10. bölüm · Sevsene Beni

Hoşlantı

Ecrin 🩶

Bu olayın üzerinden üç gün geçmişti ve ben, sebebini bilmediğim bir şekilde, ilk gün bunun için üzülmüştüm. Sabah yine aynı şeyleri yaptıktan sonra okula gitmek için otobüs durağına gittim. İlk defa metro yerine otobüse binecektim. Hayatımda ilk defa otobüse biniyor değildim, birkaç kere daha binmiştim.

Durakta beklerken Kaan'ı bir evden çıkarken gördüm. Bu okula geldiğimden beri Kaan'ı ilk defa geç kalmış şekilde görüyordum. Metronun olduğu yere doğru değil, otobüs durağına geliyordu. Normalde hep metroya binerdi. Belki geç kaldığı içindir. Aslında beni ilgilendirmiyor.

Durakta beni görünce kaşlarını çattı ve yanıma geldi.

"Normalde metroya binerdin. Nasıl oldu da otobüse binmeyi düşündün?"

İlk defa sesi sakin çıkıyordu.

"Metroya binmem için bayağı yürümem gerekiyor. Okula geç kaldığım için otobüse binmeye karar verdim. Ya sen?"

Ona doğru döndüm.

"Aynı. Ben de geç kaldım. Evin nerede?"

"İleride BİM var ya, onun hemen yanında." dedim, ileri doğru bakarak.

"Anladım." dedi.

"Senin evin sanırım karşı bina."

Bu sefer karşı tarafa baktım. Yüzüne bakmak istemiyordum. Eğer bakarsam yine saçmalamaya başlayacaktım. O yüzden yüzüne bakmamayı tercih ediyordum.

"Evet. Nereden biliyorsun?" Sesi bu sefer sorgulayıcı çıkmıştı.

"Daha demin seni çıkarken gördüm. O yüzden biliyorum."

Onunla ilk defa normal bir şekilde sohbet ediyordum.

Anladım der gibi başını salladı ve önüne döndü. Sessizlik olunca kulaklığımı taktım ve bir şarkı açıp dinlemeye başladım.

KAAN YILMAZ

Onunla ilk defa normal bir şekilde konuşmuştum ve şu an fark ediyorum ki samimi bir kızdı. O aldatma olayından sonra ilk bir saat durgun görünüyordu ama sonra eski neşesi yerine gelmişti. Şu an daha iyi duruyordu.

Acaba biz de birlikte olsaydık ve ayrılmak zorunda kalsaydık benim için de üzülür müydü, yoksa Ayaz'ı umursamadığı gibi beni de mi umursamazdı?

Bunu çok merak ediyordum ama ona sorsam kesin dalga geçerdi.

Sessizlik olunca kulaklığını taktı. Ne dinlediğini duyabiliyordum. Büyük ihtimalle sesi sonuna kadar açmıştı. Duman'ın "Köprüaltı" şarkısını dinliyordu. Şarkı seçimlerimiz uyuşuyordu. Şarkıyı seçerken telefonuna bakmıştım; aynı sanatçıları dinliyorduk.

Konuşmak istiyordum ama rahatsız olur diye konuşmuyordum.

Ben de çantamdan kulaklığımı çıkarıp Elyas & Taha'nın "Otobüs Durağında" şarkısını açtım.

Asel'i görünce kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu ve onun hayatını çok merak ediyordum. Hani insan âşık olunca kalbi hızlanır ve heyecanlanır ya, işte ben bunları Asel sayesinde yaşıyordum. Ama ondan hoşlandığıma kendimi inandıramıyordum. Kız benden nefret ederken benim ondan hoşlanmam ve birlikte olmamız imkânsız gibi bir şeydi.

Otobüs gelince aynı anda kapıya yöneldik. İlk önce onun geçmesi için bekledim. Yüzüme bakıp gülümsedi.

İlk defa...

Asel bana içten bir şekilde gülümsedi.

Ben de ona gülümsedim ve kalbim hızlanmaya başladı.

Asel binince ben de arkasından bindim ama geri dönüp inmek için kapıya yöneldi.

"Ne oldu?" diye sordum.

"Kartımı evde unutmuşum. O yüzden inmem lazım." deyip geçmeye çalıştı.

Girmesini istemediğim için onu durdurup:

"Ben senin için basarım. Geç sen." dedim ve kolundan tuttum.

Bunu neden yaptım bilmiyorum. Bilinçsiz bir şekilde yaptığıma eminim.

"Teşekkür ederim ama gerek yok." diyip kolunu tuttuğum elime baktı.

Hemen elimi çektim.

"O zaman ben de seninle geleyim."

Bunu dediğime inanamıyordum. Kıza resmen gel, aşk filmlerindeki gibi sahne yaşayalım diyordum.

"Zahmet etme. Hem sen niye böyle bir şey yapacaksın ki?" diye sorunca omuz silktim.

"Gelmek istiyorsan gelebilirsin. Tabii o ayrı bir konu."

Bunu duyunca heyecanlandım ve birlikte otobüsten indik. Hangi aptal böyle bir şey yapar bilmiyorum ama ben aptal olduğum için yaparım.

Birlikte metroya doğru yürümeye başladık.

"Hangi sanatçıları dinlersin?"

Cidden konuşmaya böyle mi başlanırdı?

Kaan, ciddi misin sen?

Bu sorunun cevabını biliyordum ama yine de sordum.

"Duman, Yedinci Ev, Dolu Kadehi Ters Tut, Son Feci Bisiklet... Bazen de arabesk dinlerim. Peki ya sen?"

Sesi heyecanlı çıkmıştı.

"Ben de aynılarını dinlerim ama bazen farklı şeyler de dinliyorum. Mesela daha demin Elyas & Taha'nın 'Otobüs Durağında' şarkısını dinledim. Böyle şeyler de dinlerim."

"Anladım." der gibi başını salladı.

Konuşmak için çok saçma bir soru sordum.

"Benden nefret mi ediyorsun?"

İşte sormamam gereken soruyu sormuştum.

Adımları bir anda kesildi.

Ben de onunla birlikte durdum.

"Nefret etmiyorum ama seni görünce bazen kalbim hızlanıyor. Bunu söylememem gerekiyordu, biliyorum. Ama söylemezsem içim rahat etmezdi. Bazen de sana gıcık oluyorum."

Dürüstçe konuşmuştu.

Bu cevaba şaşırmıştım. Böyle bir yanıt beklemiyordum.

"Peki, sen benden nefret ediyor musun? Açıkçası benden nefret etsen şu an yanımda durmazdın."

Neden bu kadar mantıklı konuşuyordu?

Ben ona bakarken o bana bakmıyordu.

"Hayır, senden nefret etmiyorum. Ama ilk başlarda senden o kadar nefret ediyordum ki anlatamam." diye yanıtladım.

Bu sefer yüzüme baktı ve alaycı bir şekilde gülümsedi.

"Duygularımız karşılıklı desene."

Deyip omzuyla omzuma vurdu.

Ben de gülümseyip başımı salladım.

Duygularımız karşılıklıysa sen de mi benden hoşlanıyorsun, Asel?

Bunu soramazdım.

Okula gidene kadar sohbet ettik. Gerçekten samimi ve çok komik bir kızdı. Bazen saçmalasa bile komikti.

İlk derse geç kalmıştık. O, teneffüste Lavin ile takılıyordu; ben de Mert ile. Bazen birbirimize baksak da hemen başka yöne bakıyorduk. Aynı filmlerdeki gibi...

Ve bu olay inanılmaz derecede saçmaydı.

Son teneffüste Açelya, Asel'in yanına gitti. Bunu görünce kaşlarım çatıldı. Asel'in de kaşları çatıldı.

Açelya onu omzundan itince Mert omzuma vurdu. Ona baktığımda o da aynı yere bakıyordu ve bana baktığım yeri işaret etti.

Tekrar onlara baktım.

Asel de Açelya'yı omzundan itti.

Lavin de Açelya'yı omzundan itince Mert ile ikimiz ayağa kalktık.

Biz ayağa kalkınca Açelya oradan uzaklaştı.