Siyaha Bulaşan Beyaz kitap kapağı

2. bölüm / 9

1. Bölüm: Cesaret

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 1. Bölüm: Cesaret

Bi sağa bi sola doğru gidiyordum ne yapacağımı bilemez haldeydim. Babam bana bunu nasıl yapardı ben onunla aynı evde nasıl kalıcaktım. Yirmi dakikadır etrafımda dolanıyordum ama bana 20 saatmiş gibi gelmişti.

Annemin 'seni Alaz Williamsa istiyecekler' demesi beynimin içinde yankılanıyordu. Ağlasam bi dert ağlamazsam bi dert ne yapamam gerektiğini hiç bilmiyordum.

Koskoca 'Alaz Williams' beni istemeye mi gelicekti? Ben onun eşi mi olacaktım? Şimdi sizin çok iyi dediginizi duyabiliyorum ama o adamın ne yapabileceğini bilmiyorum.

Ya beni begenmezse? Ya öksüz olduğum için dalga geçerse? Diye kafamın içinde onlarca soru dönüyordu. Ellerim ayaklarım titriyordu, bi yanda çok iyiyidi çünkü ben 'Alaz Williams'ın' hayranıydım. Bi yanda da kötüydü niye kötü olduğunu bende bilmiyordum ama kötü işte.

Aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama kapı sesini duydum. Alaz Williams burda mıydı? Koca göktelenlerden inip bizim villaya mi gelmişti? Ona göre villa küçük köy evi gibiydi.

İçimde garip bi duygu vardı ve sakin olmak çok zordu. Annem odaya gelip "Geldiler" dedi. Elimi kalbime koyup nefesimi düzene getirmeye çalıştım ama imkansızdı. Anneme bakıp "Oda geldi mi?" Diye sordum.

Annem ne diyeceğini bilemez halde bana bakıp "evet" dedi. Şimdi gerçekten de kalp krizi geçirebilirdim bu kadarı cidden kalbim için çok fazlaydı. Aynaya doğru ilerleyip kendime baktım.
Elbisem baldırıma kadardı ve çok şıktı.

Turuncu ateş gibi saçlarıma hafif fön çekmiştim. Hafif göz makyajı, ağır bi ruj sürmüştüm. Ama kendimi hala beğenmiyordum bi eksik varmış gibi hissediyordum ki aklıma gelen şeyle dolaba doğru ilerledim.

Bana verdikleri takıları takmamıştım, hemen takıp, topuklu ayakkabımı da giyip annemle beraber odamdan çıktım. Hiç misafir odasına geçmeden mutfağa girdim hızlıca fakat biri vardı orda.

Ortalama 1.90 boyundaydı. Arkasına döndüğü için yüzünü göremiyordum ama sırt kasını gayet net bi şekilde görüyordum, çok fazlaydı. Simsiyah giyinmiş mutfak camından dışarı bakıyordu, bu o muydu acaba?

Tıpkı televizyonlardaki gibiydi ama benim ilgimi çekmiyordu artık. Arkamı dönüp gidicekken "duygularımız karşılıklı" demesi beni durdurmuştu ama ona doğru dönmemiştim.

Bi anlık cesaretle kafamı kaldırıp ona baktım. Oda bana bakıyordu. 1.90 boyundaydı yada 95 de olabilir çok uzundu tıpkı bi mafya lideri gibiydi, zaten mafya lideriydi. Esmer biri olduğu gözlerinden anlaşılıyodu. Toprak gibi koyu göz rengi vardı ama benim ilgimi çekmiyordu. Şimdilik. Çene kası çok iyiydi.

Üstüne giydiği siyah gömlek ona çok yakışmıştı, kasları o gömleğin içinden çıkmak için can atıyo gibiydiler. Gömlek hafif vücuduna yapıştığı için karın kasları da çok belliydi. Altına giydiği siyah pantolon da çok yakışmıştı. Taş gibiydi ama dediğim gibi benim ilgimi çekmiyordu.

Onu süzmem bittikten sonra gözlerine baktım. Onunda beni süzmesini bekledim ama o sadece gözlerime bakıyordu, benim gibi taciz etmektense gözlerime bakıyordu.

Yavaşça onun yanına gidip karşısında durdum gelirken özellikle gözlerine bakıyordum, gözleri bi anlık saçlarıma kaydı. Ateş gibi saçım onu etkilemiş gibiydi ama belli etmiyordu. "Ne konuda karşılıklı duygularımız" dedim tıpkı onun gibi sesimi buz ederek.

Bi süre bana bakmaya devam etti bende baktım. Bu erkeklerin hiç utanması yoktu gerçektende gözlerini hiç gözlerimden ayırmıyordu. Erkek milleti işte.

"İstemiyerek evleniyoruz" dedi. Sesi bile bi Melodi gibiydi ama umrumda bile değildi. Demekki oda istemiyodu? Koskoca mafya lideri babasına karşı gelememiş miydi? Hadi beni biliyorsunuz ben karşı gelemem, peki o niye karşı gelmemişti? Kafamda anlamsızca dönen soruları boş verip konuşmaya başladım.

"Evet öyle" dedim. Ardından arkama dönüp tüpün başına geçtim, misafirlere kahve yapmalıydım. Cezvenin içine suyu koymaya başladım. Toplamda 6 kişilerdi onun için altı bardak su döktüm cezvenin içine.

Dökmem bittikten sonra onun eli kolumu durdurdu. Başımı çevirip ona baktığımda koluma baktığını gördüm. Napiyodu bu mal? Niye kolumu tutmuştu? Diye düşündüm her zamanki gibi, ben bu aralar çok mu düşünüyodum acaba? Onun baktığı yere bakınca elimdeki yanık izini gördüm.

Görür görmez hemen elimi çektim. Elimi çekerken bi süre bana baktı. Ardından normal adımlarla oturma odasına geçti. İlk elime bakarken onun bakışları aklıma gelince bi müddet durdum. Büyük bi gürültü koptu içeriden, korkarak içeri gittim.

Alaz ayakta durmuş aileme bakıyordu sinirli bi şekilde, bi anda "Eğer bidaha içinizden birisi karımın canını yakarsa onun derisini yüzerim" dedi. Şok olmuş bi şekilde Alaza baktım, böyle bi tepki vereceğini bilmiyordum.

Bide benden bahsederken 'Karım' mı demişti? Yoksa benim mi kulaklarımda sorun var? Onun gürlemesi ailemin korkup geriye doğru kaçmasını sağladı. Bende aileme bakıyordum, hayret onca yıl beni dövdüler sıra onlara gelince mi korkuyolardı gerçekten.

"Hazırlıkları yapın 1 hafta içinde kızınız tabi gerçekten kızınızsa, karım olucak" diyerek ceketini alıp gitti. Dış kapının sesini duyunca rahatlamış gibi hissettim. Oda neydi öyle? Alaz beni mi korumuştu? Peki neden? Acaba bana acımış mıydı? Bide 1 hafta içinde karım mı olucak dedi?

Hepsini yanıtsız bırakıp arkama dönerek mutfağa yöneldim. "Kızım" sesini duymam durmamı sağladı. Ama bunu diyen benim babam değildi, bu Alazın babasıydı. Bana kızım mı demişti? Nerden kızı oluyodum? Hem ben alazla nasıl yaşıyım? Adam deli benide mi deli etmeye çalışıyolardı.

Alazın babası ayağa kalkıp yanıma geldi. Elini kaldırması korkup geri kaçmamı sağlamıştı. Halbuki babası saçımı okşuyacakmış ben yanlış anlamıştım. Cebinden bi telefon çıkarıp bana uzattı.

"Artık yeni telefonun bu, burdan Alaza ulaşabilirsin" dedi. Bana yeni telefon vermesine gerek yoktu bu arada. Zaten telefonum vardı ama biraz düşük modeldi.

Bu elimdeki son modeldi, önemli olan modeli değildi ama yani öyle heralde. Telefonu elimi verirken alaz gibi sinirlendiğini gördüm, oda elimdeki yanığa bakıyordu.

Sinirlendiğini elimi sıktığında anlamıştım elimi çekmeye çalışmam adamın gözlerini yüzüme çevirdi. "Bu arada benim adım Alp sen bana Alp baba desen daha mutlu olurum kızım" dedi.

Ben bu kadar yumuşak biri beklemiyordum, adam televizyonda öyle serttiki bi kaç kere görmüştüm ama şimdi yüz yüze tatlı gibiydi ve ben hiç ilgi görmediğim bu dünyada biri tarafından umursanmak mutlu etmişti beni.

Gözlerimden yaşların dökülmesi Alp beyin de bana sarılması bir oldu. Hem ağlayıp hemde şaşırıyordum. Sıkı sıkı sarıldı, tıpkı bi baba sarilmasiydi ama sizde biliyorsunuz ben hiç baba sarılmasını yaşamadım.

Benden ayrılınca hemen telefonu alıp mutfağa geçtim. Kahveler hazırlamam çokta sürmemişti, hazırlayıp herkese tek tek verdim. Alp beye verirken bana gülerek baktı ama ben karşılık vermedim. Kahveleri verince mutfağa geçtim. Telefonu açar açmaz mesaj geldi.

Mesaja tıklayıp baktım 'kocam kişisi size mesaj gönderdi.' bu salak kendini kocam diye mi kaydetmişti? Hemen düzenlemelere girip 'Alaz Williams' diye kaydettim.

Alaz: Telefonu aldın mı?

Alev: Evet aldım.

Alaz: alacağını düşünmemiştim.

Alev: burdan kurtulmam için biletimsin, onun için kabul etmek zorunda kaldım yoksa senin için değil

Alaz: biliyorum bende ailen bidaha sana
karışmasın diye öyle bağırdım.

Alev: gerek yoktu aslında alışmıştım.

Alaz: Alışmak kötü bişey Alev Williams.

Alev: benim soyadım hiç bir zaman Williams olmicak Alaz Williams.

Alaz: Görücez Alev Williams.

Alev: Görücez.

Alaz: Telefonu alman kabul ettiğini gösterir Alev Williams.

Alev: kabul ettiysem kendim için ettim.

Diyip telefonu sinirle yere fırlattım. Bu adam harbi sinir bozucuydu, niye bununla evleniyodum ki? Gören kendi isteğimle evlenicem sanıcak.

Kapı sesi gelince onun geldiğini anladım fakat umursamadım. Onunda kahvesini hazırlayıp içine bolca tuz attım suyun içine de tuz attım kolay yoldan gebersin diye.

O gebermezse ben kaçıcaktım. Eğilip telefonu alırken mutfağa biri girdi. Kafamı kaldırdığımda babamı gördüm. Sinirliydi, sinirli olduğunu anlındaki damardan anladım.

Üstüme doğru yürüyüp yüzüme sert bi tokat geçirdi. Sert bi şekilde yere düşmüştüm.

"Seni öldürürüm adam olucaksın oruspu senin yüzünden annen mahvoldu yerinden" dedi. Elimi yüzüme götürüp tokat attığı yeri tuttum. Bi yandan da ağlamaya başladım çünkü canım yanmıştı ve hala annen diyordu, bu gerçekten sinir bozucuydu.

"Onlar seni oğlu için seviyo yoksa seni kim sevsin oruspu, sen sevilmeyi hak etmiyorsun" dedi. Böyle demesi beni çok üzmüştü gözlerim yaşarinca babama baktım kafamı kaldırıp, oda aynı kinle bana bakıyordu. Yine beklediğim bişi yapıp karnıma sert bi tekme geçirdi.

Tam her şey güzel geçicek diye düşünürken babamın böyle davranması tüm moralimi bozmuştu.

Hala kesintisiz ağlıyordum babam haklıydı aslında ben sevilmeyi hak etmiyordum. Ben ölmeyi hak ediyordum ama korkuyordum ölmekten, yapamıyordum.

Nefes nefese kalmıştım ağlamaktan ama hiç bişi umrumda değildi. Babam gitmişti çoktan, ondan nefret ediyordum keşke benim hiç babam olmasaydı.

Ama keşke diyemezdim, iş işten geçmişti. O lanetli günde hayır diyemediğim için kendime hep kızıyordum ama kızmak faydasızdı.

Mutfak kapısında birisinin belirmesiyle göz yaşlarımı sildim ama ağladığım belli oluyordu. Gelen kişiye bakmadan kahvelerin yanına lokum koymaya başladım.

"Neden ağlıyorsun?" Diyen Alazın sesini duydum ama cevap vermedim bu sefer gerçekten de onların dersini yüzebilirdi.

Cevap vermediğimi görünce dibime geldi, elini çeneme koyup başımı kaldırdı ardından yüzümü yüzüne çevirdi. Kızarmış gözlerime bakarken sinirlendiğini anladım.

Eli bi an yanağıma gidince hemen geri çekildim. "Kim tokat vurdu sana!" Dedi gür bi sesle.

Böyle demesi beni korkutmuştu fakat susmaya devam ettim. Ben sustukça o daha da deliriyordu, görebiliyordum fakat bişi demedim.

Kapıda annem ve babam belirince kafasını kaldırıp babama baktı. O anda aralarında ne bakışma geçtiğini anlamadan saf saf bakmaya devam ettim. Alaz hızla ilerleyerek babamı kolundan tuttu. Çekiştirerek önüme getirdi.

"Baban yaptı değilmi!" Dedi. Daha da gür sesle bağırarak, babama korkuyla bakıyordum oda aynı şekilde bana bakıyordu, yalvarırcasına. Sustum yine.

Alaz cevabını almış olacakki "sana karıma elleme dedim şimdi derini yüzmez miyim!" Dedi evi sarsacak ses tonuyla, böyle yaparak ondan korkmamı sağlıyordu fakat farkında bile değildi.

Yavaşça geri geri gittim böyle yapmam Alazın gözüne takılsa da umrsamadı. O an hiç beklemediğim bişi yapıp babamın elini zorla açtı.

Ardından elini kırar gibi çevirip, belindeki silahı çıkardı. Korkarak alaz baktım. "H-Hayır babam yapmadı" dedim kısık ses tonuyla fakat başarısızdı konuşmam.

Alaz hiç beklemediğim bişi yapıp babamın eline silahı sıktı ve etraf kan gölüne döndü, evin sessizliği babamın çığlığıyla doldu...

Umarım bölümü beğenirsinizz 😊

Seviliyosunuzz 💙

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

109okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…