17. bölüm · Ölmek İçin Erken

Kim Olduğumu Biliyorlar

𝐿𝒾𝓁𝒾𝓉𝒽 𝐿𝒶𝓃𝒸𝒶𝓈𝓉𝑒𝓇

Elena Vesper Cole
Sabah olduğunda hâlâ uyumamıştım.

Motel odasının tavanına boş boş bakıyordum. Gözlerim yanıyordu ama zihnim durmuyordu. Son birkaç gündür yaşanan her şey üst üste binmişti. Kai. Sistem. Güçlerim. Mesajlar.

Ve o bilinmeyen kişi.

Telefonumu elime aldım.

Mesajlara tekrar baktım.

Kaçmaya devam et.
Henüz hazır değilsin.

Bu kişinin kim olduğunu bilmiyordum ama hakkımda çok fazla şey bildiği kesindi. Ve en korkuncu…

Kai’den korkmuyormuş gibi konuşuyordu.

Maria hâlâ uyuyordu. Koltukta uyumak zorunda kalmıştı çünkü motel odasında sadece tek yatak vardı. Sessizce ayağa kalktım pencereye yürüdüm perdeyi hafifçe araladım.

Sokak boştu.

Ama içimdeki his geçmiyordu.

Birileri bizi izliyordu.

Telefonum tekrar titredi.

Bir anda geri çekildim.

Bilinmeyen Numara.

Nefesimi tuttum mesajı açtım.

Pencerenin sağ tarafına bakma.

Kaşlarımı çattım.

Refleksle tam tersini yaptım.

Ve o an…

sokağın karşısındaki binanın çatısında birini gördüm.

Siyah kapüşonlu biri.

Bana bakıyordu.

Kalbim hızlandı.

Bir adım geri attım.

Gözümü kırptığım anda kaybolmuştu.

“Ne oldu?”

Maria’nın sesiyle irkildim.

Telefonu hemen kapattım.

“Bir şey yok.”

Maria bana birkaç saniye baktı.

İnanmamıştı.

Ama üstelemedi.

Ayağa kalktı saçlarını toplarken “burada fazla kalamayız” dedi.

“Biliyorum.”

“Dün gece Kai’nin bizi bulması yeterince kötüydü.”

Kai’nin adı geçtiği anda içimde tuhaf bir his oluştu. Öfke mi korku mu anlayamıyordum artık.

Belki de ikisiydi.

Maria çantasını toplarken ben hâlâ telefonu elimde tutuyordum. Aklım mesajlardaydı.

Bu kişi neden yardım ediyordu?

Gerçekten yardım mı ediyordu?

Telefon tekrar titredi.

Bu sefer mesajı açmadan önce etrafa baktım.

Sanki biri omzumun üstünden ekranı okuyacakmış gibi hissediyordum.

Mesajı açtım.

Maria’ya her şeyi anlatmıyorlar.

Donup kaldım.

Gözlerim istemsizce Maria’ya kaydı.

Çantasını topluyordu.

Normal görünüyordu.

Ama artık kim normaldi ki?

“Maria.”

Bana baktı. “Ne?”

“Benden sakladığın ne var?”

Yüzü anında değişti.

Çok kısa sürdü ama fark ettim.

Gerildi.

“Şu an bunun sırası değil Elena.”

“HERKES AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR!”

Sesim yükseldiği anda odadaki televizyon bir anda açıldı.

İkimiz de irkildik.

Ekranda karıncalı bir görüntü vardı.

Sonra aniden düzeldi.

Ve ekranda bir sayı belirdi.

17

Kaşlarımı çattım.

“Bu da ne?”

Maria televizyona birkaç saniye baktıktan sonra hızla fişi çekti.

Ekran kapandı.

Ama içimdeki huzursuzluk büyüdü.

“Maria.”

“Şimdi değil.”

“Bu sayı neydi?”

Cevap vermedi.

Sinirlenmeye başlamıştım. Herkes benim hakkımda bir şeyler biliyordu ama ben kendi hayatım hakkında hiçbir şey bilmiyordum.

Telefon tekrar titredi.

Bu sefer mesaj daha kısaydı.

O sayı sana ait.

Kanım çekildi.

Mesajın devamı geldi.

Kaçmadan önce gerçeği öğren Elena.

Tam o anda dışarıdan sert bir fren sesi geldi.

Maria perdeyi araladığı anda yüzü düştü.

“Hayır…”

Hemen pencereye koştum.

Siyah araçlar motel girişine yanaşıyordu.

Üç tane.

Kapılar açıldı.

İçlerinden siyah kıyafetli insanlar inmeye başladı.

Sistem.

Kalbim hızlandı.

“Bizi nasıl buldular?” dedim.

Maria panikle çantasını aldı. “Soruları sonra sorarsın hadi!”

Kapıya yöneldik ama koridordan ayak sesleri geliyordu.

Yaklaşıyorlardı.

Çoktan içeri girmişlerdi.

Nefesim hızlandı.

İçimdeki güç yine hareketlenmeye başladı.

Bu sefer farklıydı.

Daha sert.

Daha öfkeli.

Maria kolumu tuttu. “Elena bana bak.”

Ama bakamadım.

Çünkü koridorun sonundan gelen adamlardan birinin elinde gördüğüm şey yüzünden donup kalmıştım.

Bir fotoğraf.

Benim fotoğrafım.

Ama altında yazan isim…

Elena Vesper Cole değildi.

“Denek 17” yazıyordu.