1. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Melania Lavanta

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 1. Bölüm

Her zaman olduğu gibi arbanın içindeyim, elimde bir silah var. Bu gün Arçın denen bu iti öldürmezsek içim rahat etmeyecekti. Saat gece 03.17 herkes uykudaki dokuzuncu rüyalarını görecek iken ben ter döküyorum. Yakışıyormu hiç böyle asil bir mafya ya diye söyleniyorum içimden, ama yok gece bile hava 38 derece.
İzmir'de suikast girişimi yaparsan bu olur Lavin Vural!
Diye bağıryordu iç sesim bana, umsamamak en iyisiydi. ''İnelim mi Lavin başkan.'' kıyak adam seviyorum bu kafadan kontak Karan'ı. Sert ve dikkatli adımlarla ilerlemeye devam ettik. "Bahçenin sağ tarafındaki duvarlar öbür taraftakilere göre daha kısa" diye uyardı beni Evin, lisede çok yakın arkadaşımdı kendisi. Yetimhanede büyümüş ve şiddet görmüş bir kızdı.
Adımlarımı konağın sağ tarafındaki duvara doğru çevirdim. Karan, Evin, Aray, Burki(Burak) ve Samet hepsi beni takip etmeye başladı. Ne de olsa örgütünün başıyım; diye kendimi avutmaya başladım. Konağın sağ tarafındaki duvara geldiğimizde karşıdan bu tarafa doğru gelen bizim gibi bir grup fark ettim, en baştaki adama doğru koşan korkan bir kız vardı arkalarında.
Bizi görünce onlar da şaşırmıştı, kime başka ne yapmıştı bu Arçın denen it! Aslında sadece ben rahatlamak istiyordum ama benim gibi rahatlamak isteyen birileri vardı anlaşılan. Karşı karşıya geldiğimizde ilk söze atılan o oldu. ( En başta dran adam) "Sen de kimsin?" soruya bak 'sen de kimsin?' en içten şekilde gözlerini devirip cevap verdim. "Kim olmamı istersin."
"Bu şerefsizin adamlarından birisi." diyerek gülümsedi. Bu dalga geçer tebessüm ve beni o adamlardan sayması sinirimi bozmuştu. Arkadan korkarak yaklaşan kadını saymayarak cevap verdim, kesin sevgilisi gelmişti ve adamın bundan haberi yoktu. "Birincisi; Bu dalga geçer tebessümün acısını daha sonra çıkartacağım. İkincisi; Ben o adamın silahındaki mermi bile olmam."
Sesimi olabildiğince kısık çıkarmaya çalışıyordum ama bunu başarabildiğim sayılamaz. Adamın yüzündeki dalga geçer tebessüm soldu ve gözlerime bakıp ''Sizdendemi adam öldürü bu it'' dedi.
''Evet'' diyerek kestirip attım. Bizim ekibe dönüp işaret verdim. Hepsi duvara yaplaşıp ellerini birleştirdi. Bir kaç adım geri gidip, ''duvarın arkası çimenlik dimi.''
''Evet'' dedi Samet, mavi gözlü siyah saçlı açık tenlı bir adamdı. Yakışıklıydı da. Üç adım daha geri gelip koşmaya başladım. Ama buna koşmak denmezdi muhtemelen, çünkü o kadar hızlı değildim. Ellerini birleştirdikleri yere sağ ayağımı basıp duvarın üstüne çıktım. Bahçeyi kontrol edip işaretim ile gelmelerini söyledim. Duvardan aşağı atladım, tam istediğim gibi çimenlik bir alandı. Siyah botlarım, deri ceketim ve deri pantolonum karanlıkta görünmemem için en büyük silahtı. Şayet yolda karşılaştığımız mafya bozuntusu ve ekibide siyah giyiniyordu. Ama arkadaki o kadına gerçekten sinir oldum! Bizim ekip gelince araştırmalarıma başladım. ''Bu tarafta kamera var mı?''
''Bilmiyoruz Lavin,''
''Ne demek bilmiyoruz işimizi şansa bırakamayız!''
''Neden bu soruyu girmeden önce sormadın?'' dedi gıcık mafya bozuntusu.
''Haklı, haklı konuşup sinirlendirme beni!''
''Demek haklıyım.''
Elimdeki silah ile ona doğru ilerledim, ''Ben sormayı unuttum,sen de haddini aşmayı.''
O yaklaştığımda fark ettim gözleri kanlanmıştı. Beni umursamayıp konağa doğru ilerleyip bir kamerayı hedef aldı. Muhtemelen silahına susturucu takmıştı. Bunu kameraya atış yaptığında kesin olarak anladım. Elimdeki silahlar ile bütün ekip saklanmak için bir duvara yaslandık. Yaslandığım duvar mafya bozuntusunun karşısındaydı, ve o sırada bir silah sesi ve bir kadın çığlığı. Bu kadının kim olduğunu kafa o yöne çevirdiğimde fark ettim. Bu o korkak bakışlar sergileyen kadındı, üstünde askılı pembe bir elbise vardı. Ve o silah sesinden sonra bir daha hiç durmadı patlama sesleri,
''Evin!''
''Efendim!''
Bir yandan ateş açıyor, diğer yandan birbirimize sesleniyoruk, ''Ekip devam etsin! Ben şu kadını halledice'm'' başını onaylar şekilde hareket ettirdi.
Hızlı adımlar ile kıza doğru ilerledim, ne kadar dikkatli de olsam kolumdaki acı ne olduğunu anlatmıştı bana. Kızın yanına gelip kaldırdım kendisini, zorda olsa güvenli bir yere gelmiştik. Boynuma sardığım siyah atkıyı çıkarıp kadınınbacağna bastırdım. O sırada tekrar bir çığlık attı, ağzını kaptıp sinir ile konuştum, ''Bağırma yerimizi belli edeceksin!''
O sırada bizim mafya bozuntusu geldi, ''Yavrum iyimisin?'' dedi. Kız, hayır der gibi başını salladı. Onlar orada konuşurken bende kolumdaki sıyrık ile uğraşmaya başladım. Silah sesleri çoktan susmuştu, Evin ve bizimkilerin sesini duymak içimi rahatlattı. Ayağa kakıp konağın bahçesine doğru ilerledim, mafya bozuntusunun bir adamı ile bizim Aray omuzlarından tutmuşlardı Arçın'ın. Evin beni ve kolumdaki kanı görünce yanıma geldi. Yarama bakıp ekibe seslendi, ''Atkısı olan var mı?''
Herkes bir anda bize baktı. Burak boynudan aşağı sarkan atkıyı bize uzattı. Evin hemen sıkıca koluma bağlayıp Arçın denen bu itin yanına ilerledim, önünde durdum. Tam bir tekme atacaktım ki mafya bozuntusunun adamı konuştu. ''Pars Bey gelmeden olmaz.''
''Sevgilisinin hayatını kurtardım, ona saysın!'' dedim öfkem ile ''Ayrıca ne yapmam gerektiğini sana sormayacağım!''
Karnına güçlü bir tekme attım Arçın'ın, sonra bir yumruk tam burnuna.
Sonra bir tane daha, göz altına denk gelmişti bu sefer...
Bir tane daha...
Bir tane daha vuracaktım ki adının Pars olduğunu öğrendiğim şahıs konuştu, ''Bizede vuracak yer bırak Kızıl Bela'' Saçlarım kızıl olduğu için söylemişti bunu, şam şeytanı!
''Benim ile düzgün konuş Kara Bela''
Bakışlar benim üstüme döndü, bizim ekip gülmemek için dudaklarını birbirine bastrırken Kara Bela'nın gurubu sinirle bana bakıyordu. Pars sevgilisini arabaya bindirip bir şeyler söyledi. Yanımıza geldiğinde gözlerinin kırmızılığı geçmişti, beni umursaman, dizlerinin üstünde oturtulmuş Arçın'a bir tekme attı. Bu iş böyle olmazdı, sinirli bakışlarım ile Karan'a döndüm. ''Vurun gitsin.''
''Olmaz!''
''Kara Bela konuştu.''
''Konuşrum tabii bu it lazım bana''
''Benim ihtiyacım yok vurun gitsin, babam gerisini halleder.''
Küçümser bir bakıs ile cevap verdi: ''kim ki senin baban?''
''Ayaz Vural" dedim tek nefeste. Mahya bozuntusunun ekibi ve kendisinin yüzü düşmüştü. Çünkü babam bütün mafya ekiplerinin/gruplarının başıydı. Arçın'ı öldürmemizi isteyen de kendisiydi, Çünkü biz abimle aynı mafya grubundaydık ve Arçın, abimi tek kurşun da öldürmüştü. Bunun cezasını elbette ki yapacaktık.
Asaletim ile arabaya doğru ilerledim, ve o kurşun patlama sesi. Mükemmel bir şey, abimin öldüğü gün bütün ailecek yas tutmuştuk. Babam hariç o acısını belli etmezdi, ama çok severdi abimi, benden bile çok belki de...
_______________________________________________________________________________
Yeni kitabımda 1. bölümüm, bu bölümü yazarken çok heyecanlandım diyebilirim. Ben bölüm yazarken eğlendim bazenleri düşündüm, umarım beğenirsiniz eğer beğendiyseniz lütfen alttaki kalbe basın Allah rızası için...
Seviliyorsunuz...💙💙❤️❤️🤍🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

124okunma 33beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.