3. bölüm · ~PARAZİTLER~
3/Aşka doy be kadın
Cerenin ağzından....
Tüm gününü fotoğrafçıyı beklemekle geçirmiş biri olarak, tek söyleyeceğim Allah onun belasını versin.
Bütün gün onu bekledim ya, buda yetmezmiş gibi birde taksi bekliyordum 45 dakikadır. Buğün berbat geçmişti anlayacağınız. Eve gidip sıcak bir duş alıp kendime gelmek istiyordum.
Ama gün bir türlü bitmek bilmiyordu, eve gelince taksiciye parayı uzatıp, apartmandan içeri girdim.
Asansöre binip 2. Katta bastım, ne var ikinci kattayız diye asansör kullanmayalım mı?
Ben beklerken içeri dün konuştuğum güvenlikçi girdi, neydi lan bunun ismi, okadar da konuşmuştum. Cemal, yok o geçen hafta konuştuğum hemşireydi, o zaman Ali, yok oda konuştuğum Komiser yardımcısıydı.
Mehmette değildi o çocuk sarışındı zaten, ha harırladım Caner tabi ya Caner di bunun ismi neyseki hatırladım.
"Eee nasıl gidiyor Caner" dedim gülümseyerek.
Bana kaşlarını çattı. "Yalnız Caner değil Cenan ben" dedi homurdanarak, boku yedik.
"Ha tabi dilim şey oldu" dedim masumca, " diline ne oldu? " Diye üsteledi.
Ben cevap verme gereği duymadan asansör açıldı ve kurtuldum. "Görüşürüz Caner" dedim kaçarak, arkamdan "Adım Cenan Cenan" diye sitem etti.
Anladık Cenan ne fark eder, Canerde güzel isimdi. Topuklu ayakkabılarımı çıkarıp kendimi kanepeye attım. Oh be işte bu....
Geldiğimi duyan Melis koşarak karşı koltuğa attı kendini, "Sana müthiş haberlerim var aşko" dedi
Bende merak ettim şimdi ya, "anlat anlat" dedim. " Şöyle ki, bu sabah alt komşu ile bizim Zeynebi asansörde gördüm tabiki hemen yanlarına koştum. Beliki yine tartışmışlardı, çünkü ikisininde yüzü asıktı, ben tabikide dayanamadım Adama sorular sormaya başladım, adamın ismi Ateşmiş Ateş Karadağ ne meslekle meşgul sen biliyor musum?" Dedi öyle hızlı konuşuyordu ki, daha çok merak ettim mesleğini "Eeee" dedim, devam etsin diye
"Adam pilotmuş bildiğin pilot" gözleri kalp kalp olmuştu, kıkırdadım.
"O tipten de o beklenirdi zaten, ultra yakışıklı" dedim gülmeye başladık, "yalnız ben shipledim onları" dedi "kimi" dedim
"Kimi olacak Zeynep ile Ateşi...." Dedi imalı imalı "Bende" dedim heycanla. "Aşk bacayı sarmak üzere" diye şakıdı Ecem salona geçerken
Ne zamandır dinliyordu bizi, "her neyse " dedi Ecem
"Buğün gecelere akasım var" diye göz kırptı, telefonuma baktım evet bugün salı gecelere akma günümüz, her salı gecelere akardık.
•••••••
Ben üzerime mini siyah bir gece elbisesi giyinmiştim, ah güzelliğime hayrandım, manken olacak kadındım.
"Zaten mankensin" dedi iç ses.
Herhalde biliyorum, sadece hatırlatmaya bayılıyorum kendime, içeri Ecem girdi üstünde kırmızı göğüs dekoltesi olan bir bluz altında da mini etek giyimişti saçlarını açık bırakmıştı, çok güzel olmuştu.
Sonra Melis girdi içeri, üzerinde benim gibi gece elbisesi vardı ama onunkisi maviydi, koyu mavi hemde, oda çok güzel olmuştu.
İçeri Zeynep girince bütün gözler ona döndü, üzerinde siyah tek kollu bir bluz altında siyah mini etek vardı, anlayacağınız mükemmel olmuştuk her zamanki gibi .
•••••
Bir iki kadehten sonrasında kafa uçmuştu bende, kızlara baktığımda Zeynep ile Melis sahnede şarkı söyleyip dans ediyordu, Ecem biriyle flörtleşiyordu, ben ise yalnız takılmayı tercih etmiştim bu gece, doğrusu Ecemi izliyordum, karşısındaki adam ona dokunmaya çalışıyordu ama Ecem rahatsız olduğu için kendini geri çekiyordu.
Ama adam ısrar etmeye devam etmişti, artık Ecem dayanamamış olacak ki, elindeki kadehi adamın üzerine boşaltı, ve yanıma doğru geldi adam şok etkisindeydi.
Adam şoku atlatınca yanımıza gelip Ecemin kolluna yapıştı, Zeynep ile Melis çoktan sahneden inip bizim yanımıza gelmişti, "Bırak kollumu hayvan" dedi Ecem
Adam "Seninle işim bitmedi" dedi. Zeynep garsonun elindeki kadehleri yere fırlattıp tepsiyi elline alıp adamın kafasına geçirdi.
Adam Ecemin kollunu bırakınca Zeynebe doğru yöneldi, ama şak diye yere yığıldı.
Adamın arkadaşı olduğunu düşündüğüm iki erkek buraya doğru gelince bar birbirine girdi.......derken kendimizi karakolda bulmuştuk.
Karakolda hepimiz şikayetçi olmuştuk, tabi karşı tarafta bizden şikayetçi olmuştu, Ecem karşı tarafla hararetli bir tartışma içerisindeyken, yakışıklı geldiğimizden beri bizle uğraşan komiser dayanamamış olacak ki, "Susun laan!" Diye kükredi.
Ecem de haliyle yerinden sıçradı. "Şimdi onlara değil, bana anlatın hanım efendi"dedi Eceme
Ecem olan biteni anlatınca komiser kafasını sallayıp "ikinizde şikayetiniz geri çekin, karakollu böyle şeylerle meşgul etmeyin" dedi
Ecem çıldırdı "Ne demek şikayeti geri çekmek, ölsem çekmem beni taciz etti bu adam" dedi sapığı gösterek
Komiser"Elinizde bir kanıt var mı hanım efendi ?" Dedi Ecem yok anlamında başını salladı, sonra bizi gösterdi "Ama şahitlerim var" dedi
Komiser yüzünü avuşturdu, Allah bilir her gün kimlerele uğraşıyordu yazık gerçekten.
"Bakın hanım efendi karşı tarafında şahitleri var, yapacak bir şey yok, sabaha kadar nezarete mi geçirmek istiyorsunuz" dedi sakince
Ecem hiddetle "gerekirse evet" dedi. Zeynep direk konuya atladı "Ben geçirmek istemiyorum komiserim" Meliste Zeynebe hak verdi.
Sonra ne mi oldu, o iki prenses evlerine döndüler ben ve Ecem ise nezarete girdik. Onu yalnız bırakacak değildim.
Gece geç saatlerine doğru bizi yine komiserin odasına getirdiler, koltukta oturan kişiyi görünce şok geçirdim. Yağız Yalınkaya Ecemin abisi, siktir boku yemiştim.
Yıllar sonra o olaydan sonra hiç karşılaşmamıştık, beni görünce sırrıtı.
Bana sinirli görünmüyordu, doğrusu böylesi daha korkunçtu....
