7. bölüm · ÖLÜ Peri
7. Bölüm
7. BÖLÜM: GERÇEĞİN AĞIRLIĞI
Mihra’nın Anlatımı
Karan’ın o net cevabından sonra masada meraklı bakışlar daha da canlandı. Üçüzlerden İpek, o heyecanlı haliyle hemen söze girdi: "Gerçekten mi? Kültürünüz, yemekleriniz o kadar farklı ki... Bir gün bize oraları anlatır mısın Mihra?" Deniz ve Ömer de başlarıyla onu onaylarken, Manolya Hanım’ın inceleyen gözleri üzerimdeydi. Kore kültürü, uzak geçmişim ve oradaki yaşamımla ilgili peş peşe gelen sorulara, Karan’ın masanın altından elimi güven verircesine tutmasıyla sığınarak, kısa ve mesafeli cevaplar verdim.
Yemek, tabağımdaki her lokmanın boğazıma dizildiği, sessiz bir gerilimle son buldu. Herkes ayaklandığında Karan, kimsenin itiraz etmesine fırsat vermeden beni usulca yönlendirerek salondan çıkardı ve tekrar o üst kattaki odama götürdü.
Kapı arkamızdan kapanır kapanmaz içimdeki o günlerdir biriken öfke, çaresizlik ve kırgınlık bir yanardağ gibi patladı.
"Neden yaptın bunu?!" diye bağırdım, sesim titreyerek. Karan’ın karşısına dikildim. "Neden onlara Koreli olduğumu söyledin? Neden yalan söylüyorsun Karan?!"
Karan, o buz gibi, duvar gibi sert duruşuyla sadece yüzüme baktı. Hiçbir şey söylemiyordu, o sakinliği beni daha da çıldırtıyordu. Solmuş bir pembe gül gibi kalakalmıştım ama canım acıyordu. Öfkeyle öne doğru bir adım attım ve küçük yumruklarımı onun o kaskatı, çelik gibi göğsüne vurmaya başladım.
"Söyle bana! Neden yalan söylüyoruz? Ben kimim ki senin hayatında?!"
Yumruklarım göğsünde hiçbir etki yaratmıyordu; o, fırtınanın ortasındaki bir kaya gibi kıpırdamadan duruyordu. Ama gözlerindeki o empati, o derin bakış yine oradaydı. Canımı yakan şeyin onun yalanı değil, kendi çaresizliğim olduğunu biliyordu. En sonunda ellerim halsizce yanıma düştüğünde, Karan derin bir nefes aldı. Bana tek bir kelime bile etmedi, üzerimdeki o ezici baskısını ve gizemini koruyarak arkasını döndü.
Odanın kapısını açtı ve ağır adımlarla aşağıya, ailesinin yanına inmek üzere koridorda kayboldu. Beni yine o koca sessizlikle baş başa bırakarak...
Ama hala anlamamıştım neden yalan söyledi , bu düşüncelerin içinden çıkıp odadaki radyoyu kurcaladım ve şarkı çaldı...
"Yıldızların hırsızları mı var , Başka bir evrende en güzel halinde sen hayata karış ben daha da bileceğim "
Kısmındaydım. Çok güzel bir şarkıydı beni anlatıyordu ...
Keyifli okumalar dilerim beni takip etmeyi unutmayın ve kaydetmeyi unutmayın şarkı medrigalın " seni dert etmediler" şarkısı...
