SON GECE kitap kapağı

5. bölüm / 6

SON GECE

Güvenli Yer

Vaveyla Yazarı: Dilan Ersoy

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Güvenli Yer

SON GECE
5. Bölüm
Ayak sesleri merdiven boşluğunda yankılanıyordu.
Ahmet önde, arkasında Burak, Mert, Ela ve Ayça vardı.
“Yukarı çıkın!” diye bağırdı Ahmet.
Herkes basamakları ikişer ikişer çıkıyordu. Arkalarından gelen ses giderek yaklaşıyordu.
Tak… tak… tak…
Mert nefes nefese kaldı.
“Bu şey hâlâ geliyor!”
“Sus, koş!” diye bağırdı Burak.
Ahmet üst kata ulaştığında koridordaki kapılardan birini açıp herkesi içeri soktu.
Kapıyı kapattılar.
Bir süre kimse konuşmadı.
Sadece nefes sesleri duyuluyordu.
Sonra…
Koridordan yavaşça bir ayak sesi geldi.
Tak.
Herkes birbirine baktı.
Tak.
Ayça ağzını eliyle kapattı.
Tak.
Ses kapının önünde durdu.
Kimse nefes almaya bile cesaret edemiyordu. Birkaç saniye sonra ses uzaklaştı.
Mert fısıldadı:“Gitti mi?”
Ahmet cevap vermedi.
Telefonunu çıkardı.
“Ben ailemi arayacağım.”
Numarayı çevirdi. Telefon birkaç kez çaldı. Sonunda annesi açtı.
“Ahmet? Oğlum neredesin sen?”
Ahmet hemen sordu:
“Anne, siz neredesiniz?”
“Anneannenin evindeyiz. Dilan’ın annesi de burada.”
Ahmet’in yüzü biraz olsun rahatladı.
“İyi. Hepiniz orada kalın. Sakın dışarı çıkmayın.”
“Ne oluyor oğlum?”
Ahmet birkaç saniye sustu.
“Bilmiyorum anne. Ama dışarıda insanlar birbirlerine saldırıyor. Çok garip bir şey var.”
Telefonun diğer ucunda sessizlik oldu.
Ahmet devam etti:
“Bizi bekleyin. Dilan’ı almaya gidiyoruz. Sonra hepimiz anneannede buluşacağız.”
Annesinin sesi titredi.
“Tamam oğlum. Baban da burada. Herkes burada.”
“Kapıyı kimseye açmayın.”
“Tamam.”
Ahmet telefonu kapattı. Burak ona baktı.
“Dilan’ı almaya gidiyoruz yani?”
Ahmet başını salladı.
“Evet. Sonra direkt anneanneme.”
Dilan’ın evde tek başına olduğunu düşününce yüzündeki endişe arttı.
“Bekleyemeyiz.”
Dilan o sırada evde tek başınaydı.
Salonun ışığını bile açmamıştı. Perdenin arkasından sokağı izliyordu. Az önce gördüğü adam ortadan kaybolmuştu. Telefonunu eline aldı.
Annesini aradı.
Aranıyor…
Birkaç saniye sonra:
Arama başarısız.
Dilan’ın kalbi sıkıştı.
“Anneanne…”
Bir kez daha denedi. Yine ulaşamadı.
Tam telefonu masaya bırakacaktı ki ekran titredi.
Bilinmeyen Numara.
Dilan’ın eli havada kaldı. Mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara:
Kapıyı açma.
Dilan kaşlarını çattı.
Hemen ardından ikinci mesaj geldi.
Onlar geldiğinde de açma.
Dilan’ın nefesi kesildi.
“Kim?”
Mesajın altına yazdı.
Gönderdi.
Birkaç saniye geçti.
Cevap gelmedi.
Dilan telefonu bırakmak üzereyken üçüncü mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara:
Geç kaldın.
Dilan’ın yüzündeki bütün renk çekildi.
Tam o sırada…
Kapı zili çaldı.
Dilan olduğu yerde dondu. Bir kez daha çaldı.
Ding dong.
Dilan kapıya doğru baktı. Telefon hâlâ elindeydi. Kapının arkasından
Ahmet’in sesi geldi:
“Dilan!”
Dilan’ın gözleri doldu.
“Ahmet?”
“Benim. Aç kapıyı!”
Dilan birkaç adım attı. Tam kilide uzanacakken telefon yeniden titredi.
Yeni mesaj:
Bilinmeyen Numara:
Onlara güvenme.
Dilan’ın eli kilidin üzerinde kaldı. Kapının diğer tarafında Ahmet tekrar bağırdı:
“Dilan, aç!”
Dilan gözlerini kapattı. Sonunda kilidi çevirdi.Kapı açıldı.Ahmet onu görür görmez sarıldı.
“İyi misin?”
Dilan başını salladı.
“İyiyim.”Ahmet yüzüne baktı.“
Annenle konuştun mu?”
“Hayır. Ulaşamıyorum.”
Ahmet:“Anneannenin evindeler. Ben annemle konuştum. Hepsi orada.”
Dilan’ın yüzündeki korku biraz olsun azaldı.“
Gerçekten mi?”
“Evet. Bizi bekliyorlar.”
Burak, Mert, Ela ve Ayça da içeri girdiler.
Mert kapıya bakarak:
“Burada fazla kalmasak iyi olur.”
Burak başını salladı.
“Dışarıda ne olduğunu bilmiyoruz.”
Dilan telefonunu cebine koydu.
Mesajlardan hiç bahsetmedi.
Henüz değil.
Ahmet ona döndü.
“Hazır mısın?”
Dilan başını salladı.
“Hazırım.”
Hep birlikte apartmandan çıktılar. Sokak artık birkaç saat önceki sokak değildi. Bir dükkânın camı kırılmıştı. Yerde devrilmiş bir çöp kutusu vardı. Uzakta insanlar koşuyordu. Bir araba kaldırımın üzerine çıkmıştı.
Ahmet arabaya yöneldi.
“Hepiniz binin.”
Dilan arka koltuğa geçti. Araba hareket etti. Anneannesinin evine doğru ilerlemeye başladılar. Fakat birkaç dakika sonra trafik tamamen durdu. Ahmet frene bastı.
“Buradan geçemeyiz.”
Burak öne eğildi.
“Başka yol var mı?”
Ahmet telefondaki haritaya baktı.
“Var. Ama yolu uzatıyor.”
“Fark etmez,” dedi Ela.
“Yeter ki oraya ulaşalım.”
Ahmet direksiyonu çevirdi.
Arka sokaklara girdiler. Dilan camdan dışarı bakıyordu. Bir adam yolun ortasında dizlerinin üzerine çökmüştü. Başını ellerinin arasına almıştı. Yanından geçen bir kadın ona yardım etmek için yaklaştı. Adam bir anda başını kaldırdı.Kadının üzerine saldırdı. Dilan’ın gözleri büyüdü.
“Ahmet…”
Ahmet ona baktı.
“Ne oldu?”
Dilan titreyen parmağıyla dışarıyı gösterdi. Herkes aynı anda o tarafa baktı. Kimse konuşmadı. Çünkü artık bunun tek bir olay olmadığını anlamışlardı.Bir şey oluyordu. Ve giderek büyüyordu.
Ahmet direksiyonu daha sıkı kavradı.
“Anneanneme ulaşacağız.”
Dilan telefonunu çıkardı.
Ekranda hâlâ aynı mesaj duruyordu:
Onlara güvenme.
Dilan ekranı kapattı.
Ama içindeki korku artık daha büyüktü.
Çünkü bilmiyordu…
Kime güvenecekti?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.