Lupo Nero kitap kapağı

6. bölüm / 7

Lupo Nero

6. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Miray Akgün

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 6. Bölüm

Gözlerimi zonklayan büyük bir baş ağrısıyla araladım. Yavaşça yataktan kalkıp banyoda elimi yüzümü yıkadıktan sonra Teresa'nın odaya bıraktığı kahvaltıyı yaptım ve güçlü bir ağrı kesici içtim. Dün gece yaşanan o kanlı baskının dehşeti hala zihnimde taptazeydi.

O sığınak gibi basık odada oturmuş, boş gözlerle duvarı izlemeye başladım. İçimdeki o kapana kısılmışlık hissi öyle bir raddeye geldi ki, „Lan, delireceğim!" diye bağırdım aniden. Sesimin odanın duvarlarında yankılanmasıyla irkilerek elimle hemen ağzımı kapattım ve korkuyla kapıya baktım. Fazla sesli olmuştum. İnşallah kimse duymamıştır diye dua ederek, kafamı dağıtmak için elime yeni telefonumu alıp Instagram'a girdim.

Kendime özel bir hesap açmıştım; sadece Nehir ve hastaneden birkaç güvenilir arkadaşım ekliydi. Eskiden saçma sapan şeyler paylaşır, birbirimizin gönderilerinin altına yorumlar atıp eğlenirdik. Tam o günleri özleyip yeni bir fotoğraf çekmek için kameraya tıklamıştım ki, odamın kapısı sertçe açıldı.

Gelen Karan beyden başkası değildi. Kapının eşiğinde durmuş, yatakta kendini yorgana adeta bir kalkan gibi sarmış oturan bana bakıyordu. Gözlerindeki o keskin zümrüt yeşilleri üzerimde gezindiğinde, dudaklarının kenarında anlık, çözülmesi zor bir kıvrılma belirdi. Kendini hemen toparladı.

„Hazırlan hemşire," dedi, sesi derinden ve emredici geliyordu. „Peki..." dedim sadece. Neden hazırlanmam gerektiğini sormama fırsat bile vermeden arkasını dönüp gitti. Dediği gibi hızla üzerimi değiştirip odadan çıktım. Karan bey zaten kapının hemen önünde, koridorda sabırsız adımlarla beni bekliyordu.

„Geldim Karan bey," dedim yanına vararak.

„Abim..." dedi, sesindeki o gizli endişeyi ilk defa bu kadar net duyuyordum.

„Abimin ateşi çok yükseldi, iyi değil. Ona bakman gerekiyor."

„Tamam," dedim ve vakit kaybetmeden onunla birlikte üst kata, Karan beyin abisinin yattığı odaya çıktım. O gerçekten de çok kötü görünüyordu. Yüzü sırılsıklam ter içindeydi ve acı çektiği her halinden belliydi. Hemen göğsündeki o sargı bezini açtım ve tahmin ettiğim o acı gerçekle karşılaştım. Yara feci bir şekilde mikrop kapmıştı. Steril olmayan bir salonda, alelacele kurşun çıkarılırsa mikrop kapması zaten kaçınılmazdı.

„Kötü mü?" diye sordu Karan bey arkamdan. Sesi bir bıçak sırtı kadar gergindi.

„Enfeksiyon kapmış. Hemen temizlemem gerekiyor, bana temiz eldivenler ve tıbbi malzemeler lazım," dedim profesyonel bir soğukkanlılıkla.
Karan bey arkasını dönüp koridora doğru gürledi: „Teresa! Çabuk hemşire ne istiyorsa buraya getir! Hemen!"

Birkaç dakika sonra Teresa elinde gazlı bezler, dezenfektan, temiz eldivenler ve dikiş setinin olduğu bir tepsiyle içeri girdi. Vakit kaybetmeden işe koyuldum. Önce o eski dikişleri dikkatlice kestim, yarayı tamamen dezenfekte edip enfeksiyonu temizledim. Ardından büyük bir titizlikle yarayı yeniden dikip temiz bir sargıyla kapattım. Güçlü bir ateş düşürücü serumu da damar yoluna bağladım.

„Bitti, Karan bey," dedim, ellerimi temizlerken.

„Tamam. Odana inebilirsin," dedi, gözlerini abisinden ayırmadan. Eşyaları toparlayıp aşağıya, kendi odama döndüm. Ellerimi yıkayıp yatağa uzandım ve telefonumu elime aldım. Sosyal medyada öylece dolanırken ekranın üst kısmına bir bildirim düştü.

Biri bana takip isteği atmıştı. Hesaba tıkladım ama kim olduğunu anlamak imkansızdı. Profil resmi yoktu, tamamen karanlık bir hesaptı. Kullanıcı adı ise şuydu: Sessiz_Yıldız7.

„Bu ne biçim bir hesap böyle?" diye mırıldandım kendi kendime. Hesabın içine girdiğimde sadece gökyüzündeki yıldızların fotoğrafları vardı ve altlarına o yıldızların isimleri, özellikleri yazılmıştı. Yıldızlar pek ilgimi çekmezdi ama bu karanlık ve gizemli profil garip bir şekilde merakımı uyandırmıştı. İsteği kabul ettim. Ardından telefonumun galerisine girdim. Karşıma çıkan ilk şey, annemle hastanede yan yana çekildiğimiz o fotoğraf oldu.

Annemi o kadar çok özlemiştim ki... İçim burkuldu. Acaba şu an nasıldı? Gerçekten iyi miydi? Bir gün de olsa onu aramak, sesini duymak istiyordum. Karan beye sorsam belki bana izin verirdi. Birkaç saat sonra karan beyin abisinin serumunu kontrol etmek için tekrar yukarı çıkacaktım. O zaman bunu onunla konuşmaya karar verdim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.