26. bölüm · SANA RAĞMEN SENİ SEVMEK : CHANMİN

İYİLEŞEBİLİR MİYİZ ?

ZEPHİRA ♣️♀️

Bir hafta sonra YOONGİDEN..
Aradan neredeyse bir hafta geçmişti. Ve jiminsiz geçirdiğim günlerden biri dahaydi.

Daha nerdeyse bir ay öncesine kadar o kadar mutluyduk ki mutluluğumuzun yanında kelimeler kifayetsiz kalıyordu eğer aşk buysa biz aşkın vücut bulmuş haliydik.

Onun bir saçının teline dünyayı yakacak olan ben en değerlime bebeğime hayatıma renk katan ve beni zaman zaman düştüğüm o dipsiz kuyulardan çıkaran melegime para, mal,mülk uğruna kıyan bir pisliğim .

Ona nasıl kıydım hala anlamiyorum aklım almıyor. Jimine zarar vermek benim en son düşüneceğim şey bile değilken birden bire nasıl bu kadar zalimleşebildim nasıl, hala aklım almıyor siktigimin parası yüzünden hayatımdaki en değerli şeyden oldum .

Üstelik tamda ona kendini affettirmeye kararlıyken.Nefret ediyorum kendimden o kadar rezil bir insanım ki kendi ellerimle aşkımızı yok ettim . Belki bunun için çok geç olucak ama ne kadar yüzüm olmasada onu geri kazanacağım.

Ona bişey olmuş olma ihtimali bile beni deli ederken onu kaybetmeye asla dayanamazdim beni bırakıp gittiği süre boyunca hatalarımı ona yaptığım kötülükleri ve aşağılık şeyleri düşündüm ve bir kez daha kendime lanet ettim.

O gün hastanede resmen anlamadığım bir şekilde gözüm dönmüştü jiminin beni bırakıp gitmesiyle resmen kendimi kaybettim diyebilirim o süreç boyunca tek derdim Jiminin nerede olduğunu bulup ona kendini affetirmekti .

O gün hastanede Jimin o kadınla beni gördükten sonra Jiminin bana olan nefretinin daha da körüklendiğini anbe an gözlerinde gördüm ve iliklerime kadar hissettim o an jimini kazanma şansımı muhtemelen kaybetmiştim.

Seungmin jiminle bir an bile konuşmama izin vermeden alıp götürmüştü onu benden
Belkide en en iyisini yapmıştı. Çünkü bu saatten sonra Jiminin benimle konuşup konuşmayacağından emin değilim belki de konuşmak istemeyecekti. Öyle bir çukurdayım ki ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.

Ne yapmalıyım nasıl yapmalıyım bilmiyorum , şu an tek bildigim birsey var oda jimine kendimi affetirmek onu bulduğumda ona yaptıgım seyler için tek tek ondan özür diliycem onun o güzel gözlerinden akıttığım her yaş için ayaklarına kapanıp ondan af dileyeceğim kısacası ölmek var dönmek yok.(Abimiz
-----------
Yoongi çalışma odasında bunları düşünürken masanın üstündeki telefonu titremeye başladı . Arayan kişi bangchandı.
Hiç beklemeden telefonu açtı ve konuşmaya başladı .

-Alo hayırdır Chan ?

-hayır yoongi hayır yarın akşam babam bizim yazlıkta seungminle benim için bir davet yemeği düzenliyor sen de gelirmisin diye aradım.

- bilmiyorum Chan şu an gelecek durumda değilim başım kalabalık kaldıracak durumda değil .

-gel hem biraz kafan dağılır Minho hyunjin falan gelicek konuşuruz tekrar düşün derim.

-kararsızım Chan

- gel oğlum işte ne naz yaptın gel eğleniriz hadi

- üf iyi tamam ne zaman saat kaçta ?

-heh şöyle kendine gel kardeşim

- hadi Chan söyle seni bekliyorum

- he şey davet yarın saat 18:00 da bekleriz paşam.

-tamam tamam gelirim hadi görüşürüz iyi akşamlar .

Der ve telefonu kapatır .

Yapacak pek de bir şeyi olmadığı için duş alıp uyumaya karar verir.
Sabah oldugunda (Güneş) odanın penceresinden içeri bir ışık süzmesi direkt olarak yoonginin gözlerine vurur.
Kalktığında saat neredeyse öğlene geliyordu . "Niye bu saate kadar uyumuşum ya ah- başım çatlıyor ."(Bu arada YOONGİ gerçekten uyumayı çok seviyor) Yatakta hafif doğrulup telefonunu eline aldığında chandan ona bir mesaj gelmişti.

BANGCHAN
- Yoongi bak lan
- bir sey dicem acil bak bir
- yoongi lan baksana ya sabır
- iyi bakma
Yoongi çevrimiçi
Yoongi yazıyor...
-ne var lan sabahın köründe
BANGCHAN
- sabahın körümü öğlen oldu lan öğlen ayımısın sen. Hayvan

YOONGİ
- ne söyliceksen söyle uzatma Chan

BANGCHAN
- neyse tamam şu akşamki parti vardı ya

YOONGİ
- evet akşamki parti nolmuş akşamki partiye.

BANGCHAN
- alfaların omegalardan bir saat önce davet alanında olmaları gerekiyormuş yani sen de dahil tae minho ben ve hyunjin saat 17.00'da davet alanında olmamız gerekiyor
YOONGİ
-Of ne saçma bir şey ya ha omegalardan önce gitmişiz ha sonra gitmişiz Ne fark eder.
BANGCHAN
-Ne bileyim ben davetin teması buymuş biraz daha davete eğlence katmak için yapılmış bir şey herhalde neyse sen çok konuşma da akşam geliyorsun itiraz istemiyorum.

YOONGİ
-Of neyse tamam görüşürüz ben kalkıp üstüne bir şeyler giyeceğim .
BANGCHAN
-okey akşam görüşürüz.
GÖRÜLDÜ
-----------
DAVET AKŞAMI
BANGCHANLARDAN
"Oğlum nerede kaldı bunlar ya heyecandan şuracıkta bayılıvericem şimdi valla "

Bangchan yerinde durmak bilmiyordu resmen.bir kanguru misali yerinde zıplayıp duruyordu.
Zıplamanın şiddetiyle Çok yüksek olmasa da ayakları yerden çok az seviyede havalanıyordu .
O kadar heyecanlıydı ki tae elini omzuna atıp onu sakinleştirmeye çalıştı kendileri de heyecanlıydı tabii ki kim bilir ne güzel olmuşlardır diye geçirdi içinden .

Ama bunları düşünmeden önce şu an yanlarında heyecandan elleri titreyen arkadaşını sakinleştirmesi gerekiyordu.

" Sakin ol oğlum az sabırlı ol gelirler birazdan vallahi şuna düşüp bayılacaksın diye korkuyorum Sakin ol"

"Nasıl sakin olayım oğlum Hem bu kuralı da kim koyduysa ne saçma bir şey heyecandan öleceğim burada"

"Gelirler Chan sakin ol , al biraz su iç de kendine gel" diyerek masanın üstünde duran bir bardak suyu chana uzattı . Chan Bir gözü kapıda bir şekilde taenin elinden suyu alıp içmeye başladı.

Sonra bardağı masanın üzerine bırakıp o hararetli ve heyecanlı bekleyişine kaldığı yerden devam etmeye başladı .
Onlar bekleye Dursun bakalım bizim omegalarımız ne alemde 🥳🥳
----------
SEUNGMİNLERDEN
"Yaş jisung benim bluzum nerede ya oof geç kaldık ya " banchanın seungminleri alması için gönderdiği arabanın gelmesine neredeyse yarım saaten az bir süre kalmıştı seunmgin bunu öğrendiğinde iki ayağı bir pabuca girmiş gibi panik yapmaya başladı daha makyajı bitmemişti ve chanın ona aldığı en sevdiği bluzunu bulamıyordu (ayy ben panik oldum aq) tüm bunları nasıl yapacağıni bilemez bir halde bir yandan makyajını bitirmeye çalışıyordu bir yandanda bluzunu en son nereye koyduğunu hatırlamaya çalışıyordu .
(Ay tam ben ya bende böyleyim )
O düşüncelere dalmişken jisung odaya girerken konuştu."ne bilim mommy en son nereye koyduysa oradadır" "hah sen ciddimisin ya. Sence ben bluzumu nereye koyduğumu unutacak kadar salak mıyım koyduğum yerde yok işte oof chanın gönderdiği arabada gelir birazdan oooooff".(Benim bölüm yazamayinca girdiğim haller)

diye uzun bir of cekti ve chanın gönderdiği arabada neredeyse gelmek üzereydi yani hangi ara hazırlanıp da hangi ara aşağı ineceklerdi seungmin bunları düşüne düşüne Jungkooklarin hazırlandığı odaya doğru giriş yaptı .giriş yapti mi dedim ben , giriş yapmadı girmesiyle birlikte yeri boyladı desek daha doğru olur .

Minik bir çığlık atarak düştüğü yerden kafasını kaldırdığında "oha " demeden edemedi .oda resmen bir savaş alanından farksızdı odaya her göz gezdirdiğinde bayılmamak için kendine birkaç minik Tokat atıp kendini bu manzaranin gerçek olmadığına inandırmaya çalıştı ama her seferinde o korkunç manzarayla tekrar tekrar yüz yüze geldi,ve her yüz yüze geldiğinde başından aşağı kaynar suların dökülmesi bir oldu.

(Odanın hali binevi böyle )
"Bu odanın hali ne ya" hala şaşkınlığı devam ederken konuştu seungmin.seside hafif yüksek çıkmıştı ." Ya çıldıracağım ya "

Kafasını odanın Aynalı dolabın olduğu yere doğru çevirdiğinde bir ikinci şok daha geldi .Jimin felixin saçlarını arkadan toplayıp altta Kalan tarafını dalga şekli vermeye çalışıyordu.

Üstüne üstlük birde daha kendi makyajini yapmamıştı , Felix kendisinden rica ettiği için oda kiramamis yapmaya başlamıştı"ah biraz yavaş ol Jimin derini söktün yemin ederim ya ah" " sende düzgüb durda acımasın bak zaten arabanın gelmesine yarın saaten az bir süre yokmuş gibi bir de seninle uğraşamam düzgün durda bitireyim şunu " Felix de çaresizce kafasını sallamistı. Evin resmen bir ahırdan farkı kalmamıştı.

Öteki taraftan da Jungkook hala kendine kıyafet seçmeye çalışıyordu seungmin ona hayretle ve bıkmış bir şekilde bakarken o da seungmine dönüp " sence hangisi daha güzel mommy, bence bu hem bebişlerim içinde rahat olur ,dimi bebeklerim rahat olursunuz dimi , hmm sizce babanız beni bunun içinde beğenirmi bence beğenir ne dersiniz" diye seungminle konuşmayı bırakıp bebekleriyle kendi kendine konuşmaya başlamıştı .

Seungmin cinnet geçirmek üzereydi adeta arabanın gelmesine max onbeş dakika kalmıştı .Ve bluzunu hala bulamamiştı bir yandan onu ararken bir yandan jungkookla ona onun için en rahat ve şık kıyafeti bulmaya çalışıyorlardı .birde bunun üzerine Jimin felixin saçını daha bitirmemisti ve hala hazır değildi jisung ordan oraya deli danalar gibi koşmaya başlamıştı "ay benim siyah çekerim nerde ya oof" diye bağıra bağıra hemde seungmin daha fazla dayanamadı ve en sonunda patlama noktasına geldi .

" Yeter ! Yeter ya araba birazdan gelecek ve siz daha hazır hile değilsiniz ev ahıra dönmüş ki buna ağır denirse ben bluzumu bulamıyorum Jungkook sen daha kıyafetini bile secmemişsin. Jimin sen, sen daha makyajını yapmamişsin ya tanri aşkına siz ne ara hazirlanicaksiniz araba gelmek üzere anlatabildim mi ?jisung desen daha saçına bile şekil vermemiş oof of" Jungkook Seungminin bu paniklemiş halini sakinleştirmek icin ona yaklaştı ve "tamam mommy sakin ol özür dileriz ben hazirlandim zaten seçtim yani kıyafetimi sakin ol" dedi onu sakinleştirmek adına .

Seungmin jungkookun elini çekip. Felixlere döndü ve " arabanın gelmesine be kadar kaldı biliyor musunuz?" Jiminler seungmine meraklı ve endişeli gözlerle bakarken seubgminin ağzından çıkacak cümleyi bekliyorkardi "tam olarak on dakika kaldı "

Hepsi birden"Nee!" Diye bağırdılar ve bir anda hepsini bir panik sardı Jimin " ya mommy bu şimdimi söylenir ya oof daha makyajimi yapmadım yaa" " Felix ise " oha ne on dakikami " diye şaşkın şaşkın bir yandan söylenip bir şey yandan da hyunjinin ona aldığı siyah çiçekli kolyesini aramaya başladı tabi bu odada onu nasıl bulacaksa (aaayy panik oldum resmen panik atağım tuttu ya )

"Eee ben size boşuna hızlı olun demiyordum eviminde ağzına sıçtınız zaten şu daveti bir atlatalım hiçbirinizden bahane falan istemiyorum devatten sonra bana gelip burayı bak dök yala yapiyorsunuz şuna bak ya evin ahırdan farkı kalmadı resmen ev evlikten çıktı yemin ederim ya" bunun üzerine Jisung "tamam mommy stres yapma ben hazırım bak nasıl olmuşum " diyerek seungmine kıyafetini tam göstermek için etrafında bir tur dönüp öpücük atar gibi bir hareket yapar. Hem Seungminin sinirini dindirmek adina hemde ortamın yumuşaması adına yapmisti bu hareketi .(Şahsen ben seungminjn yerinde olsam sinir krizi geçiririm heralde cinnet geciririm )
Bekleyin jisungun kombinine bakalım hijii

Bu jisungun kombini bence müq
Felix Jisungu görünce uzun bir ıslık çaldı
"Ay harika olmuşsun ya bayıldım minho hyung sana bayılacak gerçi o senin her haline bayılıyor ama bu haline ayrı bir bayılacak"
"Ay tesekur ederim askm sen daha güzelsin hele bi beni beğenmesin baksın bakalım ben onu nasıl süründürüyorum "
"Sakin ol askm beğenir o seni hele bir beğenmesin yolarim onu valla"
"Asıl hyunjin seni görünce bayılacak bu nedir ya bence davetin en konuşulan kişisi sen olacaksin demedi deme sonra da hyunjin seni diğer alfalar dan kıskandığı için etrafında pervane olacak hahaha şimdiden çok eğleneceğiz gibi duruyo "
" Of sus ya şu huyunu da bir türlü bırakmadı çok kıskanıyor beni zaten yani inanamazsınız her gördüğü alfadan kıskanıyor beni bu huyunu düzeltmezse ileride sorunlar yaşayacağız gibi duruyor bilmiyorum ya"
Şimdi felixe bakalım hihi

(ay çok tatlı yaa)
"Bizim bacilar bugün full siyah takılıyor anlaşılan " diye allığını sürerken konuştu Jimin onlar kiyafet mevzusunu konuşurken jiminde kıyafetini giyip çoktan makyaj yapmaya başlamıştı bile "aynen inşallah bizimkilerde bizimle uyumulu giyinmiştir inşallah ".
"Aaa buldum sonunda buldum Tanrım sana şükürler olsun bulduuuuumm" diye bağırmaya başladı Jungkook " neyi buldun Jungkook ödüm götüme kaçti senin yüzünden sanırsın gömü bulmuş " diye konuştu seungmin, jungkookun bagirmasiyla korkudan hizla inip kalkan göğsünü tutarak

"Buldum sonunda kendime rahat bir kıyafet buldum"
"Ay niye bagiriyorsun o zaman aşkım ya ödümü kopardın vallahi" dedi seung
"Ama mommy anlamiyorsun bebeklerinin rahatı herşeyden önce geliyor benim için onları rahatı benim için çok önemli "
"Tamam askm tamam " seung onun giyinmesine yardım ederken malum hamile olduğu için giyinmesi zor oluyor .
Seungmin jungkooka yardım ederken. Dışarıdan bir korna sesi duyuldu. Chanin gönderdiği araba gelmiş olmalıydı . Jimin makyajını son anda bitirip ayağı kalkıp son olarak parfümünü sıktı ve perdeyi aralayıp camdan aşağı baktığında chanın gönderdiği arabanın geldigini gördü ve "ayy Chan eniştenin gönderdiği araba geldi hadi çıkalım mommy adam aşağıda bekliyor "

"Ayy gercekten de gelmiş ya neyse hadi montlarinizi alın çıkalım zaten yeterince geç kaldık hemen çıkalım"

Der ve seungmin son bir kez savaş alanına dönmüş evine bakıp kapıyı kapattı ve hepsi birlikte evden çıkıp aşağı doğru inmeye başladılar.
Ay bekleyin Jimin seungmin ve jungkookun kombinlerini koymadım
İşte seungmin

Yani bence biraz sade gibi ama anca bulabildim
Sıra Jungkook da

Evet sıra jiminde (ay bunlar seungminden daha güzel oldular ama )

(jiminde böyle ay çok güzel oldular yaa neyse)
Hepsi teker teker Evin kapısını açıp birer diva gibi ve sanki podyumda yürüyormuşçasına havalı bir çıkış yaptılar yani korumalar ve şoförler bile onların güzellikleri karşısında bayılmamak icin kendilerini zor tutuyorlardı o derece (e kim olsa dayanamaz ) neyse hepsi teker teker usulca chanın gönderdiği özel araca bindiler soför onlar bindikten sonra arabanın kapısını kapatıp direksyona geçip arabayı çalıştırdı ve sonunda arabadaki beş güzellik davet alanını süslemek için yola koyuldular .

BİR 15-20 DAKİKA SONRA
15-20 dakika sonra bizimkiler masallardan çıkmış saraya anımsatan o makena gelmişlerdi. (Yazlık da abarttım biraz)

Herkes büyülenmişti. "Vay canına!" Dedi felix hayran olmuş bir şekilde.

Jungkook seungmine göz kırpıp: "hadi gene iyisin, kayınbaban baya düşünceli çıktı." Diye güldü.

Jimin ise aralarında en sessiziydi. Taş mimariyi incelerken kalbinde tarif edilmez bir sıkışma olmuştu. Buraya gelmek onun için biraz kafa dağıtmak ve birazda nefes almak açısından çok iyi gelecekti.

"Yoongi.." Diye fısıldadı jimin seungminlerin duyamayacağı bir şekilde. Şimdi kalbinin sıkışması durmuştu, yoonginin de burada olma düşüncesi onu boğuyordu sanki kalbi göğüs kafesini zorlayacak bir şekilde hızlı atmaya başlamıştı. Jiminin nefesi sıklaştı. Aklına yaşadığı karanlık anılar gelmişti. Onu görmeye hazır mıydı? Görmek istiyor muydu? Bunu düşünmek bile kalbinin hızlı atmasına yetiyordu.

Koluna bir el dolanması ile bu düşüncelerden sıyrıldı. Dönüp baktığında seungmin ve diğerlerin endişelendiğini gördü.

Seungmin yumuşak bir ses tonuyla araya girdi: " bebeğim , endişelenme o pisliği bir santim yanına yaklaştırmayacağız rahat ol ."

Jimin yutkundu. Boğazını temizledi ve ufak bir gülümseme ile altın sarısı saçlarını elli ile arkaya attı: " iyi ki varsınız seungmin sizi çok seviyorum" elini onun koluna atıp sıvazladı ve birlikte içeri doğru yürümeye başladılar.

İçeri girdikerinde davet alani derin bir sessizliğe büründü . Ve tüm gözler seungminlere döndü . Seungminin gözleri asaletini bozmadan chanı aramaya başladı chanı gördüğü an dudaklarında memnun bir şekilde yukarı kıvrıldı . Ve onu farketmeyen nişanlısının yanına doğru usulca ilerlemeye başladı.herkes onları farketmişti fakat chanın fark etmemesine sasirmişti ama hiç kendini bozmadan ve etrafındaki insanların fısıltılarını görmezden gelerek chana doğru yürümeye devam etti .

Seungminler obakra yürümeye devam ederken Chan arkası dönük bir sekilde masada duran bir bardak suyu ağzına götürüp bir yudum alacakken taenin "oha a-abi bunlar bizimkiler mi "demesiyle arkasına dönüp gördüğü şeyle suyu agzindan püskürmesi bir oldu .

"Oha jisung çok güzel olmuş lan " Minho kendinden geçerek konuşurken taede aynı şekilde karşılık vermişti " güzel de kelime mi mükemmel ötesi olmuşlar " "yalnız benim Sarı fırtına yakiyo ortalığı " hyunjin de muhabbete ortak oldu .
" Şu an jisungun önünde diz çökmemek için kendimi zor tutuyorum" Minho hayranlığını şaşkınlıkla dile getirmeye devam ederken
Chan ona yaklaşan güzelliğin elinden usulca tuttu ve seungminde hayır demedi
Tuttuğu eli usulca dudaklarına götürdü ve sanki değerli bir mücevhere dokunuyormuşçasına yumuşak bir öpücük kondurdu .ve sonunda heyecandan titreyen dudaklarını aralayıp hala o anki şoku atlatamamiş bir şekilde konuşmaya başladı
"S-seungmin b-bu ne hal ç-cok güzel olmuşsun " seungminde ona gulerek karşılık verdi . Ardından Chan sonunda şaşkınlığını bir kenara bırakarak elini ssungminin beline atıp kendine çekti yüzleri birbirine aşırı yakındı neredeyse öpüşeceklerdi o derece " bir düşündüm de aslında partiyi bosverip evde daha özel şeyler yapabiliriz ne dersin " son söylediği kelimede çapkınca göz kırptı seungmin uyandığını belli etmesede yanakları onu çoktan ele vermişti bile "ya ne diyosun ya
İki dakika yakınlaşmayalım hemen sapıtıyorsun Chan" Chan onun bu utangaç hallerine bayildigi için bu tarz şeyler söyleyip duruyordu ."şu an önünde diz çökmemek için kendimi zor tutuyorum biliyormusun çok güzelsin" " sende çok yakışıklısın " seungmin biraz bekledi ve chanın duymayı en sevdiği kelimeyi söyledi "kocacığım" bu kelimeyi chanı gıcık etmek için arada söylerdi . Chan bu kelimeyi duyar duymaz yüzünü geniş bir gülümseme aldı
"Bir daha de bakiyim " "ee Chan bey güzel şeyler bir kere olur sende bununla yetiniceksin " -ya ne yetinmesi güzelim gel bir kere öpeyim o zaman" tam uzanıp seungmini öpecekti ki seungmin hızlı bir hareketle chanın kollarından kurtulup chanın ailesinin yanına doğru yol aldı giderken de arkasını dönüp chana göz kırptı " sen varya bir gün senin yüzünden kalpten gidicem vallahi zilli"

Ve chanda arkasından onu takip edip yanına gitti.digerleride bu çift den farkli değildi. " Melek gibi olmuşsun bebeğim bu ne güzellik " "teşekkür ederim aşkım "
"Bir daha de bakım " " aşkim " " oy aşkım diyen dillerini yerim ben senin" "ya tae sus uyandırmasana ya " " uyanınca daha güzel oluyorsun bebeğim " taenin böyle demesiyle birlikte anında jungkookun kasları catildi ve taenin kollarından sıyrılıp
" Normalde güzel değilim yani öyle mi tae ne demek istiyorsun sen artık çok cirkinlestin seni beğenmiyorum mu demek istiyorsun yazıklar olsun git konuşmak istemiyorum seninle " der demez üzerinde çeşit çeşit yiyeceğin bulunduğu açık büfe tarzı yere doğru gitmeye başladı " güzelim ben öyle demek istemedim bebeğim buraya gel hay ben ağzıma tüküreyim bok vardı tae iki dakika ağzını tutamadın, şimdi boku yedin işte ah ah" diye diye jungkookun peşinden gitmeye başladı .

Diğerleri ne alemde acaba
" Sarı fırtınam bu ne güzellik etsin gürledin yemin ederim " "teşekkür ederim askm sende çok yakışıklı olmuşsun " hyunjin yaklaşıp felixin belini kavrayıp kendine çekti
"Ne yapıyorsun hyunjin herkes bize bakıyor " " umrumdami sence benim gözüm şu an senden başka hiçbir şey görmüyor farkında değilmisin " " olmamak mümkün mü ama bu kadar da belli etme askm" hyunjin daha fazla uzatmadan felixi de alıp birşeyler içmeye götürdü." Sincabim neden bana bakmiyorsun " jisung bu aralar Minho ona bişey yapmasa bile trip arası geliyor du yani anlayacağınız yine Minhonun trip time başlar " ne oldu güzel gözlüm niye bakmıyorsun yüzüme " " sen ne yaptığını çok iyi biliyorsun " " bebeğim ne yaptığımı söylesen bari onu bile bilmiyorum "
" Cidden bilmiyormusun Minho" " hayır bebeğim yine ne yaptimda asrın o güzel yüzünü söyle hadi " " hyunjin felixi geçen hafta İtalya'ya götürmüş sende anca işlerinle ilgilen dur . Jisung kim ki zaten (Eren kim ki zaten ahahhaha) " bebeğim biliyorsun o zaman işler yoğundu Chan ben ve diğerleri çok yogunduk hyunjin kendi izininden kullanmisti . O zamanda elemana ihtiyaç vardı hyunjinin yerine de ben gecmek zorunda kaldım " " ondan sonraki günler peki o günlerde de mi meşguldün meşgul ol minho sen hep meşgul ol"
Der demez jungkookun yanına gitti . Eline bir kadeh alıp içmeye başladı tek dikişte bitirdi .O sırada Minho pür dikkar Jisungu izliyordu Minho jisungu izlemeye devam ederken jisung üçüncü bardağı devirmisti bile tam dördüncü bardağı ağzına götürüp içiyordu ki Minho daha fazla dayanamayıp jisungun elinden kadehi aldı ve " yeter bu kadar yürü konuşacağız " jisung ne kadar "bırak beni " desede Minho dinlemeyip jisungun kolundan tutup üst kata götürdü.
( Bir de bizim yakışıklıları görelim)
Hyunjin böyle

Jiminde ise durumlar çok farklıydı
Sırada Chan var

Minho

Taehyung

Ve son olarak yoongi

(Evet bunlarda böyle olmuş nede yakışıklı olmuşlar neyse devam )
Parti sakin ve eğlenceli bir şekilde devam ederken partiden nasibini alamayan birileri vardı yoongi içeride birşeyler içerken bir yandanda etrafa göz gezdiriyordu . Etrafa bakinirken gözüne Deniz kenarında elini karnına koymuş ve sanki karnının içinde bir varlık varmış ve o varlikla konuşuyormuş gibi görünen sarı saçlı zarif bir beden çarptı.

Jimin sanki kendini Parti'nin karmaşasından ve gürültüsünden soyutlanmış gibi sanki orada sadede o ve karnındaki mucize vardı . Birden durdu ve derin bir iç çekti ve uzaklara bakarak " bizde birgün mutlu olacağız değil mi bebeğim bir gün bizde gülecegiz ve hiç kimse bizi üzemeyecek hiçkimse seni hep seveceğim ve seni asla bırakmayacağım bebeğim asla" uzaklara dalarak söylediği bu sözler onu içini ısıtırken o derin ve bir o kadar da tanıdık gelen ses içindeki o sıcaklığın saniyesinde yok olmasına yetti .

"Jimin "
---

Hello hello hello yine ben yine ben beni özledinizmi valla ben sizi çok özledim bayağıdır bölüm atmıyordum farkındayım
Ama o zamanlar sınav dönemiydi araya bayram falan girdi ve ben çeşitli organizasyonlarla ilgilendiğim için okulumda yazmaya fırsat bulamadım o yüzden sizden özür diliyorum bölüm nasıl olmuş yorumlarınızı bekliyorum sizi çok seviyorum 🩵🩵🩵🩵🩵❤️❤️
Ve bu sefer 3210 kelime yazmışım oha olm ben neyim hehheh bay 💋