35. bölüm · Numara
28. Bölüm
"Canlarım güncel bilgi veriyorum; yeni kitabın Albay'ın Kızı yayında.
Size Numara evrenini aratmayacak, Numara'dan sonra o kitabıma da bakarsanız çok sevinirim."
Küçük bir bilgi aktarımı yapmak istiyorum
Tarih: 12 Temmuz
Tarihi sadece yaşa etki eden bir unsur olarak düşünürsünüz.
Hilal:18
Türker:19
Gökalp-Gökhan:17
Sadem:15
Bu arada yeni kitabın Kadim Pençe'ye de bakarmısınız
İyi okumalar
"Anne"
Kafamı çevirdiğimde kızım merdivenlerden hızla inip mutfağa, benim yanıma doğru koşuyordu.
Nefes nefese kalmıştı.
Gözlerinin içi parlıyordu yinede
"Efendim birtanem, ne için bu kadar heyecanlandın."
Utana sıkıla yüzüme bakıp
"Şey anne ben bugün Türker'le yemeğe çıksam olur mu? Babam dönmeden gelirim söz."
Derin bir nefes verdim, küçüklükten beri birbirine aşıklardı.
Aslan bunu biliyordu ancak kızını bir erkekle paylaşmayı hazmedemiyordu.
Bu kişi Tan'ın oğlu olunca daha çok deliriyordu.
Ancak bu sözleri söyleyen küçük kızımın hesaba katmadığı bir şey vardı.
"Babacığım?"
Hilal'in gözleri fal taşı gibi açılmıştı, ellerini uzun kumral saçlarının arasından stresle geçirirken dudaklarını birbirine bastırıyodu.
"Baba? Şey, sen işte değilmiydin?"
"Birtanem ben yanlış mı duydum az önce?"
Hilal'in en korktuğu şey sevdiklerinin güvenini kaybetmekti.
Ve şuan babasının güvenini kırdığını düşünüyordu.
"Baba, ben.."
"Tamam güzelim, gel otur şöyle konuşalım."
Hilal'den
Babam gözlerimin içine bakıyordu, nefretle, sinirle, ya da hayal kırıklığıyla değildi ümitle..
"Baba ben sana yalan söylemek istemiyorum, yıllardır bildiğin gibi-"
Cümleleri toparlayamayacağımı fark ettiğimde bir anda söylemeye karar verdim.
"Baba ben Türker'i çok seviyorum ve onunla bir yola girmek istiyorum"
Babamın gözlerinde şaşkınlık ve hayret varken ekledim.
"Okulum bittikten sonra tabii."
Babam rahatlamış şekilde ama en çok ta işte benim kızım der gibi yüzüme bakıyordu.
Baban derin bir nefes verdi, birbirine bağladığı kollarını açıp bir elini saçlarıma koydu.
Ağır ağır saçımı okşarken beni bir anda kendine çekip sarıldı.
Bunu beklemiyordum ve gözlerim anneme kaydı.
Annem yıllardır bu sahneyi bekliyormuş gibi mutlulukla bize bakıyordu.
"Kızım, baban ve ben her ne olursa olsun senin arkanda dururuz bunu hiç bir zaman unutma."
Annem de yanımıza geldi ve hep birlikte sıkıca sarıldık.
Derken çalan telefonumun sesi ortamı buz kesti.
Babamın kollarının arasından sıvışıp telefonumu elime aldım.
"Efendim."
'Yavrum annen ile konuştunmu? Almaya geleyim mi seni?'
"Türker ben babama her şeyi anlattım."
Mikrafondan öksürük sesleri gelmeye başladı.
Düşündüğüm şeyle gözlerim şok ile açıldı. Hızlıca bahçeye çıktım.
"Türker saçmalama o şeyi söyleyecek kadar yürek yemedim her halde."
'Bir an öpüştüğümüzü anlattın sandım, Aslan amca beni kurşuna dizerdi.'
"Ya sussana, açık açık söyleme her şeyi."
'Neyi' dedi sesinden alay ettiği belliydi.
"Of Türker kapatıyorum ben."
Kahkahasını işittiğimde yüzümde tebessüm oluştu.
Çok aşıktım çok.
'Hazırlan almaya geliyorum, çok özledim seni.'
"Tamam aşkım."
Dedigʻim gibi utançtan telefonu cevabı beklemeden yüzüne kapattım.
İçeriğe girdiğimde annem ve babam kahvaltı sofrasına oturmuş beni bekliyorlardı.
"Baba." dedim nazlı bir ses tonuyla.
Babam ne demek istediğimi anladığı için
"Tamam kızım, sen nasıl istiyorsan."
Sevinçle babamın yanağından öpüp odaya hazırlanmaya çıktım.
Giyinme dolanına doğru gidip kapaklarını açtığımda elime iki beyaz elbisemi de aldım.
Biri uzun yırtmaçlı diğeri ise dekolteli kısa bir elbiseydi.
Uzun uzun baktıktan sonra kısa olan elbiseyi daha çok sevdiğim için onu giymeye karar verdim.
Elbiseyi giydiğimde bilekten bağlamalı topuklu ayakkabılarımı giydim, makyajımı yaptım ve ardında saçlarımı düzleştirdim son olarak küpelerimi takıp elime dekolteden göğsüme doğru giden kolyemi taktım.
Türker'in en sevdiği parfümümü de sıktıktan sonra çantamın içine bir kaç ped koydum ve çantamı da alıp odadan çıktım.
Aşağıya inip annemi öptükten sonra evden çıktım.
Kapının önünde babam Türker'i önüne almış hararetli bir şekilde tehtid ediyordu.
Evet evet tehtid ediyordu.
Aynı 18 yıl önce de yaptığı gibi.
Bu hallerine gülümseyip Türker'in yanına gittim.
"Babacığım" dedim cilveli bir sesle.
"Güzel kızım, bu seni üzerse bana söylüyorsun tamam mı."
Babama gülümseyip yanağından öptükten sonra arabaya doğru ilerledim.
Türker hızla kapımı açtığında arabaya yerleştim, ben kemerimi takana kadar Türker arabaya binip çoktan çalıştırmış, evden uzaklaşmaya başlamıştı.
"Yavrum." Dedi özlem dolu sesle.
2 aydır görüşemiyorduk.
"Sus Türker" dedim.
O'na hala trip atıyordum.
Türker arabayı eve doğru sürdüğünde ne olduğunu anlayamıyordum.
"Aşkım annemler tatildeler, 3 hafta ev boş."
"Banane." dedim gıcık edici bir sesle.
"Bebeğim yapma ama ya."
Cevap vermeden kollarımı birbirine kavuşturdum.
Regl olduğum için ağlayasım vardı zaten.
Eve vardığımızda Türker arabadan inip kapımı açtı.
Arabadan hızla indiğimde bir anda belimin etrafını iki el sardı.
"Ne yapıyorsun sen!"
"Eve gidiyorum."
"Türker!"
"Yavrum"
Durumu fırsata çevirip kollarımı boynuna doladım, kafamı göğsüne yaslayıp gözlerimi yumdum.
Anahtarla kapıyı açıp içeriye doğru adım atmaya başladı.
Merdivenlerden yukarıya doğru çıktığında girdiğimiz odadın kokusundan Türker'in odası olduğunu anladım.
Beni yatağa oturttuğunda ayağımdaki topukluları nazikçe çıkarttı.
Ayağa kalktığında topuklularımı odadanın bir köşesine koyup yanıma geldi.
"Bebeğim her ne yaptıysam özür dilerim."
Ne yaptığını ben bile bilmiyorum ki Türker.
"Karnım ağrıyor." diye mırıldandığımda yanıma uzanıp arkama geçtikten sonra arkadan elleriyle elbisemin eteklerini yukarıya doğru kıvırdı.
Utandığımı belli etmemeye çalışarak
"Ne yapıyorsun?"
Dedim.
Ellerine eteğimin altından geçirip karnıma masaj yapmaya başladı.
Eller aşağıya doğru hafif haraketlerle gelirken beni ne duruma soktuğunun farkında değildi.
Hatta kendi bile bence ne yaptığının farkında değildi.
Elleri alt tarafıma hafif baskı yaptığında regl olmanın verdiği hormonlar ile birlikte ağzımdan minik bir inilti kaçtı.
Türker ne yaptığını fark etmiş olmalıydı ki ellerini sabit şekilde karnıma yerleştirdi.
Ben yaptığı masajla birlikte rahatlarken Türker'in vücudunun kasıldığını hissediyordum.
Bir anda yüzümü o'na dönmemle burunlarımız birbirine temas ediyordu, hatta konuşsak dudaklarımız da birbirine temas edecekti.
Türker'in gözleri parlıyordu, gözleri dudaklarıma doğru kaymaya başladığında ilk adımı kendim atmak istemiştim.
Türker'in dudaklarına kapanmıştım, öpüşlerimiz yavaş yavaş derinleşirken yatakta oturur pozisyondaydık.
Türker'in elleri belimde sırtımda gezinirken, benim ellerim saçlarında, karın kaslarına sırtında geziniyordu.
Türker'in eli eteğimin altına sinsice girdiğinde ağzımdan yanlışlıkla bir inilti kaçmıştı.
"Türker!"
Elbisemi yavaşça üstümden çıkartırken zilin çalmasıyla dudaklarımı ayırdım.
"Sizin zamanınızı sikeyim."
"Küfür etme!" diye uyardığımda Türker'in yüzünü yeni görüyordum.
Kendini o kadar zor tutuyordu ki tüm bedeni kasılıyordu.
Kapıya doğru ilerleyip odada beni yalnız bıraktığında yataktan kalkıp banyoya girdim.
Aynadaki yansımamı görmemle Türker'e saydırmaya başlamıştım.
Dudaklarım kıpkırmızı, rujum bozuk, karmaşık bir haldeydim.
Kendimi hızlıca düzelttikten sonra utana sıkıla aşağıya indim.
Merdivenler kafamı aşağı doğru sarkıttığımda Türker'e bakarak.
"Kim gelmiş?" dedim.
Demeseydim keşke, sesimle birlikte Türker kafasını bana doğru çevirmişti.
"Göka- siktir!"
Cümlesini tamamlayamama sebebinin ne olduğunu anlayamamıştım, salondaki aynadan yansımama baktığımda eteğim havaya doğru kalkmış ve dekolteden dolayı göğüslerim fazlasıyla ortaya çıkmıştı.
"Güzelim, benim dolabımdan bişeyler giysene." diye seslendi Türker.
Bu halimle bence de daha farklı yerlere gelmesini istemiyorsak üstümü değiştirmem daha iyi olurdu.
Hızla Türker'in odasına girip dolabı karıştırmaya başladım.
Türker'in en sevdiği eşofman takımını bulup hızlıca giyindim.
Bana fazlasıyla büyük oluyordu ancak hoşuma gidiyordu.
Aşağıya indiğimde ikizler ve Hasan amcamın kızı Sadem koltuklarda oturmuş tartışıyordu.
"Sanane Gökhan abi rahat bırak beni."
"Ne sananesi Sadem adam bildiğin dik dik sana bakıyordu, başka ne yapsaydım."
Aşağıya inip bu ikiliyi ayırmam lazımdı.
Hızla Türker'in yanına oturduğumda gözleri üzerimdeydi.
"Lan! Türker bu halin ne senin." Gökalp kahkaha atmaya başlamıştı.
Türker'e döndüğümde dudağının kenarlarında ruj izi olduğunu fark ettim.
Elimi dudaklarına atıp hızla sildiğimde Türker onunla hala dalga geçen Gökalp'e eline geçen demir küllüğü fırlattı.
"Oğlum şaka yapıyorum ya, sakin biraz."
Hepimiz kahkaha atarken film gecesi yapmaya karar vermiştik.
Hava yavaş yavaş kararırken Gökhan yemekleri söylemiş, Türker ve Gökalp oturacağımız yerleri ayarlıyordu.
Telefonumu elime alıp babamı aradım.
"Baba"
'Birtanem'
"Bizimkilerle birlikte bugün Türker'lerin evinde film gecesi yapacağız"
'Tamam birtanem, bir şey olursa haber ver. İyi eğlenceler.'
"Tamam baba seni seviyorum"
'Bende seni seviyorum güzelim'
Dedikten sonra telefonu kapattım.
Günümüz o kadar eğlenceli geçmişti ki kahkahalar oyunlar eğlenceler her şey çok güzeldi.
En son hatırladığım filmin yarısında Türker'in omuzunda uyuya kaldığımdı..
***
Bebeklerimm bölümü nasıl buldunuz???
Ben şahsen böyle bir bölüm kendimden beklemiyordum normalde bölümü daha uzatacaktım ancak Numara kitabını başka evrende devam ettirmek istiyorum.
Bölümün devamını yazmak demek ise spoiler vermek demek olurdu o yüzden en güzel yerinde kesiyorumm.
Umarım sevmişsinizdir.
Bol bol bol sevildinizz💞
Yazarınız
