9. bölüm · Numara

9.Bölüm

Zeynep B.

Bir hafta sonra Ankara'ya gitme işimi biraz ertelemek zorunda kalmıştım.

İşler yoğun ve daha yeni izin kullandığım için bir kaç gün sonra gidecektim.

Ve şuan Tuğba abla ile görüntülü sohbet ediyorduk.

-Kuzum ya bizimkilerin dönmesine saha bir buçuk ay var. Şimdiden çok özledim.

-Öyledir valla abla, ben Aslan ile arkadaş olmama rağmen özledim seni düşünmek istemiyorum.

-Sanki birbirinizi arkadaş olarak görmüyorsunuz gibi?

-Ne alaka abla?

-Aslan'ın sana olan bakışları diyorum.

Şu ana kadar onu bu kadar gülümserken hiç kimse görmedi, normalde hep sinirli ve ters biridir.

Ama sen gelince gülümsemeye bizimle şakalaşmaya bile başladı.

-Ne?

-Evet, Aslan çok sert yapılı ve işine odaklanan biri, ama sen geldin çocuğu mal ettin kızım. Hem yakışıyorsunuz da.

Şöyle söyliyim sana bak; Aslan'a geçen gün bize yemeğe gel bu akşam sohbet falan ederiz diyorum, çocuk bana Naz'mı yaptı diyor.

He dedim ta yaşadığı evden geldi yaptı gitti oğlum dedim. Sen anla artık çocuğa ne yaptığını.

-Abla sana dürüst olacağım.

-Tabiikide

-Ben Aslan'ı beğeniyorum ama yinede kaybetmekten korkuyorum.

-Korkma, korkarsan ikinizde olduğunuz yerde sayarsınız. Hadi ben şimdi kapatıyorum Asena uyanmış, ağlıyor.

-Tamam abla.

Diyip telefonu kapattık.

Aslan😘:İyi misin? 17.05

Siz:Beni boşver sen iyimisin? 17.05

Aslan😘:İyiyim, kendine dikkat et ara sıra belki böyle yazabilirim. 17.05

Siz:Pekala. 07.06

Siz:Ben sen yazmadan yazmayacağım. 17.06

Aslan😘:Tamam, kendine dikkat at Naz. 17.06

Siz:Beni bir tık korkuttun ama susuyorum. 17.06

Aslan😘:Korkma. 17.06

Siz:Pekalaaa askooom🙂 17.07

Aslan ile mesajlaştıktan sonra yarın işe gideceğim içim mutsuzdum.

Aslan'ın sesini duymak istediğim ilk şeydi. Guruldayan karnım açlığımı ele vermişti.

Mutfağa gidip kendime tavuklu sandviç hazırladım.

Yanına bir içecek koyup tabağı ve bardağı elime alarak salona geçtim.

Televizyondan bir film açarak hem izleyip hem yemeye başladım.

Saat gece 11 olduğunda uykum geldiği için kısa bir duş alıp pijamalarımla yatağıma girdim.

Aslan ve tüm askerler umarım iyilerdir, onlar gerçekten çok güzel bir görev yapıyorlar.

Bizler ve vatan için savaşıyorlar.

İyiki varlar..

(Sevgili okurlar gerçekten askerler iyiki varlar...)

Yatağıma uyandığımda battaniyemi üstüme çektim ve kendimi uykuya bıraktım.

Sabah işe gideceğim düşüncesiyle yüzüm bir daha asılmış ama Ankara'ya taşınacak oluşum yüzümü güldürmüştü.

Aslan... umarım şuan iyisinizdir.

Yüzüne söyleyemesemde

SENİ ÇOK SEVİYORUM ASLAN...

Seni senin ile geçirdiğimiz vakitleri, sesini, kokunu, bakışını.

Sana dair herşeyi.

Aslan'dan

Saklandığımız yerden etrafı gözlüyor ve an kolluyorduk.

Gece 02.37.

Köy karanlığa gömülmüştü. Sadece rüzgâr ve uzaktan gelen bir köpek sesi vardı.
Çömeldiğin yerden telsizi dudaklarıma yaklaştırdım.

Aslan (Bozkurt-1)
“Bozkurt-1 konuşuyor. Herkes yerinde mi?”

Cenk (Bozkurt-2):
“Bozkurt-2. Güney girişindeyim. Köy halkı evlerde. Tehdit yok, şimdilik.”

Tan (Bozkurt-3):
“Bozkurt-3. Doğu hattı. İki siluet tespit ettim, köye doğru sızmaya çalışıyorlar.”

Sinirden anlımdaki damarlar belli oluyordu.

Aslan:
“Anlaşıldı. Temas yok. Önce halk.”

Sarp (Bzokurt-4):
“Bozkurt-4. Evlerin arkasındayım. Çocuk sesleri var, panik yok. Koruma altındalar.”

Hasan (Bozkurt-5):
“Bozkurt-5. Batı hattı temiz. Kaçış yollarını kapattım.”

Aslan bir an durdu. Sonra net, sakin ve kararlı konuştu.

Aslan:
“Bozkurt-1’den tüm timlere.
Kimse kahramanlık peşine düşmesin.
Ateş sadece son çare.
Bu gece burası düşmeyecek.”

Telsizden kısa kısa onay sesleri geldi.

Cenk:
“Bozkurt-2 hazır.”

Tan:
“Bozkurt-3 izliyor.”

Sarp:
“Bozkurt-4 köyün içinde.”

Hasan:
“Bozkurt-5 arkayı tutuyor.”

Aslan gözlerini karanlığa dikti.

Aslan:
“Bu köy bize emanet.
Sessizce bitiriyoruz.”

"Bozkurt-4 destek timi yolda komutanım."

"Bozkurt-1 anlaşıldı, kimsenin burnu kanamadan halledelim, Allah yardımcınız olsun."

Tüm telsizlerden 'sağol' sesi yükseldi.

Ve sessiz kahramanlarımız yine bir çok canı onların haberleri olmadan kurtarmıştı.