15. bölüm · SANA RAĞMEN SENİ SEVMEK : CHANMİN

" SEN GÜLÜNCE "

ZEPHİRA ♣️♀️

(BU BOLUMDE SMUT SAHNE VARDİR RAHATSİZ OLANLAR OKUMASİN !!!! )
Taenin eli hala kapinin üzerindeyken jungkooka öyle derin,öyle anlamlı gözlerle bakıyordu sanki bir daha hiç göremeyecekmis gibi bakıyordu .
Onlar bakismaya devam ederken arkadan bir bağırma sesi geldi ve ardından herkes sesin geldiği yöne doğru baktı .

Birde ne görsünler Jimin yoonginin kicaginda ellerini yoonginin boynuna dolamış yoonginin elleride jiminin beline dolanmış sarmaş dolaş bir vaziyetteydiler .tae ile jk bunu pek takmazken ( takmazlar tabi tae jungkookdan öpücük alma derdinde hehehe) Minho ve jisungun gözleri birden kesişti ve minhodan çok jisung minhoya utangaç ve Nazlı gözlerle bakıyordu ( heralde akşam minhoyu kudurtçak) ve bunu Minhonun onun bu hallerine hasta olduğunu bili bile yapıyordu.

Ardından minho jisungun kulağına eğildi ve " , "Bu kadar güzel bakma, yoksa herkesin içinde seni alıp götürmek zorunda kalacağım," diye fısıldadı. Jisung’un yanakları zaten pembeleşmişti ama bu sözlerle birlikte adeta alev aldı.

Minho, onun bu halini görünce hafifçe sırıttı; Jisung'un utandıkça ne kadar tatlı olduğunu bilerek yapıyordu bunu (tam bir fırlama işte!).

O sırada Jimin ve Yoongi hala dünyadan kopuk bir halde sarılmaya devam ederken, Tae araya girdi. "Yeter be kardeşim, biraz da biz romantizm yaşayalım dedik, sahneyi komple çaldınız!" dedi gülerek. Jungkook ise Tae'nin beline kolunu dolayıp onu kendine çekti ve kulağına, "Boşver onları, biz kendi dünyamıza bakalım," diye mırıldandı.

Jisung, Minho'nun hala kulağının dibinde olduğunu hissedince derin bir nefes aldı ve hafifçe geri çekilip onun gözlerinin içine baktı. "Seni kim tutuyor ki?" dedi nazlı bir edayla. Minho’nun gözleri parladı, bu akşamın oldukça uzun ve heyecanlı geçeceği şimdiden belliydi.

Jisung ise iyice kedi gibi sokulmuştu ona. O sırada Jimin, Yoongi’nin kucağında iyice yayılmış, "Ay yeter be, amma romantik takıldınız! Biz burada ağaç olduk sanki," diye takıldı. Yoongi ise halinden gayet memnun, Jimin’in saçlarıyla oynarken "Sen konuşma bücür, az önce kucağımdan inmek istemeyen sendin," diyerek onu susturdu. ( Bunlar hani flörttü sevgili olmaya doğru gidiyolar aaaaaa)

Tae ve JK ise bu manzarayı izlerken birbirlerine bakıp sırıttılar. Tae, JK’in elini sıkıca tutup " hadi sen cileklerini güzelce ye bizde gidelim sende güzelce uyu kendini de yorma ha bu arada canın bişey cekerse bana söyle. " dedi göz kırparak.

Minho, Jisung’un elini tutup onu yavaşça ayağa kaldırdı. "Hadi bakalım hanımlar beyler, bu kadar yeter. Bizim Jisung ile halletmemiz gereken çok önemli bir... konuşmamız var,"( Allah Allah ne acaba hihihj) dedi ve Jisung’u kendine çekip yürümeye başladılar. Jisung ise arkasına bakıp diğerlerine dil çıkarırken içinden "Eyvah, Minho’nun gözleri yine öyle bakıyor, yandık bu gece!" diye geçiriyordu

Jungkook içeri girer. Ve herkes evlerine giderler .
Yoongi jimini evine bırakır hyunjinde felix'i chanda swungmini evine birakir .ve gün burada sona erer.
Aaa bi dakika bi dakika biz birilerini unuttuk sanırım
Hmm tabikide jisungla Minho bakalım onlar ne yapıyor .

MİNSUNG dan...

Minho jisungu eve birakiyordu.arabatla jisungun evinin önüne geldiler ve . Arabayı durdurdu minho daha sonra jisung arabadan indi ve minhoya " teşekkur ederim Minho " dedikten sonra tam arkasını dönüp gidiyordu ki Minhonun" jisung "diye
Seslenmesiyle arkasını döndü ve minho koşarak jisungun yanına gelmişti sonra jisungun kulağına eğildi ve " benide evinde ağırlamak istemezmisin. Güzelim hem eve gidecek halim yok bu gece sende kalsam nasıl olur " dedi ve jisung

.Minhonun omzuna bir tane yapıştırdı jisung kizarmadan edemedi huyu zaten .neyse kapıya doğru ilerlemeye başladı o sırada Minho hala onu izliyordu . Kapıyı açtı ve içeri girdikten sonra minhoya " gel beni ye tarzı bir bakış attı. Minhoda kudurmuş dururmu hemen peşinden gitti .

( Aha jisung elden gitti , geçmiş olsun)

Jisung onun elini tutarak çapkınca bir gülümseme ile odasına doğru; nazlı adımlarla yürüttü.

Kapının soğuk, metal kolunu tuttu ve hafifçe aşağı doğru itti. Kapı aheste aheste ve gıcırdayarak açıldı.

Oda karanlıktı lakin ay'ın ışığı perdelerden süzülüp, odayı hafifçe aydınlatıyordu.
Fazla belli olmasada hafif dağılmış bir yatak vardı.

Minho hafif eğildi ve jisung'un ensesinde nefesini hissedirerek, boğuk arzu dolu bir şekilde konuşmaya başladı: "Vay canına, Bu kadar aceleci olduğunu düşünmemiştim.."

Han bu lafa karşılık hafifçe kıkırdadı ve yavaşca gözlerini ona dikti: "Emin ol daha ne kadar aceleci olucağım hakkında bir fikrin yok, Pisicik!"

Minho'nun dudakları yukarı kıvrıldı onu belinden tuttup duvara ani bir şekilde yasladı.
Han bu ani hareketle şaşırmıştı ve sırtı ışık düğmesine denk geldiği için etraf beyaz loş bir ışıkla aydınlandı. Onun yüzünü çok net görüyordu, Minho'nun alnına düşmüş kahkülleri ve o gece karası gözlerini, içinde istek dolu bir şekilde kendine dikmişti. Minho ona bir avcı'nın, avına bakmış gibi bakıyordu. Oldukça vahşiydi..

Han o bakışları gördüğünde ürperdi. İlk defa kendini korkarken buluyordu. Ama minho bakışlarını bir gram oynatmadı ve uyarır tonla
Konuşmaya devam etti:
"Dikkat et sincapçık benimle oynamak bir ateşle oynamakla eş değerdir!"

Han'nın cevap vermesini beklemeden minho onu öpmeye başladı, arzu dolu bir öpücük değildi, sanki mühürlüyormuş gibiydi. Han yavaşca gözlerini kapattı, kollarını boynuna bir yılan gibi doladı.

İkili nefes kesici bir şekilde öpüşmeye başladılar. Han ne kadar tutkulu olsada, minho onunla oynamayı seviyordu.

Yeri geliyor Öpüşürken saniyelik bir şekilde duruyordu, yada hafif hafif ama etkili ısırıklar veriyordu.

Bu da han'nın içinde inanılmaz ateşe sebep oluyordu.

En sonunda duvardan ayrıldılar ve minho onu yatağa doğru itti.
Han, duvarın soğuk ve sert yüzeyinden sonra yatağın yumuşak yüzeyini hissedince garip bir duygu belirdi.

Minho ise onun sağ bacağını tutup yavaşça ayırdı, boşta kalan eli ile kravatını gevşetti.
Kollarına kadar sıyrılmış olan ve terden tenine yapılmış beyaz olan gömleğinin altındaki kasları gerilmişti.

Siyah kravatını tamamen çıkarınca han'nın suratına baktı hırıltılı şekilde nefes alıp verir vaziyette: "O küçük ellerin oldukça yaramazlar, neden onları etkisiz hale getirmiyoruz?"

Bu sözler hanın kalbini hızlı atmasına sebep oldu ama büyülenmiş şekilde kollarını uzattı. Minho ellerini kravatı ile sıkı bir şekilde bağladı. Han hafif sızı hissederek dişlerinin arasından nefes aldı.

Minho onun üstündeki gömleği tek seferde yırtı. Hanın dudaklarından şaşkınca bir şekilde: "oh!" Diye ses kaçtı. Han yırılmış kıyafetle ona doğru bakıyordu.

Minho ise elini onun göğüsünde hafifçe gezdirdi. Beyaz tenini bir şaheser gibi dokunuyordu.

En sonunda Minho kendi gömleğinin düğmelerini açmaya başladı, ve gömleğini bir hışımla kenara doğru fırlattı.

Gömlek masanın altında doğru düştü. Minho hem kendisinin hemde hanın pantolonundan kurtuldu. Artık aralarını engel olacak bir kumaş parçası kalmamıştı.

Minho, hanın üzerine doğru eğildi. Bir eli ile kalçasını kavradı, hafifçe okşayıp, bastırdı. Han bu dokunuşuna karşılık boğuk bir inilti ile karşılık verdi.

Minho yavaşca onun boynuna doğru eğildi, yavaş ama kararlı ıslak öpücükler kondurmaya başladı.

Hanın boğazı yanmaya başlanmıştı. Nefes almayı bile unutmuştu. Minho onun boynundan yavaşca aşağa doğru kaymaya başladı.

Boynundan göğüsüne doğru öpücükler yol aldı.
Han ise alt dudağını titrek bir şekilde ısırdı.

Minho onun üstünden doğruldu. Ve sol bacağanı kendi beline doladı: "hazır olsan iyi olur, çünkü çok yorucu bir gece olacak!" Dedi.

İçine doğru kaydı. Hanın bağlı olan elleri yatağın çarşafını sert bir şekilde kavradı. Dudaklarını kemirmeyi bırakıp "Ah!" Diye yarı şaşkın bir şekilde inledi.

Minho ise onu belinden tutarak daha çok kendisine bastırdı.
"Acıyor mu?" Dedi merak dolu gözlerini ona dikti.

Ama han buna karşılık kafasını ona bakmayacak bir şekilde çevirdi. Minhonun kendisinin belindeki eli sinirle daha çok sıkı tutmaya başladı. "Demek öyle ha? Görmezden mi geliyorsun sincapçık?!" Dedi ve sertçe girmeye başladı. Han ise ona hiç bakmadan göğüsünün hızla inip kalkarken inlemeleri sıklaşıyordu.

En sonunda Minho'nun kafasına dank etmiş olacak ki, hanın yumuşak saçlarından tuttup kendine baktırdı. Bu esnada hala girip-çıkmalarına devam ediyordu: "beni görmezden gelmeyi kes!" Diye kükredi.

Han ise çılız bir şekilde: "acıyor" Diye bildi. O kelime ise bir fısıltı gibiydi.
Minho hareketlerini yavaşlattı ve elindeki saçını çekip onun bağlı olan ellerini kavradı, han ise onun belinde kendi bacaklarını yerleştirdi.

Minho tekrar eğilip, onun dudaklarını sömürmeye başladı. Minho onun hafif çiçek kokusunu göğüsünde her hissettiğinde başı dönüyordu. Ve daha tenine fazla sokulmak istiyordu.

En sonunda doruk noktasına ulaştıklarında
Minho onun ellerindeki bağı çözdü, gözyaşları ile ıslanmış yanağana nazik öpücük kondurdu.

"Dinlen biraz, oldukça hırpalandın."

Diyerek etrafta dağılmış olan kıyafetlerini alıp giydi. Han yatakda onun giden sülietine bakarak gözlerini yumdu.

Sabah olmustu ve han yavaş yavaş gözlerini araladı Güneş direkt olarak hanın yüzüne doğru vuruyordu .
Hemen kalkıp duş aldı .kıyafetlerini giydi ve kendine kahvaltı hazırlamak için mutfağa indi.

Kahvaltı ettikten sonra masayı toplayıp hazırlanıp dışarı çıktı bugün biraz kafa dinleyip tek basına dolaşmak istiyordu .
Zaten dün geceden sonra Minhonun yüzüne nasıl bakacaktı onu da bilmiyordu . Zaten Minhonun yanında utançtan bir haller oluyordu jisunga bir de dün gece var vay jisungun haline . Artık Minho onu urandırmadan rahat durmazdı.

NEYSE HIZLI GEÇİŞ YAPIYORUM
Jisung bir tane mağazaya girer kendine üst baş bakmak için
Girdiği mağazada oldukça şık ve güzel kıyafetier vardı jisung bunları görünce gözleri parladı kendine kıyafet almaya bayılırdı.haftanın iki günü nerdeyse sırf kendi için birşeyler alırdı. Neyse devam
Derken jisungun gözüne bir gecelik çarptı . Jisungun gözleri parladı adeta böyle gecelik tarzı seyler onun için vazgeçilmezdi kaliteli bir uyku onun için her zaman birinci siradadır .neyse elbiseyi eline aldı ve bastan âşagi göz gezdirdi . Ve almaya karar verdi elbiseyi aldı ve kasaya doğru ilerlemeye başladı.kasaya geldiğinde gözü arkası dönük iki kişiye çarpti.

El ele tutuşuyorlardı. Ve kız adamın yanagından öpüyordu arkalarını döndüklerinde ise ...

Bitti e birazda heyecan napalım
Yorumlarınızı bekliyorummm ☘️
1481 kelime yazmişim bu sefer
Sizce diğer bölümde neler olacak
☘️☘️☘️🩵🩵🩵