7. bölüm · Siper ile kalp arasında

7.Bölüm

Svda Sbtc

HÜMAY KARACA

İlk duyduğum şey silah sesi değildi.Bağırıştı.
“YÜZBAŞI VURULDU!”
O an zaman durdu.Kalbim durdu.Dünya sustu.
Koştuğumu hatırlıyorum ama ayaklarım yere basıyor muydu bilmiyorum. Merdivenler, kapılar, bağıran askerler… Hepsi bulanıktı. Sadece kan netti.
Yerde yatıyordu.
Aytürk Sungur.
Üniformasının koyu yeşili, göğsünden yayılan kırmızıyla kararmıştı. Gözleri açıktı ama bakmıyordu. Nefesi düzensizdi. Dudakları aralıktı.
Yanına diz çöktüm.
“Bak bana,” dedim. Sesim titremedi. Titrememeliydi.“Gözlerini kapatma. Sakın.”
Elimi bastırdım yaraya. Sıcaktı. Çok sıcaktı. Kan elime doluyordu.
Bu benim işim değildi.
Ama benimdi.
— “Hümay…” dedi. Çok kısık.
İsmimi söyledi.
O an psikolog değildim.Görevli değildim.Sadece… kaybetmekten korkan bir kadındım.
— “Buradayım,” dedim. “Gitmiyorsun. Duyuyor musun beni?”
Gözleri hafifçe kıpırdadı. Sanki gülümsedi. Ya da ben öyle sandım.
Sedye geldi. Askerler titriyordu. Emre’nin elleri kan içindeydi. Serhat’ın çenesi kilitlenmişti. Kimse konuşmuyordu.Kaan abi görevlilere yardım ediyordu.Sağlık ekipleri yere sedyeyi koyup Aytürkü kaldırmaya çalıştılar o an Aytürkün ağzından acı bir inleme çıktı.
Sedyeye alırlarken elini tuttum.Neden yapıyordum bilmiyorum ama yanında olmak istiyordum.Bırakmadım.

Aytürkü ambulansa almışlardı biz ise dışarıdaydık mert yanımdaydı ağlıyordu…
Nasıl teselli edecektim şimdi küçücük çocuğu ne diyecektim ilk defa böyle bir şey yaşıyordum.Dizlerimin üstüne çökerek merti kendime döndürdüm ellerini tutup, gözlerine baktım ağlıyordu ama sessizdi dışa vurmuyordu acısını.
-“ Mert sen çok güçlü bir çocuksun ablacım korkma tamammı ben senin yanındayım” mert onaylarcasına başını salladı annesinin ölümünü görmemişti ama anlamıştı.Onu anlıyordum yaşı küçük olsada acısı çok büyüktü.Bende onunla birlikte ağlıyordum ama neye ağladığımı bilmiyordum.Sahi ben merteme ağlıyordum yoksa Aytürkemi? Hangisiydi?

Merti alıp kenara geçtim ambulansta ilk müdahale hâlâ devam ediyordu.Emre ve Baran kadına bakmaya gitmişlerdi.Kaan abi ve Serhatta etrafı kontrol ediyordu.Aytürke bir şey olmaması için dua ediyordum. Garip hissediyordum.İlk kez on üç yıl önce böyle hissetmiştim annemin ölüm haberini aldığımda…

Ambulanstaki kadın kapıyı açıp “hastaneye gidiyoruz”dedi. Ben gidemezdim mert vardı onu bırakamazdım.Kaan abi geldi;
-“Bende sizle geliyorum” dedi kadına sonra bana dönüp
-“ Sen burda kal bizimkilerle dönersin serhat geliyor”
-“ Tamam, geleceğim bende karargaha dönelim…” Serhat abi başıyla onayladı ve ambulansa binip gittiler. O an kalbim sıkıştı nefesim ciğerlerime inmekten vazgeşmiş gibiydi… İyi olacaktı dimi bişey olmazdı ki ona o Aytürk Sungurdu kısa zamanda bile onun ne kadar güçlü olduğunu görmüştüm sadece sorunlarını bastırmaması gerekiyordu.

Serhat geldi.” Etraf temiz çevrede herhangi bir sorun yok korkmayın. Bu alçakça bir saldırıydı evelAllah komutanımız iyi olsun illaki bunun karşılığı olacak her zaman olduğu gibi”
Resmen serhatın damarlarında intikam akıyordu zorluyordu kendini sakin olmak için ama ben anlıyordum içindeki yangını komutanı vurulmuştu sonuçta ama o buna üzüldüğünü bile belli etmek isteniyordu. Askerlik böyle bir şeymiydi insanın hiçmi duygusu olmamalıydı? Ama insan duyguları olmadan yaşayamazdıki.Onlarda tek bir duygu vardı aslında bütün duygulardan ağır basıyordu Nefret onlardaki duygu nefretti geçmişin nefreti Türk milletine yapılan alçak saldırıların, onlarca şehidimizin kanı içindi bu nefret.
-“ O iyi olsunda gerisi hallolur” ayağa kalktım serhatın yanına yanaşıp olabildiğince sessiz olmaya çalışarak
-“ Kadın nasıl?” Diye sordum.
-“Parçalandı…”bu küçük beden bunu nasıl kaldıracaktı. Allahım bu akşam ben neyle sınanıyordum.Tekrardan gidip mertin yanına oturdum. Sadece yeri izliyordu ve ağlıyordu. Kafasını kaldırmıyordu zorlamadım üstüne gitmedim ağlasın ağlasınki bastıramadığı duyguları göz yaşları alıp gitsin belki acısı dinmezdi ama duygularını bastırabilirdi.

Orada ne kadar bekledik bilmiyorum ama hava buz gibiydi güneş yavaş yavaş doğmaya başlamıştı baran ve emre hâlâ gelmemişti. Serhat yanımızda duruyordu onları bırakıp dönemezdikte.
Birlikten diğer askerler geldi serhat onların yanına gidip bir şeyler konuştu. Askerler emrelerin yanına indi. Serhat yanımıza geldi tekrar
-“ Hadi kalkın arabaya geçin hava buz gibi oldu”Ona bakıp onaylarca başımı salladım.Mertin sırtına dokundum hâlâ aynı yere bakıyordu;
-“ Hadi mert, gel ablacım” dememle mert kafasını kaldırıp gözlerimin içine baktı.Gözleri kıpkırımızı olmuştu perişan haldeydi yavrum.Elimden tutup kalktı. Bende kucağıma aldım onu boynuma doladı kollarını sımsıkı kafasını omuzuma gömdü.Zırhlı araca doğru yürüdüm serhat kapıyı açıp içeri girmem için yardımcı oldu. Yarım saate yakın bekledikten sonra emre ve baran geldi arabaya bindiler serhat diğer araca geçmişti.Emre öne oturmuştu. Dönüp bana baktı
-“ İyimisiniz hocam”
-“ Yani ne kadar olunabilirse…”dedim biraz bekledim ve “ haber varmı?” Diye sordum.
Anlamazca suratıma baktı” Aytürk” dedim.
-“Var Allaha şükür iyi kurşunu çıkarmışlar normal odaya çıkmış dönünce gideceğim yanına” İçime ferahlık gelmişti azda olsa iyiydi, yaşıyordu.
-“Bende gelebilirmiyim?” Dedim. Emre ve baran birbirine bakıp önüne döndüler. Emre
“ gelirsiniz tabi hocam” dedi. Bir şey demedim mertin başına başımı yasladım ve akan yolu izledim.

Karargaha gelmiştik önden emre ve baran indi benimde inmem için gelip kapıyı açtı emre. Merte dikkat ederek indim uyumuştu kucağımda.
-“ Merti ne yapacağız” dedim emreye bakarak.
-“ Nebahat ablaya bırakalım”
-“ o kim”
-“ Bizim yemekhanenin aşçısı ona bırakalım en güvenli yer onun yanı uyanırsa filan ilgilenir hem”Biraz düşündüm ama yapacak bir şey yoktu mecburdum.
-“ Peki!Tamam”
Karargaha doğru adımlamaya başladık bir alt kata indik. Yemekhane yazısı vardı emre oraya doğru yönelince bende peşinden gittim. Mutfak gibi bir yere girdik içeride kısa boylu baş örtülü tombik çok tatlı bir abla vardı.
-“ Nebahat abla misafirin var”Nebahat abla dediği kişi bize doğru döndü yüzünde bir gülümseme oluştu.
-“ Hayırdır evladım kim bu kızım”
-“ Hümay hanım gelen psikolog bu küçükte dünki saldırıdan çıkan çocuk” dediği an kadının eli kalbine gitti.
-“ Kimseye bir şey olmadı dimi oğlum” Emre kafasını çevirdi cevap vermek istemiyordu.
“Emre” dedi kadın yine.
-“ Sakin ol nebahat abla iyi Aytürk komutan vuruldu ama durumu iyi” dedi. Kadını sakinleştirmeye çalıştı ama nafileydi.
-“ Aytürk mü?” Dedi kadın acı dolu bir sesle.
-“ Nasıl durumu,iyimi, neresinden vuruldu?”
-“ İyi ablam iyi omzundan vuruldu sen sakin ol ilk önce” kadın rahatlar gibi oldu.Emre
-“ Nebahat abla biz komutanın yanına gideceğiz. Mert seninle kalsa olurmu bu arada annesini kaybetti.”
-“Ah! Yavrumm” dedi nebahat abla içden
-“ nasıl oldu?”
-“ Patlama oldu kadın uçumdan yuvarlandı” nebahat abla elleriyle parmaklarını kapatıp ağladı.”Ah yavrum ah kuzum çok küçük daha”

Nebahat abla merti koyacağım yeri gösterdi odaya geçip merti yatağa bıraktım yanağına küçük bir öpücük kondurdum geri çekildem buz gibiydi üstünü örtüp odadan çıktım.
-“ Nebahat ablacım çok üşüdü eğer ısıtıcı filan varsa koyarmısın odaya”
-“ Tabi kızım koyarım ben merak etme sen. Gidin siz banada haber edin”
-“Tamam veririz haber” dedim.
Emreyle karargahtan çıktık bizi bekleyen araca binip yola koyulduk.Yol boyunca düşündüm ama bu sefer kendimi değil annemi değil Aytürkü düşünmüştüm neden bir yabancıyı bu kadar düşünüyordum bilmiyorum ama alıkoyamıyordum kendimi onu düşünmekten.
Akıp giden yol ile hastaneye gelmiştik.Araçtan inip hastaneye doğru yürüdük kapıda askerler vardı emre ve baran onlara baş selamı verip peşimden geldi.

İçeri girdiğimizde görmeyi beklemediğim biriyle karşılaştım oda bunu beklemiyorduki şaşkınlıkla bana baktı.Bu Ömerdi lise arkadaşım demek buraya atanmıştı.
-“ Hümay” dedi şaşırır bir tonda ömer.Yanıma doğru adımladı emre ve baran hemen arkama geçmişti onlara ne oluyordu.
-“Seni burda görmeyi beklemiyordum hümay ne işin var burda”
-“ Al bendende o kadar” dedim hafif tebessümle.”Askeriyede görevliyim dün bir saldıya uğradık askerimiz yaralandı burada”
-“Aytürk sungurmu?” Dedi adını bile duyduğumda garip hissediyordum.
-“ Evet” dedim.
-“ Benim hastam ben girdim ameliyatına durumu iyi şuan odaya aldık kendisini”
-“ Çok şükür sağolasın”
-“Ne demek işimiz”dedi ve gülümsedi.Emre
-“ Hocam geçsek mi?” Dedi ciddi bir tonda.
-“ Olur geçelim,ömer tekrar görüşürüz ben geçeyim”
-“ Tamam canım zaten bende uğrayacağım yanına görüşürüz yine”
Ömerin yanından ayrıldıktan sonra Aytürkün odasına geçtik. Emre ve baran önden girdi kapıyı tıklatıp onlar tam olarak içeri geçince bende girdim ama girmez olaydım ben ne görmüştüm öyle bir kız baranın yanıdaki koltuğa oturmuş elini tutuyordu direk gözlerim birleşik olan ellerini bulmuştu zaten.Gözlerimi çevirip Aytürke baktığımda şaşkın bir ifadesi vardı sanki beni beklemiyormuş gibi. Resmen şuan sinir bütün hücrelerime tek tek dokunuyordu Aytürk direk elini çekti kızın elinden kız dumura uğramıştı sanki…
Emre” komutanım iyimisiziniz geçmiş olsun korkuttunuz bizi” Bende olan gözleri emreye döndü.
-“Komutanım geçmiş olsun” dedi baran
-“ Sağolun gençler iyiyim sorun yok küçük bir sıyrık” Sonra bana döndü tekrar.
-“ Geçmiş olsun”Dedim kısık bir sesle ama o duymuştu.
-“ Seni görmeyi beklemiyordum” dedi. Vallahi bende bu görüntüyü görmeyi beklemiyordum ama neyse bananeydi canım demekki adamın sevgilisi vardı.
Sevgilisi vardı.
Yine o his işte hümay ne oluyordu sana böyle.
-“ Merak ettim seni öyle görünce ama iyisin çok şükür ben gideyim en iyisin gördüğüm kadarıyla”O sıra içeri Ömer girdi.
Bana bakıp güldü bende aynı şekilde ona bakıp güldüm. Hissediyordum bakışları üzerimdeydi.Merakıma yenik düşüp dönüp baktığımda ömeri öldürmek ister gibi bakıyordu.Ömer” Nasıl hissediyorsun kendini ağrın sızın varmı?” Diye sordu.
-“Yok, sizin varmı?” Diye sordu ne diyordu bu adam.
-“Anlamadım” dedi Ömer.
-“ Senin diyorum bir ağrı sızın sıkıntın varmı doktor bey” dedi.Niye sinirlenmişti bu şimdi.
-“ Yok sağ olun komutanım Allaha şükür”
-“ İyi” dedi dedi alay eder gibi.
-“Olursa haberim olsun yardımcı olurum”
-“ Eyvallah” dedi ömer.” bir sorun görmüyorum bir gün müşhade altında kalacaksın sonra duruma göre çıkabilirsin”
-“ Teşekkür ederiz doktor bey” dedi yanındaki kız.Güzelde kızdı sarı saçları mavi gözleriyle gayet alıcıydı işini biliyordu hödük.Ömer bana dönüp” Müsaitsen bir kahveye ne dersin?” O an nedensizce Aytürkle göz göze geldik resmen gözlerinden alev fışkırıyordu ne olmuştu sana komutan neydi gözlerindeki bu duygular…
“ Olur” dedim kafamı ondan ömere çevirip.
Ömer gülerek bana karşılık verdiğinde dışarı çıkmıştı.” Tekrardan geçmiş olsun” dedim ama bir cevap vermedi bu adam gözleri neden gitme der gibi bakıyordu bananeydi kardeşim sen git kendi sevgiline bak. Bizimkilere bakış atıp odadan çıktım.Ama garip hissediyordum.
Ben neden üzülmüştüm…Belkide… hayır hümay sakın sakın kızım sen bi insanı sevemezsin, aşık olamazsın,heleki bu o adamsa olmazdı ki daha ne kadar olmuştu onu tanıyalı daha tanımadın bile adamın sevgilisi vardı durdum ve düşündüm acaba nasıl olurduk diye o susardı bende sustuğu yerdeki derdini anlardım. Kendine gel hümay imkansızı düşünme sen sevemezsin,sevilmezsin…

“İnsanın içindeki beklentiyi bitirmeside bir vedadır”
Anonim

Bölüm Şarkısı;Ankara’yla Bozuşuruz~Perdenin Ardındakiler