19. bölüm · Sırların yuvasi

Zırhların İndiği O An

𝓗𝓪𝓽𝓲𝓬𝓮𝓪 ❀

Helin başını kaldırdığında Atlas’ın bakışlarındaki derinlikle karşılaştı. Artık ne kaçacak bir yer vardı ne de saklanacak bir duygu. Atlas elini uzatıp Helin’in yüzüne düşen bir tutam saçı nazikçe kulağının arkasına itti. Dokunuşu o kadar yumuşak ama bir o kadar özlem doluydu ki, Helin gözlerini kapatmaktan kendini alamadı.
Atlas fısıltıyla, "Artık kaçmak yok," dedi ve aralarındaki son mesafeyi de kapattı.
Dudakları birleştiğinde zaman tamamen durdu. Aylar süren kırgınlıklar, gurur savaşları ve cevapsız sorular, o bir anlık tutkulu öpücüğün içinde yok olup gitti. İkisi de bu anın sarhoşluğuyla dış dünyayla olan tüm bağlarını koparmış.
Tam o sırada koridordan gelen hafif ayak sesleri mutfağın kapısında durdu.
Çocuklar, uykulu gözlerini ovuşturarak mutfak kapısında dikiliyorlardı. Birkaç saniyelik şaşkınlık sessizliğinin ardından kapı eşiğindeki o küçük kıkırdama sesi sessizliği böldü. Çocuklar gözleri kocaman açılmış bir hâlde, şaşkınlık ve merakla onları izliyordu.
Atlas ve Helin hızla geri çekildiklerinde, karşılarında duran minik tanıkları görüp ne diyeceklerini bilemeden birbirlerine baktılar. Sabahın bu ilk ışıkları, hiç beklenmedik ama belki de en çok ihtiyaç duyulan bir gerçeklikle aydınlanmıştı.

🎬SON