20. bölüm · ÖLÜ Peri
20. Bölüm
20. BÖLÜM: YENİ BİR BAŞLANGIÇ (FİNAL)
Mihra’nın Anlatımı
Zaman, o çiftlik evindeki huzurlu günlerin ardından hızla akıp gitmişti. Karan’ın dünyasındaki tüm karanlık gölgeler, sevgiyle ve birbirimize duyduğumuz sadakatle yavaş yavaş dağılmıştı. Menekşe Hanım’ın ilk başta gösterdiği direnç yerini derin bir kabullenişe bırakmış, üçüzler ve Berk ise hayatımızın neşe kaynağı olmaya devam etmişti.
Ve bugün... O çiftlik evinde başlayan mahzun hikayemizin üzerinden tam iki yıl geçtikten sonra, malikanenin o eski kasvetli havasından eser kalmamıştı. Burası artık bizim yuvamızdı. Karan’la evlenmiştik; o yeraltının korkulan mafya lideri, evde adeta pamuk gibi, bana ve doğacak yavrularımıza adanmış bir adam olmuştu.
Bugün Karan’a hayatımızın en güzel, en mucizevi haberini vermek için küçük bir oyun hazırlamıştım.
Akşam saatlerinde çalışma odasına doğru adımladım. Kapıyı hafifçe araladığımda, Karan masasında yine o yığınla dosya ve raporun arasında çalışıyordu. Beni görünce yüzündeki o sert çizgiler anında yumuşadı, kömür karası gözlerinde her zamanki o derin sevgi parladı.
"Geldin mi ölü peri?" dedi, masadan kalkıp yanıma gelirken.
Cevap vermedim. Sadece gülümsedim ve ellerimin arasında tuttuğum küçük hediyepaketini ona uzattım.
Şaşkınlıkla paketi alan Karan, yavaşça açtı. İçinden çıkan minicik, pembe patiklere ve üzerindeki gebelik testine baktığı an, o koca adamın eli havada kaldı. Dünyayı titreten Karan Kurt, hayatında ilk kez adeta dondurucu bir büyüye kapılmış gibi yerinde kımıldayamıyordu.
Gözleri doldu; yavaşça başını kaldırıp doğrudan gözlerimin içine baktı. Sesindeki o pürüzlü tını, hayatında ilk defa bu kadar titriyordu.
"Mihra... Bu... Gerçek mi?"
Gözlerimden mutluluk yaşları süzülürken başımla onayladım. "Gerçek Karan... Artık sadece ikimiz değiliz. Bir bebeğimiz oluyor."
Karan hiçbir şey söylemedi. Ama o güçlü kollarıyla beni sarıp öyle bir çekti ki, dünyadaki tüm fırtınaların ve acıların tamamen bittiğini hissettim. Beni kucağına alıp etrafta döndürürken kahkahaları ilk kez bu kadar gür ve mutluydu.
O solmuş pembe gül, sadece yeniden tomurcuklanmamıştı; şimdi kökleri bu sevgiyle sonsuza kadar bu hayata mühürlenmişti. Karanlığın ortasında doğan o avuç gökyüzü, artık bizim sonsuzluğumuzdu.
Son.
Merhaba bugün üst üste bölüm yazdım ve final yaptım ve bu kitabın ikinci kitabı mihranın aşerme günlüğü gelcek iyi okumalar dilerim
