13. bölüm · Siber Dünya Çarpışma
Bölüm 13: "Oliver Ne Planlıyor?"
Marcus'un kaybolmasının ardından birkaç gün geçmişti. Tüm departman bir yandan Oliver'ı aramaya devam ederken, bir yandan da Marcus'u aramaya başlamıştı. Forest, hemen ertesi gün vadiye uğramış, Marcus'un en son görüldüğü yerin burası olduğunu, vadiye girişi olduğunu, ancak çıkışını kimsenin görmediğini öğrenmişti. Vadinin her yerini, bir iz bulabilmek için, günlerdir didik didik arıyordu. Oliver'ın işiydi bu. Kesinlikle kaçırılmıştı. Artık bundan emindi.
Luna, karşısında duran yabancıya baktı. Bir süre önce onu görünce kalbinde çiçekler açan, gözleri ışıl ışıl olan bu adam, şimdi ona bomboş bakıyordu. "Marcus... Lütfen, uyan. " Onu sarstı ama yüzündeki ifade değişmiyordu. Evlilik yüzükleri birbirine değince, inanılmaz bir titreşim hissetti. Bu yüzüklerin ne gibi özellikleri vardı acaba? Belki onları kurtarmaya , yerlerini bulmalarına yardımcı olmaya bir faydası olabilirdi. Oliver görmeden Marcus'un yüzüğünü gizlice alıp, cebine attı. Oliver, kontrol panellerinin başındaydı. Arkasında Keith ayakta duruyordu. Marcus da onların iki adım ötesindeydi.
"Görüyorsun, Keith. İşte artık sağ kolum olacak, Marcus. Hem senden daha güçlü ve yenilmez. Yüzde yetmişbeş oranında sentetik birini kim yenebilir ki? Artık seninle işim bitti. Marcus ben ne istersem onu profesyonel bir şekilde yapar. Eh, sende izleyip ders alabilirsin. "
Luna, ona nefretle baktı. Bu adamın hiçbir insani duygusu kalmamıştı. Marcus'u da kendisi gibi ruhsuz bir robota çevirmeyi amaçlıyordu. Keith, yumruğunu sıkarak öfkeyle Marcus'a bakıyordu.
"Peki, efendim. Siz nasıl isterseniz. " öfkesini yatıştırmaya çalışırırken zorla konuşuyordu. Bunca zaman onun için yaptığı onca şeyi nasıl görmezden gelirdi? Hayatını ona ve onun emirlerine adamıştı. Marcus kimdi ki? Daha dün mesleğine başlayan bir polisti.
Luna, sessizce onları gözlemliyordu. Cebindeki yüzüklerin birbirlerine değdikçe titreşimin arttığını fark etti. Odasına çekilip, yüzüklerin ne işe yaradığını öğrenmeye karar verdi. Onları orada bırakıp sessizce ayrıldı. Keith yada Oliver onu fark etmemişti bile. Marcus zaten hiçbir şey hissetmiyordu. Ona arkasını dönerek bir kez daha baktı. Ne olursa olsun bu işi bitirecekti. Ancak Lily'nin odasını onunkinden ayırmışlardı. Keith'in babasına olan öfkesini kullabilirdi. Tek şansı oydu. Çabuk öfkelenen ve duygularına yenilen biriydi. Ayrıca bilekliği de yoktu. Bilinci tamamen açıktı. Plan yapmak için fazlaca zamanı vardı. Bunu kullanacaktı.
