3. bölüm / 6
Paslı DirekGökyüzü
Bölümler 6Şu an: Gökyüzü
- 1 Paslı Direk1.034 kelime
- 2 Çocuk342 kelime
- 3 Gökyüzü309 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Enkaz959 kelime
- 5 Nefes244 kelime
- 6 Kaybolan...406 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gökyüzü ha? Uçsuz bucaksız bir bilmece gibi. Sanki görmek isteyene görünen, bakmak isteyene ise bakılabilir hale dönüşen ruhani bir varlık gibi... Bakmak ve görmek aynı şey değildir. Bir şeye bakmak için bakabilirsin ama bir şeye gerçekten bakmak demek, o şeyi görmek ve gördüğün içinde o şeyi anlamak demektir.
Milyonlarca yıldızın bana ait olmadığını bilsemde onlara bakmaya o kadar alıştım ki... Küçükken bile o korkunç bahçede yürürken etraftaki çekirgeden, gözle görünmeyen ağaçların oluşturduğu gölgeden bile korkarken ben hep gökyüzünü görebileceğim yere kadar yürüyüp yukarıya bakmayı seçtim. Sanki gökyüzüne baktığımda beni anlamayan herkesin aksine benimle konuştuğunu ve ben hiçbir şey demesem bile uzaktan bana sarıldığını hissettim.
Belki de tek istediğim, masum bir sarılmaydı. Adını bilmediğim bu parlak şeyler, sanki benim bir parçammış gibi bana bakıyorlardı. Hani insanlar ; " Yıldız kayıyor, Dilek tut" derlerya hep, işte ben orda anladım ki bir şeyleri kazanmak için bir şeyleri kaybetmek gerek. İnsanlar görünen güzelliği yorumlar ve anlam bağlarlar. Yıldız kayar, kayar ama insanlar dileklerini tutmadan önce o taş parçasının alev alev yanıpta boşluğa düşmesini, yavaş yavaş yok olmasını düşünmezler bile. İnsan o kadar düşüncesiz be nankör ki, Yok olup gidecek bir şeyden bile hâlâ kendilerine bir şeyler sağlamasını beklerler. Yani Bizden.
Hayat böyledir. İçimizde savaştığımız şeyleri kimse görmez. Bazılarımız sadece susar veya sadece dinler. Kimisi onlarca yıl sustuktan sonra içindeki tüm nefreti kusar, patlar ama en sonunda konuşsa bile hiçbir şeyin değişmeyeceğini anlar. Belki de yıldızlara bakıp:
" Keşke bu lanet yerden uzakta, bu yıldızların yanında olsam. Gerçekten uzakta olmak, burda varolmaya devam etmekten daha kötü olamaz ya! Ya da... hiç varolmasaydım." der kendi kendine.
Sanırım benim uzayım, kalbim. Dertleri ruhuma birer yıldız gibi benimsediğim için, her parlayan umudu kurtuluş sanıyorum. Kendim her yok olduğumda, biraz daha yaşayabilmek için yavaş yavaş öldüğümü hatırlıyorum. Belki de benim gökyüzüm, hiç mavi görmemiş gözlerim. Bulutlarım hiç beyaz olmamış düşlerim ve benim kuşlarım ise hiç uçamamış kanatsız bedenim.
