28. bölüm · Numara

22. Bölüm

Zeynep B.

Arkadaşlar şimdi tarihler vb. çok karıştı diye bir tarih belirleyip ondan gideceğiz.

Tarih: 5 Ağustos 2026 Salı

Bu tarihten devam edelim değişen birşey yok sadece tarihimiz mevsimimiz belli olsun.

💗

Aslan'dan

Sabaha gözlerimi açtım açalı değerli karımı izliyordum.

Naz içinde minik canımızı taşıyordu, bizim bebeğimiz...

Bizim çocuğumuz.

Bizim...

Değişik bir histi baba olmak. Hem çok seviniyor, hem de Naz'a kıyamıyordum çünkü ara ara midesi bulanıyordu.

Bugün bebeğimizi görmek için doktora gidecektik ve ben randevu saatinin yaklaştığını gördüğümde yavaşça Naz'ı uyandırdım.

"Güzelim." Dediğimde kısık mırıltısı ilişti kulağıma.

Ardından gözlerini hafifçe aralayıp bana baktı, göz göze geldiğimizde o güzel gülüşünü sundu bana.

Ben bu gülüşe nelerimi vermezdim ki.

"Saat kaç?"

"09.18" dedim.

Yavaşça yatakta doğruldu. "Bugün kontrole gideceğiz de, akşam Hasan'a kız istiyeceğiz."

"Sen o kısmı düşünme yavrum, hallederiz o kısmı."

Yataktan kalkıp lavaboya girdiğinde bende ayağa kalkıp kıyafetlerimizi çıkarttım.

Naz'a eşofman takımı çıkartmıştım ki rahat olabilsin. Kendimede aynı takımı çıkartıp Naz'ı beklemeye başladım.

2 dakikanın ardından banyodan öğürme sesleri geliyordu.

Hızla banyoya gittiğimde Naz yere çökmüş kötü halde duruyordu.

Arkasına geçip bir elimle saçlarını tutarken öbür elimlede sırtını sıvazlıyordum.

Naz doğrulduğunda yavaşça kolundan tutup yavaşça kaldırdım, elini yüzünü yıkadım, sifona bastım. O sırada Naz dişlerini fırçaladı ve hafif çıkıntılı karnını okşayarak konuşmaya başladım.

"Annecim sen bana ne yapıyorsun böyle ya."

Sesli gülmeye başladığımda Naz bana öldürecekmiş gibi bakıyordu.

Bir anda kucağıma alıp yatağa doğru taşıdım. Kıyafetlerimizide getirdikten sonra giyinmesine yardımcı olup hızla kendimde giyindim.

Naz ile evden çıktığımızda yolda bir fırına girip Naz için birkaç şey almıştım.

Arabaya binip tekrardan çalıştırdım ve elimdeki poşeti Naz'ın kucağına koydum.

Naz bir yandan poğaçasını yiyip öbür yandan karışık meyve suyunu içiyordu. Bunu yaparken yüzü öyle gülüyordu ki sanırım meyve suyunuda kıskanacağım.

Hastaneye vardığımızda arabayı park ettim. Arabadan inip Naz'ın kapısını açtım.

Hastaneye girdiğimzde randevu saati gelmişti.

Doktor'un kapısını çalıp odaya girdiğimizde güler yüzlü 40 yaşlarında bir kadın karşılamıştı.

"Hoş geldiniz, buyurun uzanın."

Naz sedyeye yavaşça uzandığında doktor yanına gidip tişörtünü karnı açılacak şekilde sıyırdı.

"Bu jel biraz soğuk olacak Naz hanım."

Naz başını salladığında meraklı gözlerle izliyordum.

Doktor dediği jeli Naz'ın karnına sıkıp jelin üstündede ultrason aletini gezdiriyordu.

Ekranda minik birşey belirdiğinde "Miniğimiz gayet sağlıklı, gelişimi gayet güzel ilerliyor. Kalp atışlarını duymak istermisiniz?"

Naz ile göz göze geldiğimizde gözleri dolmuştu. "Evet." Dedim.

Ardından odada minik bir ses duyuldu.

"Çok güzel." Diyebildi Naz sadece.

Bir şarkının zarif notası gibiydi ses. Minik ama kuvvetli bir ses. Huzurumuzun sesi.

Ses kesildiğinde doktor Naz'a peçete verdi.

Naz karnındaki jeli silerken yattığı yerden doğruldu.

Doktor hanım ultrason fotoğrafını verdiğinde Naz yanıma gelip siyah beyaz kağıda baktı.

"1 ay sonra tekrar kontrole geldiğinizde inşallah bebeğin cinsiyetinide öğreneceğiz."

Yüzümüzde derin bir gülümseme olmuştu. "Teşekkür ederiz doktor hanım. İyi çalışmalar." Dedikten sonra el ele odadan çıktık ve arabaya bindik.

💗

"Aslan şuraya uzanamadım da bir bakarmısın." Dediğimde Aslan elindeki kırışık gömlekle yanıma geldi.

"Buyur yavrum."

Elimle dolabın üst rafındaki topuklu ayakkabılarımı gösterdim. Ayakkabıları alıp elindeki gömleği omzuna attı.

Önümde eğildiğinde topuklu ayakkabılarımı giydirdi.

Ayağa kalktığında gömleği omuzundan alıp ütü masasına yöneldim.

Gömleği güzelce ütüledikten sonra Aslan'ın yanına gittim.

Gömleği alıp giydiğinde üst iki düğmesini açık bıraktı. Gömleğin yakalarını düzeltip baştan aşağıya süzdüm. Yüzüme memnun bir ifade yerleştiğinde gözümün önüne bir anda sulu sulu ekşi erik belirdi.

Aslan'a bakıp "Aslan."

"Söyle yavrum."

"Aslan bana erik bulurmusun?" Dediğimde ağzım sulanıyordu.

"Sen ilk defa aşeriyormusun."

"Erken oldu ama sanırım evet."

"Yavrum bulurum, iste erik ağacı getireyim."

"Yeşil ekşi olan eriklerden ama."

Aslan gülerek başını salladı.

Hazırlığımız bittiğinde evden çıkıp arabaya bindik.

Hasan'ın evinin önü oğlan tarafının buluşma yeriydi.

Arabadan indiğimizde herkes gelmiş yola çıkmak için son hazırlıklar yapılıyordu.

Aslan ile Tan'ların yanına gittiğimizde bizim kızlar ortalığı yakıp kavuruyordu.

"O Naz hanım mükemmelsiniz yine." Mine'ye gülümseyip.

"Siz ap ayrı güzel olmuşsunuz, diyecek söz bulamıyorum."

Aslan Tan'a dönüp "Naz size emanet, ben erik bulmaya gidiyorum." Dediğinde herkes gülmeye başladı.

Aslan hızla arabaya binip gözden kaybolduğunda bizde Esma'ların evine doğru yola koyulduk.

Tan bana kapıyı açtığında teşekkür edip bindim. Tam kapıyı kapatacaktı ki Mina'da hızla arkaya yanıma bindi.

"Birtanem öne gelsene."

"Yok, ben yiğenimi seveceğim."

Tan ön koltuğa geçtiğinde arabayı çalıştırdı ve yola çıktık.

"Ay senin canın erik mi çekti teyzeciğim, birtanem, aşkım, canım."

Tan değişik gözlerle aynadan Mina'ya bakıyordu.

"Bana bu kadar güzel söz söylemiyorsun." Diye ağzının içinde homurdanırken Mina ve ben bunu duymuştuk.

Mina bir kaşını havaya kaldırıp "Ben ne diyormuşum o zaman sana Allah, Allah ya."

"Öküz, ayı, goril, deve, gıcık maymun daha saymamı istermisin yavrum."

Mina tana gözlerini devirip karnımı okşamaya devam etti. Aradan 15 dakika geçtiğinde bir araç cok yakınımızdan gidiyordu. Başımı çevirdiğimde Aslan'dı yetişmişti.

Bu arada kocam o kadar romantikki plakamız 06 NAZ 2001

💗

"Hoş geldiniz." Esma'nın annesi hepimizi tek tek güler yüzüyle karşılıyordu.

Hepimiz içerideyken erkekler ve kadınlar kendi aralarında sohbet ediyordu. Biz ise mutfağa kahve yapan Esma'ya yardıma gitmiştik, çünkü kızcağızın hiçbir kuzeni yardıma gelmemisti.

Kız bir ton insan için uğraşıyordu şurada.

"Esma kahveye tuz koyacaksın değilmi?"

Mine heyecanla Esma'nın evet demesini beklerken "Yok abla bal koyacağım. İsteme gününün kahvesinin kimine göre tadı ömrü simgelermiş. Anneannem anlatırdı. O yüzden bal koyacağım."

Esma'nın düşüncesiyle hepimiz tebessüm etmiştik.

Elimdeki erik poşetini tezgaha koyup unatan sıkıla Esma'ya "Şey Esma birşey soracağım. Tuz birde limon varmı?"

Mutfaktski herkes bu halime gülerken Esma bana limon ve tuzu verdi.

Tabakda aldıktan sonra erikleri yıkayıp tuz ve limonladım.

Hep birlikte mutfakts erik yerken kahveler hazırdı.

İçeriye taşıdıktan sonra kahvesini bitirenlerin bardaklarını Esma'nın sonradan katılan arkadaşı hızla toplayıp geri döndü.

"Evet sohbetler edildi, kahveler içildi. Sebebi ziyaretimiz belli. Evlatlarımız birbirlerini görmüş beğenmişler, bizde sizden Allah'ın emri peygamber efendimizin kavmiyle biricik kızınız Esma'yı oğlum Hasan'a istiyorum."

Esma'nın babası Hasan'a dönüp. "Evladım bana Esma'mı üzmeyeceğine, üzüntüsünde, sevincinde yanında olacağına. Gözünden sakınıp değerli hissettireceğine söz verirmisin?"

Hasan hiç beklemeden "Söz veriyorum ki kızınızı gözümden sakınıp, yoluna çıkan taşa kadar kaldıracağıma, hep değerli hissetmesini sağlayacağıma kendisine ömrümü adayacağıma söz veriyorum."

"O zaman bende sana göz bebeğimi, kıymetlimi veriyorum. Allah hep mutlu etsin."

Yüzükler kesildiğinde büyüklerinin ellerini öptüler.

Hasan ve Esma'nın kalpleri gibi hayatlarıda birleşmişti artık.

Saat geç olmaya başladığında herkes yavaştan kalkmaya başlamıştı.

Aslan bana baktığında yorgun olduğumu anlamış gibi kalkıp yanıma geldi.

"Yavrum gidelimmi?"

Başımı sallayıp uzattığı elini tuttum. İçeridekilere iyi akşamlar dedikten sonra evden çıkıp arabaya bindik.

Ben yolda giderken uyuya kalmıştım.

Aslan'dan

Naz'ın hiç sesi çıkmıyordu yan koltuğs baktığıma çoktan uykuya daldığını gördüm.

Eve geldiğimizde arabayı park ettim. Arabadan inip Naz'ı kucağıma aldım.

Eve girdiğimizde odaya götürüp yavaşça yatağa yatırdım. Naz makyaj ile uyumayı hiç sevmezdi bu yüzden makyaj masasına yaklaşıp makyaj suyunu elime aldım.

Birde pamuk vardı kullanırken görüyordum.

Onuda alıp Naz'a yaklaştım ve yavaşça yaptığı hafif makyajı silmeye başladım.

Daha sonra dolaptam şortlu bir takım çıkartıp yavaşça giydirdim.

Hava çok sıcak olduğu için klimayıda açtıktan sonra altıma sadece şort giydim ve yatağa uzandım.

Naz'ın saçlarını okşarken bende uykuya dalmıştım.

💗

Evet bu bölümünüzde böyle oldu.

Dün atacaktım ama yanlışlıkla arkadan sildim paylaşmadan. Bir daha yazdım.

Arkadaşlar bu arada herkesin yorumuna dönüyorum ancak bazılarınızın yorumları gözükmüyo.

Bende vaveyla bir tık bozuk gibi anlayamadım. Güncellemeden beridir farklı çalışıyor.

Yorumları göremiyorum, satır arası yorumlarımız kayboldu yok. Saçma sapan şeyler oldu.

Neyse şimdi sabahlayacak olanlara şimdiden haber vereyim, sabahlarken bölüm gelebilir.

Yani sabahlayan tayfa sıkılmasın değilmiii?

Bu sefer hem yazarınız hem Naz ve bebiş tarafından sevildiniz💗

Bu aradaa bebişimizin cinsiyetini tahmin edin bakalım.

Baby Shower yapıyoruz sizlerle o yüzden lütfen bu bölümün yorum kısmına tahminlerinizi yazın.

Kız hissedenler:👶🏻🩷

Erkek hissedenler:👶🏻🩵

Yazarak belirtebilir. Cinsiyet partisini sizlerle yapıyorum şurada yazın tahminlerinizii(yalvarış, çaresizlik, rica)

Boooolca sevildiniz💗