Bölümler 7Şu an: O KİMDİ?
İşte şimdi başıma belayı almıştım hemde en büyüğünden tanımadığım biri tarafından kaçırılıyordum elleri bütün bedenimi kaplarken elimden birşey gelmiyordu
Gözlerim dolmaya başlamıştı.
"Ahh hayır hayır küçük hanım ağlayamazsın merak etme saçının bir teline bile zarar gelmeyecek sadece bir süre benimle kalıcaksın"
"N-nolur bırak beni yemin ederim hiçbirşey söylemem" kendini topla Gökçe cidden bir adamdanmı korkucaksın niye bu kadar titriyorsun korkma, cesur ol babanın eğitimlerini, sözünü hatırla ne der baban hep *yelkenleri indirdiğin an senden güçsüzü bile seni yener* bunun üstünden gelebilirsin.
"Nereye gidiyoruz " diye mırıldandım sadece nefes verdi.
"Gidince görürsün"
Arabaya doğru ilerliyordu adamlardan biri kapıyı açtı beni içeriye oturttu. Araba büyük bir limuzin gibiydi konforlu koltuklar ve let ışıklar içerisini hafif mavi yapıyordu.
Adam arabaya bindi tam karşıma oturdu dışarıda kalan adamlar kapımızı örttüler sadece biz vardık.
"Evet küçük hanım isminiz nedir? "
Yüzüne ciddi bir şekilde bakarak
"Bırakın beni gidiyim " dedim
"Biliyor musun küçük hanım cümlelerimi tekrar etmekten nefret ederim"
"Beni ilgilendirmez"
"Hatırlatırım demin ağlamak üzereydin, son kere söylüyorum adınız nedir? "
"Gökçe Yıldırım" gözlerini kocaman açarak bana baktı.
" Gökçek Yıldırım bende Ayaz,Ayaz Kandemir "
"İyi banane senin isminden"
"Kırıcı oluyorsun ama"
Kollarımı göğsümde bağladım bacak bacak üstüne attım
"Rahat ol lütfen alış şimdiden " anlamazmış gibi ona baktım "ne işin vardı orada" dedi
"Ben sadece sahilde oturuyordum biramı içiyordum yarım kaldı sayenizde sonra sizi gördüm o adamı kovalıyordunuz merak ettim sizi takip ettim onu öldürdün sen bir katilsin, şok geçirdim geri giderken bir anda düştüm zaten sizde beni farketmiştiniz" ve ekledi..
"Benden kaçabileceğini sandın ve koştun ama şu andan yanımdasın ve elimdesin. " sırıttı.
Olabildiğince gözlerinin içine bakarak
"Bana napıcaksın? " diye sordum
"Dediğim gibi sadece bir süre yanımda kalıcaksın" arabanın arka kısmında sadece biz vardık ayağa kalkarak yanıma geçti aramızda bir bölme vardı oranın üst kısmına basarak kapağı açtı yüzüme bakmadan
"Birşey istermisin? " diye mırıldandı
"Evet, eve gitmek istiyorum"ciddi bir şekilde
" olmaz "dedi.
Onu parçalamak istiyordum tırnaklarımı kollarıma bastırdım. Keyifle kahvesini içiyordu umrunda değilmiş gibi dakikalarca gittik camların dışında filmler vardı dışarıdan hiçkimse görünmüyordu.kahvesinden son bir yudum aldı.
Araba bir anda durmuştu
" Evet evimize geldik"
"Ben gelmiyorum"
"Size seçenek sunduğumu hatırlamıyorum küçük hanım"
"Senden seçenek istediğimi hatırlamıyorum" sesim tok bir biçimde çıktı.
"Sen hep böyle inatcımısındır? "
"Bilmem öylemiyimdir? " hafif kıkırdadı
Kapı açıldı hava kapkaranlıktı ayın ışığı etrafa pek bir etki etmiyordu. Ayağa kalktı ve başını eğerek dışarıya adım attı. Elini bana uzattı sanki centilmenmiş gibi kafamı yana çevirdim.
"Bir şeyde sorunsuz olsa şaşarım gel buraya" bileğimden kavradığı tek hamlede beni kucağına aldı nasıl başardı nasıl tek hamlede başardı.
"Noldu sanki etkilendin? "
"Senden mi rüyanda görürsün anca belki onu bile göremezsin"kahkaha attı.
" indir beni kendim yürüyebilirim "
"Ben varken yürüyemezsin kaçmana izin veremem" ilerlemeye başladı büyük bir Bahçeli eve geldik, ev kelimesi bunun yanında küçük kalırdı şato gibiydi burada kendimi yaşıyordu. Merdivenlere geldiğinde beni dahada sıkı tuttu.
"Noldu düşerim diyemi korktun"
"Sus artık"
"Naparsın susmuyorum"bişey demedi sadece boş boş baktı evin kapısı açıldı burası büyük bir şato sanki etrafı izledim ne gözlerim kocaman açıldı evin içinde asansörmü? İçine girdik hala kucağındaydım.
" indir kaçıcak halim yok "
"Tamda alışmıştım seni taşımayı ya" hafif üzüldüğünü belli eder gibi beni yere bıraktı önünde küçük çocuk gibi kalmıştım benim arkama dönmemi sağladı sırtımı göğsüne yaklaştırdı. Kollarımı eliyle tutup arkada birleştirdi.
"Cidden gerek varmı? "
"Kusura bakmayın küçük Hanım ama size güvenemem"göz devirdim. Asansörün kapısı açıldı dümdüz ilerledik ve bir odaya geldik kapıyo açtı bir eli benim ellerimi tutuyordu. İçeriye girdik.
" evet küçük Hanım odanız burası beğendiniz umarım "
"Ne demessin siktiğim" diye ağzımın içinde mırıldandım yatağın yanına doğru gitti ellerimi bıraktı beni kendisine çevirdi bi anda ittirdi yatağa düştüm.
"Naptığını sanıyorsun? " doğruldum hemen, yüzüme bakmadan yatağın yanındaki çekmeceden kelepçe çıkardı dur ne onunla napıcak o hayır sandığım şey olamaz.
"N-napicaksın onunla? " bana doğru yürümeye başladı.
"Hayır yapamazsın buna hakkın yok"
"Çok konuşuyorsunuz küçük Hanım susun artık. "
Hızla ayağa kalktım kapının çaprazında dolap vardı oraya doğru koştum bana bakıp gülüyordu.
"Şimdi bu odada seninle ebelemece oynamayacağız"ağır adımlarla üstüme geliyordu.
"Senden korkan yok " aramızda 1 metre kala kenardan kapıya doğru koştum odadan çıktım balkon gibi ama evin içi nasıl bir yer bura böyle rast gele bir merdivenden aşağı indim koşarak başka bir bölüme gelmiştim kayboldum hayır olamaz. Hala koşuyordum nereye gittiğimden haberim yoktu bir merdiven buldum ondanda aşağı indim nefes nefese kalmıştım kocaman bir kapı gördüm dış kapı olmalıydı ona doğru koştum nefes alamaz gibi oldum durdum arkamdan ayak sesleri geliyordu arkama baktım Ayaz şaşırdıkmı asla benden daha tecrübeliydi ev konusunda hızla kapıyı açmaya çalıştım olmadı kilitli olamaz kapıyı zorluyordum açılmıyordu ve arkamdaki gölge dik duruşa geçtim ensemde bir nefes hissedim. Elleri karnıma değerek beni sardı onun kaşısın da minik bir kedi gibiydim kafasını boynuma doğru götürdü nefeslerini hissediyordum.
"Kaçamazsın burası benim krallığım"
Yutkundum
"Hadi bakalım çok şımardın yeter bu kadar küçük Hanım" beni kucağına aldı merdivenlerden çıkmaya başladı odaya tekrar geldiğimizde beni sertçe yatağa attı kalkıcak halim yoktu masanın üstünde duran kelepçeyi aldı birini koluma diğerini yatağın baş ucuna taktı.
"Yemeğini hazırlatıp gelicem" odadan çıktı gözlerim kapanıyordu uyku beni içine çekiyordu hayır uyuyamazdım. Uykunun ele geçirdiği an gözlerim kapandı ama bilincim açıktı.Odanın kapısı açıldı Ayaz olmalıydı sanırım baş ucuma yemekleri getirmişti.
"Biz seninle napıcaa acaba " diye söylendi.
"Çok tatlısın ama esirimsin" dedi.
Bilincimde yavaş yavaş kapandı..
*
Güneşin odaya giren ışığı ile gözlerimi araladım nerde olduğumu anlamaya çalışıyordum yanı başımda tepsi vardı yemekler ve şu vardı. Yatağın üstünde hafifçe doğruldum hala sağ elimde kelepçe vardı sol elimle bardaktaki suya uzandım ve içtim bardağı tepsiye koydum elim kelepçeye gitti gümüş bir rengi ve arası uzun bir zincir vardı dur bir dakika bu bir oyuncak. Elimi hafifçe kendime çektiğimde kelepçenin dişleri açılıyordu.
"Siktir seni ukala piç madem oyuncak niye beni korkutmaya çalışıyor" diye mırıldandım yüzümde minik bir tebessüm oluştu . Kapı açıldı kelepçeyi sıktım giren Ayaz dı.
"Günaydın hanımefendi" karşımda sırıtıyordu.
"O sırıtan süratındaki organların hepsini tek tek yer değiştiricem"kıkırdadı
" birileri yataktan ters kalkmış sanırım neyse bugün sana evi gezdiricez kalk hadi" gözümle kelepçeyi işaret ettim.
"Ha doğru anahtarı getiriyim bir saniye" kolumu kendime çektim ve kelepçe düştü.
"Oyuncaklarla oyalama beni"
Gözleri açıldı bana bakıyordu
"O oyuncak falan değil benim oyuncak bir kelepçe ile işim olmaz" ciddi gözlerle bir bana bir kelepçeye bakıyor.
Bölüm etkileşimi
