7. bölüm · NEFRETLE YAZILDI

Bölüm 7-Bir Sabah Fazlası

Tuanaymışşşşş 🫧

Bazı geceler insanın hayatını değiştirmezdi. Sadece ertesi sabah uyandığında, aynı odanın içinde eskisinden biraz daha farklı hissetmesine neden olurdu. Bazen bir bakış yeterdi bunun için. Bazen istemeden uzanan bir el… Bazen de insanın inkâr etmeye çalıştığı küçücük bir yakınlık.
Balo salonundan çıktığımızda gece çoktan sessizliğe bürünmüştü
Darevinin yanında yürürken ikimizde tek kelime etmiyorduk
Az önce yaşananlar hâlâ zihnimde dönüp duruyordu
Darevinin Rivana söyledikleri…
Onu senden de diğer herkesten de kıskanıyorum
Ve sonra o tek kelime
Seviyorum
Arabaya bindikten sonra da sessizlik devam etti
Darevin direksiyona geçti
Ben camdan dışarıya bakıyordum
Şehir ışıkları camın üzerinden kayıp gidiyordu
Bir süre sonra gözlerim ağırlaşmaya başladı
Başımı cama yasladım
Darev birşey söylemedi
Ama arabayı yavaş kullandığını fark ettim
Gözlerimi kapattım
Eve geldiklerinde darevin arabadan indi Avelin hâlâ uyuyordu tereddüt etsede onu kucağına aldı ve eve kadar taşıdı Avelin ise oldukça memnun olmalıydı ki huzurlu mırıltılar çıkarıyor Darevinin göğsüne daha da yaslanıyordu evden içeriye girdiklerinde yukarıya odaya çıktılar Darevin Avelini usulca yatağın üzerine bıraktı ve gidip üzerini değiştirip geri geldi kafasını yastığa koyduğunda uyumayı düşünüyordu ama öyle olmadı aklı hâlâ baloda olanlardaydı kısa süre sonra darevininde göz kapakları ağırlaştı ve kendini uykunun kollarına bıraktı
Sabah*
Darevin Arven*
Sabah uyandığımda kollarımda bir sıcaklık vardı kafamı eğip baktığımda Avelin başını göğsüme yaslamıştı benim kollarım ise ona sarılmıştı bir süre yüzünü inceledim sarı saçları yastığın üzerine dağılmış birkaç tutamı yüzünün kenarına düşmüştü uykudayken her zamanki sert ifadesinden eser yoktu kaşlarının arasındaki o hafif çizgi kaybolmuş yüzü sakinleşmişti mavi gözleri kapalıydı kirpikleri yanaklarının üzerine ince gölgeler bırakıyordu dudakları hafif aralanmıştı ve nefesi düzenliydi çok güzeldi gerçektende hemde fazlasıyla bir süre sonra uyandığını fark ettim gözlerini usulca açtı önce bana baktı sonra olduğumuz hale sen diye mırıldandı biz neden sarılıyoruz diye sordu olduğu yerden kalkmadan bilmiyorum ben kalktığımdada böyleydik gece uyku haliyle olmuş galiba dedim yüzlerimiz çok yakındı hatta nefeslerimiz birbirine karışıyordu arada gözlerim dudaklarına kayıyordu aklıma onu öpmek geldi ama bu imkânsızdı beni sevmiyordu bile rahatsız olabilirdi hala çekilmemişti ona biraz daha yaklaştım dudaklarımız arasında sadece çok küçük bir mesafe kalmıştı tam öpeceğim sırada zil çaldı Avelin hemen beni ittirdi ve kollarımın arasından kalktı zil çaldı dedi telaşla ve aşağıya indi sabahın köründe kim gelmişti az daha öpüşecektik ve zili çalan kişi bu anı mahvetmişti kaşlarımı çatıp bende aşağıya indim aşağıdan kiyan ve narevinin sesi geldi kiyan neşeli bir sesle bağırdı GÜNAYDINNNN dedi harfleri uzatarak ters ters ona bakmaya başladım bakışlarımı fark etmiştiki bana döndü ne oldu neden bana beni öldürecekmiş gibi bakıyorsun demesiyle Avelinin bakışları bana döndü zaten öldüreceğim kiyan seni ne oldu sabah sabah neden geldin ve 10 dakika sonra gelsen ne vardı derken ters bakışlarımı sürdürdüm Niyeki dedi masum bir sesle Avelinin öksürüşüyle hepimiz ona döndük biz size kahvaltı hazırlayacaktıkta ondan dedi yalan söyleyerek kiyan bana döndü ayyy canım arkadaşım bana kahvaltımı hazırlayacaktın sen diyip bana sarıldı yavaş bir şekilde ittirdim s*ktir git şuradan kiyan dedim tamam ya diyip yanımdan gitti kısa süre sonra kahvaltı hazırdı hepimiz masaya oturmuştuk kahvaltı boyunca kiyan hiç susmamıştı bir ara ekmeği elinden düşürdü
Anasını satayım daha kahvaltı başlamadan ekmekle kavga etmeye başladım dedi
Narevin gülerek
Sen herşeyle kavga ediyorsun dedi
Kiyan ona baktı
Seninle kavga etmiyorum ama
Narevin birkaç saniye sustu
Sonra yüzünde küçük bir gülümseme oluştu
Çünkü benden korkuyorsun
Kiyan gülümsedi
Belki
Darevin göz ucuyla ikisine baktı
Kiyanın Narevine bakışındaki değişikliği fark etmişti
Narevinde Kiyana baktığında gülümsüyordu
Ama ikiside bunun farkında değilmiş gibi davranıyordu
Kahvaltıdan sonra hep birlikte salona geçtik
Kiyan televizyonun karşısındaki koltuğa yayıldı
Narevin yanına oturdu
Darevin ise diğer koltuğa geçti
Bende koltuğun diğer tarafına oturdum
Bir süre sonra fark etmeden Darevine doğru yaklaştığımı fark ettim sabah kiyan ve Narevin biraz daha geç gelseydi beni öpecekti gerçekten öpüşecektik neden böyle olmuştuk en son birbirimizin canını bile isteye sıkıyorduk birbirimizi kırıyorduk ama bugün az daha öpüşecektik
Darevinde hiçbirşey söylemeden kolunu koltuğun arkasına attıbende ona bakmadım ama kalbimin eskisinden daha hızlı attığını hissedebiliyordum neden böyle olduğumuzu bilmiyordum belki de dün gece yaşananlardan dolayıydı belki de birbirimize karşı olan o nefretin arasına başka birşeyler karışmaya başlamıştı ama bunu düşünmek bile istemiyordum çünkü Darev benim nefret ettiğim adamdı en azından öyle olması gerekiyorduTelevizyonda ne oynadığını bile anlamıyordum gözlerim ekranda olsa da aklım bambaşka yerdeydi yanımdaki Darevin varlığını fazlasıyla hissediyordum omzuma değen kolu yüzünden olduğum yerde biraz gerildim ama çekilmedim o da kolunu çekmediBir süre sonra fark etmeden başımı koltuğun arkasına yasladım ve başım Darevin koluna değdi bir an hareket etmek istedim ama vazgeçtim o da hiçbir şey söylemedi sadece gözlerini televizyondan ayırmadan oturmaya devam ettiKarşı tarafta oturan Kiyan ise bizi izliyordu gözlerini kısıp önce bana sonra Dareve baktı“Siz ne yapıyorsunuz?”Darev kaşlarını çattı “Ne yapıyoruz?”Kiyan koltuğa biraz daha yayıldı “Hiçbir şey yapmıyorsunuz zaten sorun da bu”Narevin gülmeye başladı “Kiyan sus artık”“Ben susarım da bunlar neden susuyor onu anlamıyorum” dedi bizi göstererekDarev elindeki kumandayı Kiyana doğru kaldırdı “Bir kelime daha edersen bunu kafanda kırarım”Kiyan hiç istifini bozmadı “Tamam tamam aile içi huzuru bozmayalım”Narevin ona bakıp gülümserken Kiyan da ona baktı birkaç saniye göz göze kaldılar sonra ikisi de aynı anda başka tarafa baktıBen ise yanımdaki Dareve baktım o hâlâ televizyonu izliyordu sanki birkaç dakika önce neredeyse birbirimizi öpecek olmamız hiç yaşanmamış gibi davranıyorduBelki de gerçekten hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmalıydıkAma o zaman neden kalbim hâlâ sabahki o birkaç saniyeyi düşünüyordu bilmiyordumDarev bir süre sonra başını bana doğru çevirdi göz göze geldik“İyi misin?” diye sorduBaşımı salladım “İyiyim”Birkaç saniye daha bana baktı sonra tekrar televizyona döndüBen de başımı koltuğa yasladımBu kez onun koluna biraz daha yakın durmuştumVe Darev bunu fark ettiği hâlde kolunu geri çekmedi.
Kiyan ve Narevin kendi aralarında konuşmaya devam ederken ben sessizce oturuyordum Darev ise yanımdaydı bir süre sonra ona dönüp bir şey söylemek istedim ama kelimeler ağzımdan çıkmadan duraksadımNe oldu diye sorduHiçbir şey diye cevap verdimO da birkaç saniye yüzüme baktıNe söyleyecektinBilmiyorum dedim ve gözlerimi kaçırdımDarev hafifçe kaşlarını çattı sonra tekrar bana baktıBende başımı ona çevirdimBirkaç saniye boyunca sadece birbirimize baktıkBakışlarının gözlerimden aşağıya doğru kaydığını fark ettimDudaklarımda durduSadece birkaç saniyeliğineSonra sanki kendisini yakalamışım gibi gözlerini tekrar gözlerime çevirdiBen hiçbir şey söylemedimAma kalbimin neden bir anda hızlandığını da anlamıyordumDarev de konuşmadıSanki ikimiz de sabah yaşananları hatırlamıştıkAramızdaki mesafe hâlâ aynıydı ama o birkaç saniyelik bakış her şeyi fazlasıyla değiştirmiştiTam o sırada Kiyan’ın sesi geldi“Siz niye böyle bakışıyorsunuz?”İkimiz de aynı anda Kiyana döndükDarev ters ters baktı“Sana ne?”Kiyan sırıttı“Bana bir şey yok güzelim, ben sadece gözlem yapıyorum.”Narevin gülmeye başladı“Senin gözlem dediğin şey milleti dikizlemek.”Kiyan ona döndü“Sen konuşma güzelim, seni de sabahtan beri gözlemliyorum.”Narevin’in yüzünde istemsiz bir gülümseme oluştu“Saçmalama.”“Saçmalamıyorum yavrum.”Narevin başını iki yana salladı ama gülümsemesini gizleyemedi.
Film bittikten sonra Kiyan ayağa kalkıp gerindi.“Biz artık kaçalım.”Narevin çantasını aldı.“Sonunda.”Kiyan ona bakıp sırıttı.“Bizi kovuyorlar yani.”“Hayır. Sadece senin biraz susmanı istiyorum.”Kiyan kahkaha attı.“Yarın görüşürüz Avelin.”“Görüşürüz.”Narevin kapıya yöneldi. Kiyan da peşinden çıktı.Darev kapıyı kapattığında ev bir anda sessizleşti.Birbirimize baktık.Sonra hiçbir şey söylemeden merdivenlere yöneldik.Odaya girdiğimizde ikimiz de yatağın kendi tarafımıza geçtik.Lambayı kapattık.Karanlığın içinde birkaç dakika sessizce yattık.Ama benim aklım uyumak yerine sabaha gidip duruyordu.Uyandığımda Darev’in kollarının arasında oluşumu…Başımı göğsüne yaslamış olmamı…Onun yüzüme bakışını…Ve sonra bana doğru yaklaşmasını.Aramızda kalan o küçücük mesafeyi.Tam o anda çalan zili.Eğer o zil çalmasaydı ne olacağını hâlâ bilmiyordum.Belki de bilmekten korkuyordum.Yan taraftan Darev’in sesi duyuldu.“Uyudun mu?”Gözlerimi kapalı tutarak cevap verdim.“Hayır.”“Ben de.”Kısa bir sessizlik oldu.Sonra ikimiz de aynı anda sabahı düşündüğümüzü anlamıştık.“İyi geceler.” dedim.“İyi geceler.”Bu kez gözlerimi kapattığımda kalbim eskisi kadar karışık değildi.Çünkü artık bir şeyden emindim.Aramızdaki o eski nefret, yavaş yavaş başka bir şeye dönüşüyordu.Ve ikimiz de bunun nereye varacağını henüz bilmiyorduk.
Bazı hikâyelerde insanlar birbirlerine bir anda âşık olmaz. Önce nefret azalır, sonra sessizlikler güzelleşir, sonra yarım kalan anlar çoğalır. Ve insan bir gün fark eder ki kalbi, hiç beklemediği birine doğru çoktan yürümeye başlamış.