Ring kitap kapağı

5. bölüm / 6

Ring

5. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Bero^BYH ★

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 5. Bölüm

Yeni bölümle karşınızdayımm

İnşallah beğenirsinizzz

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın

İyi okumalarrr

★

Soyunma odasına girdim. Dışarıda Oğuz ve Göktuğ beni bekliyordu. Her zaman ki
antrenman kıyafetlerimi giyip odadan çıktım. Karşılaştığım manzarayla öfkem arttı. Birbirlerinin yakasına yapışmış kavga ediyorlardı. Koşarak yanlarına gittim. "Ne yapıyorsunuz ya?" Beni görünce hemen ayrıldılar.

İkisede işaret parmağıyla birbirini gösterdi. "O başlattı!" dedi ikiside aynı anda. Eğer öfkeli olmasam kahkaha atabilirdim ama göz devirmekle yetindim. "Çocuk musunuz siz ya?" Önüme dönüp ilerlemeye başladım. Kerem ile göz göze geldik. Yerinden kalktı ve yanıma geldi. Yüzünden öfkesi okunuyordu. Muhtemelen kendine kaybetmeyi yedirememişti.

"Devim, yeni bir yarışa var mısın? Bu sefer kurallar yok. Kafes dövüşü." Kaşlarım çatıldı. Başımı olumsuz anlamda salladım. "Karşıyım." Dudağının köşesi yukarı kıvrıldı. "Ama böyle olmaz ki. Hiç eğlenceli değilsin." Hoşt be. Kıçımın kenarı. Ben sana o eğlenceyi göstermesini bilirdim de işte.

"İlgilenmiyorum." Diğer taraftan geçmeyi deneyeceğim sırada önüme geçti. "Ne oldu kaybetmekten mi korkuyorsun? Kuralsız bir bok yapamaz mısın."

Kaşlarım havalandı. Ben mi kuralsız bir şey yapamazdım. İttirdim. "Tamam, varım." Ukala bir şekilde gülümsedi. "Tamam. İki gün sonra bu saatlerde." başımla onaylayıp yanından geçtim. Oğuz Bey bileğimi tuttu.

"Kafes dövüşü yapamazsın! Çok tehlikeli." öfkeyle nefes verdim. "Hayırdır, anam mısın babam mı?" dedim sabah ki sözlerine gönderme yaparak. Kaskatı kesildi. Umursamadım. Boks torbasını yumruklamaya başladım. Her vuruş kırgınlıklarımı simgeliyordu.

Uzun süre sonra yorulmuştum. Dinlenmek için oturdum. Telefonum çaldı. bilinmeyen numaraydı. Hemen açtım. "Alo, Devim Dinç'le mi görüşüyorum." Onaylarcasına bir ses çıkardım. "Evet." Adam duraksadı. "Anneniz, Sevgi hanım." Gözlerim doldu. Anneme bir şey olmuşsa yaşayamazdım. "Durumu kötüleşti. Gelmeniz gerekiyor." telefon elimden kayıp yere düştü. Öylece kaldım. Başıma ağrılar girdi.

Oğuz ve Göktuğ koşarak yanıma geldi. Oğuz endişeyle, "Ne oldu?" dedi. Başım dönmeye başladı. Yerimden kalktım. "Annemin durumu kötüleşmiş." Gözleri kocaman oldu. Ağlamaya başladım.

Beni annesiz bırakamazdı. Beni bıraksa Berk'i bırakmazdı değil mi? "Hastaneye gitmeliyim." Adım atacak durumda değilim. Oğuz yürümeme yardım etti. Birlikte arabaya bindik. Göktuğ da bizle beraber geldi.

Kalbim çok hızlı atıyordu. Korkuyordum. Eğer annemi kaybedersem yaşayamazdım. O benim her şeyimdi. Oğuz'un telefonu çaldı. Metin Bey arıyordu. "Oğlum, arabada bomba var! Hemen in!" Gözlerim kocaman oldu. Şöfürün yaptığı ani frenle telefon elinden fırladı. Önümüzü kesmişlerdi. Zamanlamaları berbattı.

Arabadan silah aldım ve kapıyı açıp aşağı indim. Üzerimize kurşun sıkıyorlardı. Oğuz ve Göktuğ aşağı indi. "Arkama geçin ve uzaklaşın. Bende peşinizden geleceğim." Arabadan uzaklaşmaya çalışıyorduk. Şoför de benimle beraber adamlara kurşun sıkıyordu. "Şansıma tüküreyim." Adamlardan birinin silah tutan koluna sıktım. Arabadan uzak bir köşede durduk. Patlama sesiyle ağzımdan bir çığlık çıktı. İyi ki orda değildik.

Bacağımı sıyıran kurşunla ağzımdan acı bir inilti döküldü. "Hay böyle işin!" Bana sıkan adamın karnına sıktım. Acıyla karnını tuttu. Oğuz yanıma yaklaştı. "Ayağın! İyi misin?" Acıyordu ama mızmızlanma zamanı değildi. "Uzaklaşın, Oğuz Bey!" Dediğimi yaptı.

Namlumu bana silah doğrultan kadına çevirdin. Omzuna hedef aldım. Tetiğe bastığımda kurşun çıkmadı. Bitmişti!

"Kurşunum kalmadı!" Oğuz endişeyle bana baktı. Beni köşeye çekti. "Babamın adamları gelir birazdan." Şoför bize döndü. "Benimki de bitti." Şimdi başka şansımız kalmamıştı. Az önce ki Kadın bize yaklaştı. Silahı Oğuz'a doğrulttu. Derin bir nefes aldım ve kendimi siper ettim. O tetik ilk beni geçmeliydi. Korumaysak korumalığımızı yapalım.

"Çekil şuradan, Devim." Çekilmedim. "Bu benim işim, Oğuz Bey!" Kadın tetiğe basmak için hazırlanırken kafasına yediği kurşunla yere yığıldı. Gözlerim kocaman oldu. Arabalar gelmişti. "Bizimkiler geldi, Devim." Yere çömeldim. Bacağımın acısı katlandı.

Dişlerimi sıktım. Derin derin nefesler alıyordum. Göktuğ yanıma çömeldi. "Tutun bana." Hiç gurur yapacak durumda değildim. Yardımıyla kalktığımda ayaklarım yerden kesildi. Anlık şokla ağzımdan küçük bir çığlık döküldü. "Ay! Ne yapıyorsunuz, Oğuz Bey?" Göz devirdi ve arabalara doğru ilerledi.

"Bu halde yürürsen durumun kötüleşir." Arabanın kapısını açıp beni koltuğa bıraktı. Bedenim uyuşmaya başlıyordu. Annemin yanına gitmeliydim. Oğuz ve Göktuğ başka araba yokmuş gibi yanıma oturdu. Bu ne ya götle don gibi! "Annemi görmem lazım." Başım dönmeye başladı. Midem bulanıyordu. "Annenin olduğu hastaneye gideceğiz. Hem tedavi görür hem de anneni görürsün." Başımşa onayladım. Konuşacak gücüm yoktu. Gözlerimi yumdum.

Bu işi kabul ederken başıma bu kadar olay geleceğini düşünmemiştim. Araba durduğunda Oğuz beni kucağına aldı.

Doktorlar gelmişti. Bacağımı sarmış pansuman yapılmıştı. "Annemi görebilir miyim artık!?" Aklımı kaçıracaktım. Hayla annemi görmemiştim. Doktor bana döndü. "Sevgi hanımdan mı bahsediyorsunuz?" Bana kederli bakıyordu. "Evet, ona bir şey mi oldu?" sesim titremişti. Gözlerini kaçırdı ve başını yere eğdi. "Annenizi kaybettik, Devim hanım." Kaskatı kesildim.

Annem beni bırakmıştı.
Annem beni bırakmıştı.
Annem beni bırakmıştı.

Göz yaşlarım ardı ardına akmaya başladı. "Hayır ölemez!" Ayağa kalkmaya çalışsamda kalktığım gibi yeri boyladım. "Yalan söylüyorsunuz! O beni bırakmaz! Annem beni bırakmaz." Göz yaşları içinde Oğuz'a döndüm. Göktuğ da Oğuz da kaskatı kesilmiş beni izliyordu. "Bırakmaz değil mi?" Önce gözlerime sonra bacağıma baktı. Kolumdan tutup kaldırmaya çalıştığında onu engelledim. "Bir şey söyleyin! Annen ölmedi diyin!" Koluma vurulan iğneyle gözlerim kocaman oldu. Sakinleştirici vurmuşlardı. Gözlerim kapanmadan önce son sözüm, "Annem beni bırakmaz." oldu.

★

Gözlerimi açtığımda bana bakan bir çift göz gördüm. "Melis," Islak gözlerle gülümsedi. "Devim, iyi misin?" Hatırladıklarımla gözlerim kocaman oldu. "Annem, annem nerede?!" Elimi tuttu. O da ağlamıştı. "Devim, yapma böyle. Zaten böyle olacağını biliyorduk."
Elimi çektim. "Yanlız bırak beni."

İkiletmeden dışarı çıktı. Her yerim ağrıyordu. Ama en çok kalbim. Kalbim çok ağrıyordu. Annem beni bırakmıştı. Artık annem hayatım da değildi.

*1 hafta sonra*

Aradan bir hafta geçmişti. Bu süre zarfında iyileşmiş ve Oğuz'u korumaya devam etmiştim. Annemin cenazesi de yapılmıştı. Mental olarak iyi bir durumda olmasamda Berk için psikolojimi iyi tutmaya çalışıyordum. Bu gün pazardı. Artık pazar günleri istisnalar hariç izin günümdü. Berk'i parka götürmek istemiştim.

Bu yaşta annesini kaybetmişti. "Berk, geldik. Ben seni uzaktan izleyeceğim sen keyfine bak." gülümsedi ve yanağıma bir öpücük kondurup kaydıraklara doğru koştu. Kerem'le anlaştığım dövüşü iptal etmek zorunda kalmıştım. Boş vakitlerimde antrenman yapıyordum. Melis yanıma geldi. Bu süre zarfında bana çok destek olmuştu.

"Devim, naber nasılsın?" arkasında Oğuz belirdi. Burada ne işi vardı? "Oğuz Bey, burada ne işiniz var?" Gülümsedi. "Melis beni davet etti." Kaşlarım çatıldı. Melis'e döndüm. Hayretle Oğuz'a bakıyordu. "Dünden beri bende geliyim diye başımın etini yedi!" Göz devirdim. Neredeyse gülecektim. "Hadi şurdaki banka oturalım. Başıyla onayladılar. Büyük bir banktı. Ben oturunca yanıma oturdular. "Devim, daha iyi misin?" Oğuz'a döndüm. "Yani sayılır."

Karşıdan gelen Efe, Alp ve Buse ile hayretle Oğuz'a döndüm. "Oha ama," Mahçup bir gülümseme takındı. Yanımıza geldiler. "Naber, Devim?"

Derin bir nefes aldım. "İyi," Melis kınayan gözlerle Oğuz'a döndü. "Ben sadece seni kabul etmiştim." Omuz silkti.

Ege ukala bir gülümsemeyle lafa atladı. "Ayıp oluyor ama." Göz devirdim. Berk koşarak yanıma geldi. "Abla bu herifler kim?!" Melis'e ve Buse'ye döndü. Tatlı bir gülümsemeyle, "Merhaba!" dedi. Melis'le fazla zaman geçiriyordu. Melis eseriyle gurur duyarak Berk'in yanağını sıktı. "Patronum ve arkadaşları." kaşları havalandı. Oğuz'a döndü.

"Ha, hatırladım! Sen geçen ablamın yanında ki çocuksun." İlk karşılaşmalarından bahsediyordu. Oğuz gülümsedi ve başını salladı. Koşarak uzaklaştı. Arkasından buruk bir gülümsemeyle baktım.

"Devim sana bir haberim var." Melis'e döndüm. Çok heyecanlı bakıyordu. "Sizin okula yazıldım." Gülümsedim. "Ne, bu çok iyi!" Dudağının köşesi yukarı kıvrıldı. "O zaman akşam benimle bara geliyorsun!" Gülümsemem silindi. Omuz silktim.

"Sevmiyorum, biliyorsun." Dudaklarını büzdü. "Ama ben tek başıma mı içeceğim ya!" Gece eğlencelerine bayılan biriydi. "Alkollüyken seninle uğraşmak ne kadar zor biliyor musun?" Göz devirdi. Ne kadar zor olabilir ki der gibi bakıyordu. "En son seninle geldiğimde bir adamla gidiyordun. Zor durdurdum." Gözleri kocaman oldu. Hayretle ağzı açıldı. "Çetele mi tutuyorsun?"

Yanakları utançtan kızarmıştı. "Bari bunların yanında söylemeseydi be namuzsuz?" işaret parmağıyla Oğuz'ları gösterdi. Efe gülmemek için kendini zor tutuyordu. Oğuz, Efe'nin bu halini görünce lafa atladı. "Gülene bak! Sen de aynı boksun lan şerefsiz." Ağzımdan bir kıkırdı döküldü.

"Çok iyi çift olursunuz siz." Efe ve Melis hayretle Alp'e döndü. İkisi de aynı anda yüzünü buruşturup, "Iy, bunula mı?!" dedi.

Önce bu çapkın hallerini bırakmaları gerekirdi. Oğuz bana döndü. "Yarın hep beraber lunaparka gidiyoruz." Kaşlarım havalandı. Fikrim sorulmuyordu anlaşılan. "Ben gitmek istemiyorsam ne olacak?" Muzip bir ifadeyle göz kırptı. "Korumam olarak geliceksin." Göz devirdim. Karşılandan gelen Göktuğ ile kaşlarım çatıldı. Bizimkilerin çağrıldığını düşünemiyordum.

Beni görünce duraksadı. Koşarak yanıma geldi. "Ne büyük tesadüf, nasılsın?" Gülümsedim. "İyiyim sen, Göktuğ?" Ortam gerilmişti. Ben hariç herkes Göktuğ'dan rahatsız olmuştu. "Bende iyi. Bir ara bir şeyler yapalım mı?"

Dudaklarımı birbirine bastırdım. Biraz düşündükten sonra konuştum. "Haftaya pazar çalışmıyorum." Heyecanla gülümsedi. "Harika, haberleşiriz!" Yanımızdan ayrıldıktan sonra bende yerimden kalktım. "Berk, ablacım hadi gel!" Dudaklarını büzdü ne kadar istemese de yanıma geldi. Berk'i baştan aşağı süzdüm. "Sorna görüşürüz." Berk'in elini tutup ilermeye başladım.

"Devim, zaten bizim eve geliyorsun sana eşlik edeyim." omuz silktim. Oğuz hemen yanında yiyordu. Berk, Oğuz'a garip bakışlarla bakıyordu. "Bir şey mi oldu, Berk?" dedi Oğuz.

Berk bana döndü ve Oğuz'u gösterdi. "Ben bu adamı hiç sevmedim, abla!" Gözlerim kocaman oldu. "Öyle denir mi hiç!" Omuz sikti ve kollarını birbirine bağlayıp ilerlemeye devam etti. "Şey, onun kusuruna bakmayın, Oğuz Bey." Gözlerime baktı. Başka bir şey söylemedi ve önüne döndü. Ne olmuştu şimdi buna?

Eve gelmiştik. Benim için ayrılan odaya girdim. Berk'i yıkadıktan sonra kendimi yatağa attım. Berk ıslak saçlarıyla yanıma yattı ve koynuma sokuldu. Saç diplerine öpücük kondurup kokusunu içime çektim.

Sinir bozucu alarmın sesiyle gözlerimi araladım. Berk uyanmasın diye hemen sesini kapadım. Başım çatlayacak gibiydi. Yataktan kalkıp banyoya girdim. Her yerim ağrıyordu. Yüzüme biraz soğuk su çarptım. Dişlerimi fırçalayıp banyodan çıktım. Aslında bu işe artık ihtiyacım yoktu. Ödeyeceğim bir hastane masrafı yoktu ama buradaydım. Bende neden hayla burada olduğumu bilmiyordum.

Üzerime formayı giyip odadan çıktım. Berk'in odasının kapısının önüne geldim. Yavaşça kapıyı tıkladım. "Gel," Alt dudağımı ısırdım. Yavaşca kapıyı açıp göz ucuyla içeri girdim. "Şey, Oğuz Bey ben hazırlandınız mı diye bakmaya gelmiştim de." Beni baştan
aşağı süzdü. Uykulu bir şekilde sırıttı. Üstünde hayla pijamaları vardı ve yataktaydı. "Okula gidesim yok." kaşlarım çatıldı. Endişeyle, "Niye, hasta mısınız?" dudağının köşesi yukarı kıvrıldı.

"Bu kadar endişelenceğini tahmin etmezdim ama hayır. Hasta değilim." Omuz silktim. "Endişelenmedim." Başını imayla salladı. "Hazılanın." Yataktan kalktı ve yanıma geldi. "Okulu ekelim mi?" Öfkeyle nefes verdim. Hazırlanması için odadan çıktım.

Bir iki dakika sonra odadan çıktı. Evden çıkıp yürümeye başladım. Uykulu bir şekilde esnedim. Omzumu dürttü. "Sende yorgunsun işte hadi ekelim." Cevap vermedim. Hayal kırıklığıyla önüne döndü. Okula girdiğimizde Yanıma koşarak Melis geldi. "Ay günaydın!" sesi fazla enerjik çıkıyordu. Yüzümü buruşturdum. "Bu saatte ne bu enerji ya." Göz devirdi. "Dün barda biriyle tanıştım." Yürümeye devam ettik. Hep birileriyle tanışır iki gün sonra konuşmayı bırakırdı.

"Ama yüzünü hatırlamıyorum. Biraz kafam güzeldi anlaşılan." Gözlerim kocaman oldu." Yuh ama ya! Durdum ve ona döndüm. "E, nasıl konuşacaksın?" Gururla saçını arkaya savurdu ve göz kırptı. "Numarasını aldım, canım." Öfkeyle güldüm. Böyle bir deliliği anca Melis yapardı. Önüme dönüp yürümeye devam ettim. Melis sınıfta kaldığı için son sınıfı ikinci kez okuyordu. Alkol kullanmasında sorun yoktu. Reşitti.

Ben hayatımda hiç içmemiştim. Alkole kaşıydım. İnsanı savunmasız bıraktığını düşünürdüm. Hem sporcular için de pek iyi değildi.

Efe ve Alp yanımıza geldi. "Nabersiniz, millet!?" Melis yünüzü buruşturdu. "Sizi hiç sevmiyorum." Hayretle Melis'e döndüler. "Biz sana bayılıyoruz ya." dedi Efe. Sınıfa geçip yerlerimize oturduk. Melis'te bizim sınıftaydı.

Gözlerini yumdum. Hocaların beni pek sevdiği söylenemezdi. Her ders uyuyordum. Göz ucuyla Oğuz Bey'e baktım. Göz göze geldik. Tebessüm edince aynı şekilde karşılık verip önüme döndüm. Uykum yoktu. Keşke Oğuz'un okulu ekme fikrini kabul etseydim.

Belki uyurum diye başımı masaya koyup gözlerimi yumdum. Uykular bana zehir olmuştu. Ne zaman uyusan annemi görüyordum. Bana sürekli yetişemediğimi söylüyordu.

Bağrışlarla uykumdan uyandım. Dışarıdan bağışlar yükseliyordu. Kaşlarım çatıldı. Koşarak sınıftan çıktım. İnsanların toplandığı yere doğru gittim. Gözlerim kocaman oldu. Oğuz, burnu kanamış bir çocuğu yakasından tutmuş bir şeyler söylüyordu. Rahat dursa olmuyormuydu.

Kalabalığın arasından geçmeye çalıştım. Oğuz, çocuğa kafa atınca ağzımdan tiz bir çığlık çıktı.

★

Bir yerinde dur be Oğuz

Bölümü beğendiniz mii

Dediğim gibi eleştiriye açığım

Nasıl buldunuz

Favori karakteriniz kimm

Haftada bir veya iki bölüm gelir

Sınav senemdeyim o yüzden biraz zor oluyor

İnşallah beğenmişsinizdirrr

Oy vermeyi unutmayınn

Görüşürüzzz💕

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.