O KAPININ ARDINDA kitap kapağı

5. bölüm / 9

4 BÖLÜM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 4 BÖLÜM

Kadının sözleriyle odada birkaç saniyelik sessizlik oldu.

Alya gözlerini kırpıştırdı.

“Sen… çay için mi geldin?”

Kadın kaşlarını kaldırdı.

“Hayır tabii ki. Ama insan misafirine çay sorar.”

Aral hemen mutfağa yöneldi.

“Ben yaparım.”

Baran arkasından seslendi:

“Aral, sakın mutfağı yakma!”

Aral durup geri döndü.

“Bir kere oldu o.”

Alya güldü.

“Üç kere oldu.”

“İkisi tost yüzündendi!”

Kadın şaşkın şaşkın üçünü izledi.

“Ben yanlış eve mi geldim?”

Baran:

“Bazen biz de onu düşünüyoruz.”

Kadın çantasından bir dosya çıkardı.

“Tamam, şimdi asıl meseleye gelelim.”

Alya hemen yanına oturdu.

“Sonunda!”

Kadın dosyayı açtı.

“Ben size bir haber getirdim.”

Herkes sustu.

Kadın ciddi bir ifadeyle:

“Bu evin…”

Alya heyecanla öne eğildi.

“Evet?”

“...elektrik faturası ödenmemiş.”

Baran'ın yüzü düştü.

“NE?”

Aral mutfaktan bağırdı:

“Ben demiştim ışıkları kapatın diye!”

Alya kahkahayı patlattı.

“Bunca mektup, fotoğraf, gizem… Sonunda faturaya bağlandı!”

Kadın da gülmeye başladı.

“Şaka yaptım.”

Baran derin bir nefes aldı.

“Kadın, kalbime inecekti!”

Kadın çantasından bu kez gerçekten bir zarf çıkardı.

“Tamam. Şimdi gerçekten önemli olanı söylüyorum.”

Alya zarfı görünce gözlerini kıstı.

“Umarım bu sefer çayla ilgili değildir.”

Kadın gülümsedi.

“Bu kez değil.”

Zarfı Alya'ya uzattı.

Alya zarfı aldı.

Üzerinde tek bir isim vardı:

BARAN.

Alya zarfı eline aldı ve Baran'a baktı.

“Bu senin.”

Baran kaşlarını çattı.

“Benim mi?”

“Evet.”

Baran zarfı aldı, birkaç saniye inceledi.

“Ben böyle şeyleri sevmem.”

Alya gözlerini devirdi.

“Baran Ağa, mektup bu. Düşman değil.”

Baran zarfı açtı.

İçinden tek bir kâğıt çıktı.

Okudu.

Sonra sustu.

Alya merakla yaklaştı.

“Ne yazıyor?”

Baran kâğıdı ona uzattı.

Alya okudu:

“Baran Ağa, yarın halı yıkamacı gelecek. Halıları kapının önüne çıkar.”

Alya iki saniye sessiz kaldı.

Sonra kahkahaya boğuldu.

“BUNUN İÇİN Mİ BÜTÜN EVDE MEKTUP ARIYORDUK?”

Aral mutfaktan seslendi:

“Ben demiştim, kesin önemli bir şey değildir!”

Baran sinirle kâğıdı katladı.

“Kim yazdı bunu?”

Kadın elini kaldırdı.

“Ben.”

Baran kadına baktı.

“Sen miydin?”

Kadın gülerek:

“Evet.”

Alya hâlâ gülüyordu.

“Baran Ağa, geçmiş olsun. Yarın halı yıkama görevin var.”

Baran:

“Ben ağa olarak doğdum, halı taşıyıcısı olarak değil!”

Aral:

“Bugün ikisini birden olacaksın.”
3 GÜN SONRA
Baran kapıya bakıp ciddi ciddi:
“Bu kapının arkasında ne var biliyor musunuz?”
Alya heyecanla yaklaşır:
“Ne var?”
Baran:
“Depo.”
Alya: “...”
Aral: “Üç gündür söylüyoruz zaten.”
Alya kapıyı açar. İçerisi ağzına kadar eski eşyalarla doludur.
Alya:
“Bunca olaydan sonra gerçekten depo mu çıktı?”
Kadın omuz silker.
“Ben size söyleyecektim ama kimse dinlemedi.”
Baran içeri bakar.
“Şu koliyi kim buraya koydu?”
Aral:
“Sen.”
Baran:
“Ben koymadım.”
Alya:
“Üzerinde ‘BARAN’ yazıyor.”
Baran:
“...Ben koymuş olabilirim.”
ERTESİ SABAH

Ertesi sabah kahvaltıda herkes masanın etrafında toplanmıştı.

Alya, heyecanla annesine baktı.

“Anne, biz bugün biraz Urfa'yı gezebilir miyiz?”

Annesi şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.

“Biz mi?”

Alya hemen Baran'ı gösterdi.

“Baran Ağa da gelecek.”

Baran çayını içerken başını salladı.

“Ben hazırım.”

Aral hemen araya girdi:

“Ben de geliyorum.”

Alya:

“Sen niye geliyorsun?”

“Ben de bu ailenin çocuğuyum.”

Baran:

“Sen gelmezsen daha rahat gezeriz.”

Aral:

“Ben sizin güvenliğinizim.”

Alya güldü.

“Sen kaybolursun.”

Aral gururla:

“Ben Urfa'da kaybolmam.”

Annesi:

“Geçen hafta markette kayboldun.”

Aral sustu.

Baran kahkahayı patlattı.

Sonunda aileden izin çıktı.

Herkes hazırlanıp dışarı çıktı.

Urfa'nın sokaklarında gezerken Alya'nın yüzündeki gülümseme hiç kaybolmuyordu.

Çarşıları gezdiler, bol bol fotoğraf çekildiler, yöresel yemekler tattılar.

Aral her dükkânda bir şey almak istiyordu.

Baran sonunda dayanamadı.

“Aral, sen buraya gezmeye mi geldin, dükkânları boşaltmaya mı?”

Aral:

“Hatıra alıyorum.”

Alya:

“On tane magnet hatıra değil, koleksiyon.”

Aral:

“Sanat.”

Alya kahkaha attı.

Bir süre sonra Baran, Alya'nın yanında yürürken küçük bir dükkânın önünde durdu.

“Alya.”

Alya arkasını döndü.

“Ne oldu?”

“Sen devam et. Ben birazdan gelirim.”

Alya şüpheyle baktı.

“Nereye gidiyorsun?”

“Bir işim var.”

Alya gözlerini kıstı.

“Kesin bir şey karıştırıyorsun.”

Baran gülerek:

“Bu sefer karıştırmıyorum.”

Alya diğerlerinin yanına gitti.

Birkaç dakika sonra Baran geri döndü.

Elinde küçük bir kutu vardı.

“Alya, bunu sana aldım.”

Alya şaşırdı.

“Bana mı?”

Baran kutuyu uzattı.

Alya açtığında içinde ay şeklinde küçük ve zarif bir kolye vardı.

Alya'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.

“Çok güzel…”

Baran hafifçe gülümsedi.

“Beğendin mi?”

“Çok.”

Aral uzaktan seslendi:

“BENİM NEDEN KOLYEM YOK?”

Baran:

“Sen sus.”

Alya kahkaha attı.

Kolyesine bakıp tekrar Baran'a döndü.

“Teşekkür ederim.”

Baran:

“Ne demek.”

O günün geri kalanında hep beraber gezmeye devam ettiler.

Akşam olduğunda herkes yorulmuştu ama Alya'nın yüzündeki gülümseme hâlâ duruyordu.

Fakat ertesi sabah…

Dönüş günü gelmişti.

.....................................................................
Evet nasıl gerilimin altından bunu çıkardım:) sjjsjsj barkında yanlarında ama onu yazmayı unuttum

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…