8. bölüm · Siyaha Bulaşan Beyaz
7. Bölüm: Kabul edilmeyen hisler
Alaz hayatıma girmeden önce normal bi hayatım vardı. Sabah kalkar annem ve babama kahvaltı hazırlar, odama çıkardım.
Odamda da pek bişi yapmazdım, genelde hep uyurdum. Yada yaralarıma merhem sürerdim. Hafta sonu nisa'nın yanına gider, yaşadıklarımı anlatırdım.
Ne çok şey yaşamışım. Sakin ama canımı yakan bi hayatım vardı. Şimdi ise Deli dolu ve canımı yakmayan bı hayatım vardı. Hangisi daha iyi bilmiyordum.
Gözlerim bulutlara doğru yükselen dumanlara bakıyordu. Ne kadar çok patlama yaşanmıştı. Sonunda başımı çevirip, karşımda çok ciddi bi şekilde bana bakan Alazı gördüm.
"Sen mi yaptın?" Dedim, bende aynı ciddiyetle. Bu yaptığı doğru değildi. Allah bilir kaç bebek canından olmuştu? Kaç eş karısından ayrılmıştı? Eğer o yaptıysa tepkimi koyucaktım.
"Şüphen mi var?" Dedi. Sinirle ona bakmaya devam ettim. Bunu neden yapmıştı? Kendini insanlara düşman ediyordu. Delinin tekiydi. Hem deli hemde düşüncesizdi.
"Allah bilir senin yüzünden kaç çocuk hayatını kaybetti? Kaç eş karısından ayrıldı? Kaç genç anne ve babasından ayrıldı? Delirdin mi sen!?" Dedim, sinirle.
Ciddiyetini bozmadan bana bakmaya devam etti. "Çocuklar konusunda için rahat olsun tek bi çocuk bile yoktu. O eşler bu hayatta kalmayı bile hak etmiyolar. Bilmediğin şeyler var." Dedi.
Bu adam gerçekten de deliydi. Yaptığı sanki iyi bişeymiş gibi bahsediyordu. Her ne olursa olsun böyle yapmaya hakkı yoktu. "Yine de bu yaptığın iyi bişey değildi!" Dedim.
Tam üstüme doğru yaklaşıp "Bidaha bana bağırırsan tüm ülkeyi yakarım. Yaparım bilirsin." Dedi. Ürpermemek elde değildi. Kafamı dışarı çevirip susmaya karar verdim.
"Peki neden 7?" Dedim, dışarı bakmaya devam ederek. O bana bakıyor muydu hiç bilmiyordum. Allah kahretsin ki bu adamdan korkuyordum. Ama şöyle bişi de vardı. Canımı yaksalar ilk onun yanına giderdim.
" Bi önemi mi var?" Dedi. Söylese canı çıkacaktı. İlla uzatarak konuşucaktı. Hala ona bakmıyordum. "Evet." Dedim.
Alazdan
Camdan dışarı bakarken tıpkı sahibinden kaçıp gitmek isteyen kedilere benziyordu. Ona kızamıyordum. Bişey beni ona çekiyordu. Saçları çok güzeldi. Ateş gibi saçları vardı.
İçimden kendi kendime 'saçmalama alaz!' dedim. O kızla işim olmaz benim. Hem biz onunla formalite olarak evlenmiştik. Bi kere o çok inatçıydı.
Başını çevirip bana baktı. Gözleride ateş gibiydi. Çok güzeldi ama olmazdı bizden. Niye diceksiniz büyük ihtimalle, niye bizden olmaz bende bilmiyorum ama olmaz işte.
"Kolombiyada nerede kalıcaz?" Dedi. Sesi çok güzeldi. Tıpkı bi ninni gibiydi. Her erkeği aşık ettirirdi. Kimse aşık olamaz ona!
"Ailemle." Dedim. Her zaman ona karşı mesafeli davranıyordum. Ama canı yansa tüm dünyayı yakardım. Neden bilmiyorum ama onun tek bi göz yaşı benim dünyayı yakmam için sebebimdi.
Gözleri kocaman açılmıştı. İçindeki heyecanı görebiliyordum. İçindeki çocuğu alıp götürmüşlerdi. Ama ben o çocuğu geri getiricektim, ne olursa olsun. Hafif tebessüm etti.
Telefonum çalmasıyla ona bakmayı kesmek zorunda kalmıştım. Yoksa gözlerimi çekmeye niyetim yoktu. Telefonu açıp kulağıma götürdüm. "Abi Haco Baba'nın yerini öğrendik." Diye direk konuya girmişti yardımcım.
Lafın uzatılmasından nefret ederdim. Adamlarımda bildiği için direkt konuya girerlerdi. "Ben 4 saate orda olurum. Gelince onun işini bitiririm sen onu takip etmeye devam et."
Alevden
' işini bitiririm' mi demişti? Gerçekten bu adamdan korkulurdu. Hem daha 4 saat mi vardı? gerçekten yaa. Kendi kendime camdan bakmaya devam ederken onun sesini duydum.
"Benim hakkımda merak ettiğin soruları sorabilirsin." Dedi. Madem öyle kendi kaşınmıştı. Çok merak ediyordum ama belli etmiyordum. Bi müddet düşündüm.
"Sen ne tür bi mafyasın?" Dedim. Mafyalara ilgim vardı. Biraz garip olmuştu ama olsun, hem kendisi demedimi merak ettiğin soruları sor diye, bende bunu merak ediyordum.
İlk başta güldü. Çok güzel güldü bu aradaa. Noluyodu bana? Delirmek üzereyim. Ona aşık olmazdım değil mi? Hayır alev saçmalama siz zorla evlendiniz ne aşkı.
"İtalyada doğdum. Şu yaşıma kadar hep orda durdum. Herkes beni Amerikada durdum biliyo. Yani İtalyan mafyasıyım." Dedi. Bendeki şansa bak koskoca İtalyan mafyası Alaz Williams benim kocam.
Yine saçmalıyorum. Siz takmayın beni. "Sende merak ettiğin soruları sorabilirsin." Dedim. Bi süre bekledi. Sanki söylemek istiyodu ama nasıl söyleyeceğini bilmiyodu.
"Annen ve baban..." Diyip sustu. Gözlerimin hafif hafif dolduğunu hissedebiliyodum. Onlar benim annem ve babam olmayı hak etmiyolardı. Bana çok şey yaşatmışlardı. İkisinede hakkımı helal etmiyodum.
"Onlar benim annem ve babam değil." Diyerek ayağa kalktım Alazın yanından lavaboya gidicekken hiç ama hiç istemiyeceğim bişi oldu. ALAZIN ÜSTÜNE DÜŞTÜM. hemde istemeyerek.
Üstüne oturmuşt resmen. Oda şok olarak bana bakıyordu. Tam kalkıp gidicekken belimdeki elini hissettim. Nefesi yüzüme değecek kadar yakındık. "Kocan değil miyim? Niye kaçıyosun benden?"
Kocam? Ve ondan kaçmıyodum. Böyle olmamiz doğru değildi. Evliliğimiz formaliteydi, Bunu kaç kere hatırlattım bilmiyodum. Ama çok oldu. Öyleydi. Çok farklıydık.
Yavaşça elini kaldırdı. Böyle yapması beni korkutmuştu. Gözlerimi kapatıp geri çekildim. Ellerini saçımda hissetmemle gözlerimi açtım. Şuana kadar hiç bir erkek saçıma dokunmamıştı. Yani ben izin vermemiştim.
Neden bilmiyorum ama Alazın elini çekmek istemiyordum. Bi süre sacimla oynadı. Bende ona baktım. İyice yaklaşıp saçımı öptü. Şaşırarak ona baktım. "Bakma öyle ilk defa böyle saçlar görüyorum, dokunup öpmek istedim."
Sustum bişi demedim. Hoşuma gitmişti. Gözlerimiz çok şey anlatıyodu, dudaklarımız konuşmasa bile. Kafam ve karnım alaza yaşlanmış, ayaklarım ise Alazın yanındaki boş koltuktaydı.
Alaza bakmaya devam ederken üstüme gelen örtüyle gözlerimi daha da açtım. Bu halime gülmüştü. "Hiç öyle bakma uyumadın gün boyu biraz uyu daha 3.30 saat var."
Hiç bişi demeden biraz kendimi geri attım. Kafamı Alazın dizine koydum. Alaz ise böyle yapmamı sevmemiş gibi yaparak, kollarımdan tutup kendine çekti. Başım omzuna değiyordu.
Ayaklarımı kendime çekip uyumaya başladım. Çok güzel kokuyorduu. Bunu söylemiş miydim? Kokusu herkesi hemen uykuya daldırırdı. İstemesemde uykunun beni çağırmasıyla ona kollarımı teslim ettim.
________________________________________
Ufak bilgi*
Sevgili okurlarım, Alazın Kolombiyada yaşadığını ve Alevle birlikte Kolombiyaya gidiceğini yazmıştım. Onu Amerika diye değiştirdim. Bide Alazı ilk kitapta Rus mafyası olarak yazmıştım. İtalyan diye değiştirdim. Bilginiz olsun. Bu arada yazım yanlışları varsa kusura bakmayın, bazen klavye çeviriyor.
Umarım bölümü beğenirsinizz 😊
Seviliyosunuzz 💙
