Bölümler 11Şu an: BÖLÜM V - YOLA ÇIKIŞ
- 1 ÖNSÖZ154 kelime
- 2 ARKANİS MACERASI1.319 kelime
- 3 BÖLÜM II - İLK BAĞLANTI600 kelime
- 4 BÖLÜM III - ARKANİS785 kelime
- 5 BÖLÜM IV BİLİNMEYENİN PEŞİNDE1.668 kelime
- 6 BÖLÜM V - YOLA ÇIKIŞ822 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 BÖLÜM VI. ELYRION'UN GEÇMİŞİ824 kelime
- 8 BÖLÜM VII. GECE BOYNUZU1.443 kelime
- 9 BÖLÜM VIII - AÇIĞA ÇIKAN SIRLAR2.283 kelime
- 10 BÖLÜM IX - Enerjinin İzinde3.179 kelime
- 11 BÖLÜM X -KORREN VE EİNAR2.074 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaşlı araştırmacının sözleri kulübede bir süre daha yankısını korudu.
Antik Kütüphane.
Elio, bu adı zihninde tekrar tekrar düşünüyordu. Belki de kendi dünyasına dönmesini sağlayacak cevaplar orada saklıydı. Fakat bu ihtimalin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyordu. Bildiği tek şey, mevcut durumunu açıklayabilecek başka bir yer olmadığıydı.
Yaşlı adam masanın üzerine serdiği eski haritaya yeniden eğildi. Sararmış kâğıdın üzerinde ormanlar, dağ sıraları ve kıvrılarak ilerleyen nehirler işaretlenmişti. Parmağını haritanın üzerinde kuzeye doğru kaydırdı.
— Buradan yola çıkacaksınız.
Parmağı, yoğun ormanlarla kaplı geniş bir bölgenin üzerinde durdu.
— Elyrion.
Elio haritaya biraz daha yaklaştı.
— Elyrion?
— Kadim ormanlarıyla bilinen kıta. Antik Kütüphane'ye ulaşmak için önce bu topraklardan geçmeniz gerekiyor.
Yaşlı adam parmağını haritanın kuzeyine doğru ilerletti.
— Kütüphanenin bulunduğu yer ise Elyrath.
Kael'in yüzündeki ifade değişti.
— Elyrath mı?
— Evet. Ancak kütüphane şehrin içinde değil. Şehrin kuzeyindeki eski ormanların arasında bulunuyor. Oraya ulaşmak, yalnızca doğru yolu takip etmekten ibaret değil.
Elio, haritadaki işaretleri incelemeyi sürdürdü.
— Ne kadar sürer?
— İyi bir tempoyla yaklaşık bir hafta.
Bir hafta...
Elio derin bir nefes aldı.
Kendi dünyasından ayrılalı çok kısa bir süre olmuştu. Birkaç saat önce bildiği hayatın içindeydi; şimdi ise başka bir dünyanın, başka bir kıtanın derinliklerine doğru yola çıkmaya hazırlanıyordu.
Üstelik hâlâ kendi bedenine ne olduğunu bilmiyordu.
Ardren'in sesi de zihninin bir köşesinde varlığını sürdürüyordu.
Ben de ne olduğunu bilmiyorum.
Elio gözlerini kısa bir süre kapattı. Zihninde cevaplardan çok sorular vardı. Bu yolculuğun sonunda ne bulacağını bilmiyordu. Belki aradığı açıklamaya ulaşacak, belki de elindeki birkaç ipucunu bile kaybedecekti.
Yine de beklemek, hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.
Gözlerini açtı.
— Gideceğiz.
Kael ona döndü.
— Emin misin?
Elio kısa bir süre düşündü.
— Hayır.
Aralarında kısa bir sessizlik oluştu.
— Ama başka seçeneğimiz yok.
Kael hafifçe başını salladı. Bu cevap hoşuna gitmişti; çünkü kendisi de aynı düşüncedeydi.
Yaşlı araştırmacı haritayı dikkatlice topladı.
— O hâlde sabahı beklemeden hazırlıklara başlamalıyız.
Kael ona baktı.
— Sen de bizimle gelecek misin?
Yaşlı adam bir an sustu. Ardından masanın üzerindeki eski notlarını bir araya getirdi.
— Sizi yalnızca doğru yöne göndermekle yetinemem. Bu kayıtları yıllardır araştırıyorum. Eğer Antik Kütüphane'de anlattıklarınıza benzeyen bir olayın izleri varsa, onları bulmak istiyorum. Ayrıca oraya giden yolları sizden daha iyi tanıyorum.
Elio, yaşlı adama dikkatle baktı.
— Yani orada bir cevap bulabileceğimizi düşünüyorsun.
— Bir cevap bulabileceğimizi düşünüyorum, — dedi yaşlı adam. — Fakat bunun aradığınız cevap olup olmayacağını bilmiyorum.
Elio bu sözlerin üzerine başka bir şey sormadı. En azından yaşlı adam, bilmediği şeyleri biliyormuş gibi anlatmıyordu.
Üçü de önlerinde uzanan yolun belirsiz olduğunu biliyordu.
O gece hazırlıklarla geçti.
Kael, yol boyunca ihtiyaç duyacakları erzakları ve suyu düzenledi. Yaşlı araştırmacı, haritayı yeniden inceleyerek güzergâhı belirledi; yanında götüreceği notları ve eski kayıtları seçti. Elio ise meşaleleri, ilk yardım malzemelerini ve diğer gerekli eşyaları çantalara yerleştirmelerine yardım etti.
Son olarak yaşlı adam, haritanın yanına küçük bir pusula bıraktı.
— Yol boyunca bunu yanınızdan ayırmayın.
Elio pusulayı eline aldı. Küçük ibrenin hareketini bir süre izledi. Kendi dünyasında böyle bir alet sıradan sayılabilirdi. Fakat burada, hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediği bir yerde, yolunu bulmasına yardım edebilecek her şey değerliydi.
Hazırlıklar tamamlandığında gece iyice ilerlemişti.
Üçü de dinlenmeye çekildi. Ancak Elio'nun uykuya dalması kolay olmadı.
Gözlerini kapattığında kendi odasını düşündü. Masasının üzerinde duran kitapları, yarım bıraktığı çalışmalarını, her zamanki hayatının küçük ama tanıdık ayrıntılarını...
Sonra annesi geldi aklına.
Onun şu anda ne yaptığını bilmiyordu. Elio'nun kaybolduğunu fark etmiş miydi? Endişeleniyor muydu? Yoksa kendi dünyasında zaman, burada yaşadıklarından çok farklı mı ilerliyordu?
Bu soruların hiçbirine cevap veremiyordu.
Bir an için geri dönmenin ne kadar zor olabileceğini düşündü. Ardından bu düşünceyi zihninden uzaklaştırdı. Korkusu geçmemişti; yalnızca korkunun kendisini durdurmasına izin vermemeye karar vermişti.
Güneş henüz doğmadan uyandı.
Kulübenin dışına çıktığında hava serindi. Gece karanlığı, ormanın üzerinde hâlâ varlığını koruyordu. Ufukta beliren ilk aydınlık, ağaçların tepelerini belli belirsiz ortaya çıkarıyordu.
Kael çantasını sırtına yerleştirirken Elio'ya baktı.
— Hazır mısın?
Elio önlerindeki yola göz gezdirdi.
Bir an için kendi dünyasını düşündü. Annesini, evini, okulunu... Bir gün hepsine geri dönebilecek miydi? Yoksa bu yolculuk, hayatını geri dönülmez biçimde değiştirecek bir başlangıç mıydı?
Cevabı bilmiyordu.
— Hayır, — dedi sonunda.
Kael'in yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.
— Güzel. Ben de değilim.
Elio istemsizce gülümsedi. Belirsizlik ortadan kalkmamıştı ama en azından bu yolculuğa tek başına çıkmıyordu.
Yaşlı araştırmacı yanlarına geldi. Son kez haritayı kontrol etti, ardından başıyla ileriyi işaret etti.
— Öyleyse vakit kaybetmeyelim.
Üçü birlikte yürümeye başladı.
Arkalarında, geceyi geçirdikleri kulübe ve tanıdıkları son güvenli yer kalıyordu. Önlerinde ise Elyrion'un kadim ormanlarına, oradan da Elyrath'a uzanan yaklaşık yedi günlük bir yol vardı.
Elio her adımda biraz daha bilinmeyene yaklaşıyordu. Aklında hâlâ kendi bedenine dönmenin yolu, Ardren'in zihninde duyduğu ses ve iki dünya arasında kurulmuş olabilecek bağ vardı.
Şimdilik elinde yalnızca birkaç eski kayıt, bir harita ve ulaşması gereken bir yer bulunuyordu.
Ama bazen büyük sırların peşine düşmek için gereken tek şey, ilk adımı atmaktı.
Üç yolcu, sabah ışıkları ormanın üzerine yayılırken kuzeye doğru ilerlemeye devam etti.
Hiçbiri, bu yolculuğun onları yalnızca Antik Kütüphane'ye değil, Arkanis'in geçmişinde gömülü çok daha büyük bir sırrın eşiğine götüreceğini henüz bilmiyordu.
Bölüm etkileşimi
