Siyaha Bulaşan Beyaz kitap kapağı

7. bölüm / 9

6. Bölüm: İntikam

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 6. Bölüm: İntikam

Alazdan

Çok güzel bi şekilde bakışırken, gelen kurşun sesiyle arabayı durdurdum. Alev elindeki kanı gösterip ağlamaya başladı. Canı çok yanmış gibiydi.

Şuanda da zorla ayakta tutumak için sorular soruyordum. "Alev sence Kolombiya ya gidelim mi?" Dedim. Alevin gözleri yavaş yavaş kapanırken "orda acı çekecek miyim?" Diye bi soru sordu.

Bu döktüğü 7. Göz yaşıydı. Beni daha tanımadılar. Aleve bahsetmemiştim ama Türkiyedeki ülkeyi yöneten üst güçler beni ele geçirmek için elinden geleni yapıyordu.

Beni ellerine geçirip Kolombiyadan intikam alıcaklardı. Ama izin vermicektim. Ben izin vermediğini için Alevi kullanıyolardı. Mahvedicektim.

"Hayır acı çekmiceksin. Orada çok tanıdığım var." Dedim. Alev kendi kendine gülmeye başlayınca ona baktım gözleri kapanmak üzereydi.

"Alaz annem çağırıyo, annemin yanına gitmek istiyorum." Demesi daha da gaza basmamı sağladı. "Hayır alev gitme, şimdi olmaz." Çok kan kaybetmişti. Hiç istemediğim bişi oldu. Alev bayıldı.

Hastaneye geldiğimde sedyeyle alevi içeri götürdüler. Neden bilmiyorum ama onu kaybetmek istemiyordum. Telefonumu çıkarıp Marcoyu aradım. İlk çalışta açtı.

Alaz: Beni iyi dinle hiç bişi sorma Marco.

Marco: tamam efendim.

Alaz: .......... Bu şekilde bi plan olucak. Mahvedicem onları.

Marco: Ama efendim bu onların size olan düşmanlığını arttırır.

Alaz: sikerim düşmanlığı! Onlar gibi kaç kişiyi bitirdik marco! Korkuyo musun!?

Marco: hayır efendim korkmuyorum. Haklısınız. Tamam ben halledicem.

Alaz: Amerikaya 2 bilet ayarla.

Marco: Yengeyle Kolombiyaya mı geliceksiniz?

Alaz: evet Marco. Oraya gidip işlerime devam edicem. Alevde benimle gelicek tek bırakırsam öldürürler.

Marco: tamamdır efendim.

Telefonu kapatıp cebime koydum. Hızlı adımlarla hastaneye girip alevin olduğu yere doğru ilerledim. Yeri kaybetmiştim. Hızlı bi şekilde sekretere sordum.

"Karım nerde biliyo musun?" Dedim. Sekreter anlamamış gibi bana bakmaya başladı. Nerden bilicek benim karımın kim olduğunu.

"Alev diye biri geldi mi?" Dedim. Kadın bi süre bilgisara bakıp. "Beyfendi, hanım efendi ölmüş." Demesiyle şok olarak geri çekildim.

İçimde büyük bi fırtına vardı. Alev geldi ve o fırtınayı tek bakışıyla dindirdi. Tam herşey güzel olucak derken alev ölmüş müydü!

İçimi yine kara fırtınalar basmıştı. Sert bi şekilde duvara yumruk atmamla duvar çatladı. Kadın korkarak "b-beyfendi 2 tane alev var, soyadı nedir?" Dedi.

Başımı çevirip kadının olduğu yere ilerledim. "Alev Williams." Dedim. Kadın gözlerini korkarak açıp geri gitti. Ardından hastaneden kaçıp gitti.

Kadının olduğu yere gidip bilgisayardan baktım. Biraz daha sakin olmuştum. Alev yaşıyordu. Başka bi alev vefat etmişti. Alevin olduğu yere baktım. Hızla oraya doğru ilerledim. Alevi ameliyathaneye almışlardı.

1 saat sonra

Alevden

Gözlerimi açtığımda karşımda uyuyan Alazı gördüm. Çocuk gibi uyuyakalmıştı. Ama bana nolmuştu? Hatırladım aslında. Alazla şarkı dinlerken ses gelmişti.

Ama kim niye beni vursun? Ben onlara naptım ki?
Gözlerim dolmuştu. Alazı tam göremiyodum. Sessizce kafamı dizlerime gömüp ağlamaya başladım. Çünkü yorulmuştum.

Ağlamaya devam ederken birinin bana dokunmasiyla kafamı kaldırıp baktım. Alaz uyanmıştı. Eliyle göz yaşlarımı silmeye başladı. Yanıma oturdu.

"Alev ağlama, sen ağladıkça daha da intikam alasım geliyo " dedi. Elimde değildi ağlamak. "Alaz neden hep benim canım yanıyo?" Dedim. Alaz bu dediğime cevap verememişti. Kafamı tutup omzuna yatırdı.

Orda daha da ağlamaya başladım. Ardından alaza sarıldım. Oda bana sarıldı. "Artık canın yanmicak söz veriyorum." Dedi. Sinirlenmişti. Ama bu sefer bana değil, canımı yakanlar yüzünden sinirlenmişti.

"Bugün Amerikaya gidicez." Dedi. Ağlamaya devam ediyordum. Hıçkırıklarım gittikçe artıyordu. Alaz beni yaşadığı yere mi götürücekti? Orada resmen ülkeyi yönetiyodu. Ne yapacaktım bilmiyodum.

Ağlamam biraz daha sakinleşince ayrılıp "hadi gidiyoruz." dedi. Kafamı sallamakla yetindim. Valizin içinde kirazlı dizime kadar gelen elbiseyi çıkardım elime alıp banyoya girdim.

Üstümü hızla giyip banyodan çıktım. Alazda kapının önünde beni bekliyordu. Doktorlara haber vermeden arka çıkıştan çıkmıştık. Karşımızdaki büyük lüks siyah arabaya bindik.

Alaz arabayı sürüyordu. Bende önde oturmuş camdan dışarı bakıyordum. Gözlerim bi an elimdeki sargiya kaydı. Yine üzülücekken kafamı dışarı çevirdim.

Büyük bi uçağın yanında durdugumuzda alaz beni arabadan indirdi. Elimi tutmak için adım atacakken elimi çektim. "Hala aynıyız alaz. Vuruldum diye değişiceğimi sanmadın heralde."

Alaz sinirle bana bakarken onu takmadan uçağa doğru ilerledim. Alazda arkamdan geliyordu. Uçağa girdiğimizde iki görevli bizi VIP yerine gönderdi.

Cam tarafina oturup dışarı bakmaya başladım. Alazda karşıma oturdu. Dizlerimiz birbirine değiyordu. Yakındık ama yüz yüzeydi. Kalben çok uzaktık.

Uçak kalktığında dışarı bakmaya devam ettim. Ama bişi fark etmiştim. Uçak biraz daha aşağıdan uçuyordu. Alaz bana bakıp "Her şey senin için Alev" dedi. Anlamsızca ona baktım.

Büyük bi patlama sesi geldi. Hemde 1,2 değildi. Tam 7 değişik biçimde patlamalar duyuldu. Bende görmüştüm.

Umarım bölümü beğenirsinizz 😊

Seviliyosunuzz 💙

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

93okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…