.
Gııırrrt…
Dilan doğruldu. Bu ses apartmanın önünden gelmiş gibiydi. Bir süre kıpırdamadan dinledi.
Ardından sessizlik.
Telefon yeniden titredi.Bu kez aynı numara arıyordu. Dilan birkaç saniye ekrana baktı. Açmadı.
Telefon sustu.
Hemen ardından bir mesaj daha düştü.
Bilinmeyen Numara:
Bu gece kapını kilitle.
Dilan’ın boğazı düğümlendi. Yatağından kalkıp odasının kapısını açtı.
Koridor karanlıktı.
Annesinin odasından düzenli nefes sesi geliyordu. Her şey normal görünüyordu. Yavaşça giriş kapısına kadar yürüdü.Kapının kilidini kontrol etti.
Kilitliydi.
Zinciri de taktı.
Kendi kendine gülmeye çalıştı.
“Kesin manyağın biri.”
Ama nedenini bilmediği bir şekilde telefonu elinden bırakamıyordu. Sabaha kadar birkaç kez uyandı.Her uyandığında ilk yaptığı şey ekranı kontrol etmek oldu.
Başka mesaj gelmemişti.
Sabah olduğunda gökyüzü griydi.Mahalle her zamanki gibi görünüyordu.
Fırının önünde insanlar simit bekliyor, çocuklar okula gidiyor, apartman önlerinde yaşlılar sohbet ediyordu.Sanki gece yaşadığı o gariplik yalnızca kötü bir rüyaymış gibiydi.
Dilan hazırlanıp evden çıktı. Tam sokağın köşesini dönerken ileride Tuğba’nın evinin önünde iki komşunun konuştuğunu gördü. Kadınlardan biri endişeli görünüyordu.
“Dünden beri görmedim ben kızı.”
Diğeri başını salladı.
“Telefonu da kapalıymış.”
Dilan yürümeye devam etti ama kulağı ister istemez konuşmalardaydı.
Tuğba’yla aynı mahallede büyümüşlerdi. Selamlaşırlardı ama hiç yakın arkadaş olmamışlardı. Bu yüzden üzerinde çok durmadı.
Belki bir yere gitmiştir diye düşündü. Öğlene kadar hayat normal akışında devam etti.
Ta ki mahalle grubuna düşen ilk mesaj gelene kadar.
Mahalle Grubu:
Tuğba’yı gören var mı? Ailesi ulaşamıyormuş.
Dilan ekranı birkaç saniye izledi.Altına onlarca mesaj gelmeye başladı.
“Dün akşam marketteydi.”
“Ben sabah işe giderken görmedim.”
“İnşallah bir şey yoktur.”
Dilan telefonu cebine koydu.
İçinde tarif edemediği o huzursuzluk yeniden kıpırdanmıştı.
Akşam işten dönerken mahalle alışılmadık şekilde kalabalıktı.Tuğba’nın apartmanının önünde birkaç polis aracı vardı. Mavi kırmızı ışıklar binanın duvarlarına vuruyordu.Kimse yüksek sesle konuşmuyordu.
Herkes fısıldıyordu.
Dilan yavaşça kalabalığın yanından geçti. Tam o sırada komşulardan biri onu gördü.
“Dilan…”
“Efendim?”
Kadının gözleri dolmuştu.
Tuğba’yı bulmuşlar.
Dilan’ın yüzü bir anda ciddileşti.
“Nerede?”
Kadın cevap vermeden önce dudaklarını bastırdı.
“Evinde…”
Dilan’ın kalbi hızlandı.Kalabalığın içinden başka bir ses yükseldi.
“Zavallı kız…”
Bir başkası ise ağlayarak konuştu.
“Köpeği hâlâ yaşıyormuş…”
Dilan istemsizce dönüp baktı.
İnsanlar birbirine yaklaşmış, sessizce aynı şeyi konuşuyordu.Söylenenler parçalıydı.Kimse tam olarak ne olduğunu bilmiyordu.
Sadece tek bir ayrıntı herkesin ağzında dolaşıyordu.
Tuğba son anlarında köpeğine zarar vermemek için kendini durdurmaya çalışmıştı. Ve bunu başaramayacağını anlayınca hayatına son vermişti.
Dilan’ın tüyleri diken diken oldu.
Tuğba’nın küçük beyaz köpeği gözünün önüne geldi.
Her sabah apartmanın önünde kuyruğunu sallayarak dolaşan o sevimli hayvan…
Bir insan neden kendi köpeğine zarar vermek isteyecek hale gelirdi?
Bu düşünce aklından çıkmıyordu. Eve geldiğinde hava çoktan kararmıştı.Ayakkabılarını çıkarıp odasına geçti. Telefonunu şarja takarken ekran yeniden titredi.
Aynı bilinmeyen numara.
Dilan nefesini tuttu.
Mesaj yalnızca iki kelimeydi.
Bilinmeyen Numara:
Geç kaldın.
Dilan uzun süre ekrana baktı.
Parmakları titreyerek yazdı.
Dilan:
Sen kimsin?
Bu kez cevap gelmedi.
Odadaki sessizliğin içinde uzaktan yine siren sesleri duyulmaya başladı.Hem de bu kez…
Dünden çok daha fazlaydı.
Bölüm etkileşimi
