9. bölüm · O KAPININ ARDINDA
8 BÖLÜM
Asaf, masanın üzerindeki reçel lekesine bakıp derin bir nefes aldı.
— Günümüz başladı.
Alya peçeteyle masayı silmeye çalışırken:
— Daha kahvaltıya yeni oturduk.
Asaf başını salladı.
— İşte tam olarak bundan bahsediyorum.
Barkın reçel kavanozuna baktı.
— Bence suç kavanozun.
Alya:
— Kavanoz nasıl suçlu olabilir?
— Çok kaygan bakıyor.
Aral kahkahayı tutamadı.
Baran ise sessizce olanları izliyordu. Sonunda eline bir peçete aldı ve masayı silmeye yardım etti.
— Ben daha geleli beş dakika oldu.
Asaf ona döndü.
— Alışırsın.
Baran kaşını kaldırdı.
— Neye?
Asaf hiç düşünmeden cevap verdi:
— Bu aileye.
Alya gülmeye başladı.
— Asaf, sanki biz normal bir aile değilmişiz gibi konuşma.
Barkın hemen araya girdi:
— Normal değiliz zaten.
Alya:
— Sen sus.
Barkın:
— Daha reçel dökülmeden önce de böyleydik.
Baran gülerek başını salladı.
— Bunu fark ettim.
Tam herkes kahvaltıya devam edecekken Barkın reçel kavanozunu tekrar eline aldı.
Alya'nın gözleri büyüdü.
— Barkın...
— Ne?
— Onu bırak.
— Ama ekmek—
— Bırak!
Barkın kavanozu masanın ortasına bıraktı.
— Tamam, tamam.
İki saniye sessizlik oldu.
Sonra kavanoz hafifçe yana doğru kaydı.
Herkes aynı anda kavanoza baktı.
Asaf:
— Sakın.
Barkın:
— Ben hiçbir şey yapmadım.
Kavanoz masanın kenarına doğru biraz daha kaydı.
Aral ayağa kalktı.
— Tut şunu!
Baran uzanıp kavanozu tam düşmeden yakaladı.
Bir an herkes sustu.
Baran kavanozu masanın ortasına koydu.
— Kurtardım.
Asaf ciddi bir ifadeyle:
— İşte şimdi aileden biri oldun.
Alya kahkahasını tutamadı.
— Daha kahvaltıyı bile bitirmeden Baran'ı sınava soktunuz.
Baran:
— Geçtim mi?
Asaf:
— Şimdilik.
Barkın ekmeğini eline alıp başını salladı.
— Bir sonraki sınavı ben hazırlayacağım.
Alya:
— Hayır, hazırlamayacaksın.
Barkın:
— Neden?
Alya:
— Çünkü senin sınav kağıdını bile kaybetme ihtimalin var.
Barkın birkaç saniye düşündü.
— Mantıklı.
Ve kahvaltı, reçel kazasından sonra nihayet sakinleşmiş gibi görünüyordu.
Kahvaltı sonunda herkes biraz sakinleşmişti. En azından Alya öyle sanıyordu.
Alya çayından bir yudum aldı.
— Oh be… Sonunda sessizlik.
Barkın hemen:
— Sessizlik mi?
Alya gözlerini kapattı.
— Barkın, lütfen.
— Ben sadece—
Tam o sırada Asaf'ın telefonu masanın üzerinde çalmaya başladı.
Herkes bir anda telefona baktı.
Asaf telefonu eline aldı, ekrana baktı ve kaşlarını çattı.
— Kim arıyor?
Aral:
— Senin telefonun, sen bak.
— Biliyorum.
— O zaman niye bize soruyorsun?
Asaf cevap vermeden telefonu açtı.
— Alo?
Karşı taraftan bir şeyler söylendi.
Asaf'ın yüz ifadesi değişti.
Alya merakla:
— Ne oldu?
Asaf telefonu kapattı.
— Hiç.
Barkın hemen öne eğildi.
— “Hiç” dediğine göre kesin bir şey oldu.
— Yok.
— Kesin.
— Barkın.
— Efendim?
— Kahvaltını ye.
Barkın ekmeğine baktı.
— Ben zaten yiyorum.
Baran gülerek:
— Sizde herkes birbirinin dedektifi mi?
Alya:
— Daha kötüsü. Herkes birbirinin işine karışıyor.
Aral:
— Aile olmak bunu gerektirir.
Alya:
— Hayır, gerektirmez.
Barkın:
— Bence gerektiriyor.
Alya ona döndü.
— Sen zaten aile toplantısında gündem maddesisin.
Barkın gururla:
— Önemli biriyim yani.
Asaf:
— Maalesef.
Herkes gülmeye başladı.
Baran da kahkahayı bastı.
Alya Baran'a bakıp:
— Bak, daha ilk günden alışıyorsun.
Baran başını salladı.
— Sanırım başka şansım da yok.
Barkın hemen elini kaldırdı.
— Var.
Alya:
— Ne?
Barkın:
— Kaçabilirsin.
Asaf:
— Onu da denedik. Geri getiriyoruz.
Barkın'ın yüzü düştü.
— Aile içi özgürlük diye bir şey yok mu?
Aral:
— Bizde yok.
Alya:
— Hiç olmadı.
Baran kahvesinden bir yudum aldı.
— Güzelmiş.
Alya şaşkınlıkla:
— Ne güzelmiş?
Baran:
— Kaosunuz.
Barkın:
— Daha başlangıç bu.
Alya bir anda Barkın'a baktı.
— Sakın.
Barkın masum masum gülümsedi.
— Ben daha hiçbir şey yapmadım ki.
Alya içinden geçirdi:
İşte en korktuğum cümle buydu.
________________________________________
Evet bence bu kadar yeter benim okulum başladığı için bölümler geç gelir ama gelir yinede bayssssss
