8. bölüm · MEVZU DERİN
Bölüm 6-Aynı Servis
Hastanedeki ilk günüm düşündüğümden daha yoğun geçiyordu. Sürekli yeni insanlarla tanışıyor, koridorlarda kayboluyor, hangi odanın nerede olduğunu ezberlemeye çalışıyordum. Bir yandan da aklım hâlâ sabah yaşadığımız olaylardaydı.
Aynı ev...
Aynı servis...
Gerçekten böyle bir ihtimal var mıydı?
Tam dosyaları incelemeye çalışırken başhemşire içeri girdi.
"Doktor Derin?"
"Buyurun."
"Başhekim sizi Acil Servis'e çağırıyor."
Ayağa kalkıp beyaz önlüğümü düzelttim ve koridora çıktım. Acil Servis'in önüne geldiğimde içeride büyük bir hareketlilik vardı. Hemşireler koşuşturuyor, sedyeler bir o yana bir bu yana gidiyordu.
Başhekim beni görünce elindeki dosyayı kapattı.
"Tam zamanında geldiniz."
Gülümseyerek yanına gittim.
"Oryantasyonunuzu Doktor Cem'le birlikte tamamlayacaksınız."
İçimden sessizce "Tabii ki..." dedim.
Tam o sırada Cem de koridordan bize doğru yürüdü.
Başhekim ikimize baktı.
"Bugünden itibaren aynı vardiyalarda çalışacaksınız. Birbirinizi tanımanız önemli. Acil Servis'te ekip olmak zorundasınız."
Cem kısa bir şekilde başını salladı.
"Anlaşıldı hocam."
Ben de aynı şekilde cevap verdim.
Başhekim uzaklaşınca birkaç saniye sessizlik oldu.
Cem elindeki dosyayı bana uzattı.
"İsterseniz birlikte inceleyelim."
Şaşırdım.
Sabahki hâline göre oldukça sakindi.
Dosyayı alırken istemsizce gülümsedim.
"Olur."
Koridorun kenarındaki banklardan birine oturduk. Dosyaları tek tek incelerken aramızda sadece işle ilgili kısa konuşmalar geçiyordu.
"Bu hasta alerjik."
"Tamam."
"Kan sonuçları henüz gelmemiş."
"Not aldım."
İş konuşurken anlaşabiliyorduk.
Bu hoşuma gitmişti.
Tam o sırada Kerem elinde kahvesiyle yanımıza geldi.
"Hayırdır?"
İkimize sırayla baktı.
"Sabah kavga eden insanlar gitmiş."
Cem başını kaldırmadan cevap verdi.
"İşteyiz."
Kerem gülmeye başladı.
"Evde de böyle olsanız keşke."
Ben istemsizce kaşlarımı çattım.
"Evde?"
Kerem şaşkınlıkla Cem'e baktı.
"Sen söylemedin mi?"
Cem gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi.
"Söylemedim."
"Neyi?"
Kerem birkaç saniye sustu.
Sonra ağzından tek cümle çıktı.
"Bunlar aynı evde kalıyor."
Koridordan geçen hemşire bile dönüp bize baktı.
Ben utançtan ne diyeceğimi bilemezken Kerem kahkahasını zor tutuyordu.
"Ciddi misiniz?"
"Maalesef." dedik ikimiz de aynı anda.
Kerem kahvesinden bir yudum aldı.
"Bu hikâyeyi akşam detaylı dinleyeceğim."
.............
Akşam mesaisi bitmeye yaklaşırken hepimiz yorgun düşmüştük.
Üzerimdeki önlüğü çıkarırken Cem yanıma geldi.
"Çıkıyor musunuz?"
"Evet."
"Ben de."
Birlikte otoparka doğru yürümeye başladık.
Koridor, sabaha göre çok daha sessizdi.
Asansörün önünde beklerken ilk kez işle ilgili olmayan bir soru sordu.
"Bu şehre alışabildiniz mi?"
Omuz silktim.
"Henüz değil."
"Sizin?"
"Ben de alışmaya çalışıyorum."
Asansör geldi.
İçeri girdik.
Tam kapılar kapanacakken bir kadın sesi duyuldu.
"Bekler misiniz?"
Kapıyı elimle tuttum.
Genç bir hemşire nefes nefese içeri girdi.
"Teşekkür ederim."
Asansör yeniden hareket etti.
Hemşire bize bakıp gülümsedi.
"Yeni doktorlar sizsiniz galiba."
"Evet."
"İkinize de başarılar."
Teşekkür edip gülümsedik.
Kapılar açılınca hemşire ayrıldı.
Cem bana dönüp hafifçe gülümsedi.
"Bugün ilk defa kavga etmedik."
Ben de fark etmeden gülümsedim.
"Evet."
"İlginç."
"Çok."
....................
Apartmanın önüne geldiğimizde ikimiz de aynı anda durduk.
Kapıya yönelirken göz göze geldik.
"Sanırım..."
"Bugün ateşkes vardı."
Bu kez kahkahayı ben attım.
"Yarın bozulabilir."
Cem omuz silkti.
"Muhtemelen."
Ve ilk defa...
Eve dönerken birbirimize yabancı gibi hissetmiyorduk.
Bölüm Sonu... 🤍
