14. bölüm · ÖLÜ Peri

14. Bölüm

Gece 🌑 ...

14. BÖLÜM: YENİ BİR SÜRGÜN
Mihra’nın Anlatımı
Dün geceki konfetili, kahkahalı karşılamanın sıcaklığı malikanenin koridorlarında çok çabuk söndü. Sabahın erken saatlerinde, evin içindeki o ağır ve gergin hava beni yeniden o eski, tedirgin halime döndürmüştü. Odama kadar gelen bağrışma sesleri, evde büyük bir krizin koptuğunun habercisiydi.
Aşağıya indiğimde, salonda adeta bir fırtına esiyordu. Karan’ın annesi Manolya Hanım (veya o sert, değişmeyen adıyla Menekşe Hanım), salonda ayakta dikilmiş, öfkeli bakışlarını doğrudan Karan’a dikmişti. Beni gördüğünde yüzündeki o sert ifade daha da keskinleşti.
"Bu evde daha fazla kalamaz Karan!" dedi Menekşe Hanım, sesindeki sarsılmaz otoriteyle salonu överek. "Bu kız yüzünden Berk işini gücünü bıraktı şakalar peşinde koşuyor, kardeşlerin samuray kılığına giriyor! En önemlisi de senin düşmanların bu ev için tehdit oluştururken, yeraltı dünyasının gözü üzerimizdeyken bu yabancı kızı daha fazla bu malikanede istemiyorum!"
Menekşe Hanım’ın bu ağır sözleri, içimdeki o solmuş pembe gülün yapraklarını tek tek kopardı. İpek, Ömer ve Deniz üzüntüyle bana bakarken, Berk başını öne eğmişti. Ben tam arkamı dönüp odama kaçacakken Karan öne çıktı.
"Yeter!" diye kükredi Karan. Sesi o kadar güçlüydü ki salondaki herkes sustu. O kömür karası gözlerini önce annesine, sonra bana çevirdi. Bakışlarında yine o sarsılmaz empati ve beni kimseye ezdirmeyen o korumacı duruş vardı. "Mihra benim misafirim. Eğer bu evde istenmiyorsa, onun nerede kalacağına da ben karar veririm."
Karan hızla yanıma geldi, elimi sıkıca kavradı ve kimsenin tek bir kelime etmesine izin vermeden beni malikaneden dışarı çıkardı. Arabaya bindiğimizde ikimiz de sessizdik.
Şehrin o gürültülü, kasvetli havasından tamamen uzaklaşana kadar saatlerce yol aldık. En sonunda, etrafı devasa çam ağaçlarıyla çevrili, yeşilliklerin ortasında saklanmış huzurlu bir çiftlik evinin önünde durduk. Burası malikanenin o boğucu ve tehlikeli havasından çok uzakta, adeta saklı bir cenretti.
Karan arabadan inip kapımı açtı. Gözlerimin içine bakarak pürüzlü ve yumuşak sesiyle konuştu:
"Artık buradasın Mihra. Menekşe Hanım'ın da, düşmanların da sana ulaşamayacağı tek yer burası. Kendi evindesin."