1. bölüm / 20
ÖLÜ Peri1. Bölüm: Kırık Kanatların Disiplini
Bölümler 20Şu an: 1. Bölüm: Kırık Kanatların Disiplini
- 1 1. Bölüm: Kırık Kanatların Disiplini393 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2 bölüm yabancı bir koku tanıdık bir sızı310 kelime
- 3 3. BÖLÜM: SOLMUŞ PEMBE GÜL235 kelime
- 4 4. Bölüm277 kelime
- 5 5. BÖLÜM: KALABALIĞIN İÇİNDEKİ YABANCI299 kelime
- 6 6. Bölüm235 kelime
- 7 7. Bölüm339 kelime
- 8 8. Bölüm301 kelime
- 9 9. Bölüm310 kelime
- 10 10. Bölüm462 kelime
- 11 11. Bölüm552 kelime
- 12 12. Bölüm709 kelime
- 13 13. Bölüm728 kelime
- 14 14. Bölüm305 kelime
- 15 15. Bölüm595 kelime
- 16 16. Bölüm593 kelime
- 17 17. Bölüm417 kelime
- 18 18. Bölüm328 kelime
- 19 19. Bölüm406 kelime
- 20 20. Bölüm325 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mihra’nın Anlatımı
Barut kokusu, genzimi yakan o iğrenç metalik tatla birleştiğinde dünyanın sonunun geldiğini sanmıştım. Kulaklarımda uğuldayan silah sesleri, birer birer patlayan camların şangırtısı ve çığlıklar... Hepsi bir sis perdesinin arkasında kalmıştı. Sol yanımda, tam karnımın üzerinde hissettiğim o kor ateş, saniyeler içinde bütün vücudumu donduran bir soğuğa bıraktı yerini.
Elimi yarama bastırdım. Parmaklarımın arasından sızan sıcaklık, hayallerimin avucumdan kayıp gidişi gibiydi. Dizlerimin bağı çözülürken, yere düşmeme izin vermeyen sert bir çift kol etrafımı sardı.
"Dayan," dedi bir ses. Derin, pürüzlü ve emir kipiyle konuşan bir ses.
Karan Kurt.
Beni bir tüy gibi kucağına alışını, kurşunların havada uçuştuğu o cehennemden nasıl çıkardığını hayal meyal hatırlıyorum. Tek gördüğüm, çelik gibi kaskatı kesilmiş çenesi ve öfkeden koyulaşmış gözleriydi. Bilincim karanlığa gömülmeden önce hissettiğim son şey, onun göğsündeki o ritmik kalp atışıydı. Sertti ama bir o kadar da hayattaydı.
Karan Kurt’un Malikanesi
Gözlerimi açtığımda tavanın devasa süslemeleriyle karşılaştım. Burası bir hastane odası değildi; soğuk, yüksek tavanlı ve her köşesi güç kokan bir odaydı. Vücudumdaki ağrı, bir bıçak gibi saplanıyordu her nefesimde.
Başucumda oturan kadını o zaman fark ettim. Beyaz önlüğü, ciddi ama hüzünlü bakışlarıyla Doktor Beste, elindeki raporları bir kenara bıraktı. Kapının önünde bir gölge gibi dikilen Karan’a bir bakış atıp bana döndü.
"Uyandın," dedi sesi titreyerek. "Büyük bir operasyon geçirdin Mihra. Hayatta kalman bir mucize."
Yutkundum. Boğazım kupkuruydu. "Neden... neden böyle bakıyorsunuz?"
Doktor Beste, Karan’a baktı. Karan’ın yüzündeki o sert ifade bir anlığına gevşer gibi oldu; gözlerinde ilk kez o derin empatiyi, acıyı paylaşan o ifadeyi gördüm. Yanıma yaklaştı ama dokunmadı. Sadece bakışlarıyla beni orada tuttu.
Beste derin bir nefes aldı. "Kurşun... çok fazla hasar vermiş Mihra. Hayatını kurtardık ama bazı şeyleri geri getiremedik. Üzgünüm ama... artık doğal yollarla hamile kalman mümkün değil. Anne olamayacaksın."
Oda bir anda üzerime yıkıldı. O an, o merminin sadece beni yaralamadığını, geleceğimi de öldürdüğünü anladım. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken hıçkırıklarımı tutamadım.
Karan, o devasa ve korkutucu adam, yavaşça yatağın kenarına oturdu. Buz gibi ellerini, yorganın üzerindeki titreyen ellerimin üzerine koydu. O temastaki sıcaklık, o sert adamın içindeki şefkat, hayatımda hissettiğim en ağır şeydi.
"Ağlama," diye fısıldadı Karan. Sesi bu sefer bir emir değil, bir söz gibiydi. "Sadece peri olmak yetmez Mihra, yaşaman gerekiyor. Sen nefes aldığın sürece, o kurşunu sıkanlar nefeslerini teslim edecek."
Bakışlarımı ona çevirdim. Karan Kurt’un gözlerinde kendi yansımamı gördüm; kırılmış ama henüz bitmemiş bir kadının yansımasını.
Keyifli okumalar dilerim
Sonraki bölümde görüşürüz 🫶🏻🫰🏻👋🏻
Beni takip etmeyi unutmayın
Bölüm etkileşimi
