O KAPININ ARDINDA kitap kapağı

8. bölüm / 9

O KAPININ ARDINDA

7. BÖLÜM

Yazar: Azra Tas

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 7. BÖLÜM

Barkın:

— Ben bunu daha önce de duydum.

Ve yine kaçtı.

Alya da arkasından koşmaya başladı.

— BARKIN! GEL BURAYA!

— GELMEM!

— NEDEN?!

— ÇÜNKÜ SENİN “GEL BURAYA” DEMENİN SONU HİÇ İYİ BİTMİYOR!

Alya hızını artırdı.

— Sana bir şey yapmayacağım!

Barkın arkasına bile bakmadan bağırdı:

— Geçen sefer de öyle dedin!

— O ZAMAN ELİMDE TERLİK YOKTU!

Barkın bir anda durdu.

Alya da durdu.

İkisi birkaç saniye birbirine baktı.

Barkın yavaşça:

— Şu an elinde terlik mi var?

Alya elindeki terliği kaldırdı.

— Evet.

Barkın:

— Ben gidiyorum.

Ve tekrar koşmaya başladı.

Alya peşinden:

— KAÇMA!

Tam o sırada salondan Aral'ın sesi geldi:

— Sabah sabah ne oluyor burada?!

Barkın:

— HAYATTA KALMA MÜCADELESİ!

Asaf koltuktan kafasını kaldırıp uykulu gözlerle baktı.

— Kim kimi öldürüyor?

Alya:

— Kimseyi!

Barkın:

— ŞİMDİLİK!

Aral başını iki yana salladı.

— Daha kahvaltı bile yapmadık. Nasıl bu kadar yorulmayı başardınız?

Barkın nefes nefese:

— Alya sayesinde.

Alya:

— Sen kaçmasaydın kovalamazdım.

Barkın:

— Sen kovalamasaydın kaçmazdım.

Asaf:

— Bu mantıkla ikiniz de birbiriniz yüzünden yorulmuşsunuz.

Barkın:

— Evet.

Alya:

— Hayır.

İkisi aynı anda birbirine baktı.

Sonra Alya elindeki terliği kaldırdı.

Barkın tekrar kaçtı.

— BARKIN!

— BEN SADECE HAYATIMI KORUYORUM!

Aral derin bir nefes aldı.

— Annem nerede?

Tam o anda mutfaktan Asya'nın sesi geldi:

— Buradayım.

Herkes sustu.

Asya elinde çay bardağıyla salona çıktı.

Etrafına baktı.

Yerde bir terlik, koltuğun arkasında saklanan Barkın ve nefes nefese kalmış Alya'yı görünce kaşını kaldırdı.

— Daha saat on bile olmadı.

Barkın koltuğun arkasından:

— Anne, beni koru.

Asya:

— Ne yaptın?

Barkın:

— Hiçbir şey.

Alya:

— Yalan söylüyor.

Asya:

— O zaman ben kahvaltıya geçiyorum.

Barkın:

— Anne?!

Asya:

— Ne?

— Beni bırakıp gidemezsin!

Asya çayından bir yudum aldı.

— Oğlum, sen büyüdün. Kendi savaşını kendin ver.

Aral kahkahayı bastı.

Asaf da:

— Barkın, geçmiş olsun.

Barkın:

— Aile dediğin böyle mi olur?!

Alya terliği yere bıraktı.

— Tamam, kaçmana gerek yok.

Barkın şüpheyle ortaya çıktı.

— Gerçekten mi?

Alya gülümsedi.

— Gerçekten.

Barkın rahat bir nefes aldı.

— Oh be.

Alya:

— Çünkü seni yakaladım zaten.

Barkın:

— …

— SEN VAR YA—

Ve evin içinde kovalamaca yeniden başladı.

Barkın, Alya'dan kaçarken mutfağa daldı.

— ANNE! YARDIM!

Asya hiçbir şey olmamış gibi sofraya tabak koyuyordu.

— Otur kahvaltını yap.

— Ama Alya beni kovalıyor!

Alya mutfağa girdi.

— Çünkü kaçıyor!

Asaf ekmeğini eline alıp ikisine baktı.

— İkiniz de oturun. Daha günün başında bütün enerjinizi tükettiniz.

Tam herkes masaya oturacakken kapı çaldı.

Tak tak tak.

Herkes birbirine baktı.

Aral:

— Bu saatte kim?

Alya:

— Ben kimseyi beklemiyordum.

Barkın hemen:

— Ben de.

Asaf:

— Sen zaten hiçbir şeyi beklemiyorsun. Sen sadece kaçıyorsun.

Barkın cevap verecekken kapı bir kez daha çaldı.

Alya kapıya doğru yürüdü.

Kapıyı açtığında karşısında Baran vardı.

Baran elinde bir poşetle duruyordu.

— Günaydın.

Alya şaşkın:

— Baran?!

Baran gülümsedi.

— Kahvaltıya geldim.

Alya:

— Sen... davetli miydin?

Baran:

— Hayır.

Alya:

— O zaman?

Baran poşeti kaldırdı.

— Açım.

Alya birkaç saniye sessiz kaldı.

— Mantıklı.

Baran içeri girdi.

Tam o sırada Barkın uzaktan bağırdı:

— BARAN! BENİ KURTAR!

Baran:

— Neden?

Barkın:

— Alya beni dövecek!

Alya:

— Dövmeyeceğim!

Barkın:

— Elindeki terlik ne?!

Baran Alya'nın elindeki terliğe baktı.

Sonra Barkın'a.

— Bence biraz haklı.

Alya:

— Sen de mi?!

Baran:

— Ben tarafsızım.

Asaf:

— Daha eve gireli otuz saniye oldu, taraf seçti bile.

Baran sofraya oturdu.

Alya da karşısına geçti.

Barkın hâlâ temkinli bir şekilde sandalyeye oturdu.

Asya:

— Hadi, herkes kahvaltısını yapsın.

Birkaç saniye sessizlik oldu.

Sonra Baran poşetten bir şey çıkardı.

— Alya, bunu sana getirdim.

Alya merakla baktı.

— Ne o?

Baran poşeti ona uzattı.

Alya açınca içinden küçük bir kutu çıktı.

Barkın hemen öne eğildi.

— Ooo!

Aral:

— Barkın, geri çekil.

Barkın:

— Ben sadece bakıyorum.

Asaf:

— Senin “sadece bakıyorum” dediğin şey genelde beş dakika sonra başımıza iş açıyor.

Alya kutuyu açtı.

İçinden ay şeklinde küçük bir kolye çıktı.

Alya'nın yüzü aydınlandı.

— Çok güzel...

Baran:

— Beğendin mi?

Alya başını salladı.

— Hem de çok.

Barkın araya girdi:

— Bana niye bir şey almadın?

Baran:

— Sana ne alayım?

Barkın düşündü.

— Terlik.

Alya hemen:

— İSTERSEN VEREBİLİRİM!

Barkın:

— Yok yok, vazgeçtim.

Aral kahkaha atmaya başladı.

Asya da başını sallayıp:

— Bu evde sakin bir kahvaltı yapabileceğimiz gün gelecek mi acaba?

Asaf:

— Anne, umutlarını yüksek tutma.

Tam o sırada Barkın ekmeğini alırken yanlışlıkla reçel kavanozuna çarptı.

Kavanoz masanın üzerinde devrildi.

Herkes dondu.

Barkın yavaşça:

— Kimse panik yapmasın.

Alya:

— BARKIN!

Barkın:

— Ben panik yapmıyorum!

Reçel masanın üzerine yayılmaya başladı.

Baran peçeteye uzandı.

Asaf:

— İşte şimdi gerçekten güne başladık.
________________________________________
Bence bu kadar yeter bayssss

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…