6. bölüm / 6
Sınır Çiçeği6.BÖLÜM SAKLI
Bölümler 6Şu an: 6.BÖLÜM SAKLI
6.BÖLÜM SAKLI
Şırnak'ta geçirdiğim ilk haftalarda günler bana uzun gelirdi.
Şimdi ise nasıl geçtiğini anlamıyordum.
Sabah gözümü açıyor, hazırlanıyor, okula gidiyor, çocukların bitmek bilmeyen sorularına cevap veriyor ve akşam olduğunda kendimi yatağımda buluyordum.
O sabah da her zamanki gibi erkenden uyandım. Kahvaltımı yapıp evden çıktım. Zeynep bugün evde değildi, mahkemesi vardı.
Okula vardığımda kapının önünde birkaç asker vardı. Hepsine kısa bir selam verip içeri girdim.
Ama nedense gözüm birini aradı.
Aradığım kişiyi fark ettiğim anda duraksadım.
Kendine gel Gül.
Kaan görevdeydi. Onu burada görmeyi beklemem için hiçbir sebep yoktu. Yine de gözlerim onu aramıştı.
Bana ne olduğunu bilmiyordum. Sadece içimde, adını koyamadığım garip bir his vardı.
“Öğretmenim!”
Daha kapıdan adımımı atar atmaz Rüzgar'ın sesiyle karşılaştım.
“Efendim canım?”
“Bugün yıldız verecek misiniz?”
Çantamı masama bırakırken güldüm.
“Daha günaydın bile demedin,” dedim, alınmış gibi.
“Günaydın öğretmenim. Şimdi yıldız verecek misiniz?”
Beni hiç takmayınca sınıftan kahkahalar yükseldi.
“Sen gerçekten hiç değişmeyeceksin.”
“Ben niye değişeyim öğretmenim? Yıldızlar değişsin.”
Başımı iki yana sallayarak güldüm. Sınıfa göz gezdirdim. Herkes yerli yerindeydi.
Ve bir günüm daha böyle başlamış oldu.
. . .
Öğle molasında öğretmenler odasındaydım tek başıma oturmuş önümde duran tostu yiyordum yemek yememi bölen şey telefonuma gelen bildirim hemen telefonu elime aldım mesaj Zeynep'ten gelmişti
Zeynişim: Mahkeme uzadı. Akşam geç gelebilirim.
Siz: Tamam, dikkat et.
Zeynişim: Sen de, bugün nedense çok sessizsin.
Siz: Nereden çıkardın?
Zeynişim: Mesajından bile belli oluyor. 😏
Siz: Saçmalama.
Zeynişim:Yoksa Üsteğmen ile görüşmedin diye mi bu kadar sessizsin
Siz: Zeynep sen iyice saçmalıyorsun artık
Zeynişim:Oo isimle seslendiğine göre ben kaçar öptüm bayss😘
cevap yazmayıp mesajına kalp attım
kısa bir konuşma yaptıktan sonra Zeynep'le olan görüşmemizden çıktım çıktıktan sonra Zeynep'in adının altındaki ad ile durdum parmaklarım benden istemsiz üstüne tıkladı isimde gözlerim kaldı
Üsteğmen Kaan Özülkü
neden sürekli bu adamı düşünüyordum ki telefonumu yandan kapatıp masaya bıraktım yemeğime geri döndüm...
Okulda işim bitmişti arabama binip evime doğru sürmeye başladım
O gün Melis'i almaya Emre de gelmemişti. Başka bir asker gönderilmişti. Kaan ise bu durumla ilgili bana herhangi bir mesaj atmamıştı ilk başta vermek istememiştim çünkü haberim yoktu
gelen adamda ise izin kağıdı vardı ve en önemlisi annesinin haberi vardı adamı tanıyormuş o yüzden Melis'in onla gitmesine izin verdim
. . . .
Yazar ağzından**
Gül arabasına binmiş evine doğru giderken gördüğü bir market ile durdu evde yiyecek bir şey olmadığını hatırlayıp alışveriş yapmak için markete girecekti arabasını park ettikten sonra indi markete daha adımı atamadan marketin arka mahallesindeki sesler dikkatini çekti
içindeki kötü hisse rağmen oraya gitmeye karar verdi her attığı adım ile sesler dahada yükseldi birilerinin kavga ettiğini anladı adımlarını attıkça artık sadece sesler değil nefes alışverişleride sıklaşmaya başlamıştı aklına binbir düşünceler doldu
'Biri ölecek' dedi içinden elleri kazağının ucunu tuttu ellerini yumruk yapıp sıktı avuçları arasında kendi kazağı vardı o yüzden pek acımadı canı ama o kadar çok sıkmıştı ki ellerini kasları ağrımaya başlamıştı
'Birine bir şey olmayacak' dedi derin nefes alıp verdi cümleyi tekrarladı
'Birine bir şey olmayacak' tekrar derin bir nefes aldı bu sefer veremeden önüne düşen yüzü kanlar içerisinde ki adamla ağzından çıkan istemsiz bir çığlık nefesi vermesini engelledi
gözleri şaşkınlıkla açıldı önündeki adama baktı çevresine baktı sonra, kimse görünmüyordu saat çok geç değildi ama kimse yoktu
Gözlerini yumdu sımsıkı yumdu o kadar sıkıydı ki bir an gözlerinin zarar görmesinden korktu arkasını döndü yerde yatan adama bakmamak için
"Şimdi arkamı dönücem adam orda olmuycak" dedi kendi kendine ama olmasını istediği gibi olmadı adam hala orda yerde yatıyordu pantolonun cebindeki telefonu çıkardı elleri titriyordu hızlıca arama yerine girdi ezbere bildiği o numarayı aradı
112
ikinci çalıştı açıldı telefon
"Alo,şu an Şırnak Umut Çiçeği Anaokuluna yakın olan Yıldız Marketin arka mahallesindeyim tam konumu bilmiyorum önümde yerde yatan bir adam var kim bilmiyorum öldü mü onuda bilmiyorum lütfen bir ekip yönlendirir misiniz" dedi sesi titriyordu karşı taraftan bir sesler geldi kadın bir şeyler söylüyordu Gül ise anlamıyordu
destek almak için yanda duran duvara yaslandı ayakları artık onu tutmamaya başlayınca yere çöktü dizlerini kendine çekti başını dizlerine gömdü aklına babası geldi babasının haberini aldığı zaman belki de bu adamda babaydı çocuğu vardı diye düşündü ölüm haberi onlara nasıl gidecekti
ne kadar süre öyle durdu bilmiyordu önünde biri olduğunu hissetti korktu adamı bu hala getiren kişininin geldiğini düşündü başını kaldırmadan önce belinde ki cebine gitti eli ne aradığı konusunda bir fikri yoktu kendini korumak için bir şeyler arıyordu ama bulamamıştı bedeni gerildi zaten şu an bir kriz içerisindeydi
"Sakin olun size zarar vermeye gelmedim"diye bir ses duydu çok naif bir sesti nazikti aynı zamanda kafasını kaldırdı yavaş yavaş karşısında yirmi yaşlarında genç bir kız duruyordu
Gül başını kaldırınca önündeki kızda yere çömeldi Gül'le aynı boya gelmişti
"Sakin olun lütfen,derin nefes alıp verin benimle" dedi karşısındaki kişi Gül'ün
kız derin bir nefes aldı eliyle de yaptığı şeyi göstermeye çalıştı Gül onu dinledi kendide derin bir nefes aldı kız nefesi geri verdi aynı şekilde Gül'de verdi bir kaç kere tekrarladılar bunu
"Daha iyi misin?" diye sordu kız Gül cevap vermedi sadece başıyla onayladı kızı
"İyi ki bana rastladın yoksa sinir krizi seni çok kötü ederdi yani galiba sinir krizi geçiriyordun" dedi kız
"Teşekkür ederim"dedi Gül kıza kız ise başını eğdi öne daha sonra Gül'ün bakışları kızda kaldı üstü başı toz içerisindeydi
"Ne işin var burada, burada mı yaşıyorsun" diye sordu Gül kıza
kız ise başını eğdi iyice sanki bir şey anlatmak istiyorda bir şeyler ona engel oluyor gibiydi
"Ben kalacak yer arıyordum buraya yeni geldim otel filan işte buralı değilim Adana'lıyım" dedi kız
Gül şaşırdı o an çünkü kendiside Adana'lıydı
"Bende Adana'dan geldim istersen kalıcak yer aramana yardım edim" dedi Gül nede olsa kız az önce kendine yardım etmişti
"Biliyorum"dedi kız başka kelime söylemedi gözleri yerdeydi Gül anlamadı anlamsız bakışlar attı kıza
"Yani tahmin ettim Adanalı olduğunu" dedi kız bir korkuyla sanki Gül'ün bir şeyler anlamasından korkmuştu “Burada yalnız kalmayın.” dedi kız Gül'e karşı
“Polisi aradım.”dedi Gül ise
“İyi yapmışsınız.”başıyla onayladı
“Sen nereden çıktın?”
Önündeki kız kısa bir süre sustu.
“Yakınlarda kalıyordum.Kavga seslerine geldim” dedi hemen sonrasında
“Şırnak'a yeni mi geldin?”diye sordu merakla Gül
“Evet.”
“Tek başına mı?”
kız bu kez cevap vermeden önce Gül'e baktı.
“Evet.”
Sonra ikiside ayağa kalktı kız elini Gül'e uzattı
"Gamze Saraçoğlu ben bu arada" dedi karşısındaki kız Gül hemen elini tuttu kızın
"Gül Karaman" dedi Gül ise kıza karşı kız ismini duymasıyla buruk bir tebessüm verdi Gül'e karşı Gül anlık olarak az ilerde yerde yatan adamı unutmuştu Gamze ise o adamı hiç umursamamıştı
Gamze elini çekip "Ben gidim sonra görüşürüz Gül" dedi arkasını dönüp giderken sessizce mırıldandı ne dediğini duymamıştı Gül
ama Gamze “Sonunda seni buldum…” demişti
Gamze arkasına bile bakmadan gitti
Gül ise sonunda kendine gelmişti yerde yatan adam baktı bir kez daha gözleri doldu istemsizce kendisi bu kadar güçsüz biri değildi yani en azından yaslandığı dağ yıkılmadan önce
bir süre sonra siren sesleri doldurdu etrafı gelen polisler yerde yatan adamı kontrol edip Gül'ü ifade için almışlardı
Gül herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmıştı polisler kamera görüntülerinide inceleyince en sonunda Gül'ün suçsuz olduğuna kanaat getirip serbest bırakmışlardı böyle yorucu bir günün ardından Gül eve dönüp kendini yatağına bıraktı o gün yaşanan herşeyi düşündü tek tek
İlk önce Kaan'ı arayışlarını sonra ise çocuklarla geçirdiği zamanı o an gülümseme yayıldı yüzünde gerçekten işini severek yapıyordu çocuklara değer veriyordu sonra gülüşü dondu o adam geldi aklına önüne birden atılmıştı kim nasıl atmıştı bilmiyordu ama bu durum onu hem germiş hemde ürkütmüştü
düşünceler arasında gezerken yatağın o yumuşak oluşu gün içinde yaşadığı şeylerle birleşince Gül o gece, yaşananların yorgunluğuyla uykuya daldı.
Fakat o gün onun için bitmiş olsa da herkes için bitmemişti.
Bir yerde, görevde olan Kaan Özülkü'nün aklında Gül vardı.
Başka bir yerdeyse genç bir kız, Gül'ün evinin karşısında sessizce bekliyordu.
Gamze Saraçoğlu.
İkisinin de Gül'e söylemek istediği bir şey vardı.
Ama henüz zamanı değildi.
.
.
.
BÖLÜM SONU umarım beğenmişsinizdir
Kısa bir bölüm oldu ama yapacak bir şey yok artık bir dahaki bölümde görüşmek üzere
