4. bölüm / 6
SIRRIN GÖLGESİ4.Bölüm
Bölümler 6Şu an: 4.Bölüm
- 1 1.Bölüm607 kelime
- 2 2.Bölüm589 kelime
- 3 3.Bölüm312 kelime
- 4 4.Bölüm283 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm709 kelime
- 6 6.Bölüm709 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Işık Yel
Babamın beni şirketi uğruna Yiğit’e satması ve annemin hayatının tehdit edilmesi, elimdeki tüm kartları kaybetmeme neden olmuştu.
Zaten eve dönüp o adamın yüzüne bakmak gibi bir niyetim yoktu.
Bu yüzden bir süre yenilgiyi kabul etmiş gibi görünüp, kaçmak için uygun bir açık arayacaktım.
Zihnimde bu planları kurarken, kapı aralandı. Yiğit, elinde dosyalarla içeri girdi.
"Evet, Işık Hanım. Süreniz doldu. Kararınız nedir?"
Ağlamaktan şişmiş gözlerimi ona diktim. "Senden nefret ediyorum."
"Haklısın, başlangıcımız pek güzel olmadı," dedi soğukkanlılıkla. "Ama benden nefret etmen umurumda bile değil. Şimdi, cevabın nedir?"
Derin bir nefes aldım, sesim titremiyordu artık. "Tamam... Kabul ediyorum."
Yiğit’in yüzünde yayılan o zafer gülüşü, midemi bulandırdı. Elindeki dosyayı bana uzattı. "Bu maddelerden herhangi birine uymazsan, annen ölür."
Kağıttaki maddeleri okudukça sinirden titriyordum:
Yiğit Kat’tan habersiz dışarı çıkılmayacak.
Herhangi bir kaçma girişiminde bulunulmayacak.
Aynı yatakta yatılacak.
Yiğit Kat istediği zaman karısıyla birlikte olacak, karşı konulmayacak.
İki yıl içerisinde Yiğit Kat’a bir çocuk verilecek.
Kağıdı indirdiğimde, "Keşke ne isteyip istemediğimi bana da sorsaydın," dedim.
Yiğit sırıttı. "Kusura bakma, düşünemedim. Şimdi imzala şu sözleşmeyi."
"Hayır," diyerek bağırdım. "Hep senin istediğin olmayacak. Benim de şartlarım var!"
Yiğit sakallarını kaşıyarak, "Tamam," dedi. "Neymiş isteklerin? Ekle altına."
"En az haftanın bir günü tek başıma dışarı çıkacağım."
"Olmaz."
"Beni bu eve hapsetmeyi mi düşünüyorsun?"
"Tamam... Yanımda ben olduğum sürece izin veririm."
Derin bir nefes aldım. "İkinci isteğim; annemle beni görüştüreceksin."
"Buna da tamam."
"Ve son olarak..." Sesimi sertleştirdim. "Ben istemediğim sürece bana dokunmayacaksın."
Yiğit'in yüzündeki alaycı ifade silindi, gözleri karardı. "Sınırlarını çok zorluyorsun Işık Yel. Bence şansını daha fazla zorlama."
O anki baskıya rağmen, kağıdı imzaladım.
Yiğit kapıya yönelirken omzunun üzerinden seslendi: "Yarın düğünümüz var karıcım, bugün güzelce dinlen."
Donup kaldım. Yarın mı? Hemen yarın mı?
