6. bölüm · ~PARAZİTLER~
6./Sarhoştum hatırlamıyorum
Melis'in ağzından....
Sabahın erken saatlerinde uyanmış, kızlar daha gitmeden kahvaltı hazırlıyordum. Omleti de tabağa koyup, masaya yerleştirdikten sonra evet her şey hazırdı.
Ecem muhteşem bir neşeyle giriş yaptı sahamıza, "Güno" dedi esneyerek ve yorgun ve uykusuz olduğu göz altlarından belli oluyordu. Ardından Cerenden fevkalade bir atak, "Sabahın erken saatlerinde kim iş görüşmesine ayarlar ki" dedi en bıkkın sesiyle, ve sahalardan kaleye muhteşem Bir gol oldu, Zeynep tarafından. "Neden beni uyandırdınız ki" dedi en neşesiz sesiyle
Cidden bu kızlara ne olmuştu böyle ya, onlara dönüp "kızlar ne oluyoruz bu ne sıkıcılık" dedim. Zeynep yüzüme mal mal baktı. "Bu halde olmamızın nedenin sen olduğunu biliyorsun" dedi sinirlenmeyerek. Fark ettim ki, kızların sinirlenmeye hali bile yoktu.
"Ya benle ne alakası var" dedim sitem ederek. Hepsi bir ağızdan aynı şeyi söyledi. "Dalga mı geçiyorsun sen bizimle" vay canına daha önce bu kadar sinirli görmemiştim onları, "kızlar gerçekten de anlamıyorum ne kaçırdım ben" dedim korkuyla
CEren göz devirdi, Zeynep sinirli bir şeklide çatalı zeytine batırdı. Zeytin hakketiysem eyvallah. Ecem bana dönerek en yorgun ama aynı zamanda sinirle "Dün senin yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı" dedi.
Dün mü? Buğün mükemmel bir baş ağrısı ile uyanmıştım ve dünü hiç hatırlamıyordum. Dün ne olmuştu ki
••••Dün akşam..
En şık elbisemi giyinip, bara gelmiştim. Nedeni yoktu. Maksat eğlenmek olsun.
beş kadehi bitirmiş şuan altıncısını içmekle meşguldüm. Aslında daha önce bu kadar içmemiştim. Babamla büyük bir tartışma içine girmiştik bu sabah, kalbimi kırmıştı.
Kavga nedenimizi hatırlamıyorum o kadar kafam yerinde değildi şuan, ve barmene derdimi anlatıyordum. "İşte böyle oldu malesef" dedim. Gülümsedi "merak etme senin ilacın bende" dedi.
Elinde bir kadeh daha vardı. Ve bana uzattı. Gülümseyerek aldım elinden, tam içiyordum ki, bir el elimden kadehi aldı. Dönüp baktığımda Cereni gördüm, delicene sinirle gözlerini dikmiş barmene bakıyordu. "Ceren burda ne işin var" dedim. Ban bakıp "İşten kovuldum ve kafa dağıtıyordum" dedi.
Vay canına işten mi kovulmuştu, o ne demek ki, ah eğer kafam yerinde olsaydı, ne dediğini anlayabilirdim.
Ceren elindeki kadehi Barmenin suratına fışkırdı. Waoooow oldum. "Sen hangi hakla arkadaşımın içkisine ilaç atmaya kalkarsın" dedi muhteşem bir Sinirle barmene doğru.
Barmen sakin bir tavırla "Ne saçmaladığını anlamıyorum tatlım" dedi. Ceren dah da sinirlenmişti. Onlar kavgaya tutuşurken, barın dans kısmına doğru gittim. Onların bağırtısını duymak istemiyordum. Hem ne dediklerini anlamıyordum.
Kollumu bir el tutu. Ecemi gördüm, onun burda ne işi vardı "Burda ne arıyorsun" dedi şaşırmış bir şekilde "aynı soruyu bende sana soracaktım." Dedim neşeyle beni baştan aşağıya süzdü
"Sarhoş musun sen?" Dedi bana bakarak "sarhoş olmak ne demek" dedim. "Anladım sarhoşsun" dedi.
Cerenin tarafını gösterek "bak Ceren de burda" dedim. Cerenin olduğu tarafa baktığımda Cerenin yanında Bizim Zeynebe benzeyen bir kız vardı. Ve beraber Barmene mi kızıyorlardı. Neden ki
Ecem bana dönerek "Burda bekle bir yere ayrılma ben kzıları alıp gelicem" dedi. Ona mal mal baktım. Ve yanından ayrıldı.
Yine bir şey anlamamıştım.
Sonra aklıma esen bir bir neşeyle sahnede şarkı söylemeye gittim. Hem şarkı söylüyor, hemde durmadan dans ediyordum. Ve bu çok eğlenceliydi.
Ve kızlar galiba barmenle kavga ediyorlardı. Tabi ya barmen o kimdi yine unuttum.
••••günümüz...
"Eee ne var bunda herkes hayatı boyunca böyle şeyler yaşar" dedim rahatlıkla, bana sinirle döndü tüm gözler.
"Of tamam biraz abartmışım" dedim. Eecm "Biraz mı senin yüzünden karakolluk olduk" dedi sinirle, gözlerimi utançla kaçırmalı mıydım? Tabi ki de hayır. Ben yaptığım hiç bir şeyden utanmazdım ki
Ecem "Ceren sakın iş görüşmesine gitmemelik yapmıyorsun?" Dedi. Ceren homurdayark "sizin şirketinzide çalışmak istemiyorum, hele abinle hiç olmaz" dedi.
Ecem " Eğer abimle aranızdaki gerginliği anlatacaksan bir ayrıcalık tanıyabilirim" dedi.
Ceren"Aramızda bir gerginlik yok" dedi.
Zeynep güldü, "O Zaman itraz edemezsin, o görüşmeye gidilecek" dedi. Ceren dün kovulunca, Ecem kendi aile şirketinde çalışmasını istemiş olmalıydı, neler kaçırmıştım böyle..
Telefonuma bildirim geldi. Açıp baktım "Dün akşma ki, kavganızdan sonra babanın gönlünü alamlısın, bu gece evin gel kızım. Hem babanın misafirleri olucak yanında olmanı istiyorum." Offf annne off.
Sanki barışmak istiyordum da babamla, hem o benim kalbimi kırmıştı ben niye onun gönlünü alıyorsam.
••••••••
Akşam üzeri hazırlanmış ve annemlerin evine gelmiştim, babam yüzüme bile bakmamıştı. Ve sonra dayanamamış beni öpüp sarılmıştı. Max küsmemiz bu kadar sürüyordu. Zil çalınca Yaren kapıyı açmaya gitti, yıllardır bizde çalışırdı Yaren teyze, ona teyze deyince kızıyordu.
Gelenlere bakınca ufak bir şok geçirdim. Urazın burda ne işi vardı ki, evet futbolcu Uraz, evet bana dava açan Uraz.
Babamın arkadaşı olan Murat beyi tanıyordum ama Urazın oğulları olduğunu bilmiyordum. Doğrusu soyadları aynı olmasından anlmalıydım, ama işte pek dikkat etmemiştim.
Babam bizi tanıştırmak maksadıyla "Bu Uraz" dedi Uraz tam biz zaten tanışıyoruz diyecekti ki, öne atıldım "Ben Melis" dedim ellimi uzatarak. Kaşları havaya kalksada, beni bozmamıştı. "Bende Uraz" dedi ellimi sıkarak. Babamın dava olayından haberi olsun istemiyordum.
Ve masaya oturup yemek yemeye başladık. Ona bakmamak için muhteşem bir çaba sarf ediyordum.
Oysa bana dik dik bakıyordu. Yemekleri ve tatlılarımızı yemiştik. Murat amcanın bana sorduğu soruları cevaplamaktan başka, sohbetti bile dinlememitm.
Sonunda ayağa kalkıp "Tekrar hoşgeldin ama benim evime gitmemin vaktı geldi " dedim gülümseyerek. Murat amca "Geç oldu baya seni Uraz bıraksın" dedi. Uraz içtiği suda boğulmuş gibi oldu. Oh yarasın. Muhteşem bir tatlılıkla "Kimseye zahmet vermek istemem" dedim Murat amca "Ne zahmeti bıraksın bizim sıpa, pek bir işe yaradığı yok zaten" deyince gülmemi zor tutum.
Murat amca sen bir tanesin. Uraza bakınca ayağa kalkıp bana sinirle bakıyordu. "Bırakayım seni" dedi dik dik bana bakarak.
"Madem ısrar ediyorsun" dedim cilveyle, bu onu daha çok sinirlendirdi. Spor siyah arabasına binip yolla çıkmıştık. Sitenin oraya gelince durdu. "Baban bilmiyor değil mi dava işini" dedi gülerek.
"Evet bilmiyor, Kendi aramızda olan bir şeye aileyi karıştırmayalım" dedim bende
Uyuz bir gıcıklıkla "Ben seni beni babcağına şikayet edersin diye düşünmüştüm cici kız" dedi hissterik bir kahkaha attım. "Senin etrafında nasıl kzılar var bilmiyorum ama, beni onlarla bir tutma, sen kaybedersin" dedim.
"Neden cici kız, yoksa kalbin mi kırılır" dedi gıcık sesiyle, sesinin güzelliği olabilirdi ama bu gıcık ol aldığım anlamına gelmezdi.
"Hayır tatlım ben öyle kalbi kırılınca, senin gibi tipkerin egosunu şişirmek için, kollarınızı atılan cici kızlardan değilim" dedim ve arabadan inmek için kapıyı açtım. Ve son kez ona döndüm. "Mahkemede görüşürüz" dedim.
