4. bölüm / 6
MAVİ PALMİYE4. Bölüm: Karanlıktaki Gölge
Bölümler 6Şu an: 4. Bölüm: Karanlıktaki Gölge
- 1 1. Bölüm: Yan Villa (14 Numara)392 kelime
- 2 2. Bölüm: Komşu Kızı292 kelime
- 3 3. Bölüm: Kalabalığın Ortasında434 kelime
- 4 4. Bölüm: Karanlıktaki Gölge330 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm: Küllerin Altındaki Sır741 kelime
- 6 6. Bölüm: Maskelerin Ardı1.030 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi o karanlık iskelenin ucundan ayıramıyordum. Ateşin turuncu ışığı oraya kadar ulaşmıyordu ama o siyah kapüşonlunun içindeki tekinsiz sakinliği buradan bile hissedebiliyordum. Herkes gülüyor, şarkılara eşlik ediyordu ama benim için zaman yine o çocuğun bana baktığı saniyede durmuştu.
"Ateş, gitarı bir saniye durdursana."
Gruptan en yakın arkadaşımın sesindeki o ani ciddiyet, sahildeki tüm neşeli havayı bıçak gibi kesti. Gitarın telleri sustu. Akdeniz'in o ılık dalga sesleri bir anda kıyıya daha sert vurmaya başladı.
"Ne oldu?" diye sordu Mert, elini gitarın sapına koyarak.
"Şuraya baksanıza..." Arkadaşım, çenesiyle bizim ateşin tam gerisinde kalan o karanlık iskeleyi işaret ediyordu. Gözlerini kısmıştı. "İskelenin ucunda biri var. Kaç dakikadır hiç kıpırdamadan orada dikiliyor."
Gruptaki birkaç kişi arkasını döndü. İlk başta kimse bir şey seçemedi çünkü çocuk adeta zifiri karanlığın bir parçası gibiydi. Onun fark edilişi, bir anda parlayan bir ışık gibi değil; karanlığın içinde yavaşça beliren tehlikeli bir gölge gibiydi.
"Harbiden biri var," diye fısıldadı gruptan bir diğer kız, sesindeki ürpertiyi gizleyemeyerek. "Siyah bir kapüşonlu giymiş. Siteden mi acaba? Kim bu saatte iskelede tek başına dikilip bizi izler ki?"
"Gidip baksak mı?" dedi Mert, hafifçe ayağa kalkarak. Merak ve o gecenin getirdiği tuhaf huzursuzluk, bir anda herkesin bakışlarını o noktaya kilitlemişti.
Kalabalığın içinde yavaş ve gizemli bir fısıltı dalgası yayılmaya başlamıştı. Herkes yavaş yavaş o tarafa bakıyor, her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu. Çocuk, sahildeki bu hareketlenmeyi ve kendisine dönen meraklı gözleri hissettiğinde ne arkasını döndü ne de kaçtı. Duruşunu bir milim bile bozmadı.
Sadece bakışlarını gruptaki diğer yüzlerden çekti. Kalabalığın neşeli gürültüsünü tamamen yok sayarak, gözlerini yeniden doğrudan benim gözlerime sabitledi.
Herkes onun kim olduğunu, orada neden dikildiğini çözmeye çalışırken; çocuk elini yavaşça cebine attı. Sadece benim görebileceğim bir açıyla, o siyah metal çakmağı çıkardı. Çakmağı yakmadı. Sadece parmaklarının arasında bir kez çevirdi ve metalin üzerindeki amblem, sahildeki ateşin kıvılcımlarıyla anlık olarak parıldadı.
Herkes onu yeni fark ediyordu ama o, bu hareketiyle kalabalığın ortasında sadece bana sessiz bir sinyal gönderiyordu. Sırlar, iki katlı evlerin sınırından taşmış, sahildeki o neşeli kalabalığın tam kalbine sızmaya başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
