Bölümler 9Şu an: 3. Bölüm: Gerçekler
- 1 Giriş1.640 kelime
- 2 1. Bölüm: Cesaret1.507 kelime
- 3 2. Bölüm: Kötü günün kârı1.550 kelime
- 4 3. Bölüm: Gerçekler1.916 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 4. Bölüm: Acı Geçmişler947 kelime
- 6 5. Bölüm: Bilinmeyen hisler1.127 kelime
- 7 6. Bölüm: İntikam695 kelime
- 8 7. Bölüm: Kabul edilmeyen hisler914 kelime
- 9 8. Bölüm: Kıskançlık912 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu hayatta hiç doğru düzgün şeyler yaşamamıştım yani şöyle diyim doğru düzgün nasıl gülünür nasıl öpülür nasıl sarılır hiç bilmem ama konu ağlamak olunca hassas noktamdı.
Ağlamak ve üzülmekle ilgili her şeyi bilirdim. Şu anda olduğum durumda çok garip bi durumdu. Saçma sapan bi şeyin içindeydim.
Alaz hala beni sert bi şekilde öpüyordu ama ben karşılık veremiyordum. Bu hayatta hiç kimseyi öpmemiş ve öpmekle ilgili şeyler izlememiştim. Ondan hiç bişeyi doğru düzgün bilmiyordum.
O beni öpüyor ben ise öyle durmuş onun öpüşünün bitmesini bekliyordum. Tıpkı bi otobüs bekler gibi. Öpmesi de hoşuma gidiyordu ama yaptığımı yanlıştı. Bi anda geriye çekildim.
Alazla hala yüzümüz çok yakındı. Ders olsun diye elimi kaldırıp yüzüne sert bi tokat vurdum. Hiç hoşuma gitmemiş gibi davrandım. Ama hoşuma gitmişti.
O hafif şaşkınlık ve sinirli bi şekilde bana bakarken ona "bidaha eğer beni öpersen seni mahvederim" dedim. Yolumu evin tersine çevirip yürümeye devam ettim. Berkin yanına gidicektim.
Gerçi ben size bahsetmedim. Burda babamın gelir götürünü yapıyordu. Onunla gide gele çok yakın olmuştuk. Kardeş gibiydik en azından ben öyle düşünüyorum.
O biraz farklı bakıyordu bana. Her gün çiçek getirirdi ama son 4 gündür gelmiyordu yanıma, en azından haber etseydi. Merak etmiştim.
Sinirle giderken kolumu tutup beni kendine çeviren Alazı gördüm. Hala peşimden geliyordu.
"Öyle kolay kolay gidemezsin kızım, sen artık bana aitsin nereye gittiğini bilmem gerekiyo!?" Dedi sinirle. Ona ters ters bakmaya başlayınca oda bana aynı şekilde baktı.
"Merve'ye gidicem, arkadaşım." Derken Kolumu onun elinden kurtardım. Doğru söyleseydim eğer kızabilirdi, babama yaptığını Berke yapabilirdi.
O zaman vicdan azabı çekerdim ciddi anlamda. Berkin evine doğru giderken arkama sık sık bakıyordum, Kimseyi görmeyince daha da rahatlıyordum.
Berkin evinin önüne gelince kapıyı çaldım. İlk başta kimse açmadı. Daha sonra Berk üstünde hiç bişi olmadan karşıma çıktı.
Allah'tan altında eşofman vardı. "Berk bugünlük burda kalabilir miyim?" Dedim. Sesim baya titriyordu ama umrumda değildi. Şu anda tek istediğim bi eve girip sığınmaktı. "Tabi buyur gel sorman hata" dedi.
Kapının önünde çekilip bana yer açtı, geçmem için. Hemen geçip nisanın odasına gittim. bu arada nisayla Berk kardeş bilin istedim.
Nisa üstümün sırılsıklam olduğunu görünce ilk şok oldu ardından üstümü kurulamam için bana bi havlu verdi. "Noldu kızım bu haline Allah'tan 4 gündür uğramadım." Dedi.
Ona cevap vermeden dolaba ilerleyip üstüme tişört altıma şort giydim. Aslında şort giymicektim ama şorttan başka altı yoktu.
Odadan çıkıp berkin yanına gittim. Ben gelirken beni süzüp gülmeye başladı. "Kızım kardeşim senden küçük ama onunkiler sana tam oluyo, bişeyler yemiyomusun sen evde?" dedi.
Berk ve Nisa benim o evde neler çektiğimi biliyorlardı hatta Berk bi kere evden kaçmama yardım etmişti ama babam yakalayınca benide berkide bi güzel dövmüştü.
"Sence Berk yiyebiliyo muyum?" Dedim. Berk bi anda bana mahçup olmuş gibi bakmaya başladı. O bakarken bende onun yanında aramıza mesafe koyarak oturdum.
O ise bana dönüp elimi tuttu. "Kızım diyorum sana gel evlen benle diye kabul eden kim Allahala" dedi. Doğru ya ben bunlara hiç bahsetmemiştim evleneceğimden, acaba bahsetsem mi?
diye düşünürken kapı sert bi şekilde kırıldı. İkimizde ayaklandık. Berk, ben korkmayayım diye elimi tutmuştu.
Gözlerimi kocaman açarak kapıdan gelen kişiye baktım. Bu oydu. Alaz. Başımın belasıydı ya resmen, ben bununla nasıl evlenicektim? Hem sigara kokuyordu.
Kapıdan ters bi şekilde ben ve Berkin eline bakıyordu. Allah'ım inşallah Berke bişi yapmazdı. "Elini çek yoksa o eli kırarak çekerim" dedi.
Berk elini çekmeden ben çekmeye çalıştım ama Berk inatla elimi bırakmıyordu. "Sen kimsin de benim evimde beni tehdit ediyosun!" Dedi Berk.
Nisa seslerden dolayı odadan çıkmış yanımıza gelmişti. "Demek Merve ha" dedi alaz, Sinirli bi şekilde bana bakarak. İşte şimdi ayvayı yedik Alazı kimse durduramazdı.
Hemen elimi çekip alaza baktım "Yanlış anlıyosun her şeyi" dedim. Korkarak ona bakıyordum, oda aynı şekilde üstümü süzerek bana baktı. "Bu haldesin ve elelesiniz" dedi.
Berk ve nisa ise şaşkın şaşkın bize bakıyolardı. Nefret ediyordum bu adamdan, bundan adam falan da olmaz. Hep korkutuyordu beni.
"Pardon ama siz kimsiniz?" Dedi nisa. Alaz hala sinirliydi. Şimdi berki öldürmüyosa uğraşmamak icindi yoksa Berk bitmişti.
"Bu gördüğünüz kızın kocasıyım" dedi. Üstüme yürüyüp bileğimde tuttu. O bileğimi tutarken Berk de öbür bileğimi tuttu.
Ya ben niye bu tür şeyleri yaşıyodum ki. Alaz Berkin tuttuğu eli tutup ters çevirdi. "Karıma ellersen elini kırarım!" Dedi.
Berk "O benim sen kimsin lan!" Demesi artık Alazın sınırını aşmasını sağladı. Odada tık diye bi ses geldi ve ardından Berkin çığlıkları dememi beklersiniz ama Berk hiç çığlık atmadı.
Alaz Berkin elini çıkarmıştı. Ben şimdi olsaydım ağlardım ama berk hiç ses çıkarmadı bile. Benide sürükleyerek evden çıkardı,
Arabasının içine koyup kendiside sürücü koltuğuna oturdu. Nereye gittiğimiz bilmiyordum. Yol boyunca ne o konuştu ne de ben.
Alazdan
Hala ona çok sinirliydim, mervelere gidicem demişti gittiği yerdeki erkek kızın sürekli bacaklarına ve göğüsüne bakıyordu. Tabikide gidip mahvedicektim o erkeği.
Arabadan ineceğim sırada aleve doğru döndüm ki uyuduğunu gördüm. Kafasını cama doğru yaslamış tıpkı bi kedi gibi uyuyordu.
Onun tarafına geçip yavaşça kapıyı açtım. Her şeyi büyük bi titizlikle yapıyordum. Kucağıma alıp eve doğru ilerledim.
Kafasını göğüsüme koymuş ellerini önünde birleştirmişti. Turuncu alev gibi saçları hafif ıslaktı ve rüzgardan dolayı saçları uçuşuyordu.
Evin kapısını açıp yukarı kata doğru ilerledim. Bu ev benim kullanmadığım evlerimden biriydi onu buraya getirmek zorunda kalmıştım. Yoksa bu kadar düşmanımın arasında asla onu ortaklıkta tutamazdım.
Yukarı varınca, odalardan birine girip onu yatağa koydum. Tam üstünü örteceğim sırada eliyle elimi sıkıca tuttu.
Hiç bişi yapmadan bekledim dememi beklersiniz ama ben bi odunluk yapıp elimi ondan çektim. Çünkü bana yalan söylediği için ona çok sinirliydim. Üstünü örtüp odadan çıktım. Telefonumu çıkarıp Alexi aradım.
Alex: efendim alaz bey?
Alaz: sana atıcağım konuma gel.
Alex: Niye efen-
Derken telefonu yüzüne katıp konumu attım. Kimseyle uzun uzun konuştuğum olmazdı hemen kaptırdım. Aşağı kata inip evin güvenliliğini kontrol ettim. Güvenliydi ama çok değil.
Zil çalınca kapıya doğru gidip kapıyı açtım. Alex karşımdaydı. "Alex içerideki kıza iyi bak işlerimi halledip gelicem" dedim. Alex ilk başta anlamamış gibi baktı. Ardından "Tamam efendim" diyip içeri girdi. O girerken bende çıktım.
Alevden
Gözlerim yavaşça aralandı. Gerçi hiç açmak istemiyodum ama maalesef olmuyodu. Etrafa baktığımda burasının odam olmadığını anladım.
Alaz beni evime bırakmamıştı. Etrafa bakarak kapıya doğru ilerledim. Kapıyı açıp biraz ileride olan merdivenlere doğru ilerledim.
Alaz aşağıda olabilirdi. Merdivenlerden inince beni sarı saçlı mavi gözlü bi kız karşıladı.
"Alaz beyin işleri var birazdan gelir, bu arada size yemek yaptım buyrun yiyin" dedi. Alaz beni buraya tıkamış kendisi dışarda oh ne güzel ya.
Diye kendi içimde sitem ederken karnım guruldamaya başladı. Böyle olmam Alexi ve beni güldümüştü. Yemek masasına oturup yemeğimi yemeye başladım. Ben yerken Alex'in de beni süzdüğünü fark ettim.
"Alaz beyle aranızda ne var" dedi. Böyle bi soruyu sorması beni şaşırtmıştı. Hem bey diyor hemde Alazın özel hayatına mı karışıyordu bu kız. Kafamı kaldırıp ona baktım.
"Seni ne kadar ilgilendiriyo" dedim. Yemek yemeyi bırakmıştım. Kız bana üsten bi şekilde bakıp "şey merak ettim yanlış anlama beni" dedi. Kıza biraz baktıktan sonra ona doğruyu söylemeye karar verdim.
"Alazla evlenicez" dedim. Kızın çtiği suyun boğazına kaçması onun öksürmesini sağlamıştı.
Bende ona bakıyordum.
Öksürmesi bı müddet devam etti. Rahatlayınca bana bakıp "Alaz bey evleniyo mu yani? Yıllar önce sevdiği kadını öldüren biriyle nasıl evlenirsin?" Demesi beni şok etmişti.
Ne yani alaz birine mi aşık olmuş? Ve o kişiyi öldürmüş mü? Ama neden?
Zil çalınca kafamı kapıya çevirdim. Yavaşça oraya doğru ilerlicekken Alex "durun ben bakarım" dedi. Masaya oturmuş gelen kişiye merakla bakıyordum acaba kimdi bu kişi? Bu gelen Alazdı.
Yemeğimi bitirmeden kalkıp merdivenlere doğru ilerledim. "Bitir şu yemeğini Alev!" Dedi alaz. Her zamanki gibi sinirliydi. Umursamdan yukarı çıkıp odaya girdim. Kapımı sert kapatıp camdan dışarı baktım.
Odanın kapısı sert bi şekilde açıldı. Kafamı çevirip baktığımda alaz karşımdaydı. "Bugün evlenicez haberin olsun annen gilde tamam dediler hazırlan şimdi çıkıyoruz" dedi.
Gözüm dolmuş bi şekilde ona baktım. Ben bu adamla evlenmek istemiyordum, çok kötü biriydi. Beni de öldürebilirdi. "Tamam." Dedim. Elindeki elbise paketini fırlatıp odadan dışarı çıktı.
İçimden dua etmeye başladım çünkü bu adamla olmazdı. Ciddi anlamda olmazdı. Yanımda olan her insana zarar veriyordu ve aşırı kıskançtı.
Elbiseyi elime zorla alarak banyoya girdim.
Bi elbiseye bide aynadaki bitkin düşmüş halime bakıyordum. Çok yorulmuştum. Hızlıca banyo yapmaya başladım.
Banyo yapmam bitince hemen saçımı kurutup fön çektim. Üstüme elbiseyi geçirdim. Ön tarafında göğüs dekoltesi vardı, arka tarafıda kapalıydı. Elbise bana tam olmuştu. Uzun almıştı.
Dalgalı saçlarımı düzeltip çıplak ayaklarıma baktım. Böyle nasıl olacaktı? Rezil olucaktım cidden ya. Banyodan çıkınca karşı koltukta Alazı ve ayakkabı kutusunu gördüm. Bu adam iflah olmazdı.
Ona doğru yürürken beni süzdüğünü fark ettim. Süzdükten sonra gözlerime baktı. Anlaşılan beni beğenmişti. Ayakkabıyı alıp giymeye başladım.
Hem giyiyor hemde ona bakıyordum simsiyah giyinmişti. Saçlarını da dağınık yapmıştı. Çok yakışıklıydı ama benim ilgimi çekmiyordu. Ayakkabıyı giyince ayaklandım.
Dengem bozulunca tam düşücektim ki alaz beni belimden tuttup kendisine çekti. Bi süre yüzümü inceledi. Bende gözlerimi kaçırıyordum sürekli.
Ondan ayrılıp makyaj masasına doğru gittim. "Makyaja gerek yok güzelsin zaten." Demesi durmamı sağladı. O? bana? Güzelsin mi dedi? Yok ya ben yanlış duymuşumdur. Hayır ya doğru duydum o bana güzelsin dedi.
Ona doğru döndüğümde aynadan kendine bakıyordu. Bende onu beklemeden odadan çıktım. Merdivenlerden inince Alexi gördüm.
Elinde telefon fotoğraf çekiyordu. Gizlice benim fark etmiyeceğimi düşünerek fotoğrafımı çekmişti.
Umursamdan dışarı çıktım. Ben çıktıktan sonra zaten alaz da hemen çıktı. Beni yanlız bırakmıyordu hiç, belliki düşmanları çoktu.
Beni kullanıp Alazı mahvedebilirlerdi. Ama umrumda değildi, inşallah beni kaçırırlar da kurtulurum bu adamdan.
Arabayı açınca hemen bindim ön koltuğa, o da bu yaptığıma gülüp sürücü koltuğuna doğru ilerledi. Nihayet binmiş ve yola çıkmıştık.
Alaz arabayı hızlı sürüyordu. Gidiceğimiz yere 10 dakikada varmıştık. Ne acelesi varsa artık. Arabadan inip onu bekledigimde, arabayı kapatıp yanıma geldi.
Eli belime gidince şok olmuş bi şekilde ona baktım oda bana bakıyordu. "Rol icabı yapıyorum Alev" dedi. İsmimi tıpkı bi şiir okuyormuş gibi söylemesi hoşuma gitmişti.
Daha fazla durmadan nikah dairesine girdik. Olduğumuz salona varmamız da çok sürmedi zaten. Hemen içeri geçip yerlerimize oturduk. Etrafta bi ton adam vardı.
Eminim alaz kendi için değil benim için koymuştu bunları, yoksa koskoca mafya nasıl korksun ki. Alex benim şahidimdi. Alazın şahidi de bi tane adamdı. Ben böyle evlenmeyi düşünmemiştim.
Mutlu mutlu evlenicektim annem şahidim olucaktı. Beni o kendi elleriyle hazırlıyacaktı.
Gözlerimden bi yaş damlayınca hemen sildim ama alaz görmüştü. Nikah memuru bana bakıp "Gelin hanım isminiz soy isminiz?" Dedi. Derin bi nefes alarak nikah memuruna baktım.
"Alev Korkmaz" dedim. Nikah memuru bu sefer "Anne ve baba adı?" Diye sordu. Beni evlatlık alan ailemin isimlerini söylicektim. "Merve ve Murat" dedim. Benim hayatımı zehir eden bu iki kelimeydi işte.
Nikah memuru bu sefer başını alaza çevirdi. "Damat bey adınız soyadınız?" Dedi. Alaz düşünmeden "Alaz Williams" dedi.
Nikah memuru şok olarak ona baktı. Tanımıştı Alazı, bide bana acıyarak baktı. Haklıydı ben acınacak noktadaydım.
Hep acıdılar zaten bana, başka yaptıkları olmadı ki hiç. "A-Anne ve B-Baba adı?" Dedi nikâh memuru. Adam korkudan kekeliyerek konuşuyodu. Peki ben napıcaktım? Kimse beni düşünmüyordu.
"Alp Williams ve Emily Williams" dedi. Hangi annesinin adını söylemişti acaba? Aman çok umrumdaydı sanki.
Nikah memuru alaza bakıp "Alaz bey hiç bir baskı altında kalmadan Alev Korkmazı karın olarak kabul ediyor musun?" Dedi. Alaz bu sefer düşündü. Sanki ben onu çok istiyordum. "Evet." Dedi.
Bu sefer nikah memuru bana baktı. "Alev Hanım hiç bir baskı altında kalmadan Alaz Williamsla evlenmeyi kabul ediyor musun?" Dedi. Düşünmeden "Evet." Dedim. İmzalar altılmaya başladı. İmzamı attıktan sonra alaza verdim.
O an hiç beklemediğim bişi oldu. Alex ayaklanıp beni kendine çekti. Ardından başıma silahı dayadı. O anda salonun kapısı sert bi şekilde kırıldı.
Alaz imzasını bitirdikten sonra bana baktı. Sinirliydi. Alex "Bi adım atarsan kız ölür!" Dedi. Bağırarak.
Sinirlenip dirseğimle Alex'in karnına vurdum. Alex karnını tutarak geri çekildi. Kapının ardından gördüğüm kişiyle şok oldum.
Bu Berkti. Berk mafya mıydı? Ben şimdi 2 mafyayla mı uğraşacaktım? Nasıl olur ya? Kafam karışık bi şekilde Berke baktım oda bana bakıyordu.
Umarım beğenirsinizz 😊
Seviliyosunuzz 💙
Bölüm etkileşimi
